All for Joomla All for Webmasters

İletişim Tel: +90 544 795 01 01

Super User

Super User

İnşaat sektöründe tozlu ve kirli çalışma koşulları oldukça yaygındır ve bu durum forklift operasyonlarında büyük sorunlara yol açabilir. Hyster, güncellenmiş 8-16 tonluk büyük tonajlı forklift serisi ile bu zorluklara yeni bir yaklaşım getiriyor.

İnşaat malzemeleri sektöründe; elleçlenen malzemeler tuğla, blok, agrega ya da beton vb. yüksek toz ve kir seviyelerinin olduğu zorlu dış mekan koşulları ile karşılaşmak kaçınılmazdır. Bu nedenle operasyonlarda kullanılan makinalar düzgün bir şekilde korunmadıkça, operatörün konfor seviyesinin azalmasının yanı sıra forkliftlerin çalışma sürelerini de etkileyebilir.

Örneğin, forklift filtreleri kirden dolayı hızla tıkanabilir ve bu da soğutma sorunlarına yol açabilir. Yapılması gerekli olan ekstra bakım ile arıza süresi sadece toplam işletme maliyetini arttırmakla kalmaz, aynı zamanda operasyonun verimliliğini de etkiler. 

Bunun üstesinden gelmek için, Hyster’in sunduğu çözümleri, TSM Global Büyük Tonajlı Forkliftler Satış Müdürü Umut AVŞAR şu şekilde özetliyor:

“Hyster 8-16XM büyük tonajlı forkliftler, aşırı tozlu ortamlarda verimli bir şekilde çalışması için opsiyonel ters fan çalıştırma ile toz temizleme özelliğine sahip aynı zamanda sıcaklığa göre fan hız ayarı yapabilen soğutma sistemleri ile birlikte sunulmaktadır. 8-16 ton kapasiteli forkliftler ayrıca sert, tozlu ve kirli koşullarda ek koruma sağlamak için yüksekte monte edilmiş hava giriş sistemine, ağır hizmet ön hava temizleyicisine ve özel havalandırma sistemlerine sahiptir.

Forklift aksamlarına ek hasar gelmesine ve aşınmanın önlenmesine yardımcı olmak için Hyster forkliftler ayrıca toz ve kiri kritik aşınma noktalarından uzaklaştırmaya yardımcı olan otomatik yağlama özelliğine de sahiptir. Buna ek olarak, havalandırmalı davlumbazlar ve forkliftin altındaki kir ve kalıntı girişini önlemek için tasarlanan ana gövde, zorlu inşaat malzemeleri taşıma işlemlerini desteklemektedir.

Hyster, forklift aksamları üzerindeki toz ve kirin yol açtığı etkileri engelleyerek, operasyonlar sırasında daha az arıza çıkmasını ve bakım maliyetlerinin azalmasını sağlar. Hatta Hyster’in yapmış olduğu bazı testler, bazı benzer uygulamalar sırasında, toplam filo işletme maliyetlerinde %30'luk bir azalmaya ek olarak verimlilikte iyileşme sağlandığını göstermiştir.

Tüm bunların yanı sıra, operatörlerin, genel olarak operasyonel verimliliğe katkıda bulunulmasında önemli bir rol oynadığını ileten AVŞAR, onları zorlu koşullardan koruyan konforlu bir çalışma ortamı sağlamanın Hyster için önemli olduğunu vurguluyor:

“Yüksek miktardaki toz seviyeleri, işverenin operatörün konforu konusunda endişelenmesine neden olmalıdır. Kabine giren yüksek miktarda toz bulunursa, bu durum operatör için bir risk teşkil ettiğinden, böylesi operasyonlar, yetkililer tarafından para cezalarına çarptırılabilir.”

Operatör ortamını iyileştirmek için, Hyster H8-16XM model forkliftlerde kapalı basınçlı kabin opsiyonu bulunmaktadır. Yüksek konforlu kabin, içerisindeki tozu azaltmak için ayrı bir hava filtreleme sistemi ile kaplanmıştır ve ayrıca yüksek ortam sıcaklıklarına sahip işlemlerde klima da konfigürasyona eklenebilir. Vinil koltuklar ise, kumaş koltuklara nazaran, kabin içinde toz birikmesini önlemeye yardımcı olur.

Hyster H8-16XM serisi ayrıca, operatörlerin mükemmel görüş açısı elde edebilmeleri için yeni bir mast ve asansör yapısıyla yeniden tasarlandı.  Yenilikçi mast yapısıyla gelen ilave güç ve sağlamlık sayesinde operatörler, çalışma ortamlarındaki farkı görebilecekler.”

Umut AVŞAR sözlerini şu şekilde tamamladı: “Bir yandan operatörlere konfor sağlarken bir yandan da toz ve kirle mücadele eden çözümler sunan Hyster forkliftleri, tüm inşaat tedarik zinciri boyunca gerçekleşen operasyonlara uygundur. Bununla birlikte, maksimum verimlilik ve çalışma süresi ile düşük maliyeti elde etmek ve her bir uygulamanın farklı taleplerini karşılayacak 360 derecelik çözümler sunmak için müşterilerle yakın iş birliği içinde çalışıyoruz."

Bilgi: Hyster: Sağlam makinalar, güçlü ortaklar.

