All for Joomla All for Webmasters

İletişim Tel: +90 544 795 01 01

SEKTÖREL HABERLER

SEKTÖREL HABERLER (184)

Curtiss-Wright Endüstriyel Grubu, Hyster-Yale Group'a 1-3 tonluk İçten Yanmalı ve Elektrikli forkliftler için kabin içi kolçak çözümü tedarik etmeye yönelik siparişi başarıyla aldığını açıkladı.

Kolçaklar, 2020'nin ilk çeyreğinden itibaren ABD ve Avrupa'daki Hyster-Yale montaj tesislerine teslim edilecek olan mini kollu kumanda kolu, anahtar ve düğme kombinasyonları sunan 80'den fazla standart varyanta sahiptir.

OEM'ler sürekli olarak, özel yapım kontrol kutularına ve kolçak tertibatlarına tamamen entegre olan ve operatörlere yeni imkanlardan oluşan geniş bir yelpaze sunan elektronik İnsan-Makine Arabirimlerini (HMI'ler) dahil etmeye yönelik trend temelinde verimliliği arttıran son derece verimli, esnek ve güvenlik açısından kritik önem taşıyan araçlar geliştirmektedir.

Curtiss-Wright'ın HMI'leri birden fazla fonksiyona sahiptir ve sadece bir el kullanılarak veya parmak veya başparmakla etkinleştirilerek çalıştırılabilir. Arayüzler tipik olarak, bir aracın çok sayıdaki özelliğinin anahtarla veya oransal olarak kontrolüne imkan sağlayan basmalı butonlar, düğmeler, döner döğmeler ve kumanda kolu ve kanatçıklarını içermektedir.

Yani Curtiss-Wright'ın mevcut OEM şartnamelerini karşılamak için konseptler oluşturmasından veya bir uygulamaya en iyi şekilde uyum sağlaması için ürünlerinde değişiklik yapmasından bağımsız olarak küresel mühendislik ekibi zorluklar için hazırdır ve en güvenilir ve maliyet-etkin ekipmanın geliştirilmesini sağlamak için tasarım ekipleriyle ortaklık yapacaktır.

Pazartesi, 25 May 2020 12:22

Palfinger iki yeni modeli tanıttı

Yazan

Palfinger, 60tm segmentinde iki yeni vinç modeli olan PK 55.002 TEC 5 ve PK 58.002 TEC 7'yi tanıttı.

Her iki vinç de fly jib sayesinde 33.7 metre yüksekliğe erişebilmektedir. PK 55.002 TEC 5 için maksimum kaldırma momenti 53.1tm, PK 58.002 TEC 7 için ise 55.5tm'dir.

Vinç Ürün Yönetimi Sorumlusu Michale Völker “PK 55.002 TEC 5 ve PK 58.002 TEC 7 vinç modelleri 55-60tm segmentinde tamamen yeni bir tasarımı temsil ediyor. Bu hem çelik konstrüksiyon hem de elektronik için geçerli, ”şeklinde açıklama yapmaktadır.

TEC serisinin tamamı fonksiyonel bir tasarıma sahiptir. Vinç sütunu ve ana bom üzerinden geçen dahili hortum kılavuzu, mekanik hasara ve hava koşullarına karşı gelişmiş koruma sağlar. TEC vinçleri, fly jib modunda tam kaldırma gücünün kullanımı için Dual Power Systems, TEC 5 için DPS-Plus ve TEC 7 için DPS-C ve HPSC-Plus modülleri ile her durumda daha iyi bir stabilite için LOAD, GEOM ve FSTAB HPSC-Plus modülleri gibi çeşitli özelliklere ve konfor işlevlerine sahiptir.

Mekanik uzatman ekipmanları artık sadece fly jib üzerinde değil, aynı zamanda TEC vincin kendisinde de mevcuttur. Bunlar, MEXT fonksiyonu ile birlikte aşırı yük koruma sistemine entegre edilebilmektedir. Palfinger'e göre, “Bu PK 58.002 TEC 7'nin günlük işlerinde optimum performans elde etmesini sağlamaktadır".

