All for Joomla All for Webmasters

İletişim Tel: +90 544 795 01 01

SEKTÖREL HABERLER

SEKTÖREL HABERLER (97)

UTİKAD ile T.C. İstanbul Valiliği İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü arasında "Okul-Sanayi İş Birliği İstanbul Modeli" protokolü imzalandı. 17 Temmuz 2019 tarihinde İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü binasında İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Levent Yazıcı, İstanbul İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Serkan Gür, İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü Mesleki Eğitim Ar-Ge Koordinatörü Jülide Öztürk ev sahipliğinde gerçekleşen imza törenine UTİKAD’ı temsilen Yönetim Kurulu Başkanı Emre Eldener ve Sektörel İlişkiler Uzmanı Gizem Karalı Aydın katıldı.

Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği UTİKAD, Türkiye’de lojistik kültürün geliştirilmesi ve akademik eğitimin desteklenmesi hedeflerine yönelik önemli bir adım daha attı. UTİKAD, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından hayata geçirilen "Okul-Sanayi İş Birliği İstanbul Modeli" protokolünü imzaladı. İmzalanan protokol ile İstanbul ilinde mesleki ve teknik eğitim okullarının eğitsel, sosyal ve ekonomik gereksinimlerinin giderilmesi, sektörlerde ihtiyaç duyulan nitelikli iş gücünün Okul-Sanayi İş Birliği İstanbul Modeli ile en üst düzeyde sağlanması amaçlanıyor.

İmza törenine İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Levent Yazıcı, İstanbul İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Serkan Gür, İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü Mesleki Eğitim Ar-Ge Koordinatörü Jülide Öztürk, UTİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Emre Eldener ve UTİKAD Sektörel İlişkiler Departmanı Uzmanı Gizem Aydın katıldı.

GÜR: “UTİKAD OKULLARIMIZLA İÇ İÇE OLAN BİR SİVİL TOPLUM KURULUŞU”

İmza töreninin başında söz alan İstanbul İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Serkan Gür, “UTİKAD bu alanda güçlü bir birlik. Lojistik alanında hem ulusal hem uluslararası alanda çok önemli çalışmalara destek oldukları gibi, bu protokolden önce de protokol varmış gibi çocuklarımıza, okullarımıza iç içe olan bir Sivil Toplum Kuruluşumuz. Bu anlamda biz bunu hem Milli Eğitime bağlayalım hem de kapsamını biraz genişletelim istedik” diye konuştu. "Okul-Sanayi İş Birliği İstanbul Modeli" hakkında da bilgi veren İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Serkan Gür, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bizim model kapsamında içini öğretmen eğitimiyle bağlayan, bazı şirketler ile okullarımızı eşleştiren, çocuklarımıza e-konferans, konferans ve paneller düzenleyip onların deneyim paylaşımıyla bu alanda bilgi ve becerilerini arttıran, bazı önemli simaların karşısına çıkarak onların iyi anlamda etkilenmelerini sağlayan bu veya buna benzeyen birtakım iş birliklerini ve birlikteliğini, daha

koordineli yapmak için birlikte daha önce birkaç kere biz de kendilerini ziyaret ettik. Böyle bir teklifimiz oldu, onlar da bunu memnuniyetle kabul ettiler. Derneğimiz de bu alanda okullarımız ve öğrencilerimizle bilgi ve becerileri bundan sonraki dönemde çok daha sistematik bir şekilde arttırılmasını sağlayacak.”

ELDENER: “OKUL VE SEKTÖR İŞ BİRLİĞİNE İHTİYACIMIZ VAR”

UTİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Emre Eldener, okul ve sanayi iş birliğinin gerekliliğini dile getirirken UTİKAD’ın eğitime verdiği önemin de altını çizdi. Başkan Eldener; “Okul ve Sanayi daha doğrusu sektör iş birliğine de bizim gerçekten çok ihtiyacımız var. İşsizliğin bu kadar fazla olduğu günümüz şartlarında zaman zaman zorluk çekebiliyoruz. Buna yönelik çok güzel okullar açıldı. Bu genç arkadaşlarımıza bir yol göstermek, onlara bir vizyon kazandırmak ve ufuk açmak amacıyla mümkün mertebe sanayi ile okulu bir araya getirmeye çalışıyoruz. Bu noktada da örneğin İTÜ ile ortak bir eğitim planımız var, hatta ben de ders veren hocalardan biriyim. Farklı farklı konularda ders veriyoruz. Master seviyesinde bir program bu, 1 yıla yakın sürüyor ve mezun olanlara 160 ülkede geçerli, Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Uzmanı diploması veriyoruz. Bunun yanı sıra eğiticinin eğitimini de önemsiyoruz. Bu iş birliğine biz çok önem veriyoruz çünkü İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü, her şeyden önce eğitimin otoritesi, eğitimin yönünü belirleyen kurum. Biz UTİKAD olarak böyle bir iş birliğini sizinle yapmış olduğumuz için gerçekten çok büyük mutluluk duyuyoruz. Sözde bırakmayıp bunu çok güzel iş birlikleri ile başka bir boyuta taşımak istiyoruz. Burada sizinle böyle bir protokole imza atmaktan dolayı çok mutluyum. Teşekkür ediyorum. İnşallah çok güzel çalışmalar olur ve yıllar boyu sürer” dedi.