2019’da 90. kuruluş yılını kutlayacak olan Hyster, sektörde dayanıklılık ve sadelik denince ilk akla gelen marka konumundadır. Bugün 5.500’ün üzerinde çalışanı ve 2.6 milyar dolarlık cirosu ile sektörün en büyük üreticileri arasında yer almaktadır. Dünya çapında 130 ’dan fazla ülkede yaklaşık 830 binden fazla faal makina ile hizmet veriyor. HYSTER, 12 ayrı fabrikasında 147 farklı modelde akülü ve dizel forkliftler, depo içi ekipmanlar, liman makinaları ve yüksek tonajlı forkliftler ile 1 tondan 56 tona kadar kaldırma kapasitesi sunan dünyanın en geniş ürün yelpazesine sahiptir.

Gıdadan ilaca, kimyadan perakende sektörüne, madencilikten ağır sanayiye, limanlardan büyük lojistik merkezlerine kadar geniş bir sektör gamına hitap eden Hyster’in global müşterileri arasında PSA Grup, Yılport, Dubai Port, APMT, Erdemir, Arcelormittal Coca-Cola, CEVA Lojistik, Tesco, Continental, Unilever gibi dünya devleri yer almaktadır.

Dünya çapında her noktada çeşitli yükleri taşırken, en önemli amacı kullanıcıya kolayca kullanabileceği, bakımını basit bir şekilde yapabileceği ve uzun zaman arızasız bir şekilde çalışıp, ekonomik ömrü dolduğunda da yüksek değerle değiştirebileceği ürünler sunmaktır.

Daha fazla bilgi için: Gizem Sezer Altınok; Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. - 0216 560 2020

SANKO Holding ve Gaziantep Sanayi Odası’nın (GSO) kurucusu Sani Konukoğlu, vefatının 25’inci yılında Gaziantep Asri Mezarlık’taki kabri başında anıldı.

Anma programına SANKO Holding Onursal Başkanı Abdulkadir Konukoğlu, Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Konukoğlu, Yönetim Kurulu Başkan Vekili Adil Sani Konukoğlu, Yönetim Kurulu Üyeleri Fatih, Sami, Hakan ve Cengiz Konukoğlu ile Gaziantep Ytong Yönetim Kurulu Başkanı Tansu Tuğlu, Konukoğlu ailesi, Sanko Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Güner Dağlı, Şehitkamil Belediye Başkanı Rıdvan Fadıloğlu, Gaziantep Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Mustafa Topçuoğlu, sanayiciler, sivil toplum kuruluşları temsilcileri, SANKO çalışanları ve emeklileri katıldı.

Okunan duaların ardından, Sani Konukoğlu’nun mezarına karanfiller bırakıldı. Aile adına konuşan SANKO Holding Onursal Başkanı Abdulkadir Konukoğlu, programa katılanlara teşekkür etti.

SANİ KONUKOĞLU

Gaziantep'te 1929 yılında doğdu. İlkokulu bitirdikten sonra 1943 yılında ailesinin okuması yönünde ısrarlarına rağmen dokumacılığa başlayarak iş hayatına atıldı. İlk işe başlayışı kendisinin kullandığı tezgâhla oldu. İstanbul'da 1947 yılında 24 gözlü yerli bobin makinesi yaptırarak Gaziantep'e bu kapasitede ilk bobin makinesi getirdi.

Mevcut dokumalarının kalitesini yükseltmek için 1951 yılında apre makinesi kurdu, iki yıl sonra ise Bursa'daki tornacılara 4 mekikli ekose gömleklik dokuyan Avrupa dokuma tezgâhlarının benzer modelini yaptırıp Gaziantep'e getirdi. Böylece Gaziantep'te el tezgâhlarını motorlu tezgâha dönüştürmede öncülük yaptı.

Bursa'da 1965 yılında havlu tezgâhı imal ettirip, bu tezgâhlar üzerine atılacak jakar makinelerini Gaziantep'teki tornacılara yaptırıp havlu imalatına başladı. Konukoğlu, 1962’de hidrofil pamuk tesisi, 1963 yılında 1500 iğ kapasiteli pamuk ipliği tesisi kurdu.

Konukoğlu, 1966 yılında "Hilal Kollektif Şirketi’’ni kurdu. 25 bin iğlik iplik tesisi projesi hazırlatan Konukoğlu, 23 Şubat 1972’de inşaatına başlanan tesisin 20.000 iğlik bölümünü 1974 yılında devreye alı.

Firmanın unvanı 1977 yılında Sani Konukoğlu’nun isminden esinlenilerek "SANKO Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş.'’ye dönüştürüldü. Sonraki yıllarda bilinçli ve istikrarlı adımlarla yatırımlara devam edilerek alanında çok yüksek kapasite ve kaliteye ulaşıldı.

Türkiye genelindeki işletmelerde 14.000’i aşkın kişinin çalıştığı SANKO Holding, tekstil, enerji, inşaat, ambalaj, iş ve tarım makineleri, sağlık, eğitim, AVM, bilişim, finans ve gayrimenkul sektörlerinde faaliyet gösteriyor.

Firmasının adı ile 1988 yılında kurulan Sankospor’un yönetim kurulu başkanlığını üstlenen Sani Konukoğlu, diğer sanayicilerle birlikte 15 Ağustos 1989’da Gaziantep Sanayi Odası'nı kurdu.

Sanayi Odası’nın ilk yönetim kurulu başkanlığına getirilen Sani Konukoğlu, SANKO’nun sosyal hizmetlerini organize etmek amacıyla 11 Ekim 1989’da Sani Konukoğlu Vakfı’nın kurulmasını sağladı.