Yeni vinç modelleri için E, F ve G uzantılarında PJ150 ve PJ090 olmak üzere iki P adet profil fly jib mevcuttur. Palfinger konuyla ilgili olarak şu açıklamayı yapmaktadır: “PK 58.002 TEC 7 F, PJ150 E ile birlikte olağanüstü performans elde ediyor. Bu, vinç operatörünün kısmen DPS-C sayesinde 20 metrenin üzerindeki yüksekliklere 1 tondan daha fazla ağırlıkları kaldırmasına izin veriyor. Çokgen profilin (P-profili) hafif tasarımı, düşük ölü ağırlığına rağmen uzatma bom sisteminin bom ucuna kadar çok sabit kalmasını sağlamakta, böylece yapısal veya inşaat mühendisliği bölümlerinde veya hassasiyet ve inceliğin gerekli olduğu şehir merkezlerinde işin daha verimli ve güvenli bir şekilde tamamlamak için kullanılabilmektedir.”

Bu modellerde ayrıca mafsal bomu ve ana bom ile ana bom ve vinç kolonu arasındaki özel bağlantı sayesinde vincin kaldırma gücünü artıran çift bağlantılı bir sistem olan Power Link Plus bulunmaktadır. Mafsal bomu 15° 'ye kadar ekstra uzama yapabilmektedir ve vinç operatörüne PK 55.002 TEC 5 ve PK 58.002 TEC 7 ile daha da fazla potansiyel uygulama sunmaktadır.

TEC 7 modelindeki 'Tartım' fonksiyonu ile vinç operatörleri yükü doğrudan vincin üzerinde tartabilir, böylece tam olarak nerede kaldırabileceklerini bilirler. Bu, forklifiti hareket ettirme ihtiyacını ortadan kaldırdığı için zaman kazandırmaktadır. Ayrıca son on tartım işlemini otomatik olarak kaydetmekte ve toplayabilmektedir.

TEC üürn grubunda, geri dönüş yağı kullanım sistemi verimliliği artırmak için manuel olarak açılıp kapatılabilmektedir.

Dematic, yeni nesil depo otomasyonu çözümü olan Multishuttle (DMS) 2 E’yi piyasaya sundu. Sistem, sipariş toplama ve derleme süreçleri için ürünleri depolamakta, ara belleğe almakta ve sekanslarını belirlemekte olup, Demantic’in kaldırma tertibatı ve raflı konveyörü dahil olmak üzere diğer DMS bileşenleriyle uyumludur.

Dematic iQ yazılımı (veya isteğe bağlı bir SAP çözümü) depodaki tüm lojistik süreçlerinin yanı sıra sipariş toplama ve sevkiyat süreçlerini de kontrol etmektedir.

Dematic Orta Avrupa Pazarlama ve İş Geliştirme Başkanı Jessica Heinz konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı: "DMS 2 3 depo ve dağıtım merkezlerindeki hız, depolama yoğunluğu, tutarlığı ve elverişliliği ciddi oranda arttırmaktadır. Sistemi daha yüksek verimlilik ve güvenlik için neredeyse her şekilde geliştirdik.”

Yeni sürüm standart kapların tekil ve çoklu derinlikte daha iyi şekilde depolanmasını sağlarken, modifiye edilmiş sensör teknolojisi ve revize edilmiş parmak tutucular kapların  daha kompakt ve güvenli depolama ve getirilmesine imkan vermektedir. Dematic’e göre yeniden tasarlanan tekerlekler, servis araçlarının rafta daha akıcı bir şekilde dolaşmasını sağlamaktadır.

Geliştirilmiş tasarımına ek olarak, DMS 2 E kolayca ölçeklenebilir ve yeni Dematic Micro-Fulfillment çözümü gibi birçok Dematic çözümüne kolayca entegre edilebilir. DMS 2 E ayrıca isteğe bağlı olarak bir SAP Genişletilmiş Depo Yönetimi çözümüne entegre edilebilir.

