All for Joomla All for Webmasters

İletişim Tel: +90 544 795 01 01

Metin ATALAY

Metin ATALAY

Salı, 16 Şubat 2021 22:27

2021 VE SONRASINDA FORKLİFT TRENDLERİ

Pandemi gelişmeleri engelleyemedi,

teknolojinin önüne geçemedi,

teknolojik gelişmeler aralıksız devam ediyor.

Forklift sektöründe de göze çarpıyor bu durum.

Forkliftlerde en önemli üç unsur nedir, diye sorulsa,

herhalde vereceğimiz cevap şöyle olurdu:

    • Güvenlik,

    • Ergonomi,

    • Bakım

Şimdi bakalım bu kritik 3 alanda neler oluyor.

2021 ve sonrasında izlenecek forklift trendleri

Güvenlik, ergonomi ve düzenli bakım burada değinmek istediğimiz en önemli üç unsurdur. Mademki, bu üç unsur bu kadar önemli, o zaman bunlarla ilgili olarak, herhangi bir tesiste forkliftlerin değerini koruma ve hatta yükseltme konusunda neler yapıldığına bakma zamanı gelmedi mi?

 

Forkliftlerdeki belirli özellikler gelip geçici olurken, üç temel özellik sabit kalır: güvenlik, ergonomi ve bakım. Nihayetinde, bu üçlü, forklift operatörlerinin ve özellikle ekipmanın kendisindeki aşınma ve yıpranmanın azaltılmasıyla doğrudan ilgilidir. Her üçü de hem forkliftleri hem de operatörleri fabrikada ve depoda en yüksek verimliliği sağlayacak birincil değerli kaynaklar yapmaya odaklı faktörlerdir.

Bu ilginç bir soruyu gündeme getiriyor:  Bunca yılın ardından, bu üç alanda gerçekten daha ne kadar yenilik, ya da inovasyon mümkün olabilir? Bilin ki, beklediğinizden daha fazlası. Muhtemelen en son bir forklift kiraladığınız veya satın aldığınız tarihten bu yana bir hayli zaman geçmiştir. Bu arada, tedarikçiler boş durmadılar, bu üç temel alanda iyileştirmeler yapmaya devam ettiler.

Bunlara şöyle kısaca bir göz atarsak, örneğin, mevcut denge ağırlıklı forkliftlerinizde, özellikle 8-9 metrenin üzerindeki yüksekliklerde daha hassas yük konumlandırması için takılmış kameralar var mı? Forkliftlerinizde güvenlik için hala "dead-man pedalı" diye bilinen pedallar mı var, yoksa bunların yerini sensörler mi almış? Hala "makinayı pestili çıkıncaya kadar çalıştırma" dünyasında mı yaşıyorsunuz, yoksa kullanıma dayalı koruyucu önleyici ve hatta kestirimci bakıma geçtiniz mi? Ve liste böyle devam ediyor. Güvenlik, ergonomi ve bakım söz konusu olduğunda, önde gelen forklift tedarikçilerinden bazılarının bugün en önemli bularak söylediklerinin özetine şöyle bir göz atarsak... .

Ne yazık ki, tüm sektörde dilden dile dolaşan en iyi güvenlik öykülerinden hiç birinin forkliftlerle doğrudan ilgisi olmadığını görüyoruz. Ama, unutulmaması gerekir ki forkliftler ve güvenlik, birbirinden ayrı düşünülmesi mümkün olmayan iki eleman. 1987 yılında Paul O’Neill, Aluminium Company of America (Alcoa) firmasının yeni CEO'su olarak bir basın toplantısında medyaya tanıtılmıştı. Ve ardından öyle şeyler söylemişti ki…..

"Bugün sizlerle Alüminyum sektörü hakkında değil, işçi güvenliği hakkında konuşmak istiyorum. Alcoa'yı Amerika'nın en güvenli şirketi yapmayı planlıyorum."

Wall Street analistleri şaşkına dönmüşlerdi o zaman. Ama, Paul karlılıkla ilgili stratejisi hakkında tek söz söylememişti.

Aslında güvenlik, Paul'ün bu patinaj yapan geri kalmış alüminyum üreticisi firmayı yeniden canlandırmak için kullanacağı kâr stratejisinin adıydı. Paul yıllar sonra ayrıldığında, başlangıçta onun başarısız olacağını öngören ve hatta kafalarında üstünü çizenler tarafından bile artık son derece başarılı bir lider olarak kabul edilmişti. Paul iyi bir gözlemci ve analist idi, bu işe soyunduğunda, güvenliğin gizli bir silah olduğunu biliyordu.

Endüstriyel Forklift Tedarikçileri Birliği (ITA) Başkanı Brian Feehan da böyle düşünüyordu.  Endişesini, "Acilen bir güvenlik kültürü tesis etmemiz ve bunu yerleştirmemiz lazım, bu da yılda 365 gün, 7/24 yoğun çaba gerektiriyor" diyerek ifade etmişti.

ITA'nın, bunu desteklemek için, son yedi yıldır Haziran ayının ikinci Salı günü bir "Ulusal Forklift Güvenliği Günü" düzenlediğini görüyoruz. Geçtiğimiz yıl, forklift sektörü ile OSHA uzmanlarından bu konuda haberdar olan 350'den fazla katılımcı sanal etkinliğe katıldı. Feehan, "Burada temel düşünce, operatör eğitiminin gerek forklift güvenliği ve gerekse yaya güvenliği için son derece kritik önemi konusunda farkındalık yaratmak" diyordu.

Bir forklift operatörleri eğitim müdürü şöyle demişti, "Günlük bakımda forklift güvenliği her zaman en ön planda gelir. Eğitim, bir güvenlik kültürü oluşturmanın temel unsurudur. Bu yapılan, sıradan bir şey değil, işin can alıcı kısmıdır. Güvenlik sadece operatörler için değil, amirler, yöneticiler ve eğitmenler yanı sıra yayalar için de çok önemlidir”. Bravo demek lazım ona.

Aslında, odak noktası, operatörler ve tesisteki diğer kişiler için güvenlik eğitiminde en etkili yol olarak kişiye özel hazırlanmış web tabanlı ve uygulamalı bir eğitim kombinasyonudur. Bununla ilgili eğitim sloganı: (nasıl yapılacağını) Öğren, Yap, (günlük faaliyetine ekle ve) Kullan!

Uygulamalı Performans eğitimi ile gelecekte operatörler "Öğren!" eğitim modülünü tamamlayarak güvenlik için "Öğren!" eğitimi almış olacaklar. Yetenek kontrolünde operatörler eğitmenlere yeterliliklerini göstererek "Yap!" eğitim aşamasını tamamlarlar. Ve nihayetinde, bu öğrendiklerini artık kendi işlerine de uygulayarak “Kullan!" aşamasına geçer ve bunu görevleri boyunca sürdürürler. Çoğu yönetici, zamanla operatörlerin eğitimini güncelleyip takviye etmek için kendi güvenlik eğitimi yöntemlerini belirler ve eğitim detayları için de bir filo yönetim sisteminden alınan performans verilerini kullanırlar. Böyle bir yaklaşım, güvenliği şirketin temel bir değeri haline getirir ve böylece sonuçta herkes her gece evine "sağ salim" gider!.

Bir sanal depo ağ geçidi ve küresel telematik direktörüne göre de, güvenliğe katkıda bulunan bir diğer unsur pasif forklift izleme ve bir forkliftin konumunu takip etme. Tahminen, bugün gelişmiş ülkelerde tesislerin yaklaşık %20 ila %30 kadarında bu tür sistemlerin kullanılmakta olduğunu biliyoruz.

Gelelim bir sonraki adıma. Bu adım, forklifti, nerede olursa olsun, bulunduğu ortamda izleyen izleme sistemleri. En gelişmiş sistem, bir güvenlik sorunu ortaya çıktığında kumandayı operatörden devralarak forkliftin hızını ve istikametini uzaktan kontrol edebilmektedir. Uzmanlara göre, bugünlerde bunun daha ilk aşamalarını yaşıyoruz.

Buradaki güvenlik varsayımı, hiçbir forkliftin veya forklift operatörünün başka hiçbir şeyin bulunmadığı bir adada tek başlarına mahsur olmadıklarıdır. Yani, forkliftler bir tesiste sık sık yayalar, sabit engeller ve hareketli engellerle karşılaşarak hareket ederler. Üstelik, yerleşim düzeninde de sık sık değişiklikler olur veya yapılır. Tüm bu durumlarda, güvenlik, insanlara ve her tür ekipman ve diğer nesnelere zarar verip vermeme potansiyeli ile ilgili bir sorundur. LiDAR ışık algılama ve mesafe teknolojisinden faydalanarak engelleri algılayan sensörlere kadar bir dizi teknoloji, bu gelişen karmanın bir parçasıdır.

Bir sanal depo ağ geçidi ve küresel telematik firması, RTLS olarak bilinen ve bir aracı ve onun tesisin altyapısındaki planlı güzergâhını 1 metre hata ile takip eden bir sistem geliştirmişti. Firmanın direktörü, bu RTLS izleme sisteminin halen çalışmaları süren gelecekteki bir sürümünün, bir engel olduğunda ve hatta forklift tesisteki önceden belirlenmiş coğrafi sınırların dışına çıkabildiğinde bile forkliftin kontrolünü ele geçirebileceğini söylüyor.

Güvenlik, forklift operatörlerinin yüklerini yüksek seviyedeki üst raflara istiflerken veya istiften alırken de karşı karşıya kaldıkları önemli bir sorundur. Geleneksel olarak operatörler, yükü kaldırıp, depo zemini seviyesinden bakıp kendi inisiyatiflerini kullanarak raf konumuna göre görsel olarak hizalar.

Bir firmanın dar koridor ürünlerinden sorumlu ürün müdürü, tedarikçilerin artık çatal aynasının altına yüksek çözünürlüklü bir kamera yerleştirdiğini ve kabin içine de bir ekranın monte edildiğini hatırlatıyor. Bunun amacı, operatörün ekranda yükün konumunu tam olarak görmesine olanak tanıyarak işi operatörün inisiyatifine bırakmamaktır. Bu küçük kameranın sağladığı bir diğer rahatlık, operatörün çatalların tam doğru konumda olup olmadıklarını izlemek için eğilme, yan dönme vb gibi başını ve vücudunu şekilden şekile sokma ihtiyacını da ortadan kaldırarak ergonomi sağlamasıdır.

Aslında, bazen güvenlik ve ergonomi arasındaki çizgi pek net olmayabilir. Yani, biri için yapılan çalışmalar sonucu sağlanan bir gelişmeden diğeri de bir şekilde yararlanır. Bir depo ürün planlama ve çözümleri firmasının direktörü, forkliftlerde operatör rahatlığı yanı sıra yapılan işten sağlanan memnuniyeti yükseltmenin yolunun insan ve makina arasındaki etkileşimi ve işbirliğini iyileştirmekten geçtiğini belirtiyordu.

Örneğin, forkliftin harekete geçmesi için, yıllardır reach truck forklift operatörlerinin gün boyunca sürekli "dead-man pedalı” denilen emniyet pedalına basmaları gerekiyordu. Ayak pedaldan kaldırıldığında forklift derhal durmakta ve bu özellik forkliftin her zaman bir kişinin kontrolünde olmasını sağlamaktadır.

Devir değişti. Şimdi artık bu emniyet pedalının yerini, son çıkan reach truck forkliftlerde kabindeki optik esasa dayalı operatör sensörlerinden oluşan bir network almış durumda.

