All for Joomla All for Webmasters

İletişim Tel: +90 544 795 01 01

Sadi GÜLER

Sadi GÜLER

Pazartesi, 30 Nisan 2018 15:22

Bir izah eden bulunur mu?

Bu sayımızdaki yazımda hem sektörümüzün hem de sektörel yayıncıların sorun ve şikayetlerinden bahsetmek istiyorum.

İlk önce de fuar organizasyonu yapan firmalardan başlamak istiyorum.

Sektörel yayıncılığa başlamadan evvelde gerek katılımcı olarak ve gerekse ziyaretçi olarak bir çok fuarlarda bulundum. Medya mensubu olduğum için tabi ki önce medya sektörünün bulunduğu holleri ziyaret ediyordum.

Medya sektöründeki firmaların devamlı şikayet ettikleri konu “Stand yerlerinin iyi olmadığı” dip köşelerde ve kimsenin uğramayacağı yerlere stand açtıklarını, dolayısıyla fuardan bir verim alamadıkları devamlı dinlediğim şikayetlerdi.

Bende aynı şikayetlerden müşteki olan biri olarak başta “Win Eurasia” fuarını düzenleyen kuruluş olmak üzere fuar firmalarına buradan seslenmek istiyorum.

“Sektörel dergilere ihtiyacınız yoksa fuarınıza davet etmeyin, ihtiyacınız varsa doğru dürüst stand yeri verin. Bizlerin zamanını çalmaya ve hamallık yaptırmaya hakkınız yok.”

Ayrıca yine buradan Sektörel yayıncı arkadaşlarada “Şikayet edeceğinize katılmayın diyeceğim ama… İçlerinde öyle bir yağdanlık haline gelmiş olanlar var ki… hem şikayet eder, hem de koşa koşa giderler”

GELELİM BİZİM DERNEĞE

Yıllar evvelde bizim dernek dediğim İSDER’ le Material Handling dergisinin yıldızı hiç bağdaşmadı.

(Neden bağdaşmadığını bir sonraki sayımda anlatacağım)

Faruk Aksoy’un Genel Sekreterliği sırasında da şikayetçi olmuş ve çok uzun süre derneğe adım bile atmamıştım. Nedeni, İsder’de çalışan bir iki kişinin o zamanlar yeni çıkmış bir dergiye reklam toplamaya çalışmasıydı. Hatta Faruk Aksoy’a “ Basın İlan Kurumu musun?, Dernek misin?” diye şikayetimi dile getirmiştim. Aksoy “Böyle bir şey olamaz “ dedi ama gerçeği gördü sonrada gereğini yaptı.

Bu geçmiş zamandı şimdi ise… İSDER bir etkinlik yapıyor bazı dergiler bu etkinliğe katılamıyor,

İSDER Basın bülteni hazırlıyor bazı dergilere gönderiliyor bazı dergilere gönderilmiyor.

Telefonla arıyorsunuz cevap veren yok.. sonradan da dönüş yaparak nedeni izah edilmiyor.

Bunun sebebi nedir? İsder’den biri bunu bana anlatsın lütfen.

Not: Önümüzdeki sayımızda Sektörün, sayıları 1000’e yaklaşan ve hiç hesaba katılmayan Forklift Servislerinin sorunları ve şikayetleri bölge bölge yer alacak.

Perşembe, 01 Mart 2018 07:07

“Türkiye Forklift Tarihi”

Biraz nostalji yapalım,şöyle  zaman tünelinde bir  tur atalım istedim.

Dergimizin yayın hayatına başladığı 1998 yılından itibaren yavaş yavaş sektördeki firmaları ve sahiplerini tanımaya başlamıştım, çoğu bazı işyerlerinde birbirleriyle çalışmış şimdi rakip olmalarına rağmen birbirlerinden bahsederken gururla “ O benim ustamdı ,beni yetiştiren insandı” “Benim müdürümdü” diyebiliyor ve birbirlerinden saygı ile bahsediyorlardı.

Sektöre yıllarını vermiş bu insanlardan biriside Türkiye’de forklift denince ilk akla gelen isimlerden olan …Hepimizin duayeni, Eyüp Karakuş,

“Karakuş firması Türkiye’nin ilk forklift yedek parça ithalatçısıdır.

 Eyüp Karakuş,Taksim’deki ilk dükkanından yedek parça almaya gelen müşterilerine adeta esnaflık dersi verirdi.  Çayınızı yudumlar veya yemeğinizi yerken  yine o zamanlar ilginç bir akvaryum’u izler, dinlenirdiniz,

O zamanlar yedek parça çeşitleri kısıtlı bazen çok gerekli olan  parçalar stokta,

 ama unutmamak lazım ki parça yoksa bile mutlaka bir çözüm vardı…Jeep parçalarından adaptasyon mu istersiniz son derece eski makinelerle çalışan tornacılarda yapılan iyileştirmeler ve tamirler mi…ama mutlaka bir çözüm üretilirdi.