Tüm Dematic servis araçlarında olduğu gibi, DMS 2 E de servis koridorlarında sorunsuz bir ürün alışverişi sağlamaktadır. Sadece servis araçları kullanılarak konteynerler rafın içinde bir koridordan bitişikteki koridora taşınmaktadır. Heinz bunu “Bu, daha fazla verimlilik elde etmemize ve asansör ve konveyör teknolojisi ihtiyacını azaltmamıza olanak sağlıyor” sözleriyle dile getiriyor.

Dondurulmuş ürünün depolanması ve siparişlerin toplanmasına yönelik ürünün dondurucu versiyonu da geliştirilmektedir.

Almanya'nın "Logistik Heute" dergisi ve Alman Lojistik Derneği'nin (BVL) her sene verdiği "En İyi Lojistik Markası" ödülüne bu sene de Jungheinrich firması layık görüldü.

Jungheinrich bu ödülü 4 sene arka arkaya almanın gurur ve mutluluğunu yaşıyor.

Bu ünvanı almak için 250'den fazla firma rekabet etti ve sonucu derginin değerli okurları belirledi

Pazartesi, 25 May 2020 12:20

Hareket'ten Umman'da kritik operasyon

Yazan

Hareket Proje Taşımacılığı ve Yük Mühendisliği, Umman Sultanlığı’nda inşası devam eden Duqm Rafinerisi için kritik öneme sahip her biri yaklaşık 900 ton ağırlığındaki 9 adet LPG depolama tankının kaldırma operasyonlarını başarıyla tamamladı.

60 yılı aşkın bir süredir ağır kaldırma ve taşımacılık hizmetleri sunan, sektörün uzman şirketi Hareket, Umman Sultanlığı’nın en önemli projelerinden biri olan ve Petrofac International Ltd./Samsung Engineering Co. Ltd. ortaklığında inşası süren Duqm Rafinerisi’nin ağır kaldırma yüklenicisi olarak görev yapmaya devam ediyor. Duqm Rafinerisi, yakınında bulunan ham petrol ihracat merkezi ve serbest bölge nedeniyle ülke açısından stratejik bir yatırım olarak öne çıkıyor.

Hareket, Duqm Rafinerisi’nde EPC 2 Sahası’nda kritik öneme sahip kaldırma operasyonlarını başarıyla tamamladı. Hareket, operasyon sürecinde her biri yaklaşık 900 ton ağırlığındaki 9 adet LPG depolama tankını 1250 ton ve 1600 ton kapasiteli iki paletli vinçle kaldırdı. Bu tankların yerleştirilmesiyle rafinerinin inşaatında önemli bir aşama daha Hareket uzmanlığıyla güvenli bir şekilde gerçekleşmiş oldu.

Ulaştırma Bakanlığı, taşımacılık sektörüne yeni firma girişini ve mevcut firmaların da filolarına yeni araç alma işlemlerini geçici olarak durdurdu. Karar, nakliyeciler ve otomotivciler tarafından tepkiyle karşılandı.

Ulaştırma Hizmetleri Düzenleme Genel Müdürlüğü, koronavirüs salgını ile mücadele kapsamında geçici bir düzenlemeye giderek, taşımacılık faaliyetlerine imkan sağlayan C2 yetki belgesi verilmesi ve mevcut firmaların da filoya yeni araç katma işlemlerini geçici olarak durdurdu.

Alınan karar, koronavirüs salgını sonrası araç sıkıntısı yaşayan nakliyeciler ve otomotivciler tarafından şaşkınlıkla karşılandı, tepkilere neden oldu. Bu kararın özellikle araç siparişi verip, teslim almaya hazırlanan firmaları zora sokacağı dile getiriliyor.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Ulaştırma Hizmetleri Düzenleme Genel Müdürlüğü tarafından ilgili kurum ve kuruluşlara gönderilen yazıda, “Koronavirüsün (COVID-19) yayılımının önlenmesi ve vatandaşlara etkisinin en aza indirilmesini teminen; 03.04.2020 tarihi saat 23:59'dan başlamak üzere, 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu ve Karayolu Taşıma Yönetmeliği çerçevesinde ilk defa yetki belgesi verilmesinin ve yetki belgesi eki taşıt belgelerine taşıt ilave işlemleri ikinci bir talimata karar durduruldu” ifadeleri yer aldı.