YAZICI: “İSTANBUL İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜNDEN BEKLENTİNİZ ÇOK YÜKSEK OLSUN”

Bu eğitim modeli ile ülkeye çok büyük bir katkı sağlayacaklarını belirten İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Levent Yazıcı ise, “Hepimiz biliyoruz ki aslında geleceğimiz bu okullarda yetişen nitelikli çocuklarımızdan geçiyor. Bu alanda özellikle Milli Eğitim Bakanlığımızın 2023 vizyon belgesinde de net olarak ifade edildiği gibi kurumsal iş birlikleri bizim olmazsa olmazımız. Bu kapsamda -uluslararası taşımacılık ve lojistik alanında- 37 okulumuz mevcuttur. Bu 37 okulumuzun önemle çalışmalarını yürüttüğü, hatta bunlarla ilgili olarak yeni dönemde umutlarımız ve hayallerimiz daha büyük. Bunların gerçekleşmesi için sizin gibi sürece yön veren STK ve süreç liderlerinin olması umudumuzu arttırıyor. Bu bağlamda bu sadece başlangıç, asıl uygulama noktasında birçok çalışma ortaya çıkacak. Bence uygulama sonuçlarını aralıklı olarak birlikte değerlendirmeliyiz” diye konuştu. “Okullarımızdan, öğretmenlerimizden, çocuklarımızdan ve aynı zamanda sektörden geri bildirim almak suretiyle çok kısa bir süre sonra belki tekrar bir araya gelip bunun hangi hükümlerini güncellememiz gerektiğini ve neler katabileceğimizi ele almamız gerekir” diyen İl Milli Eğitim Müdürü Yazıcı sözlerini şöyle sürdürdü: “Hazırlanan protokolün çerçeve bir protokol olduğunu görüyorum. İçeriğinde yapabileceğimiz çok şey var, hepsini yazmamız gerekmiyor, ancak farklı bir dönüşümün önünü açabilmek adına farklı paydaşlar eklemek gerekirse belki protokolümüzü bir süre sonra tekrar gözden geçirmemiz gerekebilir. Bence ara değerlendirmeleri birlikte yapalım. Hem okulları hem sektörü başlangıcında hem birlikte duyurulmasını sağlayalım hem de sürecin etkin yürütülmesi için onların da alan içerisinde fikirlerini alalım. Ben bu iş birliğinin kısa orta ve uzun vadede çok katkı sağlayacağına inanıyorum. Beklentimiz bu konuda çok yüksek. Sizin de İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğünden beklentiniz çok yüksek olsun. Şöyle düşünün; özellikle biz aslında her hayal

ettiğimizi birlikte, okula katkı sağlayacağına inandığımız, belki sektörün gelişmesi sureti ile dönüşüm sağlayabileceğimizi düşündüğümüz her alanda iş birliği yapabileceğimize inanın. Yeter ki birlikte ortak yürüyebileceğimiz bir yol oluşturalım. Ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Çok daha güzel etkinliklerde birlikte olmayı diliyorum.

Tören protokole karşılıklı imzaların atılması ile son buldu.

UTİKAD Hakkında;

1986 yılında kurulan Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği (UTİKAD); lojistik sektörünün en önemli sivil toplum kuruluşlarından birisi olarak Türkiye’de ve uluslararası alanda kara, hava, deniz, demiryolu, kombine taşımacılığı ile lojistik hizmetler üreten firmaları aynı çatı altında toplamaktadır. UTİKAD, üyelerine verdiği hizmetlerin yanı sıra, lojistik sektörünün dünya çapındaki en büyük sivil toplum kuruluşu olan Uluslararası Taşıma İşleri Organizatörleri Dernekleri Federasyonu’nun (FIATA) Türkiye temsilciliğini üstlenmiş ve ülkemizi FIATA Yönetim Kurulu’nda temsil etmektedir. Ayrıca Avrupa Taşıma İşleri Organizatörleri, Taşımacılık, Lojistik ve Gümrükleme Hizmetleri Derneği (CLECAT) üyesi ve Ekonomik İşbirliği Teşkilatı Lojistik Sağlayıcıları Dernekleri Federasyonu (ECOLPAF) kurucu üyesidir.

Clark, sadece güç açısından değil, aynı zamanda maliyet açısından da yanma prensipli forkliftler ile boy ölçüşebilen yeni bir elektrikli dört tekerlekli forklift serisini piyasaya sürdü. EPXi, görevlerini tıpkı bir benzer bir dizel veya LPG'li forklift gibi güvenilir bir şekilde yerine getirmekte olup, satın alma maliyeti de bir IC Forklift ile aynıdır. Bu nedenle EPXi elektrikli forklift, bugüne kadar elektrikli bir aracın karşısında duran müşteriler için sessiz ve çevre dostu bir alternatiftir.