1980 yılına gelindiğinde Türkiye’de bir kaç ilk yaşandı.Selahattin Tunç,çalıştığı Karakuş’dan ayrılıp Tunç Ticaret’i kurdu ve böylelikle sektörün ikinci bir Forklift yedek parçacısı olmuştu.

Karakuş ve Tunç firmalarının çözüm ortaklarından biri de “Tornacı Nihat Akkuş “idi.Farklı işler yaparken Karakuş ve Tunç’un  yönlendirmesive desteğiyle Forklift yedek parçaları üretir olmuştu.90’lı yılların başında işi oğullarına devretti ve Akkuşlar’ın temeli böylece atılmış oldu.

Daha sonra Anadolu yakasında sessiz sedasız bu işe soyunan Ünsal Kuyucu adı konuşulmaya başlanmıştı.

Ender Erkul,Türkiye’de ilk forklift kiralama işini

Fuat Aktüre ilk özel forklift servisini kurdu ve akülü işi yaptığı için o zamanlar rakipsizdi.

 80’lerin ortasında birden İzmir kökenli bir firmanın ciddi atılımlarla piyasaya girmesiyle İstanbul-İzmir  rekabetide başladı. İstanbul’dakiler birbirini tanıyordu ama  İzmir’lileri tanıyan yoktu.Ayrıca onlar imalat da yapıyordu Salih Can ve Yaşar Susup’un kurduğu firmanın adı ise Teknopar’dı.

İzmir’lilerin devamı Erkan Boylu’nın kurduğu Modern Dış Tic.Ltd.Şti.

ve Mehmet Partal’ın kurduğu Gimakforklift firması geliyordu.

O zamanlar Lindeforkliftin imalatınıise  Tatmak yapıyordu. Piyasada Halit Soyubelli diye birinin adı konuşulmaya başlanmıştı. Şeref Özkan’la birlikte çalışıyorlardı.

 90’lı seneler  ÖzellikleBalkancar hakimiyetindeki tam  bir curcunaydı.

 Konuyu ilk fark eden HASEL olmuştu.Halit Soyubelli, Şeref Özkan,Sezai Hivel,Hikmet Azaklı ve “Rahmetli” Coşkun Ekinci güçlerini birleştirip HASEL’i kurmuşlardı. Sezai Hivel’in Allah vergisi satıcılık nosyonları ve disiplini Balkancar’ı (daha sonra kapandığı için adı “Record” olmuştu ) birden Türkiye’nin en çok satılan Forklift’i haline getirdi. Bulgaristan’ın yakın oluşu ithalat için bir avantaj,parçaların legal veya illegal ama ucuz ve sürekli bulunur oluşu markaya ciddi bir satış artışı getirmişti.

Balkancar furyası daha sonra Teknika’nın ve Çukurova’nın atılımları ile tarihe karışıyordu. Müşteriler yeni model Clark’ları ve Kore malı Halla’ları da benimsemişti. Yedek parça ve servis sıkıntısından bıkan tüm müşteriler her yeni markayı “mecburen” benimserdi zaten.

Balkancar’ın krallığı bitmeye yüz tutunca Halit Soyubelli  yine önce davranıp bu sefer rekabet ve yanlış politikalar yüzünden iyice kan kaybeden Tatmak’ın elinden Linde’yi  almıştı.

Hasel, Linde’yi alınca ortaklar iş bölümü yapmış  SezaiHivel ve Şeref Özkan, “Boskar”  ünvanı ile Koçkaya’nın elinden aldıkları Samsung’un mümessili olarak devam ederken  daha sonra Halit Soyubelli ve Hikmet Azaklı için  Linde macerasına başlamıştı.

SoyubelliHasel ile Linde’ye, Sezai Hivel ve Hikmet Azaklı ise Boskar firması ile CatForklift ile devam halen devam etmektedir.)

Sönmez Yazıcı İstanbul’da Balkancar yedek parçacılığına başlamıştı.Sonra  tek başına yine Bulgar malı olan önce Record daha sonra Hercu ve son olarak da Çin malı olan HELI Forkliftisatmaya  bir yandan da yıllardır hayal ettiği imalatlara başlamıştı ve bu yolda gayet başarılı bir şekilde ilerliyor.

Yukarıda özetler halinde yazdığımız hikayenin  sahibi 40 yıllık forkliftçi Fuat Aktüre,

Sektöre yarım asır hizmet vermiş kişilerle “Türkiye Forklift Tarihi” başlıklı köşemizde  seri röportajlara bir sonraki sayımızda başlayacağız.

Şimdilik kalın sağlıcakla...

Cumartesi, 06 Ocak 2018 07:35

YÜZ YILLIK GURUR

Değerli okuyucularım

 Bu sayımızda 1973-79 yılları arasında kadrosunda yer almaktan onur ve gurur duyduğum Cumhuriyetin sönmez meşalesi Yeni Adana Gazetesinin 100 yaşını kutlaması dolayısıyla bu sütunda Yeni Adana Gazetesinin yazarlarından Sayın Zeynep Kural’ın yazısına yer vermekten dolayı ayrıca mutluluk duyuyorum.