Sektörden jet hızıyla itiraz

Otomotiv Sanayii Derneği (OSD), Otomotiv Distribütörleri Derneği (ODD), Ağır Ticari Araçlar Derneği (TAİD), Otomotiv Yetkili Satıcıları Derneği (OYDER) ortak yazı ile karara itiraz etmeye hazırlanıyor. ODD Başkanı Ali Bilaloğlu ve TAİD Başkanı İlhami Eksin, bakanlığın bu konuda geri adım atacağını umduklarını vurguladı.

Haber:AYSEL YÜCEL

Lojiport

Türkiye Liman İşletmecileri Derneği Başkanı Genç, "Limanlar, başta Sağlık Bakanlığı olmak üzere birlikte çalışılan tüm kamu kurumlarının acil durum eylem planlarına göre yeni önlemler alarak çalışmaya devam edecek." ifadelerini kullandı.

Türkiye Liman İşletmecileri Derneği (TÜRKLİM) yaptığı yazılı açıklamayla, koronavirüs küresel salgınının, limancılık sektörüne etkileri ve alınan önlemler konusunda bilgi verdi.

Açıklamada görüşlerine yer verilen TÜRKLİM Başkanı Hakan Genç, sağlık malzemesi, ilaç ve gıda girişini kesintisiz olarak gerçekleştirileceğini, limanların çalıştığını ve çalışmaya devam edeceğini aktardı.Limanların  Türkiye ekonomisi için önemine dikkati çeken Genç, şunları kaydetti:

"Sağlık Bakanlığı'nın belirlediği ve hayata geçirdiği tedbirler doğrultusunda Türkiye limanlarının tüm imkanları dahilinde çalışmaya devam etmesi için gereken önlemler alındı. Limanlar, başta Sağlık Bakanlığı olmak üzere limancılık sektöründe birlikte çalışılan tüm kamu kurumlarının acil durum eylem planlarına göre yeni önlemler alarak çalışmaya devam edecek. Limanlarımız sağlık malzemeleri, ilaç ve gıda gibi kritik öneme sahip ürünlerin ülkemize girişinde önemli görev üstleniyor. Küresel salgının yayılmasıyla birlikte ilk etkilenen kurvaziyer yani yolcu limanlarımız olmuştur. Küresel ölçekte hizmet veren ve Türkiye’deki kruvaziyer limanlarımıza da uğrak yapan uluslararası şirketlerin aldıkları karar sonucunda birçok ülkede olduğu gibi ülkemiz ve sektörümüz açısından son derece önemli olan yolcu limanlarımız geçici olarak kapalı hale gelmiştir. Başta konteyner ve kuru yük elleçleyen limanlarımız olmak üzere sektörümüzün çok büyük bir bölümünü oluşturan limanlarımız ise her zaman olduğu gibi tüm imkanları dahilinde çalışmaya devam etmektedir."

Genç, kısa sürede küresel hale gelen koronavirüs kaynaklı salgının, hayatı her yönüyle etkilediğini ifade ederek, TÜRKLİM olarak, yaşanan her türlü zorluğa karşın Türkiye'nin dış ticaretinin herhangi bir şekilde kesintiye uğramaması ve etkilenmemesi için gerekli tedbirlerin hayata geçirilmesinde üstlerine düşenleri yaptıklarını bildirdi.

"Salgına karşı ülke olarak top yekün verdiğimiz bu mücadelede ülkemizin ihtiyaç duyduğu temel ürünlerin tedarikinde bir kesinti yaşanmaması için çalışıyoruz." ifadelerini kullanan Genç, önlemlerin alınmaya devam edeceğini aktardı.

Mersin Uluslararası Limanı’nda koronavirüs salgını ile mücadele kapsamında liman genelinde alınan tedbirlere ek olarak, ‘transit konteyner ardiye’ ve transit araç fuzuli işgaliye ücretlerine yüzde 20 ile yüzde 50 arasında indirim yapıldı.

Mersin Uluslararası Liman İşletmeciliği (MIP) Koronavirüs salgını (COVID-19) nedeniyle liman sahasında aldığı önlemleri sıkılaştırarak sürdürüyor.