Ilımlı, mütevazı, ileri görüş sahibi, sosyal, yenilikleri çabuk kabul eden, danışan, çevresindekilere yardım yapmayı görev sayan, doğayı seven, ancak öne çıkmaktan hoşlanmayan yapıya sahip olan Sani Konukoğlu, geçirdiği kalp rahatsızlığı sonucu 16 Ocak 1994’te vefat etti.

SANKO’nun bugün geldiği nokta, Sani Konukoğlu ve O’nun izinden yürüyen sonraki kuşakların bilinçli, planlı ve sabırlı çalışması ile mücadelesinin sonucudur. Bu anlayışla SANKO ve Türk ekonomisine, alanlarında örnek ve öncü şirketler kazandırıldı.

Merhum Sani Konukoğlu, sağlığında yaptığı sosyal hizmetler nedeniyle Bakanlar Kurulu'nun 27 Ekim 1997 tarih ve 30 numaralı kararı ile "Devlet Üstün Hizmet Madalyası ve Beratı’’na layık görüldü. Madalya ve Berat, 27 Ekim 1997’de Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel tarafından Çankaya Köşkü'nde yapılan törenle, SANKO Holding Yönetim Kurulu Başkanı Abdulkadir Konukoğlu’na teslim edildi.

Cuma, 18 Ocak 2019 11:57

Robotik ve Otomasyonda Yale Farkı

QuickLift’in Türkiye’de tek yetkili distribütörü olduğu, dünyanın önde gelen forklift ve istif makinaları markası Yale, otomatik malzeme taşıma ve istifleme ekipmanları konusunda farkını ortaya koyduğu yeni nesil robotik ürünleri hizmete hazır.

Otomatik malzeme taşıma ve istifleme ekipmanları özel üretim olarak imal edilmesi gerektiğinden her zaman için gerek satın alma maliyeti gerekse kurulum süreci açısından, karmaşık ve kaçınılmaz bir şekilde de pahalı bir ürün grubu olmuştur. Tüm bu etkenleri dikkate alarak, 10 yılı aşkın bir süredir otomatik çözümler üzerine AR-GE çalışmalarının yürüten Yale, MO25 model düşük seviye sipariş toplayıcı, MO50-70T akülü çekici ve MC10-15 denge ağırlıklı istif makineleri ile altyapı gerektirmeyen robotik makinalarının hazırlıklarını tamamladı.

Bir yandan çalışma maliyetlerini düşürüp verimliliği arttırırken, diğer yandan da Yale markasının güvenilirliğini sunmak için tasarlanan Yale robotik ürün gamı, özellikle uygun fiyatlı otomasyon arayan müşteriler için ideal bir çözüm olarak ortaya çıkıyor.

Kalabalığın arasından sıyrılan ürün gamı

Konuya ilişkin açıklama yapan QuickLift Satış Müdürü Barış CAN, “Taşıma ve istifleme operasyonlarının kapsamı ve barındırdığı değişkenliklerden dolayı bazı müşteriler için geniş çaplı otomasyon işlemleri uygun olmuyordu. Ayrıca, hali hazırda var olan iş gücünü rahatlatmak, daha yüksek değerli işlerin önünü açmak adına otomatikleştirilebilecek küçük ve sürekli tekrar gerektiren çalışma şekilleri oluyordu. Yale, bunu dikkate alarak müşterilerimiz için esnek ve uygun fiyatlı otomasyon hizmeti sağlamak adına robotik ürün gamını geliştirdi.” şeklinde konuştu.

Sektör lideri navigasyon teknolojisi, Yale robotik ürün gamının geleneksel kılavuzlu otomasyon makinalardan farklılaşmasını sağlayan en önemli özelliklerinden biri oldu. Yale robotik makinaları, özel bir altyapıya ya da herhangi bir kabloya, mıknatısa veya reflektöre ihtiyaç duymadan bağımsız olarak çalışabilmekte.

Barış CAN sözlerine şöyle devam etti: “Yale, AR-GE departmanı, çalışmaları sürecinde müşterilerinin taleplerini değerlendirdikten sonra, depolara ve üretim hatlarına robotik teknolojilerini getirme konusunda en büyük engelin özel altyapının kurulması olduğunu tespit etmiş, kendi haritalarını oluşturmak için mevcut yapısal özellikleri kullanarak gerçek zamanlı, kendi yer ve yönlerini bulmalarını sağlayan birçok farklı makina üretmeyi başarmıştır.

Yale robotik ürün gamında kabloları yere gömmek veya reflektörleri duvarlara monte etmek gerekmiyor; böylelikle kurulum maliyeti azaltıyor ve süreklilik gerektiren yapısal bakımı neredeyse tamamen ortadan kaldırıyor. Yale robotik modelleri tamamen müşterilerin çalışma ortamlarına bağlı, mevcut süreçlere hızlı ve kolay bir şekilde entegre edilebilir bir çözüm olmaktadır.

Yale’de her uygulamaya yönelik bir robotik ürün mutlaka var

Mevcut MO25, MO50-70T ve MC10-15 modellerine göre, Yale robotik modeller birçok farklı uygulamada verimlilik sağlıyor. Makinalar, üretim hatlarına servis yapmaktan, istasyonlar arasında yük taşımaya veya sürekli aynı rotada yapılan lojistik döngülerinden boş paletleri bir paletleme makinesine taşımaya kadar çeşitli tekrarlanan yük taşıma görevlerini otomatikleştirebiliyor.