0949380290022

Bir ulusun var olma mücadelesinde yerini almış, kurtuluş bilincini yeşertmiş, yaşatmış, 1918 yılından bu tarafa yayın hayatını aralıksız sürdürmüş, bu özelliğiyle ülkemizin ilk ve tek gazetesi olmuş, bir asır boyunca Türkiye´nin her haline tanıklık etmiş olsun.

İşgal altındaki vatanımızda Kuvayı Milliye ruhunu canlandırsın, umutsuzluğa kapılmaksızın milli mücadelenin gerektirdiği duygu ve düşüncelerle can bulsun.

Tek karış toprağın düşmana verilmeyeceğine inanan, Adana Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti´ni kurup başkanlığını yapan Ahmet Remzi Yüreğir tarafından, 25-Aralık-1918 tarihinde Fransızların Adana´yı işgalinden sadece 5 gün sonra ve bu işgale karşı direnmek, örgütlenmek üzere kurulsun.

Düşman kuvvetlerince hakkında ölüm kararı alınması ve gazeteye yapılan baskınla yayınının yasaklanması üzerine Pozantı´ya geçen Ahmet Remzi Yüreğir´in, bir tren vagonunda, oldukça zor şartlarda gazeteyi çıkartmasıyla ve cepheye ulaştırmasıyla yaşamına devam etsin.

Bağımsızlığın kazanıldığı, cumhuriyetin ilan edildiği yılların en onurlu ortağı sayılsın. O zamanlardan günümüze Atatürk´ün ilke ve devrimlerini savunsun, cumhuriyetin meşalesini elinde tutsun, vakur duruşuyla, ilkeli tavrıyla yayın hayatını sürdürsün.

İlkelerinden, değerlerinden, dünya görüşünden ve bağımsızlığından ödün vermesin.

Gücünü, Kurtuluş Savaşı´nın başladığı yıllarda ve hemen ertesinde tüm yurda hakim olan ulusal bağımsızlıktan, cumhuriyetin temellerinden alsın ve koruduğu bu değerlerle onurlu bir duruşu kendine kimlik edinsin.

Düşüncede aydınlık, bilgide yol gösterici, çağdaşlaşmada Atatürk ilkelerini benimseyici hayat görüşünü yansıtabilsin. Kalıcılığı sağlamak adına dürüstlüğünden, tarafsızlığından vazgeçmeyebilsin.

Türk basın dünyasına pek çok önemli gazeteci, yazar, sanatçı yetiştirsin, milli kültür ve hafızanın okulu sayılsın. Ahmet Remzi Yüreğir´in oğlu olan ve uzun yıllardır gazetenin başında bulunan Çetin Remzi Yüreğir´in dayısı Fazıl Hüsnü Dağlarca´nın ilk hikayelerini, şiirlerini yayınlasın.

1965 yılında, “Bu ödül bir kez daha bir gazetenin büyüklüğünün, sayfalarının sayısına ve tirajına bağlı olmadığını göstermiştir. Bir gazetenin büyük olması için bir sürü baskı makinesi koleksiyonuna değil fakat bir ruha sahip olması gerekir” denilerek, Dünya Basın Başarı Ödülü´ne layık görülen ilk ve tek Türk gazetesi olsun.

1996 yılında, Türkiye Basın Özgürlüğü Ödülü´nü, 2015 yılında ise Çukurova Gazeteciler Cemiyeti Özel Ödülü´nü alsın.

“Atatürk Türkiye´sinin ileri karakolu”, “Türkiye´nin basın çınarı”, “Bir mucizenin simgesi” olarak anılsın.

Ve tam 100 yıllık olsun. Bir asra damgasını böyle vursun.

İşte bu yüzden ve daha pek çok sebepten dolayı Yeni Adana Gazetesi, haklı gururumuzdur. 2018, gazetemizin 100. yaşını çok özel etkinliklerle kutlayacağı bir yıl olacak.

 

Zeynep KURAL

Yeni Adana Gazetesi Yazarı.

 

Cuma, 15 Aralık 2017 08:03

Sektör Devler ligi haline geliyor.

Sektör Devler ligi haline geliyor.

Bütün dünyada çok büyük bir pazara sahip olan kiralama sektörü ülkemizde de önemli şekilde büyüyor ve gelişiyor.

Kiralama konusuna Material Handling sektörü penceresinden bakacak olursak sektörün yeni ufuklara doğru yelken açtığını görürüz.

Türkiye Material Handling sektörü artık ülkemizdeki büyük şirketlerin, holdinglerin ilgisini çekmeye devam ediyor.

Kısaca buna “Devlerin kiralama Aşkı başladı” diyebiliriz.

Ülkemizin saygın kuruluşlarından REYSAŞ Holding bünyesinde yer alan Emir İstif Makinaları firması

Material Handling sektörünün en eski firmalarından Tunç İstif firması ile güç birliğine girerek Makine kiralama ve forklift yedek parçaları konusunda “1 numara” olmayı hedefleyerek çok önemli bir oyuncu haline geliyor.