MIP’den yapılan duyuruya göre; hastalığın yayılmasına engel olmak için liman genelinde hassasiyetle alınan sıkı tedbirlerin ardından, komşu ülkelerle olan sınır kapılarında alınan tedbirler sonucu oluşan uzun bekleme süreleri nedeniyle sıkıntılı günler yaşayan transit ticareti desteklemek için de finansal önlemlerin alındığı bildirildi. Çalışma kapsamında transit rejimine tabi yüklerin sevk işlemlerinde yaşanan beklemeler karşısında sektöre destek olmak amacıyla 30 Nisan 2020 tarihine kadar limandan karayolu ve demiryolu ile kapı çıkış veya iç boşaltım yapan veya yapacak olan konteynerlerin ardiye tutarları ve transit yük taşıyan araçların fuzuli işgaliye ücretlerinde yüzde 20 ile yüzde 50 arasında indirim yapıldı.

Transit Konteyner Ardiye işlemlerinde Dry konteynerlerde hali hazırda uygulanmakta olan ilk 7 gün serbest süreye ilaveten, 8 ila 15 gün arası bekleme süresinde yüzde 25, 16 gün ve üzeri bekleme süresinde de yüzde 50 oranında indirime gidildi. Yine soğutma tertibatlı konteynerler için ilk 7 günlük bekleme sürelerinde yüzde 20 indirim uygulanırken 8-15 gün arası bekleme sürelerinde yüzde 30, 16 gün ve üzeri bekleme sürelerinde de yüzde 50 indirim yapıldı. Transit Araç Fuzuli İşgaliye ücretleri ise koşulsuz olarak yüzde 50 indirildi.

Liman sahasında virüse karşı önlemler artırıldı

Dünya genelindeki tüm limanlar gibi gıda ve tıbbi malzeme vb. hayati yüklerin lojistiğinin devamlılığını sağlayarak rolünü en iyi şekilde yerine getirmeye çalışan Mersin Uluslararası Limanı’nda salgınla mücadele kapsamında önemli uygulamalara geçilmişti. ‘Canlı Destek’ ile ‘webdestek@ mersinport.com.tr’ üzerinden hizmet verilmeye başlanması, zorunlu olmayan haller dışındaki giriş/çıkışların ziyaretçilere kapatılması, vardiya dışında kalan personelin uzaktan çalışma sistemine geçirilmesiyle bir yandan kişisel teması asgariye indirirken, bir yandan da 7/24 kesintisiz hizmet verilmeye devam ediyor.

Çin Halk Cumhuriyeti’nde ortaya çıkan ve Dünya Sağlık Örgütü'nün “Uluslararası Halk Sağlığı Acil Durumu” ilan ettiği koronavirüs salgınına ilişkin Sağlık Bakanlığı ve Türkiye Hudut ve Sahiller Genel Müdürlüğü salgının seyri doğrultusunda gemilere yönelik ilave önlemler aldı.

Çin Halk Cumhuriyeti’nde ortaya çıkan ve  Dünya Sağlık Örgütü 30.01.2020 tarihinde “Uluslararası Halk Sağlığı Acil Durumu” ilan ettiği koronavirüs salgınına ilişkin Sağlık Bakanlığı ve Türkiye Hudut ve Sahiller Genel Müdürlüğü salgının seyri doğrultusunda gemilere yönelik ilave önlemler aldı.

Alınan önlemler neticesinde son 14 gün içerisinde yasaklı ülkeler limanlarına uğrayan veya bu ülkelerde bulunan mürettebat ya da yolcu katılımı olan gemilerden, Türk Boğazlarından transit geçiş veya Türk limanlarında uğraksız geçiş sırasında yabancı personel değişim işlemleri hastalık veya ölüm dışında yapılmayacak.

Ayrıca Türk vatandaşı olup gemiden ayrılmak isteyen personel ise sağlık kontrolünden geçirilerek hastalık semptomu bulunanlar COVID-19 rehberi doğrultusunda hastaneye sevk edilecek, hastalık semptomu taşımayanların “Covid-19’a İlişkin Evde İzlem Bilgilendirme ve Onam Formu” imzalatılarak gemiden çıkışına izin verilecektir. Bu formlar evde on dört gün izlem yapılabilmesi amacıyla ilgili İl Sağlık Müdürlüklerine iletilecek.