Entegre engel tespit sistemi, makinaların acil durumları önceden tahmin etmelerine ve tepki vermelerine yardımcı olurken, makina hızını kontrol ederek yumuşak ve verimli bir şekilde hareket etmelerini sağlıyor. Geleneksel otomasyon ekipmanlarının aksine makinalarda hem manuel hem de otomatik olarak iki farklı kontrol modu olması, makinaların hem çalışanların yanında hem de diğer robotik makinaların yanında verimli bir şekilde çalışılmasını sağlıyor.

İkili mod tasarımının olması, Yale robotik ürün gamının, otomasyon olmayan işleri tamamlamak için hala manuel olarak kullanılabileceği anlamına geliyor. Operatörler bir düğmeye basıp kontrolü tekrar kazanabiliyorlar. Bu, ayrı ekipman gereksinimini ortadan kaldırırken müşterilere beklenmedik gereksinimleri karşılama esnekliği de sağlıyor.

Barış CAN, sözlerini şu şekilde tamamladı: “Yale, robot bilimini müşterilerimiz için mümkün olduğunca nasıl daha düşük maliyetli ve verimli hale getirebileceğimiz konusunda detaylı bir AR-GE süreci yürüttü. Yale robotik çözümü, müşterilerimizdeki mevcut operasyona ideal şekilde uyması için tek bir makinadan tutun da büyük bir filoya kadar tamamen ölçeklenebilecek şekilde tasarlandı. Gerek kurulum gerekse uygulama içerisinde esnek kullanım kolaylığı sayesinde alışagelmişin dışında düşük bir sahip olma maliyeti sunan Yale ürün grubu Endüstri 4.0 trendi devam ettikçe, Yale robotik ürün gamı da genişlemeye devam edecektir. Çok yakın bir gelecekte yüksek depolamalarda kullanılan istif makinelerimizde de aynı teknolojileri kullanabiliyor olacağız.”

Bilgi:

TSM Global iştiraki olarak, kaliteli ve hızlı çözümleri sunma ilkesiyle kurulan QuickLift, kurumsal yapısı, disiplinli ve deneyimli kadrosu ve Türkiye geneline yayılan yeni yapılanmasıyla, forklift ve istif makinaları sektöründe lider olmayı hedeflemektedir.

1 Temmuz 2018 itibariyle dünyanın önde gelen 150 yıllık forklift ve istif makinaları üreticisi Yale’nin Türkiye’deki tek yetkili distribütörü olan QuickLift, Türkiye’nin tüm bölgelerinde yaygın ve etkin bir satış ve satış sonrası hizmetler kadrosu kurarak, müşterilerine, güvenilir bir iş ortağı olarak, onlara özel çözümleri, kurumsal bir anlayış ile sunmayı hedeflemektedir.

Daha fazla bilgi için: Gizem Sezer Altınok; Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. - 0216 290 2828

Makine sektörü 2018 yılında ihracatını en çok artıran üç sanayi grubundan biri oldu. İhracatını yüzde 15,5 artırmayı başaran sektörün toplam ihracatı 17,1 milyar dolara ulaştığına dikkat çeken Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Kutlu Karavelioğlu, “Dünya genelinde Çin’le birlikte makine ihracatını en çok artıran iki ülkeden biriyiz. Teknoloji odaklı bir sektörün bu artış hızına ulaşması sık rastlanılan bir başarı değildir. Yıllık yüzde 15 düzeyindeki büyüme hızımızı koruyarak 5 yıl içinde ihracatımızı 2’ye katlamayı ve 2023 yılında 34 milyar dolar seviyesine ulaşmayı hedefliyoruz” dedi.

Türkiye’nin 2018 yılı toplam ihracatının yüzde 10,1’ini gerçekleştiren makine sektörü, ihracatın ithalatı karşılama oranını ise yüzde 64’e yükseltti. İhracatının yüzde 60’ını Avrupa Birliği’ne ve ABD’ye yapan sektörün kilogram başına ortalama birim fiyatları da 6,1 dolara ulaştı.

2001’den bugüne makine ihracatı 10 katına çıktı

2018 yılında makine ihracatında kaydedilen 323 bin ton artışın rakamsal etkisinin 2,3 milyar dolar olduğunu belirten Karavelioğlu, geçtiğimiz yıl dünya makine ihracat artış hızını 4’e katladıklarını kaydederek şunları vurguladı:

“2001 yılından bu yana makine ihracatımızı 10 katına çıkardık. Geçtiğimiz yıl yaptığımız çalışmalarla ekonomideki dalgalanmaların olumsuz etkilerini en aza indirmeyi başardık. Teknolojimize güvenerek ithalatçı ülkelerin kur farkını fırsata çevirmesini engelledik ve birim fiyatlarımızı düşürmeden Türk makinelerin marka gücünü koruduk. İleri teknoloji ve inovasyona yaptığımız yatırımlarla makinelerimizin marka algısını daha da yukarı taşıyacağız.”

Küresel rekabetin ana unsuru teknoloji

Makine ihtiyacını ithalatla karşılamaya devam eden ülkelerin geride kalacaklarına dikkat çeken Karavelioğlu küresel ticaret savaşlarının ardında teknoloji savaşlarının yer aldığını belirterek şunları ifade etti:

“Kaynak maliyetlerinin tüm dünyada arttığı bir süreçte eski alışkanlıkları bir kenara bırakmak gerekiyor. Türkiye sanayii artık yeni bir sayfa açmalı ve dövizle borçlanarak makine ithal etme anlayışı tamamen bırakmalı. Makine sektörü pazar büyüklüğü küresel pazar içinde yüzde 1,9 seviyelerine kadar yükselen ülkemizin, makine ithalatı sebebiyle 10 milyar dolar dış ticareti açığı vermesini doğru bulmuyoruz. Teşvik mekanizmasının yerli makine ve teknolojiye ayrıcalık tanıyacak şekilde revize edilmesi gerektiğine inanıyoruz. Makinelerin imalatçıları ve kullanıcılarıyla birlikte yurtiçinde geliştirilmesi, yerli ve milli olmanın temel unsurudur.”