Reach truck forkliftlerde kabinde üç set algılama sensörü mevcut, biri forkliftin harekete geçmesine izin vermek için, diğer ikisi operatörün kabinde olup olmadığını izlemek için. Operatör her iki durum sensörü tarafından da algılandığında, sistem, sürücünün varlığını algılamak ve dolayısıyla forkliftin durmasını önlemek için yalnızca birine ihtiyaç duyar.Emniyet pedalından farklı olarak, bu sistem operatörün kompartımanda serbestçe hareket etmesini ve rahat ve doğal bir çalışma pozisyonunu korumasını sağlıyor ve operatör ergonomisine katkıda bulunuyor. Yani, hem güvenlik hem ergonomik fayda, ikisi bir arada.

Bir forklifti çalıştırmak için gereken iş gücünün maliyetli olduğunun ve forklift operatörünün çalışma ofisinin de forkliftin kabini olduğunun her işveren farkındadır. Bu nedenle, verimliliği artırmak için operatöre iyi görüş açısı sağlamak ve rahat koltuk arkalıkları, kol dayama yerleri ve kumanda kolları ile ergonomilerine katkıda bulunmak da tedarikçiler açısından önemlidir. Hatta, kabin zemininden iletilen ve operatörün hissettiği titreşimi en aza indirmek bile önemlidir. Her durumda amaç, operatör rahatlığını olabildiğince artırmak ve yorgunluğu da yine olabildiğince azaltmaktır.

İşin garibi, son dönemlerde yaygınlaşan lityum iyon (Li-ion) aküler, çeşitli avantajları yanı sıra, tedarikçilere operatör ergonomisini de iyileştirme fırsatı veriyor. Şöyle ki, çok daha büyük ebatlı kurşun asit akülerden daha küçük boyutlara sahip lityum iyon akülere geçiş, tedarikçilere forkliftin temel bileşenlerini ilave ergonomi sağlamak için yeniden tasarlama şansı veriyor. Bunun sonucunda, operatör için hareket mesafeleri kolayca azaltılabilecek ve baş üstü boşluğu da genişletilebilecekti.

Açıkça itiraf etmek gerekir ki, ergonomi tamamen operatörün forklift kumandası için yapması gereken hareketlerini azaltmak ve böylece operatör yorgunluğunu da azaltarak daha rahat çalışmasını sağlamakla ilgilidir. Kol dayama yeri yakınına monte edilmiş olanlar dahil parmak-ucu kontrolleri bu başarılı güvenlik-ergonomi karmasının bir parçasıdır. Forklifti, geri-geri hareket ettiren ve tamamen duruncaya kadar gücü forklifte ileten pedalları da buna eklemek lazım. Süspansiyonlu koltukları da söylemeden olmaz.

Forkliftin dengesi de önemlidir. Dengeli olmayan forklift hiçbir şey ifade etmez. Ancak bu denge konusu, sadece forkliftin fiziksel olarak dengeli bir kaldırma aracı olması meselesi değil, aynı zamanda sürücünün de forkliftin dengeli olduğunu hissetmesini sağlama meselesidir. Dengeyi arttıran, hemen tamamen forkliftin mekanik tasarımıdır. Mekanik tasarımında başarılı olunamazsa, bunun ilave elektronik aksam, sensörler, direksiyon mekanizmaları ve diğer tekniklerle sağlanması oldukça zordur.

Gelelim, bakım konusuna. Her işletmede forkliftleri çalışır durumda tutmak çok önemlidir. Ancak, her bakım programı birbirinin benzeri değildir, etkisi eşit seviyede ve sonuçları aynı olmaz.

Evet, "pestili çıkıncaya kadar çalıştır" tarzı, hala kullanılan bir uygulamadır. Ancak pek çok durumda sonuçları çok acımasız olabilir.

Bakım deyince, ilk akla gelen Önleyici bakım. Önleyici bakım, forkliftlere bir program dahilinde servis yapılmasını sağlar. Bu, takvim tabanlı veya çalışma saatine göre kullanım tabanlı olabilir. Ancak hiçbiri, faydalı kullanım ömrü dolmuş bir bileşene bakım yapılsa da, koruma sağlamaz.

Bir de Kestirimci bakım var. İşte bu noktada Kestirimci bakımın şimdi ve gelecekte uygulanması önem kazanıyor Bakım, yalnızca kullanım verileri belirli bir parçaya dikkat edilmesi gerektiğini ortaya koyduğu zaman gerçekleştiriliyor. Ancak bu henüz tam oturtulamamış ve hala geliştirilmekte olan uzun bir öykü, bu yüzden şimdi önleyici bakıma bir geri dönelim bakalım.

Önleyici bakımda, en etkili bakım programı kullanım saati miktarı esasına dayanmaktadır. Önleyici bakımda amaç, beklenmedik şekilde ortaya çıkan arızaların sayısını azaltmak ve forkliftin, diyelim ki 30 bin saat olsun, tipik faydalı kullanım ömrü boyunca daha yüksek güvenilirlik sağlamaktır. Burada en yaygın şekilde uygulanan bakım aralıkları, tipik olarak 1.000 saat, 3.000 saat ve 6.000 saattir.

Unutmayalım, burada amaç, forklift arızalanmadan önce bakımını yapmaktır. Tedarikçiler, son zamanlarda gördüğümüz kadarıyla, bakım aralıklarını uzatarak mümkün olduğu ölçüde gereksiz bakımları ortadan kaldırma çabasında. Bugün, önde gelen bakım programlarında nihai hedef bu.

Bu alanda bir başka değişiklik göze çarpıyor, Bağlantılı bakım dedikleri yeni bir yöntem. Bu bir anlamda, planlı Önleyici bakımdan Kestirimci bakıma geçiş için bir köprü gibi anlaşılıyor.

Forklift kullanımını izleyen telematik sistemler daha yaygın. Yalnızca takvime bağlı olan bakımdan ziyade gerçek kullanım saatine dayalı bakım gerçekleştirmek daha ekonomik olabilir. Görünen o ki, önümüzdeki dönemde bu veriler bakım sorunlarını baş ağrısına dönüşmeden tespit edebilmek için telematik yöntemle bayi servis merkezleriyle de paylaşılabilecek. Böylelikle, sistem oturduğunda uyarıyı alan bayi servis merkezi kullanıcıya çağrı göndererek bakım zamanının geldiği bilgisini iletebilecektir. İşte, Bağlantılı bakım olarak tanımlanan bakımın bu şekilde çalışacağı ifade ediliyor.

Bu, aynı zamanda, bir arızayı oluşmadan önce doğru bir şekilde tahmin etmek için kapsamlı neden ve sonuç verileri gerektiren Kestirimci bakıma geçiş için bir köprüdür. İşte, sektör henüz o noktaya varmış olmayabilir, ancak bu alanda oldukça yol alındığını da belirtmek gerekir ki, uzmanlar Kestirimci bakımı güvenilir ve gelecekte kullanılabilir hale getirecek veritabanları oluşturma yolunun şu anda %50 ila %60'ına sahip olduklarını ifade ediyorlar.

Gelecek sayıda buluşmak dileğiyle, şimdilik hoşça kalın.

Pazar, 13 Aralık 2020 14:21

"Yeni normal" dedikleri şey bu mu?

Dünya bir taraftan dönmeye devam ederken…

bizim de başımız dönmedi mi?

COVID-19 Ortamında

Etkin ve Verimli Forklift Güvenliği

Sadece bir hafta içinde neler oldu neler?

Sportif faaliyetlere ara verildi, NBA sezonuna kilit vuruldu, okullar kapandı, yeme-içme ve eğlence yerleri ne yapacağını şaşırdı ve kepenk indirdi,…ve dünya genelinde işletmelerde paydos zilleri çalmaya başladı.

 Peki, nedeni?

COVID-19'un yayılmasıyla mücadele etmeye yönelik, yalnızca belirli işletmelerin kritik tedarik ve hizmetler sağlamak üzere açık tutulması amacı doğrultusunda "Haydi-görev-başına!" komutuyla harekete geçen yoğun bir çalışma, yoğun bir çaba.

 

Yeni vakalar hızla artışa geçti ve “Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri” (HKÖM) hijyen ve güvenlik amaçlı güncellenmiş talimatlar yayınlarken, ülke çapında önemli işletmeler de çalışanları için süratle kritik Kişisel Koruyucu Ekipman (KKE/KKD) temin etme çabasına giriştiler.

Aylar sonra, görüyoruz ki, ülke genelinde sanayi ve ticaret kuruluşları çalışmayı sürdürmek için işlerine geri dönüyor, ancak yine görüyoruz ki, COVID-19'un kalıcı etkisi işletmelerin çalışma şeklini A'dan Z'ye değiştirdi. Yüz siperleri, maskeler, plastik koruyucu bariyerler, hijyenik el temizliği stantları ile dezenfektan merkezleri ve hatta sosyal mesafe korumalı işyeri yerleşim yapılandırmaları. Her türden işletme işe geri döndükçe "Yeni Gerçeklik" denen şeyin bir yüzü ile tanışıyor, kısa sürede onun ayrılmaz bir parçası haline geliyor.

Tedarik zincirleri artık sadece verimli değil aynı zamanda güvenli bir şekilde çalışma bilinci ve dürtüsüyle, her düzeyde sağlık ve hijyeni ön planda tutmak için en iyi uygulamaları benimseyen özgün bir şekilde kendini konumlandırdı. Pandeminin ilk aylarında alınan dersler, ekonomiler yeniden kapılarını açarken depoların, dağıtım merkezlerinin ve diğer tesislerin bundan böyle nasıl çalışması gerektiğini öğretti.

Ancak bu sıkıntılı COVID-19 çağında forklift operasyonları söz konusu olduğunda işe geri dönüş nasıl olmalı, nasıl olacak? Bilindiği gibi, forklift teknisyenleri günlük rutin çalışmalardan servis çağrılarına kadar, forkliftlerle şu veya bu şekilde, türlü, çeşitli etkileşimlerde bulunur ve bunların tümünde, uygun hijyenik temizlik koşulları ve dezenfeksiyon sağlanmış olmadığı takdirde, virüs bulaşma riskine her an maruz kalınabilir.

En iyi uygulamaların geliştirilmesi ve uygulanması, HKÖM'deki rehberlikten yararlanmayı ve bunu kullanılan özel ekipman ve uygulamaları da dahil olmak üzere tesisin kendine has yapısına uygulamayı gerektirir.

Personele doğru ve uygun ekipman ve malzemeler sağlayın

Personelin, nitril kauçuk eldivenler, el dezenfektanı, dezenfektan sprey, yüz maskeleri ve el havluları dahil olmak üzere hijyenik temizlik malzemeleri ve KKD ile donatılması, onların yüzeylerin temizlenmesi ve virüslerin havada yayılmasını sınırlama talimatlarına uymalarına yardımcı olur.

HKÖM, COVID-19'a karşı EPA onaylı dezenfektanlar ve hijyenik temizlik solüsyonları için minimum alkol içeriği dahil önerilen alternatiflerle temizlik prosedürleri ve hijyenik temizlik ürünleri için genel bir çerçeve sağlar. Forkliftlere takılabilen çantalı veya kutulu özelleştirilebilir koruyucu araç-gereç kitleri ile, forklift operatörleri ve teknisyenlerin tüm vardiyaları boyunca gerekli malzemeleri el altında bulundurmaları sağlanmış olur.