UND Hukuk Danışmanı Egemen Gürsel Ankaralı, koronavirüs nedeniyle lojistiği ‘mücbir sebep’ kavramı içine dahil etmenin bazı hukuki sorunları da beraberinde getireceğini dile getirdi.

Koronavirüs salgınının ekonomik faaliyetler üzerindeki olumsuz etkisi artarken, vergi süreçlerinde ‘mücbir sebep’ hükümlerinden faydalanacak sektörlere ilişkin hazırlıklar da tamamlandı. 17 sektör ve iş koluna ilişin tedbirler yürürlüğe girdi.

Lojistik de bu sektörler arasında yer aldı. Buna göre hava, kara, demiryolu, deniz ile yapılan her türlü şehir içi ve şehirlerarası yük ve yolcu taşımacılığı; otoyol, tünel ve köprü işletmeciliği; depolama ve antrepoculuk faaliyetleri; havaalanı yer hizmetleri; havaalanı işletmeciliği; hava, kara, deniz ve demiryolu taşımacılığıyla ilgili kargo ve bagaj yükleme boşaltma hizmetleri gibi her türlü lojistik ve ulaşım hizmetleri kapsama alındı.

Lojistiği ‘mücbir sebep’ kavramı içine dahil etmenin çok olumlu ancak yeterli olmadığını dile getiren Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) Hukuk Danışmanı Egemen Gürsel Ankaralı, özellikle uluslararası dolaşımda bulunan şoförler, bekleme ve ardiye ücretleri, gümrüklerden geçiş yapamayan emtiaların yanı sıra işlemlerinin kolaylaştırılması için de düzenlemeler gerekeceğine dikkat çekti.

“Mevzuatta yazılı olan gümrük beyan süreleri, ihbar süreleri ve hukuki süreçler ile bu sürelerin uzatılması veya dondurulması için de yasal düzenleme gerekecek” diyen Ankaralı, taşımacılar açısından koronavirüsün mücbir sebep olma durumunu ve bundan kaynaklı yaşanan sıkıntıları DÜNYA’ya anlattı.

“Bekleyen araçlara ardiye ve depo ücreti yazılıyor”

Kovid-19 mücbir sebebi ile ilgili taşımacılıkta yaşanan sorunları aktaran Egemen Gürsel Ankaralı, “Gümrük kapıların kapanmasıyla beraber yükler araçlarda kaldı. Araçların limandan çıkışlarına izin verilmiyor. Bekleyen araçlara ardiye ve depo ücretleri yazılıyor. Günlük araç başı 75-100 dolar civarı ardiye ücretleri söz konusu. Şu an için ortaya çıkan mücbir sebep dolayısı ile bu masrafların taşıma sözleşmesinin tarafları arasında nasıl paylaşılacağı sorunlar yaratıyor” dedi.

Karayolu taşımalarında koronavirüse karşı alınan önlemler kapsamında Habur gibi bazı sınır kapılarında şoförlerin giriş-çıkış yasağının söz konusu olduğunu hatırlatan Gürsel, bu nedenle oluşan kuyruklarda 15-20 günlük gecikmeler yaşandığını, ayrıca, Türk vatandaşı şoförlerin, Irak bölgesine geçemedi için nakliyecinin yabancı bir şoföre aracını ve yükü teslim etmek zorunda kaldığını belirterek, “Bunun için taşımacının gönderen taraftan veya yük hakkında tasarruf hakkı olan taraftan talimat alması gerekirken, bu yapılamıyor” dedi. Ankaralı, “Bu durum gelecek günlerde kaçınılmaz hukuki sorunlar yaratacak” dedi.

İran gümrük kapısında da beklemeler olduğuna ancak, bu beklemelerin Türkiye tarafından kaynaklanmadığına vurgu yapan Ankaralı, “İran yükü yüklemiş olan araçların sevki yapılamadığı için, taşıma süre aşımları, bekleme ücretleri konusunda sorunlar çıkacak” dedi.