KOBİ’ler özel maksatlı makinelerle büyüyecek

Özel maksatlı makinelere olan ihtiyacın artmasının, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de KOBİ düzeyinde teknoloji geliştiren makine imalatçılarının gelişimine katkı sunacağını söyleyen Karavelioğlu şöyle konuştu:

 “KOBİ'lerin etkin olduğu Türkiye ekonomisi için bu dönem, çok önemli bir fırsattır. Özel maksatlı makineler üretmeye ve niş alanlarda teknoloji geliştirmeye uygun bir sekörel yapımız var. Mevzuatta yapılacak iyileşme, makine imalatçılarının ar-ge yatırımlarını daha da artıracaktır. Yalnız, Piyasa Gözetimi ve Denetiminin etkin bir şekilde tesis edilmesi gerekiyor. Makine sektöründe Piyasa Gözetim ve Denetimi tam bir ihtisas konusu olduğu için, sektör temsilcilerinin deneyiminden mutlaka yararlanılmalı. Yatırım ortamında yapılacak iyileştirme, sadece makine sektörünün değil bir bütün olarak Türk sanayiinin önünü açacaktır. Tedarikçi dallarda dışa bağımlılığın azaltılmasına yönelik tedbirler, Türkiye’yi uluslararası pazarda daha rekabetçi ve daha da güçlü bir ülke kılacaktır.”

1985 yılında Hasan Işıkbaş tarafından 4.Levent’te küçük bir atölyede forklift ve İstif makinaları konusunda servis hizmetleri vermeye başlayan Standard İstif makinaları firması 1998 yılında İstanbul Organize Sanayi Bölgesinde mülkiyeti kendilerine ait olan işyerlerinde çalışmaya devam ediyor.

Hasan Işıkbaş’ın 1997 yılına kadar başında bulunduğu firma yönetimini oğluna devretmesiyle firmada Genel Müdür olarak yönetimin başına geçen Fırat Işıkbaş çalışma alanlarını “Dizel ve akülü forkliftler,akülü manuel ve yarı manuel İstif makinaları ve transpaletlere servis hizmetleri, konusunda 33 yıllık geçmişe sahip bir firmayız. Ayrıca özel imalat transpaletler, bobin taşıma, istifleme, yük asansörlerini de faaliyet alanımıza eklemiş bulunmaktayız.” diye özetledi.

Işıkbaş, “Mülkiyeti kendimize ait 550 metrekare kapalı alanı olan işyerimiz ISO hizmet yeterlilik Kalite belgesine sahip olup tüm persenelimiz iş güvenliği eğitimleri almış ve operatörlük belgesine sahip, konusunda uzman 15 kişilik bir ekipten oluşturulmuştur. Firmamızda müşteri ihtiyaçlarına yeterinde cevap verebilecek yedek parça stoğumuz bulunmakta olup her biri tam donanımlı 4 servis aracımızla 7/24 değerli müşterilerimize hizmet vermekteyiz.” diye konuştu

Daima müşterilerimizin ihtiyaç ve taleplerine en kısa zamanda, en doğru şekilde cevap veren aktif bir anlayışla çalışmayı prensip edinmiş olan firma olduklarının altını çizen Fırat Işıkbaş, “ Hızlı ve dürüst çalışarak hizmet kalitemizi en üst seviyeye taşımaya büyük gayret gösteriyoruz kısaca yaptıklarımız yapacaklarımızın teminatıdır” dedi.

Çağlar Tekinbaş, MRC forklift Firmasını Faaliyete Geçirdi.

2008-2011 Yılları arasında Komatsu forkliftlerin Ankara Bölge yetkili servisi Galen Grupta 2011-2018 yılları arasında Hyster forkliftin Türkiye distribütörü TSM Global A.Ş firmasında satış yetkilisi olarak görev yapan Çağlar Tekinbaş, Ankara’da MRC forklift firmasını kurarak çalışmalarına başladı.

Birçok kişi kendi işini kurmak ister ancak ilk adımın ne olacağını veya nasıl başlamaları gerektiği konusunda tereddüt yaşayabilirler. Bir diğer konu ise iş kurmak için doğru bir zamanın olup olmadığı sorunmalıdır. Ancak iş kurmak veya bir fikri hayata sokmak için yanlış zaman diye bir şey yoktur.” diye konuşan Tekinbaş,

“Ekonominin iyi olduğu dönemlerde genellikle kurulan işlerin daha çok talep göreceği ve başarılı olacağı düşünülür. Çünkü insanların harcayacak isteği ve yeterli parası vardır. Bu kısmen doğru olsa da ekonomik kriz zamanları da kendi içinde fırsatlar barındırır. Eğer dersinize iyi çalışırsanız ve sektöre hakim olursanız, ekonomik zorlukları da bir fırsata çevirerek kendi işinizi kurabilirsiniz. Bende Doğru zamanı yakaladığımı düşünerek MRC İş Makinaları firmasını kurduk.” dedi.