Forklift ekipmanını etkili bir şekilde sterilize edin

Etkili hijyenik temizlik için, forkliftlerdeki sıklıkla temas edilen noktaları bilmek ve anlamak çok önemlidir. Aşağıdaki gruplandırma, dar koridorlu bir istif aracı için sıklıkla temas edilen noktaların kabaca bir dökümünü vermektedir.

Bunlardan faydalanarak diğer forklift sınıflarına ilişkin sıklıkla temas edilen noktaların döküm listeleri de çıkarılabilir.

1. Bir Reach Truck'a binerken sıklıkla temas edilen noktalar

Koltuk arkalığı

Operatör korkuluğu

2. Operatör kabini / operatör mahalli içinde sıklıkla temas edilen noktalar

Direksiyon, kontroller

Asansör, ataşman kumanda kolları, joystick

İletişim araçları, radyo, telsiz, tuşlar

Operatör mahallindeki diğer tüm dokunmatik ekranlar

3. Diğer sıklıkla temas edilen yüzeyler

Günlük kontroller için bakım-kontrol kapakları

Akü fişi ve bağlantıları

Çatallar, çatal pimleri

Hijyenik temizliği günlük rutin işlemlerin bir parçası olarak benimseyin ve içselleştirin

İster servis çağrısı için işyerine gelen bir teknisyen ister normal bir vardiya için hazırlanan bir operatör olsun, bir forklift ile etkileşime giren tüm personel, işe başlamadan önce ve işlerini bitirdikten sonra forklifti, çalışma alanını ve tüm aletleri baştan aşağıya silip temizlemeli ve sterilize etmelidir.  İşin özü, sterilize etme prosedürlerinin aksatılmadan tutarlı bir şekilde uygulanmasıdır.

Normal ve düzenli uyum sağlamayı kolaylaştırmaya yardımcı olmak için, bazı üreticilerin uyguladığı forklift telemetri çözümlerindeki kontrol listesi özelliği, operatörlerin her vardiyanın başında tamamlaması gereken düzenli OSHA zorunlu güvenlik kontrollerine ek olarak, bunlara sterilize etme prosedürlerini de ekleyecek şekilde özelleştirilebilir.

HKÖM'nin talimatları doğrultusunda geliştirilebilecek bir vardiya öncesi ve iş günü sonu forklift temizleme ve sterilize etme kontrol listesi şunları içerebilir:

Vardiya öncesi

Onaylı dezenfektan sprey kullanarak forklifti, çalışma alanını ve takım ve aletleri baştan aşağıya silin ve sterilize edin. Forklifte binerken, operatör mahalli içindeyken ve diğer yerlere dokunurken sıklıkla temas edilen yüzeylere özellikle dikkat edin.

KKE (eldiven, yüz maskesi, vb) takmayı sakın ihmal etmeyin.

Gerek forklift üzerinde gerekse iş istasyonunda bol miktarda el dezenfektanı ve el havluları bulundurun.

Vardiya bitiminde

Forklifti park sahasına veya şarj istasyonuna geri götürün.

Ekipmanı baştan aşağıya silin ve hijyenik temizliğini sakın unutmayın.

Forkliftin dezenfekte edildiğini gösteren bir işaret, bant veya şirket tarafından onaylanmış başka bir gösterge ile görsel bir bildirim bilgisi takın.

Eldivenleri ters çevirerek çıkarın ve birini diğerinin içine yuvarlayıp sokun.

KKD'yi (eldivenler, yüz maskesi, vb.) ve forklifti temizlerken kullandığınız temizlik malzemelerini (ıslak mendiller, kağıt havlular, atölye üstüpüleri) şirket tarafından onaylanmış hijyenik-çöp kutularına atın.

Dışarıdan gelen personel ve ziyaretçi risk yönetimi

Kişiden kişiye hızla yayılabilen bir virüs gündemdeki yerini korurken, dışarıdan gelen şirket personeli - katı sosyal mesafe, KKD ve hijyenik temizlik politikaları yürürlükte olsa bile - potansiyel maruz kalma riskini beraberinde getirebilir. HKÖM talimatları, bir alanda bir seferde toplanan kişi sayısının sınırlandırılmasını, ziyaretçilerin gözle takip edilip izlenmesini ve onların işyerine özgü güvenlik protokollerine sıkı sıkıya bağlı kalarak hijyenik donanımla uygun şekilde donatılmasını öngörür. “Healthcare Business & Technology” dergisinde yayınlanan bir makale, COVID-19 salgını sırasında ziyaretçi yönetiminin önemini şöyle vurguluyor: "Tesisinize herhangi biri elini kolunu sallayarak girebiliyorsa, herkes risk altındadır."

Tabii ki, dünya dönerken bir taraftan da ilerliyor ve tüm sektörler işe geri dönmek için can atıyor. Burada sıkça rastlanan zorluk, servis malzemeleri, önleyici bakım ve hatta hijyenik temizlik malzemelerinin temini ve stoklanması gibi temel işlevler için sınırlı sayıdaki güvenilir malzeme satıcıları ile ilişkiler kurmak, sürdürmek ve sağlamlaştırmak. İlişkileri sağlamlaştırma, şirkete özgü tesis sağlığı ve hijyenik uygulamalara zaten aşina olan bir iş ortağından yararlanarak çeşitli hizmetlerin daha verimli bir şekilde ölçeklendirilmesine olanak tanır. Bu, sağlık brifinglerinin ve eğitimlerinin gereksiz fazlalığını sınırlayabilir ve taraflar arasındaki uyumu kolaylaştırmaya yardımcı olabilir.

Bakımın nasıl gerçekleştirilebileceği konusunda doyurucu ve yeterli bilgi edinin

COVID-19 salgınının başlangıcında, forklift kullanan birçok şirket, dışarıdan gelen personelin beraberinde virüs getirme riskini sınırlamak amacıyla kritik bakım ve onarımları daha sonraki tarihlere erteledi.  Ancak, ekipman arızası üretkenliği kısıtlayabileceği ve hatta işyeri güvenliğini tehdit edebileceği için, bu şekilde hareket, beraberinde bir dizi başka riskler de getirir.

Virüs bulaşma riskini yönetmek ve kritik onarımlar ve bakımları yerine getirmek, ikisinden birine karar vermek anlamına gelmez ve böyle olmak zorunda değildir. Birçok önde gelen servis kuruluşu, virüse karşı proaktif olarak kendi önlemlerini geliştirmiş ve servise giden personelini tesise özgü hijyen ve güvenlik gereksinimlerini karşılayacak şekilde donatmıştır. Örneğin, bazı forklift servis kuruluşları, çalışanlar arasındaki teması sınırlandırmak için her çalışan için ayrı ekipman bırakma ve servis konumları tesis etmiştir, ayrıca, servis teknisyenlerini KKE ve HKÖM onaylı hijyenik temizlik malzemeleri ve hijyenik kıyafetlerle donatmıştır ve bu hususta katı prosedürler uygulamaktadır.

Bu noktada yapılacak şey; forklift bakım ve onarım iş ortağınızla, onların sağlık ve güvenlik konusundaki yaklaşımları ve servis hizmetini işyerine özgü talimatlara bağlı kalarak nasıl gerçekleştirebilecekleri konusunda konuşup görüşmek ve bu muhtemelen ertelenmiş bulunan bakım ve onarım sorununu bu şekilde yönetmektir.

Yeni normal için yeni alışkanlıklar edinin

Tüm sektörlerin, personelinin güvenlik ve sağlık sorunu yaşamamaları için çalışma sistemlerinde bir takım ayarlamalar yapmaları gerekir. İşin anahtarı, gerek işveren gerekse çalışanlar için karşılıklı anlayış içinde tutarlı olmak ve işbirliğinde bulunmaktır, çünkü virüsle mücadeleye yönelik talimatların etkili olabilmesi, bunlara işin içinde yer alan herkes tarafından her koşulda uyulmasına ve uyumluluğun da iki taraflı sıkı bir şekilde takip edilmesine bağlıdır. Etkili en iyi uygulamaları yeni alışkanlıklara dönüştürmek suretiyle, dünya COVID-19 salgını ile başa çıkabilir ve böylece herkes kendi temel iş alanına yenilenmiş bir şekilde odaklanma sağlayabilir.

Gelecek sayıda görüşmek üzere, şimdilik hoşçakalın,

Cumartesi, 17 Ekim 2020 21:55

Quovadis, Nereye?

Quovadis

(50 yılı aşkın bir süredir muhtelif sektörel

dergilerde çıkanlara ilaveten 2000 yılından sonra da 20. yılını dolduran bir zaman dilimi içinde Material Handling Dergisinde yayınlanan sayısız köşe yazılarım arasında

Quovadis başlıklı üçüncü yazım bu)

Quovadis, Nereye?

Dünya, İnsanlık nereye gidiyor, hangi ulaşılmaz sandığımız hedeflere ulaşıp yenileri için hızla yol alıyor?

Şimdi bakın,

1700’lü yıllarda önce buharlı otomobil, gemi, ardından 1800’lü yıllarda pil ve akü, sonra içten yanmalı motor, ve radyonun icadı daha sonra, 1900 başlarında montaj hattı ve hattan çıkan ilk seri üretim otomobil, uçak, roket derken,  20.yüzyıl ortalarında uzay maceraları ve ay yüzeyine ayak basma, aynı dönemde nükleer enerjiden faydalanma ve ilk nükleer reaktör, televizyon, bilgisayar ve derken sırada internet dünyası, yapay zekanın icadı, yapay zeka uygulanmış robotların insanlarla birlikte aynı filmlerde rol alması,uçan otomobiller, uçan motosikletler, tablet bilgisayar büyüklüğünde scooter motosikletler,  derken…, Şimdi de enerji sorunlarına çözüm getirdiği iddia edilen, enerjisi bitmeyen, uzun yıllar boyunca şarj gerektirmeden enerji veren piller, aküler, bataryalar.

Bakalım şimdi,
neymiş bu Termodinamik biliminin unutulmaz hikâyesi, John Ahmet’in makinası gibi yeniden şarj gerektirmeyen piller, aküler, bataryalar.

“NDB”

Olarak İsimlendirilen Nano-Elmas Kendi Kendine Şarj Olan Bataryalar Enerjinin Şimdiye Kadarki Bildiğimiz Tanımını Geçersiz Kılabilir!

NDB, bir entegre devre kartı görünümünde

NDB firması, kendi kendine şarj olan nano-elmas batarya hakkında kayda değer iddialarda bulunuyor ve ünite burada bir devre kartı bileşeni şeklinde görülüyor.

Kaliforniya'da yerleşik NDB şirketine göre, nano elmas bataryaların minicik nükleer jeneratörler gibi çalışması enerji dengelerini kesinlikle alt üst edecek. Herhangi bir yerde hiçbir şarja ihtiyaç duymadan on yıldan 28.000 yıla kadar çalışabilmesinin enerji yoğunluğunda sınırlılık sorunlarını ortadan kaldıracağı ve bunun bu sorunlar üzerinde kafa yoranları çok şaşırtacağı ve hatta afallatacağı söyleniyor. Çünkü bunlar, lityum iyon bataryalardan çok daha yüksek seviyede (derişik) güç yoğunluğu sunuyorlar. Ayrıca, bunların bir elektrikli araç kazasında zarar görmesi neredeyse imkânsız. Ve elektrikli araçlar gibi bazı uygulamalarda, sahip oldukları büyük avantajlar yanı sıra maliyetler açısından da bunların mevcut lityum iyon paketlerinden çok daha ucuza mal oldukları belirtiliyor.