Bir zamanlar tamamen yanmalı motorlu forkliftlerin alanı olarak kabul edilen birçok uygulama alanında, günümüzün elektrikli forkliftleri en azından aynı yüksek verimliliği sağlamaktadır. Birçok operatörün hala elektrikli taşıtlara karşı olmasının nedeni, genellikle satın alma maliyetleridir. EPX20i-32i ile Clark artık fiyat açısından IC versiyonu ile başa baş bir elektrikli forklift tasarladı. Araç, ağır yük taşıma ile ergonomik ve güvenli kullanım için gereken doğru ve sağlam teknolojiyle donatılmıştır. Çoğu uygulama için gereksiz olan pahalı araçlar çıkarılmış olup, böylece işletme sahibi için maliyet açısından mükemmel bir değer yaratılmıştır.

Güvenilir çok yönlü forklift

EPX20i-32i karşı denge ağırlıklı forkliftler 2,0 - 3,2 ton arasında yük kapasitesine sahiptir. Çevre dostu çok yönlü forkliftler olarak iç ve dış mekanlarda, yani lojistik, makine mühendisliği, otomotiv endüstrisi, kimya ve plastik endüstrisi ve gıda perakendeciliği gibi yüksek kullanılabilirliğin önemli olduğu her yerlerde puan alırlar. Bu sağlam elektrikli forkliftler ile zemin arasında, daha büyük ön tekerlekleri nedeniyle daha yüksek bir boşluk mevcuttur. Bu özellikle düz olmayan zeminlerde, salon geçişlerinde veya rampalarda kullanım için avantaj sağlamaktadır.

Yüksek taşıma performansı ve verimliliği

Az bakım gerektiren, 15 kW' çekişli motoruyla güçlü ve güvenilir çalışma mümkündür. 48 Volt üç faz teknolojisi çok iyi hızlanma ve yüksek hız sağlar. Çevre dostu ve sessiz elektrik motorları sayesinde, forkliftler karma alanlarda kullanım için idealdir. Birbirinden bağımsız üç fren sistemi olan elektrikli fren, çalıştırma ve park freni - yüksek çalışma güvenliği sağlar. Elektrikli fren bir geri kazanım sistemi ile donatılmıştır. Bu sistem, her fren uygulamasında enerjiyi tekrar aküye geri besleyerek aracın vardiya ömrünü uzatılmasını ve güç tasarrufu sağlayarak yüksek verimlilik sağlar. Standart rampa fonksiyonu sayesinde forklfit, yokuşlar ve yükleme rampaları üzerinde hassas ve emniyetli şekilde kontrol edilebilir. EPXi ayrıca bakım konusunda da puan toplamaktadır: Hata kodları ile kolayca yerleşik teşhis yapılabilir. Bakım çalışmaları için arka kapak kolayca çıkarılabilir ve bakım yapılacak ve aşınan tüm parçalara hızlı erişim sağlanır.

Sürücü konforu ve güvenliği

Ergonomik operatör kabini, sürücüye yük ve çatalların en iyi şekilde görülmesini sağlayan sezgisel bir çalışma konsepti sunar. Geniş ve alçaltılmış ayak basamağı ve bir el tırabzanı, sürücüye kolay ve güvenli giriş sağlar. Ayak alanı geniş bir tasarıma sahip olup, bu sayede büyük numara emniyet botu giyen sürücüler bile geniş bir alana sahip olur. Otomotiv pedal düzeni sayesinde, araç sezgisel ve güvenli bir şekilde çalıştırılabilir. Devrilmeli direksiyon kolonu ve konforlu koltuk ayrı ayrı ayarlanabilir. Yükseltilmiş oturma pozisyonu ve dikine yuvalanmış ray profilleri sayesinde, her yönden mükemmel görünürlük garanti edilir. Ergonomik kumanda kollarını kullanarak çatallar tam olarak kontrol edilebilir. Bir LCD ekran gerekli tüm bilgileri gerçek zamanlı olarak sağlar. Bireysel olarak programlanabilir iki çalışma modu (kaplumbağa hızı ve normal) ilgili uygulamaya adaptasyon sağlar. Kolayca erişilebilen saklama bölmeleri ve kolayca erişilebilen park freni, sürücü kabinini tamamlar.

Sağlam tasarım

Tüm Clark araçlarında olduğu gibi, EPXi serisi denenmiş ve test edilmiş “Built to last” konseptine göre tasarlanmıştır. Bu, forkliftin kullanım ömrü boyunca güvenilir bir şekilde çalışması için yüksek kaliteli bileşenlerle sağlam ve işlevsel bir tasarım anlamına gelmektedir. Bu tamamen kaynaklı kompakt bir şasi ile başlar, sabit direksiyon aksı ile devam eder ve sağlam bir dikine ve masif çatal taşıyıcı yapısı ile sona erer.

Forkliftler süper elastik veya pnömatik lastik seçenekleriyle mevcut olup, standart donanımda iki adet korumalı far, fren lambalarıyla birlikte arka farlar ve geri vites lambaları bulunur. İz bırakmayan lastikler, sesli alarm, çatal ayarı veya yana kaydırma ve kol desteği ve korumalara sahip bir sürücü koltuğu gibi çok sayıda seçenekle kişiselleştirme imkanı sağlanmaktadır.

Yaşlanan ekipmanların ergonomisini ve verimliliğini arttırma adına çok sayıda opsiyon bulunmaktadır.