Yine ülkemizin saygın firmalarından HAREKET Proje Taşımacılığı ve Yük Mühendisliği A.Ş. bünyesinde yer alan RENTH İş Makineleri Kiralama Hizmetleri A.Ş. sahada yer alacak diğer bir önemli oyuncu olacak.

Renth firması, bir inşaat şantiyesinin ekipman ihtiyaçlarını A’dan Z’ye karşılamak üzere faaliyetlerine başladı ,İstif makinalarından, Platformlardan güvenlik ekipmanlarına kadar 500’ü aşkın makine ve ekipman çeşidi ile hizmet veren firma, yeni makine alımları hedefleyerek makine parkını daha da genişletmek ve kiralama sektörüne yeni bir soluk getirmek istiyor.

Türkiye’nin diğer bir lojistik devi NETLOG, Palet tedarik ve yönetimi konusunda Türkiye’nin en büyük firması olan Palex Geri Dönüş Çözümleri A.Ş’nin çoğunluk hissesini satın aldı.

Material Handling sektöründe var olan bazı dev firmalara yeni dev firmaların eklenmesi elbette sektöre bir heyecan ve önemli şekilde bir hareket getirecektir.

Öyle sanıyorum ki bu firmalar sadece kiralama konusunda kalmayıp forklift ve istif makinaları ithalatı da yapacaklar hatta Türkiye’de bulunan bazı markalar da el değiştirebilirler.

Türkiye’nin en genç kiralama filosuna sahip olan Almanya’nın dev firmalarından Jungheinrich, yenilenmiş 2.EL forkliftleriyle ikinci el algısını değiştirerek sektöre farklı bir boyut kazandırmaya çalışıyor bu nedenle 2.EL istif makinaları satış deposunun açılışını yaptı. bu depoda müşterilerin makinalarda deneme yapabilecekleri bir alanda hazırlandı.

Firmalarımızı yeni girişimlerinden dolayı kutluyor, hayırlı olsun diyoruz.

Bu sayımızda da her zaman olduğu gibi yurt içinden ve yurt dışından derlediğimiz haberlere yer verdik ilgi ile okuyacağınızı ümit ediyoruz.

Bir sonraki sayımıza buluşmak ümidi ile hoşçakalın.

 

Pazartesi, 30 Ekim 2017 07:09

Sektörün tercih ettiği fuarlar.

Sektörün tercih ettiği fuarlar.

Çok yoğun yaşanan rekabet ortamında firmalar, çok dinamik, esnek, yaratıcı, uyumlu ve dünyayı takip ediyor olmak zorundadırlar; hantal, yavaş, atalet içindeki firmaların büyüme ve yaşama şansı yoktur. Bu kadar yoğun yaşanan rekabet içinde firmalar başarılı olabilmek için diğer faktörler yanında, bazı pazarlama aletlerini etkin kullanılmalıdır. İşte bu pazarlama aletlerinin bir tanesi, belki de en önemlisi doğru hazırlanmış ihtisas fuarlarıdır. Ve bu fuarları da iyi seçmek lazımdır.

Ülkemizde İş ve İstif Makinaları sektörü ile ilgili düzenlenen fuarlara baktığımızda, Sektörümüzdeki firmaların  İstanbul’da  düzenlenen Uluslar arası   Ankomak ve Win Eurasia, Ankara’da   Komatek,  İzmir Mermer fuarı ve Bursa’da düzenlenen Metal işleri fuarlarından başka hiçbir fuara fazla ilgi göstermediklerini görürüz.

Zaman tüneline doğru bir yolculuk yapalım ve 18-19 sene evveline gidelim;

O zaman İSDER daha kurulmamış, Material Handling dergisi olarak sektörde faaliyet gösteren firmaların Genel Müdür ve Pazarlama Müdürlerini İstanbul Dedeman Oteline davet ederek firmaların sektörle ilgili sorunlarını görüşmeleri için toplantılar düzenledik.

 ( Bu toplantılar 3 ayda bir yapıldı ama hiç kimseden maddi yardım talep edilmeden Material Handling Dergisi tarafından finanse edildi)

 İşte bu  toplantıların  en önemli konuları İstif makinaları sektörüne yönelik ciddi anlamda bir fuarın olmaması, satış rakamlarının belirsizliği, kalifiye personel sorunu gibi ve  daha başka konular ele alınıyordu.

 Sektörle ilgili fuar o zaman İnterteks fuarcılık tarafından İstanbul Hilton otelinde organize ediliyordu. Sonra WIN fuarları devreye girdi ve mevcut sektörlerin yanı sıra İstif Makinaları sektörü içinde bir hol açtı. Win fuarları yetkilileri Material Handling dergisini görüşmek üzere davet ettiler. Dergi olarak sektörde ciddi anlamda bir fuarın olmasını çok arzu ettiğimizden Win fuarları yetkilisi ile bizzat firmaları  ziyaret ederek fuara  katılım sağladık. ve tüm firmalarımız eksiksiz olarak bu fuarda yer almışlardı.