Uzman Ekip İş Başında

Kurduğu MRC forklift firmasında servis konusunda sektörün deneyimli isimlerini MRC forklift firması çatısı altında toplamayı başardıklarının altını çizen Tekinbaş, sözlerine şöyle devam etti. “ Firma olarak her marka ve model sıfır ve 2 el forklift satışları,motor bakımları ve revizyon işlemleri,periyodik bakımlar,yedek parçalarının temini ve satışı, ayrıca iş makineleri yedek parçaları ve ekipmanlarının satışı konusunda faaliyet göstereceklerini ifade etti.

Sektörde Kalıcı Olmayı Hedefledik

Tekinbaş, Bu yıl faaliyete başladığımız için firmamızın ileriki yıllarda sektörde kendine iyi bir yer edinerek müşterilerine güven veren ve hızlı çözüm üretebilen kalıcı bir firma olmayı hedeflemekteyiz” diye konuştu.

“Fuar Maden Sektörünün Tüm Paydaşlarını Tek Çatı Altında Topladı”

Tüyap Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş. tarafından, Yurt Madenciliğini Geliştirme Vakfı iş birliği ile düzenlenen Maden Türkiye 2018, 8. Uluslararası Madencilik, Tünel İnşa, Makine Ekipmanları ve İş Makineleri Fuarı, 13-16 Aralık 2018 tarihleri arasında tüm sektör profesyonellerini 8. kez bir araya getirdi.

Sektörün Yurtdışına Açılan Kapısı Maden Türkiye Fuarı İstikrarlı Büyümesine Devam Etti.

2004 yılından bu yana 30’un üzerinde ülkeden 2.416 katılımcı firma ile birlikte 51.498 yerli ve yabancı ziyaretçiye ev sahipliği yapan fuar, 2018 yılında 447 katılımcı ve 11.082 profesyonel ziyaretçi ile 5 salonda gerçekleştirildi. %17 yerli profesyonel ziyaretçi artışı yaşanan fuarda yabancı profesyonel ziyaretçilerin artışı %35 oldu.

Çin ve Çek Cumhuriyeti’nin milli katılım gerçekleştirdiği fuarda İran, Suudi Arabistan, Nijerya, Kazakistan, Gana, Makedonya, Bulgaristan, Azerbaycan’dan alım heyetleri ağırlandı ve yabancı alım heyetleri ile katılımcı firmalar arasında önemli iş birliği görüşmeleri gerçekleştirildi.

Sektördeki Gelişmeleri Sektördeki Profesyoneller Anlattı.

Maden Türkiye Fuarı esnasında gerçekleşen seminer, sempozyum ve açık oturumlar ile sektördeki son teknolojiler, gelişmeler, yeni düzenlemeler ve mevzuatlar ile ilgili konular tartışıldı ve değerlendirildi. Fuar süresince Madenciliğin Güncel Sorunları, Yerli Maden Makineleri Üretimindeki Gelişmeler, Özel Maden Kabloları, Yüksek Dayanımlı Çeliklerle Aşınma Çözümleri, Konveyör Sistemleri ve Kullanılan Materyaller, Volvo Penta Stage 5 Motorları, Ekonomik Maden Aramacılığı, Cevher Hazırlama Mühendisliği ve Çalışma Alanları, 2016-2018 Yılları Arasında Türkiye’de Yapılan Kömür Sondajlarının Çoklu Analizleri, Smart Mining konularında etkinlikler düzenlendi. Bu etkinlikler ile yurtiçinden ve yurtdışından profesyoneller bir araya gelerek maden sektörünün dünü, bugünü ve geleceğine ilişkin fikir alışverişinde bulundular. Maden Türkiye 2018 Fuarı, konusu, gündemi ve işi maden / madencilik olan tüm paydaşların bir araya gelerek dünün değerlendirildiği, bugünün belirlendiği, geleceğin planlandığı bir buluşma noktası oldu.

2004 yılından bu yana ülke ekonomisine büyük bir katkı sağlayan, madencilik endüstrisinin bir araya gelmesine ve sesini duyurmasına imkan veren, sektörün uluslararası ticari faaliyetlerini geliştirmesine ortam hazırlayan Maden Türkiye Fuarı, her geçen yıl büyüyerek Türk madencilik sektörünün gelişimene destek olmaya devam edecektir.

Kılıç Grup'un yeni araçları 250 ton taşıyorKılıç Grup, proje taşımacılığına başladı. 1 yıl içerisinde ilk 3’e girmeyi hedefleyen şirket, özel bir liman işletmeciliğine sunacağı lojistik hizmeti için 7 milyon euroluk araç yatırımı yaptı.

Yücel Boru, Çolakoğlu Metalurji, RZK, Erdemir, Has Çelik, Sarkusyan, Kroman, Atakaş, Akçelik gibi Türkiye’nin önde gelen şirketlerine lojistik hizmeti sunan Kılıç Grup, proje taşımacılığına başladı. 1 yıl içerisinde ilk 3’e girmeyi hedefleyen şirket, özel bir liman işletmeciliğine sunacağı lojistik hizmeti için   7 milyon euroluk araç yatırımı yaptı.