Her hücrenin can evinde, geri dönüştürülmüş küçük bir nükleer atık parçası yer alıyor. NDB, nükleer yakıt çubuklarından radyasyon emmiş ve böylece kendileri de radyoaktif hale gelmiş grafit nükleer reaktör parçalarını kullanmaktadır. İşlenmemiş, üstün nitelikli nükleer atık, çok uzun bir yarı ömre sahip olmasına rağmen depolanması tehlikeli, zor ve pahalı bir nükleer atıktır.

Bu grafit, beta bozunması ile nitrojene giren ve bu süreç zarfında bir anti-nötrino ve bir beta bozunma elektronu açığa çıkaran, karbon-14 radyoizotopu açısından zengindir. İşte, NDB bu grafiti almakta, saflaştırmakta ve minik karbon-14 elmasları oluşturmak için kullanmaktadır. Elmas, yapısı itibariyle bir yarı iletken ve ısı emici görevi görerek şarj yükünü toplamakta ve dışarı taşımaktadır. Enerji yüklü parçacıkları içeren, radyasyon sızıntılarını önleyen ve süper sert koruyucu ve kurcalamaya dayanıklı bir tabaka görevi gören ucuz, radyoaktif olmayan, laboratuarda oluşturulmuş bir karbon-12 elmas tabakası, radyoaktif karbon-14 elmasını tamamen kaplamaktadır.

Bir batarya hücresi oluşturmak için, bu nano-elmas malzemenin birkaç katmanı üst üste istiflenmekte ve şarj yükünü toplamak, depolamak ve anında dağıtmak için minik bir entegre devre kartı ve küçük bir süper kapasitör kullanılarak depolanmaktadır. NDB, bu bataryaların (pillerin/akülerin) AA, AAA, 18650, 2170 veya her türlü özel boyut dahil olmak üzere herhangi bir şekle veya standarda uygun hale getirilebileceğini açıklıyor.

Ve böylece, asla şarj edilmesi gerekmeyen bir batarya şeklinde minyatür bir güç jeneratörü elde etmiş oluyorsunuz. NDB'nin söylediği gibi, bu bataryalar mevcut lityum bataryalarla eşdeğer maliyettedir ve hatta bazen çok daha ucuzdur. Bu maliyet avantajının bir nedeni de, orijinal nükleer atık tedarikçilerinden bazılarının elden çıkarmak istedikleri bu atığı ellerinden alması için NDB'ye ödeme yapmalarından kaynaklanıyor.

NDB, bir batarya hücresinden yayılan radyasyon seviyelerinin, insan vücudunun kendisinin ürettiği radyasyon seviyelerinden daha düşük olacağını ve bu özelliğinin onun çeşitli uygulamalarda kullanımını tamamen güvenli yaptığını belirtmektedir. Küçük ölçekte kullanım alanları arasında kalp pilleri ve diğer elektronik implantlar ve benzeri uygulamalar sayılabilir ve bu uygulamalarda uzun ömürleri sayesinde kullanıcının batarya değiştirme ameliyatlarına maruz kalması gerekmediğinden büyük avantaj sağlar. Ayrıca, bir cihazın devre kartlarına da doğrudan yerleştirilebilir ve cihaza kullanım ömrü boyunca güç sağlar.

NDB Nano-Elmas Batarya ünitesi

Burada küçük, devre kartına monte edilmiş bir tasarım olarak gösterilen nano elmas batarya ünitesi, asla şarj edilmesi gerekmediği ve uzun yıllar boyunca dayandığı için enerji sıkıntısını tamamen ortadan kaldırma potansiyeline sahip gibi görünüyor.

Bir tüketici elektroniği uygulamasında, NDB'den Neel Naicker bu cihazların ne kadar farklı olabileceği konusundaki bir örneğe işaret ediyor:  "Bunun bir iPhone telefonda olduğunu gözünüzün önüne getirin.  Aynı boyuttaki batarya ile, sıfırdan tam şarja kadar bataryanızı saatte beş kez şarj edecektir. Hayal edin ki, bataryanızı gün boyunca şarj etmek zorunda kalmayacağınız bir dünyada yaşıyorsunuz. Şimdi durun ve bunu bir gün için değil, bir hafta için, bir ay için düşünün… Peki ya on yıllarca şarja gerek duymamaya ne dersiniz?  İşte, bu teknoloji sayesinde yapabileceğimiz şey bu."

Ve geldik işin can alıcı noktasına. Bu bataryalar elektrikli araç boyutlarına ve hatta daha da ötesine ölçeklenebilir, bu tür bir uygulamada 90 yıl kadar dayanması öngörülen bir batarya paketi içinde mükemmel güç sağlar- ve bu nedenle, örneğin işte önünüzde eski otomobilinizden ya da forkliftinizden çıkarılıp yeni otomobilinize ya da forkliftinize takılabilen bir enerji kaynağı. Batarya hücresinin bir bölümü arızalanırsa, aktif nano elmas olan kısmı başka bir hücreye geri dönüştürülebilir ve ömürlerinin sonuna geldiklerinde - ki bu, örneğin bir uyduda kullanılabilecek düşük güçlü bir sensör için 28.000 yıla kadar çıkabilir - ve geride "zararsız yan ürünler" dışında başka hiçbir şey kalmaz.

UNESCO Başkanı ve Londra Üniversitesi Akademisi Profesörü Dr. John Shawe-Taylor'ın açıklaması: “NDB, pahalı altyapı projeleri, enerji nakil maliyetleri veya fosil yakıt santrallerinde, hidroelektrik santrallerinde, türbinlerde veya nükleer enerji santrallerinde karbon yakalama gibi alternatif çözümlerle ilişkili olumsuz çevresel etkiler olmaksızın, bir defada karbon emisyonlarının neden olduğu başlıca küresel sorunu çözme potansiyeline sahip.  Bu teknolojilerin yeniden şarj etme, yakıt ikmali veya servis-bakım gerektirmeden çok uzun süreler boyunca enerji sağlama yeteneği, onları sıfıra yakın çevresel etkiye ve enerji taşıma maliyetlerine sahip kapsamlı bir çözüm getirmesi nedeniyle dünyanın enerji gereksinimlerini karşılayacak ideal bir konuma oturtuyor."

Nitekim NDB bataryası şebekeden bağımsız yaşam için 24 saatlik olağanüstü bir enerji önerisi getiriyor ve NDB ekibi, şirketin ticari müşterilerinden bazılarının desteğiyle zamanının bir bölümünü enerji ihtiyacı olan ücra yerlerdeki topluluklara bir yardımseverlik hizmeti olarak sunmaya ayırmak istiyor.

Şirketin, dünyanın karbon-14 nükleer atığının tamamını - ki son derece ciddi bir hacim tutacaktır - işlemesi halinde, NDB firması kendi karbon-14 hammaddesini basit ve uygun maliyetli bir şekilde oluşturabileceğini söylüyor.

Şirket, konseptin bir kanıtını tamamladığını iddia etmekte ve COVID salgınının sona ermesinden sonra laboratuvarları yeniden açıldığında ürünün ticari prototipini oluşturmaya hazır olduğunu belirtmektedir. Düşük güce sahip bir ticari versiyonun iki yıldan daha kısa bir süre içinde piyasaya çıkması bekleniyor ve yüksek güçlü versiyon için de beş yıllık bir süre öngörülüyor. NDB, teknolojisi ve üretim süreçleri ile ilgili onay bekleyen patentleriyle rekabette oldukça ileri bir konumda olduğunu ifade ediyor.

Sonuçlar vaat edildiği gibi çıkarsa, bunun nasıl devrim yaratacak bir güç kaynağı olacağını görüp kabul etmemek biraz zor olacağa benzer. Böylesine uzun ömürlü bir batarya, sayısız modern teknoloji yeniliklerinin ortaya koyduğu sonuçlara temelde meydan okuyacaktır. Sonuçta, tüketicilerin yenisini almaya gerek duymadan on yıllar boyunca bir telefondan diğerine, bir otomobilden diğer bir otomobile, bir forkliftten diğer bir forklifte ve elbette dizüstü bilgisayardan diğer bir dizüstü bilgisayara nakledecekleri batarya paketlerini görmek şaşırtıcı olmayacaktır. NDB donanımlı evler şehir elektrik şebekesine bağlı olsa da olur, olmasa da. Her bir batarya, neredeyse tükenmez bir yeşil enerji kaynağı olup ve nükleer atıkların sessizce faydalı bir enerji kaynağına dönüştürülmesine yol açacaktır.

Olağanüstü bir buluşun habercisi gibi geliyor kulağımıza, öyle değil mi, ne dersiniz?

 

Bakın, bu haberin yayınlanması üzerine ilk birkaç gün içinde 1000 civarında yorum gelmiş. İlk gün gelen yüzlerce yorumdan ilk göze çarpan birkaçı aşağıda

 

Rumuz-2: 25 Ağustos 2020

Bu işi gerçekten başarabilirlerse, içinde bulunduğumuz yüzyılın en büyük bilimsel atılımı olacak. Ama, fosil yakıt şirketlerinin buna izin vereceğinden pek emin değilim.

Rumuz-8: 25 Ağustos 2020

Bunun işe yaradığını varsayarsak, halka arz 10 milyar dolarda kalmaz. Çok daha fazlası olur. Ve, şirketin Nasdaq'da bir yıl içinde Apple'ı geçeceğine eminim.

Rumuz-36: 25 Ağustos 2020

Geçmişte kaç kez yeni bir teknoloji ortaya çıktı ve hemen hepsi neredeyse anında büyük enerji şirketleri tarafından ezilip yok edildi. Bunun böyle olduğuna şahidim, dolayısıyla bu defa da olmaması benim için oldukça şaşırtıcı olur.

Rumuz-54: 25 Ağustos 2020

Elon Musk'ın (milyarlarca doları lityum işine gömmüş biri olarak), bu buluşun asla gün ışığına çıkmamasını sağlamak için her ne gerekiyorsa hiç düşünmeden harcayacağını tahmin ediyorum. Ve buradaki yanıtların bir kısmına bakılırsa, bu fikri doğmadan toprağa gömmek için elinden geleni yapacak pek çok yatırımcı varmış gibi görünüyor.

Rumuz-123: 25 Ağustos 2020

Bu buluş çok harika, Elon Musk'ın yeni bir ürüne ihtiyacı var, ancak radyoaktif içerik nedeniyle umarım Yeşiller kriz geçirip buna aşırı tepki vermez ve buluşun yaşama geçirilmesini geciktirmez, bertaraf edilmesi için de çok fazla bastırmaz. Ama bu gerçekten çok havalı müthiş bir buluş.

Ve geldik işin can alıcı noktasına.

Ne demiştik:

QUOVADİS!

Yani, bu işin sonu nereye varacak?

Bizim “40 ayak” dediğimiz “Operasyon Amplifikatörü” görünümlü ufacık bir ünitenin icadının insanoğlunu getirdiği noktaya bakar mısınız?

Görünen o ki, yakın zamanda, belki bir yüzyıl sonra, ama eninde sonunda insanoğlunun araştırmaları geliştirilen yapay organlar, nihayetinde neredeyse sonsuz ömürlü nano-pil takılı bir yapay kalp ile ölüme çare bulmaya, yani ölümsüzlüğe kadar gidecek. Ve elbette o zaman ortaya çıkacak inanılmaz sıkıntılı durumlara da insanoğlu şu veya bu şekilde bir çare bulacaktır.

Ve işte o zaman gerçekten, “ARTIK HİÇBİR ŞEY ESKİSİ GİBİ OLMAYACAK!”