Şimdi soracaksınız “Material Handling dergisi olarak menfaatiniz ne oldu”

Hiçbir menfaat göstermeden sadece  sektöre faydalı olmaya çalıştık.

Bu konuda bir yayıncı arkadaşımız İSDER’de yapılan bir toplantıda;

“Olurmu ? sizde bu şekilde derginize reklam aldınız” demişti.( Bizi kendine benzetmişti)

Sektördeki tüm firmaların reklamları zaten dergimizde çıkıyordu, Çünkü biz Win fuarından da çok daha evvel yayın hayatındaydık.

Gelelim Fark yaratanlara.

Efendim son aylarda bir kentimizde organize edilen bir fuarda standımızı açmak için gittik.

Fuarı organize edenler sağolsunlar Bize   9 m2 lik ve hiç kimsenin uğramayacağı dip köşede stand açmamızı  uygun görmüşler, fuar yetkilisi ile konuyu görüştük oda “Canınız isterse” havasındaydı. ve biz stand açmadan döndük.

Fuarda alanında konuşulan bir rivayete  göre baş köşede stand açan  bir  yayın kuruluşu bu fuarda  bazı firmaların stand açmasını sağlamış  ve karşılığında komisyon almış. Bir  Rivayete göre de bir yayın kuruluşu da fuara katılımcı firma sağlamak için fuar firmasından  50 bin TL. talep etmiş.

Eveet… “Fark yaratmaya devam”

Açıkça Bizler  bu konulara oldukça Fransız kalıyoruz.

Netice bu fuara katılımcı firma sayısı fuarın ilk olmasından dolayı  fena değildi,  ama ziyaretçi sayısı oldukça azdı, Afrika ülkelerinden gelenler ise 30-40 kişi arasındaydı. Kısaca katılımcı firmalar fuardan pek memnun kalmadılar.

Sanal medya ve çok az izlenen tv kanallarındaki Show’lar ziyaretçi çekmek için  pek işe yaramamış anlaşılan.

 

MATERIAL HANDLING 20 YAŞINDA

Zaman hızla geçiyor. Ömür dediğin… Bir varmış bir yokmuş.

 Ömür geçtikçe insan geçmişe doğru bakıyor. Acısı ile tatlısıyla geçirdiği ömrün muhakeme ve muhasebesini yapıyor.

Gazetecilikte  gençliğim geçti ve orta yaş sınıfımı sürdürdüğüm Material Handling Dergisi ile 20 koskoca  yıl.

Gerçek yaşım ne olursa olsun dergimizin 20 yaşına girdiği gibi hep 20 yaşındayım.

İstif-Material Handling Dergisi,  sektörünün ayrılmaz ve vazgeçilmez  bir parçası oldu ve olmaya da devam ediyor .Sektörde  neler gördük neler yaşadık. 20 sene önce bu köşede yazdığım ilk köşe yazısı   idarehanemizin başköşesini süslüyor. Dergimizin  arşivi âdete Forklift sektörünün yaşayan tarihi.

Dergimiz, bugün 19 yılı geride bırakıp 20. yıla girdi.  20 yıllık geçmişin muhasebesini yapmak için geriye doğru baktığımda bazen duygulanıyor, bazen üzülüp bazen de keyifleniyorum. Ama en önemlisi iyi ki Sektörel dergicilik yapıyorum diyorum.

20 Yıl nasıl geçti diye kendime sorduğumda göz açıp kapayıncaya kadar gelip geçtiğini düşünüyorum. Yerel ve Ulusal Gazetelerde  büyüdüm ,İstif-Material Handling  ile Forklift ve İstif makinaları sektörünü yaşayıp bugünlere geldim.

20 Yıl içinde her gün bir birinden önemli haber ve yazılarla sektörün tarihine not düştük ve zamana noterlik görevi  yaptık. Türkiye forklift ve İstif makinaları sektöründeki İthalatçı firmaları ilk defa 1999 yılında bir araya getirerek tanışmalarına  ve sektörün sorunlarını belirlemelerine yardımcı olabilmek adına bir çok kez toplantılar düzenledik.