Kılıç Grup, proje taşımacılığına 2018 yılı içinde iddialı bir giriş yaptı. 1 yıl içerinde ilk 3’e girmeyi hedefleyen şirket, ilk proje için 7 milyon euroluk araç yatırımı yaptı ve 2019 Ocak ayı itibari ile özel bir liman işletmeciliğinde ,liman içi tüm lojistik hizmetlerine başlamış olacak. Bu yeni hizmetiyle birlikte şirket, yurtdışı taşımalarına da başladı Yurtiçinde karayolu taşımacılığında Türkiye’nin önde gelen firmalarından biri olan Kılıç Grup A.Ş, ağırlıklı olarak demir-çelik sektörüne hizmet veriyor. Şirketin müşteri portföyünde Yücel Boru, Çolakoğlu Metalurji, RZK, Erdemir, Has Çelik, Sarkusyan, Kroman, Atakaş, Akçelik ve gibi firmalar yer alıyor. Şirket, Türkiye’nin önde gelen bazı tersanelerine de lojistik hizmeti sunuyor. Yüzde 100 yerli bir aile şirketi olan Kılıç’ın merkezi ise Dilovası'nda bulunuyor. İskenderun’da şubesi bulunan Kılıç Grup A.Ş, yıllık 6.5 milyon tona yakın demir elleçliyor. Konteyner elleçleme miktarı ise yıllık 15 bin TEU.

Her yıl yüzde 20’nin üzerinde büyüme sağlayan Kılıç Grup, 2018 yılında ise yeni bir yapılanmaya giderek, liman içi lojistik hizmetler alanında 2018 yılı başında yatırım atağına geçti, 1 yıl süren 250 ton taşıma kapasiteli özel olarak dizayn ettirdiği makinaların ilkini İtalya'dan getirterek ,Türkiye'de bu alanda bir ilk olmanında haklı gururunu yaşıyor.Şirketin en önemli gündemi ise oldukça iddialı bir giriş yaptığı proje taşımacılığı. Kılıç Grup A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Kılıç, “Bugüne kadar Türkiye’nin en büyük demir-çelik firmalarına hizmet verdik, ancak 2018 yılı birlikte farklı projelerin içinde yer almak ve projeksiyonumuzu geliştirmek istedik ve yatırımlarımızı liman içi lojistik hizmetlerine yoğunlaştırarak hızlandırdık. 2018 yılı hedeflerimizden biri 1 yıl içerisinde proje taşımacılığında Türkiye’de önemli atılımlar yapmaktı ve yıl sonuna geldiğimiz bu günlerde yapımı 1 yıl süren ve ciddi mühendislik mesaisi harcadığımız 250 ton yükleme kapasitesi olan makinalarımızın ilkini İtalya'dan Türkiye'ye girişini sağladık. Diğer makinalarımızın ise Ocak ayı itibari ile Türkiye'ye girişi sağlanacak. İşin projelendirmesinde çok emek verdik, çok çalıştık. Ama makinalarımızın Türkiye'ye girişi ile birlikte bu mühendislik çalışmasının içinde olmak ve bu alanda Türkiye'de bir ilke imza atmış olmak bile bizi mutlu etmiştir.

Proje taşımacılığı için altyapı 2018 yılı başında kurduk

Ocak ayı itibariyle proje taşımacılığına başladıklarını belirten Ayhan Kılıç, yeni hizmetlerine yönelik şunları söyledi: “Bu alanda 2018 yılı başında iddialı olacağımızı söylemiştik, yıl sonuna geldiğimiz bu ayda, kendimize verdiğimiz sözümüzü tutmuş olmanın haklı gururunu yaşıyoruz.

Enerji ve gayrimenkul yatırımları devam edecek

Şirketin taşımacılık dışında enerji ve gayrimenkul sektörlerinde de yatırımları bulunuyor. Kılıç Grup A.Ş, 2018’in başında bu iki alandaki yatırımlarının da artarak devam edeceğini söylemişti ve yıl içinde İskenderun ve Kocaelin'de yeni bir akaryakıt yatırımı daha yaptı. Gebze ve İskenderun’da olmak üzere 2 antrepo yatırımını ise 2018 gerçekleştirmiş oldu.

Yurtiçi Kargo, CIO Dergisi’nin yayınlanmakta olduğu tüm ülkelerde düzenlenen en saygın IT ödül programlarından biri olan CIO Ödülüne layık görüldü.

IDG lisansı ile 40’tan fazla ülkede düzenlenen ve teknoloji liderleri için en prestijli ödüller arasında sayılan CIO Ödülleri’nin Türkiye’de bu yıl 9’uncusu düzenlendi. Dünya Gazetesi ve CIO Dergisi tarafından Logitech, Panasonic ve Radore sponsorluğunda 13 Aralık tarihinde Fairmont Quasar İstanbul’da düzenlenen gecede, uzman isimlerden oluşan jüri üyeleri tarafından 5 önemli kritere göre yapılan değerlendirme sonucunda Yurtiçi Kargo CIO’su Dursun Dinçer ödüle layık görüldü.

Yurtiçi Kargo Bilgi Sistemleri Genel Müdür Yardımcısı Dursun Dinçer konu ile ilgili yaptığı açıklamada; “Yurtiçi Kargo hem Türkiye’de hem sektöründe Dijital Dönüşüm’e ayak uydurmuş, bu bağlamda Mobil Teknolojilerin Taşımacılık Sektörü’nde yaygınlaştırılması için de öncü olmuş bir markadır. Ödüle layık görüldüğümüz dijital dönüşüm projesi ile öncelikle el terminallerinden kaynaklanan kullanım zorluğu ve donanım maliyetleri gibi engellerin önüne geçebilmek amacıyla Mobil Kurye Uygulamasını geliştirdik. Bu sayede Kargo alım, kargo teslim, erişim sağlanamayan müşteriler için elektronik bilgi notu (Geldik Bulamadık), Kurye Rota ve Konum Planlama, Kurye’nin günlük dağıtım, iş listesi oluşturma ve Mobil Faturalandırma gibi işlemlerini Akıllı Telefonlarından yapılabilir hale getirdik. Söz konusu uygulamanın yaygınlaştırılmasını ve sahada tüm kuryeler tarafından kullanılmasını sağlamak amacıyla 2018 yılında kargo sektöründe yine bir ilk olarak yarattığımız Mobil Oyunlaştırma Teknolojisi “YK GAME” ile başarıyı ödüllendirme sistemini geliştirdik. Bu ve benzerleri gibi geleceğe yönelik yaratıcı çözümler, kargo sektöründe ilkler ve müşteri odaklı hizmetler yaratmaya bundan sonra da Yurtiçi Kargo olarak devam edeceğiz” dedi.