Yeni model forkliftlerde operatörlerin mobil çalışma alanlarındaki konforunu daha da iyileştirmeyi hedefleyen çeşitli tasarım özellikleri ve teknolojiler yer almaktadır. Ancak, yaşlı ünitelerden oluşan filolarda bir forklifti baştan aşağı değiştirmek yerine ergonomiyi, verimliliği ve operatör memnuniyetini geliştirme adına uygulanabilecek çeşitli yöntemler vardır.

Operatörün güvenliğini ve verimliliğini arttırma yönünde her ayrıntı çok önemlidir stackerlerin çıkarılması da dahil olmak üzere kapsamlı bir temizlik bir başlangıçtır. Mevcudun eskimiş veya yıpranmış olması durumunda yeni bir sürücü koltuğu sipariş edilebilir.

Değiştirilmiş iç veya dış lastikler araç sürüşüne kalite katabilir, araca asılmış olan kağıtların, ekranların veya diğer ataşmanların sökülmesi operatörün görüş kabiliyetini arttırabilir.

Bir sonraki adım, spesifik uygulama ortamında operatör verimini azamiye çıkarmak için gerekli olacak ek unsurlara bakmak olacaktır. Mesela, sıcak bir ortamda vantilatör harikalar yaratabilir aynı şekilde karanlık bir ortamda birkaç aydınlatma hayat kurtarabilir.

Ayakta yapılan uygulamalar için düşmeyi önleme donanımlarına yönelik gelişmelerin incelenmesi ayrıca tavsiye edilir.

Uzar tip bağlama ipleri gibi özellikler günlük çalışmalarda operatörün hareket kabiliyetini arttırırken düşme durumunda yaralanma şiddetini düşürebilir. Çalışma ortamı ne olursa olsun her durumda mutlaka fayda sağlayacaktır.

Operatörün araç üzerinde ihtiyaç duyacağı aksesuarların ve malzemelerin sayısı arttıkça özel saklama gözleri ile kalem, kahve, şrink film ve RF tarayıcı gibi unsurların düzenlenmesi kolaylaştırılabilir.

İkinci olarak yana kaydırma ataşmanları çok faydalıdır ve verimliliğe doğrudan katkı sağlar. Üçüncü olarak da yüksekte veya yer seviyesinde çalışırken çatal ucuna yerleştirilmiş lazer kılavuz da o derece operatöre yardımcı olur.

Ancak, yerde çalışıldığında dahi 3 inç’lik bir aralıktan 1.5 inç’lik çatalı geçirmeye çalışıyorsunuz eğer bunu kolaylaştırabilirseniz operatör daha verimli olacaktır.

Araçtaki radyo veya müzik çalar keyifli olabilir ancak güvenliği tehdit eden bir dikkat dağılması yaratabilir. Operatörlerin değişimlere ayak uydurmalarına yardımcı olmak için genellikle sürecin en başından itibaren onlardan fikir alınması çok kıymetlidir.

Neticede işin gerçekleştirilmesi için ne yapılması gerektiğini bilen onlar aynı zamanda bir paletin taşınmasında en yüksek masraf kalemini teşkil edenlerde onlar .Bu nedenle onların daha etkin hale getirilmesi önemli.

Geçmişe nazaran artık ergonominin çok daha fazla dillendirilen bir konu olduğu çok açık, müşteriler bunun önemli olduğunun ve öneminin gittikçe arttığının farkında, Yeni ekipmanları veya aksesuarları değerlendirmek için operatörlerin ve yöneticilerin yer aldığı stratejik ekipler oluşturuyorlar çoğu zaman karar aracın ergonomisine ve operatörden gelen geri bildirime bağlı olarak veriliyor.

Bir forklift müşterisi için forkliftin yatması çok pahalıya mal olan ve bazen telafi edilemeyecek kadar önemli en büyük sorundur.

Bir çok forklit oldukça zor koşullarda çalışmakta ve zaman içinde kaçınılmayan yoğun aşınma ve yıpranmalar meydana gelmektedir. Sonuçta, makinanın ömrünün sürdürülmesi için yedek parça ihtiyacı doğmaktadır. Dolayısıyla, bir forklift sahibinin başarısı için etkin yedek parça temini vazgeçilemez bir öneme sahiptir.

Özellikle geniş forklift filosuna sahipolan ve toplam işletim maliyetleri kavramını kavramış bulunan alıcıların bir forklift markasına karar verirken forkliti satan firmanın parça temin yeteneklerini ön planda tutması gerekmektedir. Sektörde sık söylenen klasik bir söz vardır.

‘’İlk forklifti satıcı satar ancak, ikinci, üçüncü ve daha sonraki üniteleri sattıran satıcı firmanın yedek parça ve servis organizasyonunun başarısıdır.’’

Yedek parça ve servis organizasyonunun teslimattaki başarısızlığı, o müşterinin daha sonraki forkliftlerinin alımı için size uğramayacağının en açık işaretidir. Zira ‘’ yedek parça konusu, makinanın ayakta kalması ve komple müşteri memnuniyeti için en önemli konudur.

Servis teknisyenleri servis hizmeti için işyerine ulaştıklarında parçalarının mevcut olması avantajı hafife alınacak bir konu değil, verimlilik müşterilerinin çalışma süresini artırır ve bugünümüzün iş ortamında çok ciddiye alınması gereken temel husustur.