 İstif-Material Handling,Türkiye’de sadece forklift ve İstif makinaları sektörüne yönelik yayın yapan ilk ve  tek dergidir. Okuyucularımızın da bildiği gibi hep “İLK”lerin dergisi olmuştur. Türkiye’de ilk defa İş makinası, Endüstriyel makinalar ve yedek parça üreticilerimizin ihracat yapabilmelerine yardımcı olabilmesi için  hazırladığımız özel sayılarımız   “Machine World” dergisi ile birlikte 6 Ortadoğu ülkesinde, Bulgaristan, Ukrayna ve Rusya’daki fuarlarda  yer alarak sektörde  bir çok firmanın ihracat yapabilmesine sağladık. (Şartlar müsait olduğunda bu hizmetlerimize yine devam edeceğiz)

20 Yıl  önce bu dergi yayın hayatına başladığında  köşe yazımda  dergimizin yayın ilkesini yazdık.

Bugüne kadar bu ilkemize hep sadık kaldık. Bugün Dergimiz binlerce kişiye ulaşıyor ve aranıp soruluyorsa, satın alınıp okunuyorsa, dergimize reklam vermek isteyen firmalar 6 ay bir yıl evvelinden reklam anlaşmaları yapıyorlarsa bu dergi dağıtımımızın direk ilgili kişilere yani doğru adrese gönderilmesinde aşırı titiz davranmamız ve   yayın ilkelerimizden  asla  taviz vermeden okurlarımızın  yüksek güvenini kazanmamızdan ileri gelmektedir.

“Kendini değil, Sektörünü düşünen Dergi” olarak “SEKTÖRÜN MEDYA GÜCÜ” olmaya devam edeceğiz.

Bir sonraki sayımızda buluşmak ümidi ile…

Perşembe, 27 Temmuz 2017 10:34

Yerli Üretim

Teknolojideki ilerleme,hayatın pek çok yönünde,değişim ve gelişmeyi zorunlu kılıyor. Hal böyle olunca, insanoğlunun gereksinim duyduğu ihtiyaçlarının karşılanmasında önemli bir sırada yer alan istif makineleri sektörü bu ilerlemeden nasibini alıyor. Kaldırma ve taşıma işlerinde eski  yöntemler bir bir geride bırakılıp, modern istifleme, kaldırma ve taşıma yöntemleri kendini göstermeye başladığından beri akıllardaki en büyük soru “Türkiye bu işin neresinde duruyor.”

Avrupa’lı ve Uzakdoğu’lu istif makineleri üreticilerinin önemli pazar-larından olan ülkemiz de istif makineleri satışı halen istenilen düzeyde olmasada ekonomide istikrarın devam etmesiyle satış adetleri elbette yukarıya doğru çıkacaktır.

Dışa bağımlılıktan kurtulmak için bazı girişimcilerimiz yerli makine imalatına teşebbüs ediyorlar fakat, Çin devletinin desteğiyle üretim yapan Çin’li istif makineleri imalatçılarının fiyatları karşısında ne kadar şanslı olabilirler.? Bu soruyu şöyle tanımlayabiliriz. “Devletin yerli imalatçılara yeterli desteği verebilmesi durumunda imalatçı firmalarımız yeterli üretimi gerçekleştirebilirler.

Türkiye ekonomisi  “İthal et ve sat” modeli ile değil, “Her alanda üretim yap ve sat” modeli ile zirveye çıkabilir.

Gururla 20’inci yıla adım attık

Dergimizin bir sonraki sayısıyla 20’nci yıla adım atmış oluyoruz. Dile kolay tam 20 yıl boyunca çizgimizi bozmadan, yayın politikamızdan hiç bir zaman taviz vermeden yapılan yapıcı eleştirileri daima değerlendirerek sektörü-müzdeki tüm firmalara eşit mesafede yaklaşarak her sayımızı bazen sıkıntılı ve meşakkatli bir o kadar zevkli çalışmalardan sonra sizlere sunabil-menin gururunu yaşadık.

Dergimizi bugünlere kadar destekleyerek yaşamını idame ettirebilmesine yardımcı olan tüm sektör mensuplarımıza en içten dileklerimizle teşekkür ediyoruz.

Bu gün sektörel dergi kavramında genel durum “Baskı adedi ile ilgili söylenen “yalanlar” dudak uçuklatıyor.. Böyle olunca da kavram hem okuyucu hem reklam veren gözünde değerini her gün yitiriyor. Piyasa koşullarının bunda önemli bir yer tuttuğunun farkında olmak ile beraber, hem poşeti ile beraber çöpe giden yayın sayısının geldiği nokta hem de maalesef aynı kategoride görüldüğümüz bazı meslektaşlarımızın yaptık-ları üzücü tavırlar, Reklam veren ise sektöre destek anlamında rica minnet yer aldığı bu formatı bir şekilde yaşatıyor. Hal böyle olunca bu oyunu farklı oynamak istediğinizde çeşitli zorluklar ile karşı karşıya kalabiliyorsunuz.

Türkiye’de forklift ithalatçılarının sayısı 12, yedek parça ithalatçısı firma sayısı 2, servis atölyelerinin sayısının ise 150 adeti bulmadığı günlerde yayın hayatına başlayan Material Handling’in ilk sayısı 32 sayfa tirajı 4000 adetti. Yıl 2017 Forklift ithalatçılarının sayısı 60, servis atölyeleri 800, yedek parça ithalatçıları 8 (Ama şimdi herkes yedek parça ithalatı iyi kötü yapabiliyor)

2017 yılı dergimizin sayfa adedi 112 tiraj 3000 adettir. Ekonomik koşulları değişmedikçe bu da değişmeyecektir.