Türkiye’nin önde gelen kurumlarının hayata geçirdiği yenilikçi ve başarılı projeleri ve bu projelere liderlik eden CIO’ların ödüllendirildiği yarışmada projeler; hayata geçirildiği kurumlarda değişime öncülük etmesi, yenilikçi yaklaşım sunması, ilgili kurumların operasyonlarında güç yaratması, şirket yönetiminde etki yaratması ve yatırımın geri dönüşünü sağlaması gibi 5 ana kriter esas alınarak değerlendirildi.

Salı, 08 Ocak 2019 06:23

PT20 LİSTESİ AÇIKLANDI

Platformder tarafından “Türkiye’nin En Büyük Platform Kiralama Şirketleri” listesi açıklandı. Sektördeki 120 oyuncunun katıldığı listede 2.500 ile 200 arasında makineye sahip olan işletmeler, en büyük 20 kiralama şirketi arasında yer aldı.

PLATFORMDER, kiralama piyasasının haritasını çıkarttı. Sektörde aktif olarak faaliyet gösteren tüm işletmelerle tek tek iletişime geçen PLATFORMDER, firmalar tarafından beyan edilen makine adetlerini dikkate alarak “SEKTÖRÜN EN BÜYÜK 20 FİRMASINI” belirledi. Makine adetleri dikkate alınarak oluşturulan listenin ilk sırasında ise 2 bin 366 adet platform ile MRT Makina yer aldı.

TERCİH; YÜZDE 73,6 MAKASLI PLATFORM

120 firmanın yer aldığı araştırmada, en büyük 20 kiralama firmasının belirlenmesinin yanı sıra işletmelerin makine parklarındaki sahip olduğu platform ürün gruplarından hareketle sektörde en çok tercih edilen ürünlerin bilgisine de ulaşıldı. Listedeki makine gruplarına bakılacak olursa piyasada 9 bin 730 adet akülü makaslı, 893 adet dizel makaslı, 730 adet akülü eklemli, 772 adet dizel eklemli, 639 adet araçüstü, 145 adet dizel teleskopik, 149 adet dikey, 104 adet paletli ve 56 adet diğer olmak üzere toplam 13 bin 216 adet personel yükseltici platform bulunuyor. Bu rakamlara göre piyasadaki makinelerin yüzde 73,6’ısını akülü makaslı, yüzde 6,8’ini dizel makaslı, 5,5’ini akülü eklemli, 5,8’ini dizel eklemli, yüzde 4,9’unu araçüstü, yüzde 1,1’ini dizel teleskopik, yüzde 0,8’ini paletli, yüzde 1,1’ini dikey ve yüzde 0,4’ünü diğer platformlar oluşturuyor.

AĞIRLIK AKÜLÜ, DİZELE EĞİLİM VAR

Listedeki rakamlardan hareketle makaslı platformlarda daha çok akülü, eklemlilerde ise dizel makinelere ağırlık veriliyor.

Sonuç itibari ile listeden Türkiye platform kiralama sektörünün akülü makaslı platformlar ile başlayan yolcuğunun tüm hızıyla devam ettiği fakat gerek iklim gerekse çalışma koşulları nedeniyle işletmelerin dizel makinelere doğru bir eğilim gösterdiği sonucu ortaya çıkıyor. Türkiye piyasasında tercih edilen platformlar ile diğer ülkelerdeki platform tercihleri karşılaştırıldığında ise ihtiyaçların benzerlik gösterdiği görülüyor. Türkiye’de olduğu gibi diğer ülkelerdeki kiralama parklarının çoğunluğunu makaslı platformlar oluşturuyor. İklim ve çalışma koşullarına göre akülü ve dizel ayrımına giden işletmelerin makaslıdan sonra eklemli ve araçüstü platforma ağırlık veriyor.

 

DÜNYA’DA DURUM

Personel yükseltici platform sektörü, dünya çapında gelişmesini sürdürüyor. 530 bin 525 adet platformun bulunduğu Amerika’da şu anda özellikle kiralamanın kuvvetli olduğu görülüyor. Amerika’nın arkasından küçük bir farkla Avrupa geliyor. Bu bölgede özellikle İtalya ve İspanya gibi ülkeler gittikçe kuvvetlenmeye başlıyor. Kiralamada hızlı büyüyen Çin piyasası çok iyi bir durumda ve bu yolda büyümeye devam etme sinyalleri veriyor. Güneydoğu Asya, son zamanlarda, platformlar için önemli yeni bir piyasa halini aldı. Singapur bölgede uzun yıllardan beri gelişmiş bir piyasaya sahip. Platform kiralama piyasasında büyüyen Türkiye İse önemli ülkeler arasında yer alıyor.

Sayfa 1 / 32
We use cookies to improve our website. By continuing to use this website, you are giving consent to cookies being used. More details…