Forklitler birçok depo, fabrika, lojistik merkezi ve diğer işyerlerinde onun faydalı bir malzeme elleçleme veya taşıma vasıtası olarak görev yapmasını sağlayan motor ve şanzımanlardan lastiklere, akülere ve hidrolik yağlara kadar pek çok parçanın oluşturduğu bir bütündür. Tek bir forkliftin on binlerce farklı parçadan imal edilmesi nedeni ile bir forklift ithalatçısı çok sayıda parçayı yönetmek zorundadır. Dolayısıyla bir forklift ithalatçısının yüzbinlerce parçaya hakim olması gerekiyor ve buda yüksek bir parça bulunabilirliği düzeyine erişmek için oldukça önemli bir parça stoğu yatırımı yapması gerekiyor ki…bunu ülkemizde kaç firma yapabilir sorusu akla gerekiyor.

Bu durumda yedek parça ithalatçıları devreye giriyorsa da bir forkliftin tüm parçalarını tek bir yerden temin edebilmek imkansız. Ülkemizde forklift yedek parçalarına ihtiyaç çok ama imalatçı ve ithalatçı firma az.

BELÇİKA’LI TVH DESTEĞİ.

1969 yılında Paul Thermote ve Paul Vanhalst tarafından kurulmuş olan Belçika merkezli TVH firması, malzeme elleçleme ve endüstiriyel ekipman sektörlerinde dünyanın en büyük yedek parça ve aksesuar tedarikçisi konumunda. Tüm dünyada ‘’forklift konusunda her şeyin bulunduğu tek adres’’ diye bilinen TVH firmasının dünya çapında bağlı ortaklıkları, temsilcilikleri mevcut. Türkiye’de de İstanbul’un Avrupa ve Anadolu yakasında yedek parça deposu bulunan firmanın Amacı müşterilerine daha hızlı bir şekilde hizmet verebilmek.

FORKLİFT KULLANICILARI GEREKEN İHTİMAMI GÖSTERMELİ

Peki, ülkemizdeki distribütör firmalar parça konusunu nasıl yönetiyorlar.

Türkiye piyasasında dünya çağında forklift markalarının distribütörlüğünü üstlenmiş belli başlı firmalar yedek parça dağıtımını üç şekilde yapmaktadırlar. Öncelikle teknisyenlerinin araçlarında yeterli parça stoğu ile görevli oldukları bölgede mevcut forklit adedi ve modellerine göre geçmiş tüketim adetleri dikkate alınarak planlanıyor. İkincisi, araçta stoğu tutulmayan acil parçalar bir gecede doğrudan araca sevk ediliyor veya aynı gün kurye vasıtası ile gönderiliyor. Üçüncüsü, bölgelerdeki anlaşmalı oldukları yetkili servisler vasıtası ile yapılmaktadır. Bu yetkili servislere distribütör firmanın uzman mühendis ve teknisyenleri tarafından periyodik olarak seminerler verilerek onların bilgi dağarcıkları genişletilerek daha iyi hizmet verilmeleri sağlanıyor.

Servislere forkliftin orijinal parçasından başka bir parça takılması da kesinlikle yasaklanıyor.

Ne yazık ki… bir çok müşteri özel arabasına gösterdiği ihtimamı forkliftine göstermiyor.

Arabası arıza yaptığında ‘’Sakın çakma parça takma’’ diye feryat eden bazı müşteriler forkliftinin arızası sırasında ya orijinal parçayı pahalı bularak daha ucuz olan ‘’çakma parça’’ talep etmekte veya en kötüsü ‘’şimdilik böyle idare edelim’’ diyerek forkliftin çok kısa bir zaman sonra daha büyük masraf açmasına sebep olmaktadır.

Sesle kontrol edilebilen mobil bilgisayarlar, iki veya daha fazla teknolojinin sunduğu faydaları tek bir üretim platformunda bir araya getirebiliyor.

Forklift teknolojisinin büyük bir hızla yaygınlaştığı bir ortamda operatörler, sadece düğme ve kollar bir dışında daha fazla şey öğrenme ihtiyacıyla karşı karşıya kalmıştır.

Bir yanda bir akıllı telefon, tablet, araca monte terminal, kulaklık seti ve RF tarayıcı ile cambazlık yaparken, operatör, belki de modası geçmiş bir kağıt parçasıyla çalıştığı durumdan daha az verimli olma gibi bir risk ile karşı karşıyadır.

Bu potansiyel problemi tespit etmiş olan donanım ve yazılım üreticileri, teknolojileri ortak platformlar üzerinde tasarlanmış ortak cihazlarda bir arada toplamaya ve birleştirmeye çalışmıştır. Son trend, ses teknolojisinin araca monte terminaller ile entegre edilerek operatörlere, kesintisiz ses etkileşimi sağlayan bir ekran eşliğinde rahat çalışma olanağının sağlanmasıdır.