Bir sonraki sayıda yine buluşmak umuduyla, şimdilik hoşçakalın,

Pazartesi, 10 Ağustos 2020 22:00

COVID-19 ve ROBOTLAR

Görünen o ki,  bu COVID-19 salgını sona ermediği, ondan kurtulamadığımız sürece gündemin ön planında COVID-19 olacak.

Dolayısıyla bugünkü yazımız ve büyük olasılıkla bundan sonraki birkaç yazımızda temel konu COVID-19 ağırlıklı olacak.

Elbette, gündemde daha ön plana çıkan bir olay olduğu takdirde ele alacağımız tema da muhtemelen o olayla ilgili olacak.

Robotlar ve otomasyon teknolojisi COVID-19 salgınına karşı ön cephelerde amansızca savaş veriyor

Robotlar ve otomasyon teknolojisi, COVID-19 savaşının ön saflarında yer alıyor ve üreticilere, sağlık görevlilerine ve daha pek çok alanda faaliyet gösteren sektör kuruluşlarına destek veriyor.

Dünya COVID-19 salgınının yayılmasını önlemek için canhıraş bir şekilde savaşmaya devam ederken, insanlar günden güne giderek uzaktan çalışmaya alışıp evde öğrenmeye geçtikçe robotlar ve otomasyon sistemleri de onların ihtiyaç duydukları araç gereçlerin tedarikinde önemli görevler üstlenmektedir.

Robotlar günümüzde hastanelerin dezenfekte edilmesinde önemli rol oynuyor. İnsanlar Sosyal Mesafe (Fiziksel Güvenlik Mesafesi) kavramını benimsedikçe, malzeme tedarikinde otonom teslimatın önemi de giderek artıyor. Otomatik iş istasyonları ilaç şirketlerinin çalışmalarına hız kazandırıyor. Otomasyon sistemleri de bu savaşın ön saflarında yer alıyor.

Dezenfeksiyon Robotları

Virüsün yayılmasına karşı Çin’e dezenfeksiyon robotları sağlama faaliyetlerinde, ön saflarda Odense Üniversite Hastanesi ile Blue Ocean Robotics firmasının oluşturduğu Danimarkalı bir şirket olan UVD Robots firmasının yer aldığını görüyoruz. Şubat ayında Sunay Healthcare Supply kuruluşu ile bir anlaşma imzalayan şirket, o tarihten bu yana Çin’e hastaneleri ve diğer alanları ultraviyole ışıkla dezenfekte eden kendi kendine çalışan çok sayıda robotlar sevk etti. Şirket, hastane personeli enfeksiyon riskine maruz kalmaksızın koronavirüslerin yayılmasının bu robotlar sayesinde sınırlandığını belirtti. O günden bu yana, şirket 50’den fazla şirketin çeşitli noktalarına sevk ettiği robotlar yanı sıra Çin’in dışında, Avrupa ve ABD’de salgın sorunları yaşayan pek çok noktaya da robotlarının teslimatını gerçekleştirdi.

Şirket sözcüsü şöyle bir açıklamada bulundu, “Dünya sağlığının tehdit altında olduğu ciddi bir krizde yenilikçi teknolojimiz gerçekten kendini ispat etmiş, değerini kanıtlamış bulunuyor”.

Sözcü, içinde COVID-19 vakalarıyla ilgili sorunlar yaşayan mahkumların da bulunduğu hapishaneler de dahil olmak üzere, Şirket’in hapishane revirleri yanı sıra hastaneler ve sağlık sektörünün çeşitli alanlarından gelen talepleri de karşıladığını belirterek Şirket’in ofis alanlarını, üretim hollerini ve montaj hatlarını, alışveriş merkezlerini, süpermarketleri, havaalanlarını, otelleri ve restoranları temizlemek için robot satın alma istek ve taleplerini çok kısa teslim süreleri ile karşıladığını açıkladı.

Sözcü, “Sağlık alanında, birkaç ülke ile başladık, büyüyüp şimdi birçok ülkeye yayıldık ve üstelik her müşteri birkaç robotla başlayıp giderek daha çok sayıda robot talep ediyor” dedi ve ekledi, “Görüyoruz ki, diğer pazar segmentleri sağlık hizmetlerine kıyasla çok daha büyük bir entegre pazar segmentini oluşturuyor.”

Sözcü, UVD robotları modüler bir üretim sürecine sahip olduğundan, insanların üretim yöntemini öğrenmelerinin “oldukça kolay” olduğunu, böylece bu insanların ihtiyaçlarına göre üretimi çok hızlı bir şekilde ölçeklendirebileceklerini belirtti.

Başlangıçta birkaç yüz adet robot üreten şirketin şimdi neredeyse binli adetlerde robot ürettiğini sözlerine ekleyerek, “Tek sorun bileşenlerin tedariki ile ilgili ve bu salgın sürecinde bir noktada biraz zorluk çektik, ancak daha sonra, son iki hafta içinde Çin üretim faaliyetlerini yeniden başlattı ve bileşen ihtiyaçlarımızı büyük ölçüde karşılayabildi, bu noktada şirket için bir zorluk, robotların farklı ülkelere sevk maliyetlerini azaltma konusunda kargo ve nakliye şirketlerinin imkanlarına bağlı çalışmak zorunda olmasıdır,” şeklinde bir açıklamada bulunmuştur.

Los Angeles merkezli Dimer şirketi, uçakları dezenfekte etmek için tasarlanmış “GermFalcon UV-C” robotları ile hastaneler ve değişken ortamlar için de “UVHammer” robot teknolojisi sistemlerinin teslimatını gerçekleştirmektedir.  Ocak ayı ortalarında şirket Çin’den gelen yolcuların indiği en büyük ilk üç ABD havaalanına hizmet vermeye başladı.

Xenex firması, Westin Houston Tıp Merkezi’nin, ABD’de konuk odalarını ve ortak alanları temizlemek ve dezenfekte etmek için “LightStrike” mikrop öldürücü robotlarını kullanan ilk otel olduğunu açıkladı. Houston’da iki epidemiyolog tarafından geliştirilen teknoloji, yoğun darbeli ksenon ultraviyole ışığı kullanarak virüsleri, bakterileri ve mantarları hızla yok edebilmektedir.

Hong Kong metrosunu işleten MTR Corporation grubu, “Buharlaştırılmış Hidrojen Peroksit” robotu anlamına gelen “VHP Robot”u geliştirmek için, Avalon Biomedical (Management) Limited firması ile birlikte çalıştığını duyurdu. Robot, tren kompartımanlarında ve istasyonlarda yolcuları ve personeli korumak için kapsamlı köşe bucak temizliği ve yüzeylerin zararlı maddelerden arındırılması işlemlerini başarıyla gerçekleştiriyor.

Sağlık Hizmetleri

Otomasyon Geliştirme Derneği (A3) tedarikçi üyelerinden biri olan CloudMinds firması, Wuhan, Çin’deki akıllı sistemlerle donatılmış bir hastaneye 12 robot seti bağışladı ve aşırı yoğun çalışan ve tehlike altında iş gören sağlık çalışanlarına bir nebze olsun rahatlama sağladı. Robotlar, sahra hastanesine girişte kalp atış hızlarını ve kan oksijen seviyelerini izleyerek yüksek ateş belirtileri gösteren hastaları belirlemek ve gerekli tıbbi yardım için ilgili yerlere yönlendirmek gibi çeşitli temel görevleri yerine getirdiler. Bu robotlar ayrıca hastane alanlarını temizleyip dezenfekte işlemlerini gerçekleştirdiler ve ağrılı hastalar için egzersiz programlarında yol gösterici oldular.

Çinli araştırmacılar ayrıca, ultrason işlemleri gerçekleştirebilen, ağızdan sürüntü alabilen ve normalde genellikle bir stetoskop ile yapılan bir hastanın organlarından çıkan sesleri dinleyebilen tekerlekler üzerinde hareketli bir robot kol tasarladılar. Kameralarla donatılmış bu robot, aynı odada ayrıca bir tıbbi personel bulunmasına gerek bırakmadan bu görevleri kendi başına gerçekleştirebilmektedir. Robot, Tsinghua Üniversitesi’nden Profesör Zheng Gangtie tarafından tasarlanmıştı.

İnsansız Araçlar

Çin’de, Çin’in virüsten etkilenen bölgelerinde teslimatları insansız araçlar ve diğer mobil robotlar gerçekleştirdi. Örneğin, JD Logistics firması, L4 sınıfı insansız teslimat araçlarından ikisini Pekin’den Wuhan’a gönderdi ve mühendisler araçları bulut aracılığıyla uzaktan kumanda ile yönettiler. Diğer bir şirket, Idriverplus ise, Şangay ve Pekin’deki hastanelere insansız bir teslimat aracı bağışladı.

Bir taraftan insanlar gerekli ihtiyaçlarını sipariş etmek için online mağazalara hücum ederken, Amazon da salgın döneminde beklenen sipariş patlamalarını karşılamak için 100.000 yeni çalışanı işe alacağını açıkladı. E-ticaret işlemleri gerçekleştirme hacminin büyüklüğü, siparişleri karşılamak için robot kullanımında zaten bir büyümeyi öngörmektedir ve bu büyümenin, daha fazla sayıda insan evde kalıp evden çalıştıkça ve ihtiyaçlarını online olarak karşıladıkça artarak devam etmesi bekleniyor.

New York Times, salgının Zhen Robotics firmasına duyulan ilgiyi ve onun perakendecilere, hastanelere, alışveriş merkezlerine ve apartman komplekslerine satılan kendi kendine giden bir araba olan RoboPony ürününe olan talebi arttırdığını bildirdi. Bu robot aynı zamanda, Çin’deki salgından etkilenen hanelere yiyecek ve diğer ihtiyaçlarını sağlamak için Sunin.com Group Ltd. firması tarafından kullanılıyor.

Kendi depo robot sistemlerini ve bakkaldan eve teslimat teknolojisini bir lisans ücreti karşılığında diğer süpermarketlere sunmayı amaçlayan online bakkal OCADO, pandemi sırasında artan eve teslimat taleplerinden yararlanma düşüncesiyle 2019’un sonundan bu yana stoklarını %7.6 arttırdığını belirtti.

Uzaktan Kumandalı Robotlar

Milyonlarca insan şimdi karantinalar nedeniyle evden çalıştığından, Zoom, Microsoft (Skype) ve benzerleri gibi şirketlerin sağladığı sanal toplantı araçları ile video ve sesli konferans araçlarının kullanımında birden inanılmaz bir zıplama görüldü. Ancak, sanal gerçeklik teknolojisini kullanarak makinaların uzaktan yönetimini mümkün kılan robot şirketleri de, aynı nedenlerle olmasa da, ürettikleri cihazların aşırı ilgi gördüğünü bildiriyorlar.

Bir Zoom veya Google Hangout kolaylığı, örneğin Konferans Salonu A’daki saat 14:00 haftalık bütçe toplantısının yerini alabilirken, sanal gerçeklik teknolojisini kullanarak makinaların uzaktan yönetilmesi yönteminden faydalanarak uzaktan kumandalı robotların kullanımı, bir katılımcının neredeyse bir otelin konferans salonunu ziyaret eden bir etkinlik planlayıcısı gibi veya etkinliğe katılamayan bir etkinlik katılımcısının farklı veya hayali bir yerde olma etkisini yaratmasını sağlayabilmek için (ister büyük bir iş konferansı, isterse küçük bir düğün resepsiyonu olsun) bir konumun etrafında hareket ederek görüntü almasını gerektiren farklı senaryolar için kullanılabiliyor.