Dergilerde Reklamların genel içeriğe oranı %25 seviyesinde olmalıdır. Yani 100 sayfalık dergi içerisinde en fazla 25-30 sayfa reklam yayınlanabilir. Ekonomik koşullar müsait olmadığından dolayı yaşam müca-delesi içerisinde olan sektörel dergiler için reklam damarlarda  akan  kan  gibidir.

Sağlıcakla kalın.

Salı, 20 Haziran 2017 13:17

Küresel İstifleme Aracı Piyasası

Hazırlanan bir rapora göre , dünya forklif piyasasının 2014 yılındaki değer $35,3 milyar ve 2021 yılının sonunda %6,9 YBBO ile $55,9 milyarlık bir değere ulaşması bekleniyor.

Bu bilgiler, Persistence Market Research (PMR) tarafından yayınlanan, “İstifleme Araçlarına İlişkin Küresel Piyasa Araştırması: 2021 Yılı İtibariyle En Yüksek Büyüme Asya-Pasifik Bölgesinde Gözlemlenecek” başlıklı rapordaki bulgulardan bazıları.

Küresel istifleme aracı piyasası için belirlenen kilit itici faktörler depo alanının küresel düzeyde artması, dünya çapında e-ticaret faaliyetlerinde yaşanan artış, gelişmiş pazarlarda istifleme aracı değişimine olan yüksek talep ve gelişmekte olan pazarlarda düşük maliyetli istifleme araçlarının satın alınması için yapılan toplu yatırımları içeriyor.

Pazarın büyümesine neden olan farklı etmenleri analiz eden PMR analisti göre “Küresel malzeme elleçleme ekipmanı pazarı yıllık %3 ila %7'lik bir büyüme oranı ile muazzam bir gelişme kaydediyor. Elektrikli istifleme araçları bu pazarın en önemli segmentlerinden bir tanesi. Bu istifleme araçlarında, çeşitli gelişmiş teknolojilerin uygulanması ve dünyanın dört bir yanındaki farklı sektörlerdeki kullanımlarının artması nedeniyle büyüme kaydediliyor.

Çin pazarının olumlu ekonomik ortam ve ülkedeki kurum içi lojistik faaliyetlerinde teknolojik ilerlemeye olan ihtiyaç gibi çeşitli etmenlerden dolayı tahmin dönemi içerisinde en hızlı büyümeyi göstereceği tahmin ediliyor.

Bölgesel açıdan bakıldığında, Asya-Pasifik bölgesi 2014 yılında, en büyük istifleme aracı pazarıydı ve pazar genelinde hacim olarak yaklaşık %41,4 oranında bir paya sahipti. Batı Avrupa’daki olumlu ekonomik durum ve ticaret hacminde beklenen artıştan dolayı, Avrupa’nın tahmin döneminde %4,6 YBBO ile küresel istifleme aracı piyasasının ikinci büyük pazarı olması bekleniyor. Bu, yakın gelecekte bölgede istifleme araçlarına olan talepte ciddi bir artış olmasına neden olacak.

Raporda yer verilen önemli pazar aktörleri ise Kion Group AG, Jungheinrich AG, Hyster-Yale Materials Handling, Inc., Toyota Industries Corporation (TICO), Mitsubishi Nichiyu Forklift Co., Ltd., Crown Equipment Corporation, Anhui HeLi Co., Ltd., CLARK Material Handling Co., Ltd., ve UniCarriers Americas Corporation. Yer almaktadır.

Yeni bir sayı ile yine huzurlarınızdayız.

Her sayımızda olduğu gibi yurt içinden ve yurt dışında sektörle ilgili olarak derlediğimiz haber ve röportajları ilgi ile okuyacağınızı ümit ediyorum.

Sayfalarımız arasında Sektörümüzün duayen isimlerinden Makine Yüksek Mühendisi Metin Atalay’ın” 2016 yılında Malzeme elleçleme dünyasında neler oldu “ başlıklı yazısı, Ülkemizin en büyük kiralama firmalarından ve Yale forkliftin Türkiye Distribütörü Universal Handlers’in Genel Müdürü Reyhan Uğurlu Yücel   ve Uzmanlift firmasının Ortağı ve Genel Müdürü Mehmet Karakaya ile yapılan röportajı Okuyabileceksiniz.

Yine bu sayımızda 2003 -2004 yıllarında yayınladığımız “Sektörün Dev Çınarları” başlıklı seri röportajlarımızı sektörden gelen istek üzere tekrar yayınlama başlamış bulunuyoruz ve ilk konuğumuz Bursa Bölgesinin İlk forklift firmalarından Bursa Marmara Forklift (BMF) firmasının kurucusu Yurtsever Dinçel oldu.bir sonraki sayımızda ise konuğumuz Gimak firmasının kurucusu Mehmet Partal olacak.

Referandum sonrası ve temennilerimiz.