İntermec dağıtım merkezi operasyonları Pazarlama Müdürü Bruce Stubbs ‘’Sesli teknolojilere yatırım yapan firmalar, mal tasnif etme, paketleme, sayma ve ikmal etme süreçlerine yönelik olarak bu yatırımlardan daha fazlasına almayı hedefliyor’’ diyor ve ekliyor… ‘’Sınırları daha da zorlayarak forkliftlerde ses teknolojilerine kullanma arayışında olan birçok insan var.’’

Hali hazırda bu durum, bir forklift operatörünün, kulağa kadar uzanan bir kablo bağlantısına sahip arka cebe monte edilmiş bir terminal kullanmasını gerektirebilir. Operatör bu durumda kendi vücudu üzerinde bulunan ekipmanı ve ayrıca araçtaki cihazı yönetmek durumunda kalacaktır. Sesli kumanda özelliğinin araca tesis edilmesiyle birlikte operatörün sadece bir kulak aparatı kullanması gerekli olacak bu da hareket kabiliyetini artıracaktır. Ancak sistemin sağladığı faydalar güvenliğin ve ergonominin ötesine geçiyor.

Geleneksel araca monte ekranlar genellikle, operatörün dikkatinin dağılmasını önlemek amacıyla hareket halinde ışıklarını kapatırlar. Operatörün bilgi almak için aracın sabit halde durmasının gerekmesi gibi verimliliği olumsuz etkileyen dezavantajlar oldukça belirgindir.

Bruce Stubbs ‘ entegre sesli kumanda özelliği ile ekran kararsa da operatör aracı kullanırken, mal alırken veya diğer görevleri getirirken sistem ile kesintisiz iletişim halinde kalabiliyor.

Ekran, alınacak olan parçaların görüntüleri veya adeti, veya hatta palet yapı şemaları gibi ek bilgiler sağlayabiliyor. Ve, araca monte edilmiş terminale bağlı olarak sistem sökülebiliyor ve operatörün arka cebine takılabiliyor, böylelikle operatör, çalışmasını forkliften bağımsız olarak gerçekleştirebiliyor. Forklift aynı zamanda terminaller veya bluetooth kulaklar için entegre şarj yuvalarınada sahip.

Ayrıca eski bağımsız donanımların ve yazılımların kombine edilmesi bilgi teknolojisi ve bakım maliyetlerini azaltabiliyor.Akıcı bir hale getirilmiş donanım ve yazılım teknolojilerinin sunduğu faydalar aynı zamanda operatörlerin eğitimi için gerekli olan süreleride kısaltma eğilimi sergiliyor.

‘’Eskiden birbirinden ayrı olan iki şey vardı’’, diyor Stubbs ve sözlerine şöyle devam ediyor, ‘’ama bugün bunları bir araya getirebiliyor ve iki farklı dünyanın avantajlarını tek bünyede toplayabiliyorsunuz.

Cascade J Serisi Beyaz Eşya Kilidi Kutuluma dünyası, tüketicilerin yüksek beklentilerini karşılayabilmek için durmaksızın değişen bir sektör. İşte tam da bu noktada birlikte çalıştığı en iyi markalar, dağıtımcılar ve üreticiler işlerini sorunsuzca yürütmelerini sağlayan pazardaki en iyi malzeme taşıma çözümlerini sunan Cascade devreye giriyor.

Cascade, dünyanın dört bir yanında iş yapan müşterilerinin yardımına J Serisi karton kilidi ailesi ile koşuyor. Bu çok yönlü ve etkili kilitler, aralarında beyaz eşya, elektronik eşya, paketli gıda, kâğıt ürünleri ve içeceklerinde bulunduğu çok sayıda farklı ticari malın paletsiz taşınmasına izin veren üstün bir ürün olarak kendini gösteriyor. K Serisi karton kilitlerinin gerçek iş ortamında ne kadar başarılı olduğunu görmek için son videomuzu izleyin.

Cascade’in J Serisi Karton Kilitleri

Dünyanın her yerindeki büyük perakendecilerin taleplerini karşılayabilmek için güçlü kilitlerimizin gelişimine ara vermeden devam ediyoruz. Artırılmış görülebilirdik ve etkili hidrolik sistem gibi optimize edilmiş tasarım özellikleri ile Cascade karton kilitleri, sorunsuz ve hızlı iş yapma olanağı sağlıyor. Her bir karton kilidimiz, yüksek mühendislik kalitemiz sayesinde düşük, orta ve yüksek hassasiyetli ürünleri naklinde oluşabilecek hasarları en az düzeye indiren optimum kilit gücü dağıtımı özelliği ile göz dolduruyor.

J Serisi karton kilitleri, tekli veya çoklu ürün paketlerinin taşınmasında sizlerden gelen geniş yelpazedeki talepleri karşılayabilecek şekilde üretiliyor. Cascade’in kilitleri, özelleştirilmiş uygulamalarda bile işini en iyi şekilde yerine getiriyor. İster sıkışık düzende istiflenmiş isterse hareket ettirilebilecek açıklıklarla naklettiğiniz ürünleriniz için Razorback, Appliance, Doublewide, Tipping veya özel tasarım kilitlerimize güvenebilirsiniz.