Birkaç yıldır mobil uzaktan kumandalı robotlar geliştiren Ava Robotics firması, güncel korona virüs salgını nedeniyle robotlarına olan ilginin arttığını gördü. Şirket sözcüsü, giderek artan sayıda hastane ve huzurevi tesislerinin, bu yerlerdeki karantina uygulamaları ve “ziyaretçi kabul edilmez” politikaları nedeniyle aile üyelerine hastalar ve yaşlı akraba ve yakınları ile video aracılığıyla konuşma fırsatı sağlamak amacıyla bu robotlara ilgi duyduklarını söyledi.

“Bazı durumlarda, bu insanların bazıları hayatlarının son günlerini yaşıyor olabilir ve sevdikleri de orada olamayabilir. Bu etkileşim o anda ve öyle bir ortamda her iki taraf için de çok önemli,” dedi.

Sözcü, Ava robotlarının, çağrının bir ucundaki kişinin - ki bu durumda yaşlı veya ağrılı bir hasta olabilir - kullanım kolaylığı ihtiyacı nedeniyle, bir telefonda veya bilgisayarda kullanılan yazılım tabanlı bir video konferans uygulamasından farklı olduğunu söyledi ve Şirket’in halen, robotları kuran kişiler için yapılandırmayı kolaylaştırma olanakları geliştirme konusu üzerinde çalıştığını açıkladı ve böylece insanın bir bağlantıya tıkladığında anında uzaktan kumandalı robotuna bağlanabileceğini açıkladı.

Ve ekledi, “’Ziyaretçi giremez’ politikası uygulanan bir yardımlı/destekli-yaşam tesisimiz ve huzurevimiz vardı ve onlar bizden bir robot istediler. Robotu gönderdik ve robot Cuma günü öğleden sonra saat 2’de hastaneye geldi, ne tesadüf ki tam o anda hastanede annesini ziyaret için gelen ve giremeyip bekleyen bir aile üyesi vardı.”

Robot için ziyaretlerde kolaylık sağlama amaçlarının ötesinde, hastaneler Ava robotlarını özellikle korona virüs ortamında hasta sınıflandırması ve hasta önceliği/sonralığı saptaması için kullanıyor. Örneğin, Boston’daki en büyük hastanelerden biri, bu robotu ilk konsültasyonun bir parçası olarak Ava robotları ile hastaları uzaktan incelemek için kullanmaktadır. Hastane ayrıca, doktorların bir odaya sık sık girip çıkmaları gereken durumlar için - bunu yapacak bir insan yerine - bu robotları kullanmayı düşünüyor, böylece bir doktor için her seferinde yeni yeni yüz maskesi, önlük ve eldivenler koymak zorunda kalmıyorlar ve böylece hastane malzemeden de önemli ölçüde tasarruf sağlamış oluyor.

Eğitim

Gelişmiş sosyal robotlar geliştiren ve üreten RoboKind firması, korona virüs nedeniyle okul kapanmalarından etkilenen okulların bulunduğu ilçeler için normalde 500.000 dolara mal olacak bir kodlama yazılımı bağışlayacağını duyurdu. İlçeler, avatar tabanlı “RoboKind’s District Enterprise robots4STEM” kodlama yazılımının gelişmiş bir sürümüne hiçbir ücret ödemeden sahip olabilmektedir. Sanal kodlama kursu, ilçelerin, okulun ilkokul ve ortaokul öğrencilerine kapalı olduğu dönemde öğrenciler için bilgisayar bilimleri içeriği sağlamasına yardımcı olabilmektedir.

RoboKind firması CEO’su ve eski bir öğretmen/idareci olan Valorie Loomer şunu söyledi, “ilçelerden okulları kapatacakları ve virüs salgını nedeniyle sanal öğrenime geçecekleri haberlerini duymaya başladığımız anda, ilk düşüncemiz ‘onlara yardımcı olmak için biz ne yapabiliriz?’ oldu.”

Şirketin yüz ifadeli robotları ve avatarları, sosyal duygusal becerileri bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik ile bütünleştiren bulut tabanlı bir öğrenme platformunda çalışıyor. O zamana kadar müşteriler yazılımı yalnızca robot donanımı satın alma işleminin bir parçası, bir tamamlayıcı ürünü olarak alabiliyordu.

“Hala inanıyoruz ve araştırmalar, kodlama müfredatımıza katılımın, öğrenciler bir amaca göre kod yazabildiklerinde, olay odaklı programlama yoluyla gerçek dünya ortamlarında kod yazabildiklerinde ve gerçek dünya robotlu görevleriyle ilgili sorunları çözdüklerinde maksimize edildiğini gösteriyor, ancak elbette öğrencilerin bir yerden başlamaları gerekiyor” diyor RoboKind firmasının kurucu ortağı ve CTO’su Richard Margolin.

İlaç Yardımı

İlaç şirketleri virüs için bir aşı veya tedavi üzerinde çalışmaya devam ediyor ve robot üreticisi şirketler de yıllardır bu ilaç şirketlerine bu alanda manuel ve tekrarlayan görevleri hızlandırmak için otomatik çözümler sunmada ön saflarda yer alıyor. COVID-19 virüsüyle savaşmak isteyen şirketler için robot teknolojisi şirketleri de çözümler sunuyor.

Geçenlerde, Hamilton Company adlı şirket, yine bu şirketin “Microlab STARlet” sıvı taşıma iş istasyonunu temel alan iki yeni otomatik analiz iş istasyonu geliştirdiğini haber verdi. Şirket, bu yeni sistemlerinin yeni COVID-19 virüse neden olan bilinen eski korona virüs olan SARS-CoV-2’nin hızlı, yüksek verimli tanı ve araştırmaya dayalı testini kolaylaştırmaya yardımcı olabileceğini söyledi.

“MagEx STARlet”, biyolojik örneklerin yüksek verimli manyetik bazlı RNA özütlemesini sağlıyor; “PCR Prep STARlet” iş istasyonu da, Hastalık Kontrol Merkezleri’nden alınan en son protokolleri kullanarak örnek kurulumunu otomatikleştirmek için önceden yapılandırılmış ve şartlandırılmış.

Şirket, İsviçre’de Reno, Nev ve Bonaduz’daki üretim tesislerinden sağlanan donanım, yazılım, aksesuar ve sarf malzemelerinin hızlı teslimatını sağlayarak sevkiyat önceliğini koronavirüsle mücadele ile ilgili tüm gelen siparişlere vereceğini söyledi. Amaç, ABD ve Avrupa genelinde teslimat gecikmelerini ortadan kaldırmak suretiyle özellikle acil testlerde gecikmeleri azaltmak veya tamamen önüne geçmektir.

Hamilton Company şirketi başkanı ve CEO’su Steve Hamilton, “Sağlık hizmetleri veren işgücüne ve koronavirüsü tanımlamak, tedavi etmek ve frenleyip kontrol altına almak için çalışan araştırmacılara destek vermek bizim en birincil önceliğimizdir” dedi.

Buna ek olarak, zaten daha önce şirketlerin kullanımına sunulmuş olan robotlar artık korona virüs savaşında kullanılmaktadır.

Restoranlar İçin Yiyecek Hazırlama

2019 ve 2020’deki büyük gelişmelerden biri, restoranların fiziksel olarak bir geleneksel yemek salonu konseptinden çıkarılması ve ister yazıcı sürücülerinin veya robotların çalışacağı, ancak her durumda sadece teslimat için yiyeceklerin hazırlanacağı “karanlık mutfaklara” dönüştürülmesi konseptiydi. Birçok eyalette restoranlar kapatılmakta ve sadece paket servisi ve teslimatı sağlayabilecek olanlar açık tutulmakta iken, karanlık mutfakların sayısı aniden çarpıcı bir şekilde arttı.

Miso Robotics (hamburger ızgara ve derin kızartma), CafeX (kahve ve diğer içecekler) ve Picnic (pizza hazırlama) firmaları da dahil olmak üzere, birçok şirket gıda hazırlamada kullanılacak yardımcı robotlar geliştirdi.

Bazı gıda robotu teknolojisi şirketleri, korona virüs salgını öncesinde konseptlerini yerleştirme savaşı verirken, şimdi sadece paket servisi veya sadece

teslimat hizmetleri sunmak zorunda kalan pek çok restoran ise artık bu otomasyon sistemlerinden bazılarına tekrar bir göz atmanın gerekli olduğunu anladılar.

Birlikte çalışan Robotlar ve İnsanlar

Dünya COVID-19 salgını durdurma savaşını sürdürdükçe, robotlara ve yanı sıra insanlar ve robotların birlikte çalıştığı otomasyon teknolojilerine ihtiyaç duyulacağı açıkça ortaya çıktı.

“Bu kritik otomasyon teknolojileri insanları güvende tutuyor, yeni ilaçlar ve tedaviler geliştirilmesine yardımcı oluyor, insanların bugün ihtiyaç duyduğu önemli ürünleri üretiyor ve diğer önemli görevleri yerine getiriyor” diyor Otomasyon Geliştirme Derneği (A3) Başkanı Jeff Burnstein. “Koronavirüsü ile mücadelede üyelerimizi ve dünyanın her yerindeki insanların bu küresel salgınla başa çıkmalarına yardımcı olan diğer otomasyon şirketlerimizi ön saflarda görmekten gurur duyuyoruz.”

Gelecek sayıda buluşmak üzere, şimdilik hoşça kalın.

Pazartesi, 25 May 2020 12:39

COVIT-19 İLE BAŞETMENİN YOLU:

ROBOT TEKNOLOJİSİ KULLANIP İŞLERİ ROBOTLARA YAPTIRMAK MI?

 

FLAŞ! FLAŞ! FLAŞ!

ANA AKIM;

ROBOT YATIRIMLARI HIZ KAZANDI!!!

 

Yarına hazırlıklı olmak lazım!

Bilmemiz Gereken Mobil Robot Şirketleri

Ticari mobil robot pazarına genel bir bakış.

Bu robotların çoğu imalat ve depo görevleri için özel olarak tasarlanmış, diğerleri ise tıbbi bakım ürünlerinin temizlenmesi veya taşınması gibi özel görevleri yerine getiriyor.

McKinsey, mobil robotları otonom güdümlü araçlar (AGV'ler) ve otonom mobil robotlar (AMR'ler) olarak tanımlıyor. AGV'ler ve AMR'ler bir yere sabitlenerek kurulmazlar, mobil cihazlardır. Navigasyon sistemi ya robot üstü yerleşik (kamera ya da lazer tabanlı) ya da harici (rota manyetik bant, tel-kablo ya da yerdeki raylar kullanılarak sağlanır) sistemdir. Uygulama mobil robotları, lojistik, teslimat işleri için ve endüstriyel ortamlarda makinalar, aktarma noktaları veya depolama alanları arasında kutular, paletler veya aletler gibi hareketli parçaların nakliyesi için kullanılıyor.

IDTechEx'e göre, otomatik güdümlü arabalar ve araçlar (AGC ve AGV) uzun süredir kullanılmaktadır. Her türlü yükü taşımak için güvenli ve güvenilir sistemlerdir. Ancak kurulumları zaman alıcıdır ve iş akışı düzenlemesinin mevcut işe uyarlanması zor olabilir.