17 Nisan sabahı yeni hükümet sisteminin olduğu bir Türkiye’ye uyandık.

Yeni hükümet sisteminin en önemli getirisi; siyasi istikrar, en az beş yıllık olmak üzere uzun ömürlü hükümetler ve tabii ki bunların sonucu olarak uzun vadeli ve amacına daha sağlıklı bir şekilde ulaşan devlet politikalarıdır.

Uzun ömürlü hükümetlerin oluşturacağı uzun vadeli politikalar sadece hükümet faaliyetlerini ve yatırımlarını değil, aynı zamanda özel sektörü ve özel sektördeki yatırımları da olumlu yönde etkileyecektir. Ekonomide başarılı olmanın en önemli faktörlerinden biri öngörebilmedir. Her sektörde hem siyasi istikrar hem de hükümetin sektörlere yönelik politikaları öngörülürse, yatırımcılar ileriye dönük kararları çok daha kolay verebilirler. Bu sadece ülke içindeki yatırımcıları değil, aynı zamanda yabancı yatırımcıları da teşvik edici en önemli faktördür. Yeni Hükümet sistemi vatanımıza, milletimize hayırlı olur inşallah.

Komatek 2017 Fuarı

Komatek 15. Uluslararası İş ve İnşaat Makine,Teknoloji ve Ekipmanları İhtisas Fuarı 3-7 Mayıs 2017 tarihinde kapılaraı açmaya hazırlanıyor.

Türkiye İş Makinaları Distribütörleri ve İmalatçıları Birliği (İMDER) 2009 yılından bu yana ana destekçisi olduğu Komatek fuarı Ankara Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek.

98 bin metrekare fuar alanı ve 55 bin metrekare otoparklar olmak üzere toplamda 153 bin metrekare alan üzerine kurulacak fuarın sergileme alanının 88 bin metrekaresi açık alan ve 10 bin metrekaresi kapalı alandan oluşacak. Yaklaşık 500 firmanın bu alanda ürünlerini sergileyeceği fuarı yerli ve yabancı yaklaşık 40 bin ilgili kişinin ziyaret etmesi bekleniyor. İş ve inşaat makinaları alanında bölgenin büyük ve en çok ziyaretçi sayısına sahip fuarın tanıtımı İMDER tarafından da 2015 yılında düzenlenen bir önceki fuardan bu yana yapılıyor.

Türkiye’de fuar denilince ilk akla gelen hangi şehir ve hangi fuar gelir diye sorsam hemen herkes İstanbul ve WIN AURASIA AUTOMATION fuarı diyecektir.

Win Aurasia Automation fuarını diğer fuarlardan ayıran özellik belli bir sektör ile kısıtla kalmayan ithalat ve ihracat potansiyeli olan ürünlere ve Material Handling sektöründeki firmalar ve ürünlerine dönük Teknolojik yenilikler içeren ve gerek Türkiye’de imal edilen ve gerekse Türkiye’ye ithal olarak giren ve girecek olan ürünlerin sergilenmesi açısından önem arz eden kimliğidir.

İş dünyası hızla değişirken önemli fikir liderleri “İmalat sanayisi şirketlerinin farklı pazarların,toplulukların ve kurumların omurgası işlevi gördüğünü belirtiyorlar. Dolayısıyla imalat sanayinin en yeni mega trendleri takip etmesi her zamankinden hızlı şekilde yeni gelişmelere adapte olup bunları uygulaması gerekiyor

Hannover Fairs Turkey Fuarcılık A.Ş. tüm bu gelişmeleri göz önüne alarak sizi İmalat sanayisinin Avrasya Bölgesindeki buluşma noktası olan WIN EURASIA AUTOMATION 2017 “INDUSTRY 0.4’e davet ediyor.

Bilindiği üzere Dergimiz İstif-Material Handling 1999 yılından 2014 yılı sonlarını kadar aylık olarak yayınlanmış ve 2015 -2016 yıllarında ise iki ayda bir olmak üzere yayın hayatına devam etmişti.

2017 yılı başında ise okuyucularımızdan gelen yoğun talep doğrultusunda tekrar aylık olarak yayınlanmaya başlanmıştır.her ne kadar ekonomimizde durağan bir süre yaşanıyorsada Lojistik firmalarımız gibi bizde 2017 yılına umutla bakıyor, Türk şirketlerinin yurt dışında 8 liman yatırımı daha yaparak 29 limana ulaştıklarını ve bu sayının 50’ye doğru gittiği haberleri bizleri sevindiriyor ve gururlandırıyor.

Bu durağan bu süreyi de kısa sürede atlatarak ekonomimizin iyileşmesini umut ediyor ve bekliyoruz.

Şubat 2017 sayımızda da yine sektörümüzle ilgili yurt içi ve yurt dışı haberlere yer verdik.

İlgi ile okuyacağınızı ümit ediyor bir sonraki sayımızda buluşmak üzere hoşçakalın diyorum.

Sayfa 1 / 2
We use cookies to improve our website. By continuing to use this website, you are giving consent to cookies being used. More details…