All for Joomla All for Webmasters

İletişim Tel: +90 544 795 01 01

Çarşamba, 03 Temmuz 2019 10:52

Dikkat edilmeyen tehlike. Akü patlamaları ve alınması gereken başlıca önlemler.

Öğeyi Oyla
(1 Oyla)

Vinç & Platform gazetesinin bu sayısında, istifleme sektörü ve bu sektörün kullanıcıları için dikkat edilmeyen bir tehlike olan, akü patlamalarına ve bu patlamaların önüne geçilmesi adına alınması gereken önlemlerin neler olduğuna değinmek istiyorum.

Forklift sektöründe son yıllarda akülü ekipmanların dizel ve tüplü ekipmanlara göre satışlarının ciddi oranlarda arttığı görülmekle birlikte, gelecek 10 yılda, sağladığı ciddi yakıt tasarrufu nedeniyle diğer yakıt türlerine göre daha çok tercih ediliyor olacağını net olarak söyleyebiliriz. Yılda 12.000-13.000 adet civarında forklift ve depo içi ekipman satışının yapıldığı sektörde, satılan araçların yarısına yakının akülü olduğunu ve bu araçların vardiyalı çalışan işletmeler için yedek akülü olarak temin edildiğini düşündüğümüzde, yılda ortalama 8.000-9.000 adet civarında kurşun-asit yapısına sahip traksyoner akü satışının yapıldığını söylememiz yanlış olmayacaktır.

Bu adetlerin her yıl, Türkiye de en ufak işlemelerden en büyük işletmelere kadar giriş yaptığını ve bu sayının da mevcut akü parkına her yıl eklendiğini düşündüğümüzde patlama tehlikesine aday olan akü sayının ne kadar önemli adetlere ulaştığını söylemek kolay olacaktır.

Akülü ekipmanların satışlarının her geçen gün katlanarak arttığı ülkemizde, forklift ve istifleme sektöründe satış veya servis alanında fark etmeksizin hangi yönetici veya sorumlu ile görüşürseniz görüşün, akülü ekipmanların kullanıcılarının aküleri çok kötü, yanlış veya hiç bilmeden bilinçsizce kullandığından şikayet ediyor olacağını görüyor olursunuz. Bunun sebebi de maalesef ki, ülkemizde her iş alanında olduğu gibi, önce çalışılmaya başlanması, kullanımının ve servisinin nasıl olacağını daha sonra düşünmemizden kaynaklı olmaktadır. Aynı alanda Avrupa da ki kullanıcı profiline baktığımızda bahsi geçen şikayetlerin neredeyse söz konusu olmadığını görmekteyiz.

Türkiye gibi, akü kullanımları konusunda son derece bilinçsiz ve eğitimsiz kullanıcılara sahip olduğumuz bir ortamda bu kadar yüksek adetli akü parkının her işletme içerisinde ki varlığı, ciddi oranlarda tehlike arz etmektedir. Tehlikeden kastım, akülerde kullanım hatalarından kaynaklı yüksek orandaki patlama riskleridir.

Eksik ve hatalı uygulamalar :

Akünün kısaca tanımını incelediğimde, şarj olurken dışarıdan verilen elektrik enerjisini, içyapı değişimi ile kimyasal enerji olarak depolayabilen ve istenildiği zamanda bu depoladığı kimyasal enerjiyi, içyapısında gerçekleşen ters reaksiyon sonucu elektrik enerjisi olarak geri verebilen bir yapıdan bahsettiğimizi görmekteyiz. Sağladığı elektrik enerjisi ile de bağlı olduğu ekipmanın hareket kazanmasını ve çalışmasını sağlayan aküler, içyapılarında gerçekleşen kimyasal reaksiyonlar nedeni ile de sürekli olarak patlayıcı gaz olan Hidrojen gazını açığa çıkarmakta ve bu gazlar içlerinden tamamen tahliye oluncaya kadar Hidrojen gazı ihtiva etmektedirler.

Bu patlayıcı gaz çıkışları ülkemizdeki işletmelerde;

Yanlış redresör seçimleri (aşırı akım beslemeleri, akülerde aşırı sıcaklık artışına ve bunun sonucu olarak akülerde aşırı patlayıcı gaz çıkışına sebep olunmaktadır).

Açık alanlarda akülerin şarj edilmesi (özellikle yaz aylarında yüksek sıcaklar altında şarj edilen akülerde sıcaklığa bağlı olarak aşırı patlayıcı gaz çıkışı). gibi başta gelen iki önemli neden ile daha fazla oranlarda gerçekleşmektedir.

Yine ülkemizdeki işletmelerde;

Akülerin şarj işlemlerinden sonra 1 ile 3 saat arasında dinlendirilmeden çalışmaya alınması akülerin yüzeylerinin düzenli temizlenmemesi Kullanıcıların akü değişimlerinde eldiven kullanmaması

Akü değiştirme aparatlarının ve redresör kablolarının yalıtkan malzeme ile kaplanmaması

Şarj alanlarının kıvılcım ihtimali yüksek alanlarda konuşlandırılması, gibi eksik ve hatalı uygulamalar nedeni ile, ortamdaki aşırı patlayıcı gaz statik elektrik ile temas etmekte ve bu durumda kaçınılmaz son olan akü patlamaları meydana

gelmektedir. Patlama anında ortaya çıkan enerjinin büyüklüğüne göre akü patlamaları ölümle sonuçlanabilecek iş kazalarından, maddi zayiatla sona erecek tesis hasarlarına neden olabilmektedir.