Amazon 2012'de Kiva Systems'ı satın aldığında, mobil robotların ortalığa dökülmesi ile ortalık ayağa kalkmıştı.  Bu etkinlik bir hareketlenme dalgası başlattı ve bununla kalmadı, Amazon mobil robot teknolojisi geliştirmeye ve yeni yeni mobil robot şirketleri satın almaya devam etti. IDTechEx, 2020 ve 2030 arasındaki 10 yıllık dönemde 1 milyondan fazla mobil robotun satılacağını öngörüyor.

********************&********************&********************&*************************

Clearpath Robotics (Otto Motors)

OTTO 100, kutuları, el arabalarını, kovaları, bidonları ve insanın kaldırabileceği diğer yükleri dinamik ortamlarda taşımak için tasarlanmış küçük, güçlü bir kendi-yürür otomatik sürüş aracıdır. OTTO, tıpkı bir insanın yaptığı gibi mekanlarda dolaşır. Bulunduğu ortamın bir haritasını hafızasında tutar ve konumunu, tam nerede olduğunu daima bilmek için görsel referans noktaları kullanır. Hiçbir yol gösterici kılavuz, özel altyapı veya önceden tanımlanmış yol güzergahı gerekmez. (Görüntü kaynağı: Otto Motors)

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

6 River Systems

6 River Systems firmasının Chuck isimli robotu, otonom araçlarla aynı teknoloji ve sensörler kullanılarak üretilmiştir. Chuck, gezinmek için makina öğrenmesi ve yapay zeka kullanır. Robot, kullanıcıların zaman kaybına yol açacak yürüyüş mesafelerini en aza indirmelerine, görevlerinin başında kalmalarına ve daha verimli çalışmalarına yardımcı olmak için onları çalışma alanlarında yönlendirip yardımcı olur. Chuck, kendisinin tüm ürün bırakma, alma, toplama, sayma, yerine koyma ve cinsine göre ayırıp sıralama görevlerinde kullanılabilmesi için depo yönetim sistemleriyle entegre olur. (Görüntü kaynağı: 6 River Systems)

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

NextShift Robotics

NextShift Robotics firmasının TM-100 robotu, kendi yol güzergahı üzerindeki insanları ve diğer engelleri tanımak için tasarlanmıştır. Üzerinde engel bulunan yollara girecek insanları durdurmak için tasarlanmıştır ve onlara engellerin etrafında bir yol bulup gösterecek kadar da akıllıdır. TM-100 normal depo koşullarına, engeller, kir, toz ve aşırı sıcaklıklara dayanacak şekilde üretilmiştir. Sağlam endüstriyel tasarımı sayesinde düz olmayan, pürüzlü, bozuk, kasisli zeminlerde gezinebilir. (Görüntü kaynağı: NextShift Robotics)

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

GrayOrange

GrayOrange firmasının Butler robotu, kullanıcılara depolarda yaygın bir işyükü oluşturan sipariş miktarı hacim ve ağırlığı ve karışım oranını ayarlama işinde yardımcı olur. Birçok şirket için, uygulanabilir geçerli tek çözüm esnek otomasyondur. GreyOrange firmasının otonom mobil robotları, işte bu ihtiyaçları karşılamak üzere tasarlanmıştır. (Görüntü kaynağı: GrayOrange)

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Swisslog

Swisslog firması, geleneksel yüksek raflı depo robotu tabanlı malzeme elleçleme çözümleri sunmak için özelleştirilmiş Kuka robotlarını kullanıyor. Swisslog, otomatik depolama çözümleri için çeşitli geleneksel ve hemen kullanıma hazır teknolojiler sunuyor. Şirket, modüler, esnek ve yazılım kontrollü malzeme taşıma teknolojileri sunmaktadır. Depo çözümleri, düşük bir parça başı toplama maliyeti ile optimum mal akışı sağlamak için özelleştirilmiştir. (Görüntü kaynağı: Swisslog)

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Seegrid

Seegrid Smart Platform firması, bağlantılı bir malzeme elleçleme çözümü için kendi-yürür araçları ve filo yönetim yazılımlarını entegre ederek kullanmaktadır. Bir Seegrid AGV ünitesinde, çalışma ortamının üç boyutlu, bilgisayarla üretilmiş bir görünümünü yakalamak ve oluşturmak için, bir dizi stereo kamera hep birlikte uyum içinde sürekli olarak çalışır. Şöyle ki, ortamda bir şey değiştiğinde, Seegrid AGV araçları, kesintisiz navigasyonu başarıyla sürdürmek için binlerce anlık referans noktasını aralıksız sürekli hesaplar. (Görüntü kaynağı: Seegrid)

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Diligent Robotics

Diligent Robotics firmasının Moxi robotu, malzeme toplama ve bunları hasta odalarına götürme, laboratuvar numunelerini teslim etme, merkezi tedarikten gidip malzeme alma ve kirli keten atık torbalarını ortamdan çıkarma gibi hasta teması olmayan görevlerle klinik personeline yardımcı olan bir hastane robot yardımcısıdır. Otomasyon, hastanelerin tutarlı ve istikrarlı hasta-bakımı iş akışlarını sürdürmelerine yardımcı olur ve hasta bakımı ile görevli personele esas işlerine konsantre olmaları için daha fazla zaman tanır. (Görüntü kaynağı: Diligent Robotics)

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Locus Robotics

LocusBot'lar üretkenliği artırmak için tasarlanmıştır. Locus çözümü kap ayırt etmez, gereken her tür kutu, sepet, sandık, kova, bidon veya konteynır ve kap ile çalışmak için uygundur. Robotlar, değişen ihtiyaçları, ürünleri veya sipariş profillerini karşılamak için aynı anda birden fazla kutu ve kap türü ile kullanılabilir. LocusBot'lar, geleneksel el arabası veya motorlu el arabası sistemlerine kıyasla saat başına ürün ve saat başına ürün hattı randımanını tutarlı bir şekilde artırmayı ve birim zamanda daha fazla siparişi karşılamayı ve talebe göre ölçeklendirmeyi kolaylaştıracak şekilde tasarlanmıştır. (Görüntü kaynağı: Locus Robotics)

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

MiR (Mobile Industrial Robots Corp.)

MiR, kurum içi lojistik hareketleri yöneten bir dizi otonom mobil robot geliştirmekte ve pazarlamaktadır. Danimarkalı robot endüstrisi profesyonel çalışanları tarafından kurulan ve işletilen MiR'in merkezi Odense, Danimarka'da bulunmaktadır. MiR, 2018 Nisan ayında Amerikan Teradyne şirketi tarafından satın alınmıştır. (Görüntü kaynağı: MiR)

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

AutoGuide Mobile Robots

AutoGuide Mobile Robots firması, montaj, üretim, depolama ve dağıtım operasyonları için yüksek taşıma kapasiteli endüstriyel otonom mobil robotlar tasarlamakta ve geliştirip üretmektedir. AutoGuide’ın Max N10 modüler mobil robot platformu, çeki vinci, konveyör platformu, araba taşıyıcısı ve palet istifleyici de dahil olmak üzere uygulamaya özgü bir dizi yapılandırmaya sahip bir doğal yönlendirme platformudur. AutoGuide firması da MiR firması gibi, Amerikan Teradyne tarafından 2019'un sonlarında satın alındı. (Görüntü kaynağı:  AutoGuide Mobile Robots)

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

KUKA

KUKA mobil robotları otonom olarak geziniyor, hareketli kollarıyla iş görüyor ve endüstriyel üretim için istenen esnekliği sağlıyorlar. Bu özellikle kurum içi lojistik hareketleri için önemlidir. KUKA firması, manuel olarak hareket ettirilebilenlerden otonom navigasyon çözümlerine kadar bir dizi mobilite portföyü sunmaktadır. Tamamen otonom varyantlar, herhangi endükleme halkaları veya devresi, zeminde işaretlemeler veya mıknatıslara gerek olmaksızın çalışırlar. (Görüntü kaynağı:  KUKA)

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Omron

Omron mobil robotları temelde çalışan işçilere hizmet desteği için üretilmiştir. Sektör gereksinimlerini karşılamak üzere tasarlanmış bu Omron mobil robotlar, işbirlikçi ve güvenli bir çalışma ortamını desteklemek için insanlarla etkileşime girer. Güvenlik lazerleri ve sonar sistemi, robotlarımızın yolları üzerindeki engelleri tespit etmesine ve çarpışmalardan kaçınmasına olanak sağlar. (Görüntü kaynağı: Omron)

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

iRobot Corp.

iRobot, Roomba hareketli robotlarını üreten firma. Roomba robotları, zeminleri iyice temizleyip tertemiz yapmak için bir çift Çok Yüzeyli Fırça sistemi kullanıyor. Fırçalardan biri kiri gevşetip yapıştığı yerden oynatıyor, diğeri ise onu söküp çıkarmak ve cihaz içine çekmek için ters yönde hareket ediyor. (Görüntü kaynağı: iRobot)

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

IAM Robotics

IAM Robotik firması, insan yardımı olmaksızın kendi başına bağımsız hareket eden ve iş gören robotlar tasarlamaktadır. Bu elbette basit ve kolay bir iş değil, akıllı algılama, otonom navigasyon, manipülasyon ve yapay zekanın sıkı bir entegrasyonunu gerektirir. Şirket, bu amaçla hem insanlar hem de robotlar için optimize edilmiş operasyonel sistemler tasarlamaktadır. (Görüntü kaynağı: IAM Robotics)

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Fetch Robotics

Fetch Robotics firması, depolama ve intralojistik ortamlar için malzeme elleçleme ve veri toplama işlemlerine yönelik bulut tabanlı bir AMR çözümü sunuyor. Fetch Robotics AMR çözümleri, insanların yanında onlarla birlikte eşgüdüm halinde çalışırken işlem maliyetlerini azaltmak ve performansı yükseltmek, çıktı adedini, verimliliği ve üretkenliği artırmak için tasarlanmıştır. (Görüntü kaynağı: Fetch Robotics)

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Aethon (TUG)

Aethon firmasının kısaca TUG diye isimlendirdiği römorkör robotları dijital haritalar, güzergah rotaları ve teslimat noktaları oluşturabilmektedir, şarj içinse fişinin kolayca takılabildiği duvardaki prizlerden yararlanmaktadır. Bir AGV'nin çalışıp gezinebilmesi ve iş görmesi için genellikle raylar, kablolar, teller, bant veya reflektörler gibi sabitlenmiş özel kılavuz işaretçileri gereklidir. TUG robotu gibi AMR'ler ise, kapalı saha ortamlarında güvenli çalışma sağlamak için kamera ve lazer tabanlı navigasyon sistemleri içeren bir teknoloji kullanır. (Görüntü kaynağı: Aethon)

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Balyo Robotics

Balyo robotik forkliftleri, malzeme elleçleme şirketi Hyster Yale Group ile işbirliği yapılarak geliştirildi. Balyo Robotics firmasının bu robot forkliftleri, paletli yükün zemine bırakılması, yerden alınması ve paletlerin makinalara yerleştirilmesi (konveyörler, sarma ve paketleme makinaları, vb.), orta seviye ve yüksek seviye depolama, lojistik taşıma kuyruğu, barkod taraması ve yanı sıra çok dar koridorlarda istifleme gibi özel görevlerde de çalışmak üzere tasarlanmıştır. (Görüntü kaynağı: Balyo Robotics)

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Waypoint Robotics

Waypoint Robotics firması, AMR mimarisini kullanan otonom mobil robotlar üretmektedir. Şirket bugün işyerlerinde kurulup işçiler tarafından işletilmek üzere tasarlanmış bir dizi endüstriyel tip güçlü ve dayanıklı çok amaçlı robotlar geliştirmiştir. Şirket, şu anda, çok çeşitli amaçlar için kullanılabilecek farklı uygulamalar için özelleştirilmiş mobil robotlar inşa edebilmektedir. (Görüntü kaynağı: Waypoint Robotics)

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Canvas Technology

Amazon şirketinin 2012 yılında Kiva Systems firmasını satın alması ile başlayarak yaptığı bir dizi mobil robot şirketi satın alımından biri olan Canvas Technology şirketi, geçtiğimiz günlerde Amazon tarafından satın alındı. Kiva, o zaman Amazon Robotics olarak yeniden adlandırılmıştı. Online perakendeci şirket, içeride 100.000'den fazla robotu piyasaya sürdü. (Görüntü kaynağı: Canvas Technology)

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Material Handling Systems (MHS)

MHS firması, komple sistemlerin etkili parçaları olarak çalışmak üzere mobil robotları sisteme ekleme ve devreye sokma konusunda operasyonel uzmanlık ve sistem entegrasyonu deneyimi sunmaktadır. Şirketin geliştirdiği teknoloji, robotların kendi işletim ortamına ilişkin kendi haritalarını oluşturmalarını ve bu işletim ortamını inceleyip haritaya işlemelerini  temin etmek, gerçek zamanlı koşullara göre kendini konumlandırmak ve gezinmek için kendi entegre sensörlerini ve kameraları kullanmalarını sağlamak esası gözetilerek tasarlanmıştır. (Görüntü kaynağı: MHS)

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Brain Corp.