J Serisi karton kilitleri hakkında daha fazla bilgiye ulaşmak için bizimle iletişime geçin. Etkili ve güvenilir taşıma imkânı sunan bu kilitler hakkında, işinin ehli satış temsilcilerimizden gösterim ve tanıtım talep edebilirsiniz. Cascade, sizlere ayrıca karton kilitleri ile birlikte kullanılmak üzere, verimliliğinizi en üst düzeye çıkaracak ve ürünlerinizin dağıtılabilirliğini artıracak geniş yelpazede hasar azaltma aksesuarlarını da sunuyor. Nakledilecek ürününüz ne olursa olsun biz sizin ihtiyacınıza uygun bir çözüm buluruz.

Eğer paletler, uzun yükler, konteynerler veya büyük boy ürünlerinizin güvenli, verimli ve alanı en iyi şekilde kullanarak kaldırılmaya, taşınmaya ve depolanmaya ihtiyacınız varsa, Combilift’in bu yılki Transport Logistics Fuarı’ndaki iki standını muhakkak ziyaret edin.

İrlanda konuşlu malzeme istifleme çözümleri uzmanınız hem Hall 4 hem de açık alanda, yaya kumandalı istif aracı, dar koridorlar için mafsallı forklift, dört yöne hareket edebilen forklift, straddle taşıyıcı ve tekerlekli portalları içeren geniş ürün gamını tanıtmak için sizleri bekliyor.

Açık alandaki sergimizin merkezinde etkileyici görüntüsüyle Combi-SC straddle taşıyıcıyı yer alıyor. Combilift’in en büyük ürünlerinden biri olan 100 ton kapasiteli Combi-SC, diğer ağır elleçleme ekipmanları ile karşılaştırıldığında yüksüz ağırlığının oldukça düşük olması ile dikkat çekiyor. Bu özellik, bozuk ve yarı hazırlanmış zeminlerde, zeminin düzeltilmesi için ilave maliyetlere katlanmayı gerektirmeden çalışmaya olanak sağlıyor. Ayrıca düşük yakıt tüketimi, 3-teker hareket kabiliyeti ve sürücü kabini donanımlı modeller için çepeçevre sürücü görüş avantajı sunuyor. Combi-SC, isteğe bağlı olarak uzaktan kumanda kiti ile de donatılabiliyor. Kullanıcının özel taleplerine göre kolaylıkla yapılandırılabilen straddle taşıyıcıyı, yalnızca konteyner için değil; ayrıca çelik, beton, modüler bina ve geri dönüşüm sektörlerinde kullanılan ve büyük boyutları ile sorun yaşatabilecek malzemeler için de uygun bir çözüm.

Combilift’in geniş ürün yelpazesinin öteki ucunda ise yaya kumandalı istif aracı yer alıyor. Çok konumlu yeke kontrollü Combi-CS yaya kumandalı istif aracı, 1000 ila 1500 kilogram yükü kapasiteye sahip ve dar koridorlarda rahatlıkla kullanılabiliyor. Firmanın patentli ürünü olan çok konumlu yeke kolu, mükemmel görüş sağlayarak operatör ve çevre güvenliğini en üst düzeye taşıyor.

Ziyaretçilerimiz, fuar sırasında bu modellerimize ilave olarak Aisle Master mafsallı forkliftin hareketli gösterimlerini izleyerek Combilift’in elleçleme ve ardiye sürecini nasıl daha iyi hâle getirdiğine tanık olabilir. Açık alan standımız FG 704/2’de ve kapalı alan standımız Hall B4 Stant 430’da.

Endüstriyel araçlar, otomatik yönlendirmeli araçlar ve robotlar için güvenlik ve yardım sistemleri geliştirilmesi ve tedariki alanlarında faaliyet gösteren Elokon, sürekli büyüyen ödül koleksiyonuna bir yenisini ekledi.

Planet Engineering’in Yılın Ürünü Ödülleri’nde, firmanın forkliftler ve yayaların güvenliğine yönelik ürünü olan ELOshield yakınlık tespit / çarpışma önleme sistemi, güvenlik kategorisinde ipi göğüsleyen taraf oldu. Ödül, Nisan 2019’da Chicago’daki ProMat Ticaret Fuarı’nda düzenlenen yıllık “İmalatta Mühendislik Ödülü” etkinliğinde açıklandı.

Konu hakkında açıklama yapan, Elokon’un ABD konuşlu yeni alt yüklenicisi Elokon Inc.’nin Satış ve İşletme Başkan Vekili Kevin Bradley, araçların yaya ve diğer araçlarla çarpışmasını engellemeye yönelik UWB kablosuz teknolojisini kullanan ELOshield’ın, hâlihazırda Kuzey Amerika ve Avrupa’da dört önemli ödül kazandığını söyledi. Bradley, konuşmasına “Çalışma alanlarında malzeme taşıma işlemlerini daha güvenli hâle getiren böylesi innovatif bir çözüm sunuyor olmaktan dolayı gururluyuz. Maalesef özellikle yayaların da dâhil olduğu forklift kazaları hâlen çok yaygın. ELOshiled’in otomatik sürücü yardım teknolojisi, depolama alanlarında güvenlik riski oluşturan bir durumda kazayı önlemek için hem sürücü hem de yayayı uyarıyor.” diye devam etti. ELOshield, daha önceden kullanıcı tarafından belirlenen mesafeler ile cisim şekillerine bağlı olarak “ikaz” ve “koruma” alanlarını temel alarak iki farklı güvenli alan oluşturuyor. Bu alanların içinde bir çarpışma riski oluştuğunda sistem, otomatik olarak aracın hızını düşürme gibi tedbirler alabiliyor.