Burada akü tedariki yapan satıcı veya son kullanıcı durumdaki firmalara, akü patlamalarının önüne geçebilmeleri için nelere dikkat etmeleri gerektiği noktasında önemli bazı paylaşımlarda bulunmak istiyorum.

Redresör seçimlerini yaparken, eğer ki standart bir şarjör kullanacaklarsa bu redresörlerin Wa değil, WaWo karakteristiğe sahip bir cihaz olmasına dikkat etmeleri gerekmektedir. Bu sayede redresörler, akü şarjının son %2 lik kısmında (bu kısım, patlayıcı gazların açığa çıktığı şarjın son 2-4 saatlik bölümdür) akım sınırlamasına gidecek olup akülerin her 100AH değeri için maksimum 4A akım beslemesi yapacaktır. Bu sayede, akülere fazla akım verilmesine engel olunacak ve aşırı ısınmalarının ve akabindeki patlayıcı gaz çıkışı artışının önüne geçilmiş olacaktır. Wa karateristiğe sahip standart redresörlerde ölçüm aldığınızda akülerin her 100AH değeri için 8A e kadar çıkan yüksek akım beslemeleri söz konusu olmaktadır.

Redresör seçimlerinde, eğer ki yine standart redresör kullanacaklarsa, akülerin AH değerlerinin maksimum %15 i kadar redresör kapasitesi seçmeye özen göstermeli, hatta mümkünse %12-13 gibi değerleri baz almalıdırlar. Yani 80V 620AH akü için seçecekleri redresörün, maksimum 80V 93A, mümkünse 80V 75A seçilmesi daha uygun olacaktır. Bu sayede redresörlerde akım sınırlaması bölümünde problem yaşandığında basılan fazla akımların kısıtlanması sağlanacaktır.

Redresör seçimlerinde mümkünse yüksek frekanslı redresörleri tercih etmeleri kendileri için daha faydalı olacaktır. Bu sayede IUIa profilinde şarj yapacak olan redresörler kesin olarak akım sınırlamasına gidecek ve bu durumda redresör kapasite seçimi daha yüksek amper değerlerinde yapılabilecektir. %15 gibi maksimum değer sınırlamasına gidilmeye gerek kalmayacaktır. Redresör şarjın son %2 lik kısmında kesin olarak akımı sınırlayacağı için, %15 değil %25 değerde bile redresör seçimi yapılabilecektir. Bu sayede ayrıca akünün daha kısa sürede şarj edilmesi sağlanacaktır. Yüksek frekanslı redresör seçimi sadece akü patlamalarının önüne geçilmesinde değil, akü ömrünün daha uzun olmasında katkı sağlayan bir faktördür. Aküde akım sınırlaması sayesinde aşırı sıcaklık oluşmayacağı için, aşırı buharlaşma ve plakalarda korozyon oluşumu söz konusu olmayacak ve bu sayede akünüz daha uzun ömürlü olacaktır. Aküler için unutulmaması gereken altın kural “ iyi akü + iyi bir şarj cihazı” yöntemidir. Her iki ürünün iyi olması birbirini tamamlayan etkenlerdir.

Akülerin şarj edileceği alanların, 25-30C sabit sıcaklık değerlerine sahip ve iyi havalandırılan kapalı alanlarda olması gerekmektedir. Yüksek sıcaklık farklılıkları ve şiddetli rüzgar gibi hava etkenlerinin söz konusu olduğu açık alanlar akülerin patlama risklerini artırmakta ve aynı zamanda akü ömrüne olumsuz yönde etki etmektedir.

Akülerin şarj işlemleri bittikten sonra minimum 1 saat olacak şekilde, 3 saate kadar boşta dinlendirilmesi ( redresörden çekilmiş olması gerekmektedir) ve çıkarmaya devam ettiği patlayıcı gazları tam anlamı ile tahliye etmesi sağlanmalıdır.

Statik elektrik sonucu akü patlamalarının önüne geçilmesi için, akülerin yüzeylerinin hafta 1 kez olacak şekilde kimyasal içermeyen nemli bir bez ile temizlenmesi oldukça önemli olup, bunun dışında kullanıcıların eldiven kullanmasına, akü değişim aparatlarının ve redresör kablolarının yalıtkan malzemeler ile kaplı olmasına oldukça dikkat edilmelidir. Ayrıca, şarj alanlarında kıvılcım riski oluşturacak hiçbir etkene yer verilmemelidir.

Sonuç olarak, akü patlamaları iş ve işçi güvenliği açısında son derece tehlikeli bir durum olup, önüne geçilmesi ve oluşmadan önlemlerinin alınması noktasında oldukça fazla dikkat gerektiren bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır. Bugün her akünün ve çalıştığı işletmelerin birer milli servet ve insan sağlığının her şeyden daha önemli olan bir unsur

olduğunu düşündüğümüzde, ülkemizdeki güvenlik önlemlerinin ve doğru akü kullanımlarının geliştirilmesi ve kaliteli hale getirilmesi gerektiğini açıkça dile getirmemiz gerekmektedir. Tüm forklift ve istifleme sektörüne başarılar dileklerimle...

Okunma 384 defa

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

We use cookies to improve our website. By continuing to use this website, you are giving consent to cookies being used. More details…