Taşımacılardan aldıkları bilgiler doğrultusunda Kapıkule ve Pendik gibi bazı gümrük kapılarında kolaylıklar sağlandığını ancak bazı liman ve kapılarda ise ciddi zorluklar yaşandığını dile getiren Ankaralı, “Gereken durumlarda, tüm sözleşme taraflarının, gümrük ve antrepo işletmeleri de dahil olmak üzere tüm kolaylıkları göstermesi gerekiyor. Bekletme hem gönderen ile taşımacı arasında ilişkiyi bozuyor, hem de araç ve gün başı olarak tahakkuk eden, işgaliye ve ardiye ücreti sorun yaratıyor. Ortaya çıkan maliyetin sözleşmenin tek tarafı olarak karşılanabilmesi mümkün değil” diye konuştu.

“Bozulan ürünler için hukuki süreç belirsiz”

Bozulma tehlikesi olan yüklerle ilgili sorunlar olduğuna dikkat çeken Ankaralı, “Bu yüklerin acilen varma yerine teslim edilmesi gerekiyor. Ayrıca, bozulma ve çözülme gibi durumlarda gerektiğinde bunların imha ve gümrük kolaylıklarından yararlanması için gönderen /göndericiden onay almak gerekiyor. Gönderen/ gönderici onay veya vekaletname vermekten imtina ediyor. Bu süreçte, hukuki haklarının ne şekilde ve nasıl kullanılacağından hiç kimse emin olamıyor” diye konuştu. Gürsel, bu konuda geçen hafta yaşanan bir olayı şöyle anlattı: “Yükün tarihi geçmiş olması nedeniyle gümrükte uzmanlar imha kararı verdi. İmha kararının başlatılması için yük sahibinin resmi bir vekaletname vermesi gerekiyor. Ancak, yük sahibi yani gönderen bu vekaletnameyi vermediği gibi, mail yolu ile yazılı onay dahi veremiyor. Aslında bu onayı vermemesi birçok yönden kendisini haksız hale getiriyor ve sorumlu kılıyor. Ancak, bir önceki paragrafta sözünü ettiğim gibi hukuki hakların kullanımı konusunda, sözleşme taraflarının büyük tereddüt ve bilgi eksiklikleri olduğu için, yapıcı kararlar vermek mümkün olamıyor.”

BELGELERDE SÜRELER DOLDU

TIR karne transit sevk süresi ve T2 belge sürelerinin dolduğunu ifade eden Ankaralı, şöyle konuştu: “Taşıma süresi aşımları oluyor. Örneğin: Mersin Gümrük Müdürlüğü’nün Habur sınır kapısına tescil işlemini durdurmasından dolayı taşıma zamanında yapılamıyor. İhracat bedellerini alamayan ihracatçı/gönderen taraflar taşımacının taleplerine, talimat isteklerine, vekaletneme taleplerine cevap veremiyor.”

MÜCBİR SEBEP KAPSAMINDA SIKINTI YARATAN 5 MADDE

1- Sınırdaki araçların ardiye ve depo ücretleri taşıma sözleşmesinin tarafları arasında nasıl paylaşılacağı belirsiz.

2- Sınırda nakliyecinin yabancı bir şoföre aracını ve yükü teslim etmek zorunda kalması nedeniyle taşımacının gönderen taraftan veya yük hakkında tasarruf hakkı olan taraftan talimat alması gerekirken, bu yapılamıyor.

3- İran yükü yüklemiş olan araçların sevki yapılamadığı için, taşıma süre aşımları, bekleme ücretleri sorunu yaşanacak

4- Gümrükteki beklemeler hem gönderen ile taşımacı arasında ilişkiyi bozuyor hem de araç ve gün başı olarak tahakkuk eden, işgaliye ve ardiye ücreti sorun yaratıyor.

5- Habur sınır kapısına tescil işlemini durdurmasından dolayı taşıma zamanında yapılamıyor. İhracat bedellerini alamayan şirket, taşımacının taleplerine yanıt veremiyor.

Aysel YÜCEL - DÜNYA

Sayfa 1 / 14
We use cookies to improve our website. By continuing to use this website, you are giving consent to cookies being used. More details…