Her yıl 88 firmanın 15 farklı kategoride finale kaldığı Planet Engineering’in Yılın Ürünü Ödülü, imalat ve imalat dışı endüstrilerini kapsayan bu alandaki en prestijli ödüllerden biri. Bradley “ELOshield’ın Altın Ödülü almış olması ile firmamızın endüstriyel araçlar için geliştirdiği güvenlik ve yardım sistemlerinin, tesis içi lojistik alanında mevcut talepleri en güncel şekilde karşıladığını bir kez daha onaylanmış oldu” sözleri ile başarılarının öneminin bir kez daha altını çizdi. ELOShield, inovatif yapısıyla 2018’de MHI’nin İnnovasyon Ödülü ve Endüstrinin En İyisi Ödülü kazanmıştı. 2017’de ise sistem, taşıma ödüllerinin tüm dallarında başarılı olmuştu.

Türkiye’nin önemli liman işletmecileri arasında yer alan Kumport, 2019 yılının ilk çeyrek sonuçlarını açıkladı. 57 bin 581 TEU ile Marmara Bölgesi’nin en fazla ithalat yük elleçleyen limanı Kumport, ilk üç ayda toplamda 292 bin 570 TEU yük elleçledi.

Ekonominin önemli kollarından limancılık sektöründe faaliyet gösteren Kumport, ilk çeyrekte gerçekleştirdiği iş hacmi ile Marmara Bölgesi’nin en fazla ithalat yük elleçleyen limanı oldu. İhracat iş hacminde 52 bin 697 TEU konteyner elleçleyen liman, transit iş hacminde ise 125 bin 975 TEU dolu konteyner elleçledi. 2019 yılının ilk üç ayında Kumport Limanı’na 328 adet konteyner gemisi, 313 adet Ro-Ro ve 12 genel yük gemisi yanaştığı kaydedilirken, yatırımlarına devam eden Kumport; Temmuz ayında teslim edilecek yeni vinçlerin operasyona katılmasıyla gemi performanslarında artış hedeflediği belirtiliyor.

Bir önceki yılda olduğu gibi 2019 yılında da büyüme hedeflediklerini söyleyen Kumport CEO’su Özgür Soy, "Türkiye’nin dış ticaretinde son dönemde dengeler değişti. İhracatlar artarken ithalat hacminde ciddi düşüşler yaşandı. Bölgelerin ekonomik yapısına göre limanlar bu değişimden pozitif ya da negatif etkilendiler. Biz de bu dönemi tasarruf tedbirleri ve ihracata verdiğimiz desteklerle iş hacmimizi koruyarak geçirmeye uğraşıyoruz. Yeni projelerle yılın ikinci yarısında büyüme hedefliyoruz" dedi.

Çarşamba, 03 Temmuz 2019 11:07

Koyteyner Limanı, Ünye’yi kalkındıracak

Yazan

Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Hilmi Güler, Konteyner Limanı ile Karadeniz-Akdeniz Yolu sayesinde Ünye’nin gelecekte kalkınma hamlesi yaşayacağını söyledi.

Ünye Yunus Emre Derneği Başkanı Yaşar Argan ve beraberindekiler, Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Hilmi Güler’i ziyaret etti.

Ziyarette Ünye’nin önünün açık olduğunu ve yatırımların birlikte hayata geçirileceğini söyleyen Güler, “Ünye Konteyner Limanı’nın yanı sıra Karadeniz-Akdeniz yolunun geçişinde bulunan Ünye ilçemizde önemli değişimler olacak. Çok güzel çalışmaları hayata geçireceğiz. Ünyemizin, Ordumuzun ve Türkiyemizin önü çok açık. Zaten bu çalışmaları birlikte yapacağız. Ünye ve Türkiye ile ilgili projelerinizi uygulamak için şu anda özel ekipler kurduk. Önümüzdeki günlerde bir Ordu ve Ünye kalkınma ve gelişmesini inşallah birlikte yaşayacağız” dedi.

Ünye Yunus Emre Derneği Başkanı Yaşar Argan ise, Ünye Konteyner Liman’nın kendilerini heyecanlandıran bir proje olduğunu ifade ederek “Yunus Emre Derneği olarak biz Yunus Emre’nin muhtelif yerlerdeki 9-10 mezarını ziyaret ettik. Tokat’a geldiğimizde Tokat’taki basın grubuyla toplantı yaptık. ‘Yunus Emre’ye 2 saatte zor ulaşıyoruz’ diyerek yolun yapılmasını istediler. Karadeniz-Akdeniz Yolu ve Ünye Konteyner Limanı bize fazlasıyla heyecan veriyor. İlimizin Yunus Emre’nin bereketinden faydalanması için yapacağımız, çalışmalar sizin desteğinizle taçlanacaktır” şeklinde konuştu.

DENİZ HABER AJANSI

Sayfa 1 / 7
We use cookies to improve our website. By continuing to use this website, you are giving consent to cookies being used. More details…