Brain Corp. firması, akıllı, kendi kendini yöneten bir teknoloji geliştirdi. BrainOS sistemi, ticari temizlik makinalarının takım arkadaşlarıyla birlikte eşgüdüm içinde sorunsuz bir şekilde çalışmasını sağlıyor. Makinalar, üstün güvenlik ve temizlik performansı sunmak amacıyla karmaşık ve dinamik ortamlarda otonom bir şekilde gezinmelerini sağlayan BrainOS teknolojisi tarafından desteklenmektedir. (Görüntü kaynağı: Brain)

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Boston Dynamics

Boston Dynamics firması, uzun zamandır çok çeşitli tip ve özelliklerde mobil robotlar sunmaktadır. Bunlardan bazıları yürüyor, bazıları zıplayıp sıçrıyor, bazıları da yuvarlanarak gidiyor. Şirket, dinamik kontrol ve denge prensiplerini, geliştirdiği yüksek algılama, navigasyon ve zeka unsurları ile donatılmış üstün performanslı robotlar için gerçekleştirdiği mekanik tasarımlar, elektronik cihazlar ve yazılımlarla birleştiriyor. (Görüntü kaynağı: Boston Dynamics)

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Realtime Robotics

Realtime Robotics firmasının ilk buluşu, bir robotun veya aracın herhangi çarpışmalara yol açmadan veya maruz kalmadan istenen hedef noktaya nasıl getirileceğini hızlı bir şekilde çözen patenti alınmış bir bilgisayar işlemcisiydi. Burada temel amaç, dinamik ortamlarda çalışan robot ve AV uygulamaları için çok yavaş, istenilenin çok altında olan geleneksel hareket planlaması sorununu çözmekti. Şirket, şu anda, geliştirdiği robotik otonom karakter özelliğini otonom araçlara uygulamak için çalışmaktadır. (Görüntü kaynağı: Realtime Robotics)

Gelecek sayıda buluşmak üzere, şimdilik hoşçakalın,

Zor günlerden geçiyoruz.

Devir Ekonomi devri.

Attığımız her adımı dikkatle hesaplamamız, harekete geçmeden önce durup birkaç defa düşünmemiz, artılarını eksilerini enine boyuna ölçüp tartmamız, varsa yaşanmış örneklere göz atıp sonuçlarını değerlendirmemiz ve ondan sonra karar vermemiz lazım.

Bir ticari şirketin kuruluş amacı nedir?

Minimum maliyetle maksimum kazanç sağlamak, öyle değil mi?

Demek ki ilk yapılacak iş, maliyetleri minimum düzeyde tutmak için mevcut alternatifleri değerlendirip, hesap kitap sonucu en uygun olacağını düşündüğümüz seçeneği seçip uygulamaya koymak.

Diyelim ki, işyerinizde yoğun tempo ile forklift kullanıyorsunuz. Bu forkliftlerin periyodik olarak bakım görmesi, gerek bakım sırasında gerek olası bir arıza durumunda bir takım parçalarının değiştirilmesi gerekecektir.

Gerek bakım, gerekse parça için kullanabileceğiniz birkaç alternatif var. Örneğin, bakım için kendi bünyenizde teknisyenler istihdam edebilir, Bayiniz ile süreli servis-bakım sözleşmesi yapabilir, ya da gerektiğinde, sözleşmesiz olarak bayiden, veya çalıştığınız bir servis atölyesinden yardım alabilirsiniz.

Parça konusu biraz daha girift bir olay. Ya iyi kötü bir parça stoğu tutacak, zaman zaman gerekecek ama stokta bulunmayan parçaları bayiden veya piyasadan temin yoluna gidecek ve bu işler için personel istihdam edeceksiniz. Elbette zaman faktörü önemli. Arıza durumunda parça temini zaman alınca forkliftiniz yatacak, işgücü kaybı yaşayacaksınız.

Bir diğer alternatif, yine belli bir stok tutup, stok harici gerekecek parçalar için sizin dışınızda parça stoku tutan bayiniz ya da parça tedarikçisi ile anlaşıp parça gerektiğinde ondan ya onun mevcut stoğundan alacak ya da ithal edilip gelmesini bekleyeceksiniz. Bu durumda da yine hem parça maliyetine katlanacaksınız hem de kendi stoğunuzun takibi ve tedarik işleri için personel istihdam edeceksiniz.

Son zamanlarda yeni yeni parça yönetim sistemleri geliştirilip gündeme getiriliyor. Bu günkü yazımızda son dönemde yaygınlaşmaya başlayan bazı yeni yöntemlere değineceğiz.

*******************************************

Forklift Yedek Parça Yönetiminde Yeni Uygulamalar

İster şirket bünyesinde stok tutun, ister serbest ister sözleşmeye bağlı dış kaynak kullanarak temin edin, parça yönetiminde önemli olan husus, ihtiyaç duyduğunuzda parçaya en kısa sürede ve en uygun maliyetle erişebilmektir.

 

Seçenekler çok fazla, ama zaman çok dar olduğunda...   Forklift parça yönetimi bazen oldukça baskılı ve bunaltıcı olabilir. Daha da kötüsü, dışarıdan bakıldığında oldukça sıradan görünebilir. Ancak elbette öyle değildir ve forklift kullanarak yapılan çalışmaları sandığınızdan fazla etkileyebilir. Demek ki, uzmanların söylediği gibi, işin doğrusu forklift filonuzu çalışır durumda tutacak bir seçim yapmak için zaman ayırmaktır.

Yine, demek ki, ister şirket bünyesinde stok tutmak olsun ister sözleşmesiz ya da sözleşmeye bağlı dış kaynak kullanmak olsun, ilk önem verilecek iş, bu konuya gerekli özeni göstermek ve forklift filosunun işte kalma süresini en üst düzeye çıkarma olasılığı en yüksek olan parçalara anında erişilebildiğinden emin olunacak ortamı oluşturmaktır.

Bu noktada, iş yerinin özel koşullarına bağlı olarak hem şirket bünyesinde stok tutma hem de sözleşmeye bağlı dış kaynak kullanma yolu uygulanabilir

Genellikle, şirket bünyesinde stok tutma ile sözleşmeye bağlı dış kaynak kullanma konusunda karar vermede şirketler arasında genel uygulama %50/50 olarak ortaya çıkmaktadır. Ancak, son zamanlardaki genel eğilim, şirket bünyesinde stok tutma yerine sözleşmeye bağlı dış kaynak kullanma seçeneğinin daha ağır basmakta olduğu şeklindedir.  Bunun nedeni, sözleşmeye bağlı dış kaynak kullanma ile envanter yönetiminin nasıl en iyi şekilde yapılacağını şirket yöneticilerinin yeni yeni öğrenmeye başladıklarıdır.

Burada işi karıştıran, parçada sözleşmeye bağlı dış kaynak kullanımı durumunda servis-bakım hizmetlerinin nasıl karşılanacağıdır. Yani iş, servis hizmetlerinde de sözleşmeye bağlı dış kaynak kullanma noktasına gelmektedir. Burada her iki fonksiyon hem içi içe geçmiş hem de birbirinden bağımsız görünmektedir. Koşullara bağlı olarak aslında bu iki fonksiyon kaynakların harmanlanmasıyla birlikte kullanılabilir.

Parça yönetimi kararının son zamanlarda yaşanan durgunluklar nedeniyle belirgin bir şekilde değiştiğini de belirtmek gerekir. Daha önceleri, bakım-onarım faaliyetleri bir paket olarak kabul edilir ve harcamaların ayrıntıları ile pek uğraşılmazdı. Ve bu, "işi yapmanın maliyeti" olarak kayıtlara işlenirdi.

Şimdi, bu harcamalar çok daha dikkatli bir şekilde inceleniyor. Yönetim, bu harcamaların ayrıntılarını daha iyi anlamak istemektedir. Envanterde neyin tutulduğu, şirkete ne kadara mal olduğu, tutulması gerekip gerekmediği konusunda güçlü sezgiler ve öngörüler gerekmektedir. Bu ayrıntılara girip daha sağlıklı öngörüler ve sıkı kontroller ile maliyetlerde yaklaşık %15-20 arası bir düşüş sağlanması şaşırtıcı olmayacaktır.

İlk uygulama, yılda en az bir kez olsun kullanılmayan parçaların işyerinde stokta tutulmamasıdır. Bunun maliyetlere yansıması kısa sürede fark edilecektir. Yılda üç veya daha fazla kez gereken parçalar için, servisin de görüşü alınarak elde minimum adetlerde tutulacak bazı yedek parçalar olması normaldir.

Bu arada, parça yönetiminde bir diğer önemli değişiklik, online parça tedariki. Geleneksel olarak, online olarak herhangi bir forklift satın almak, forklift tedarikçilerinin ve satıcılarının pek ummadıkları bir yöntem olmuştur. Ancak, bunun da değiştiğine şahit oluyoruz. Hem de hızlı bir biçimde. İşte, çok kanallı ya da birden çok kanaldan tedarik yöntemine doğru atılan bir adım.

Neyse, dönelim konumuza. İşe, parça yönetiminde iki temel yaklaşım ve her birinin artı ve eksileri ile başlayalım.

 

Konsinye parça satış temsilcilerinin işyerine yaptıkları haftalık ziyaretler ve stok incelemesi, gerekecek parçaların her zaman mevcut olmasını sağlamada oldukça etkilidir.


Hedef: Kendiniz için en iyi kararı verin

Muhtemelen şu anda bu noktada olmasanız da, burada işe boş bir sayfa ile başlayacağız. Diyelim ki, tesisinizde daha önce hiç forklift kullanmadınız. Bu varsayımın amacı, sadece parça yönetimi seçeneklerinin açıklamasını daha çabuk ve kolay anlaşılır hale getirmektir.

Ayrıca, bu yazıda şirket bünyesinde ya da sözleşmeye bağlı dış kaynaklı servis-bakım faaliyeti için karar verme sürecine yer verilmemiştir. Bu, başka bir yazıda ele alınabilir. Burada sadece parça yönetimine odaklanılmıştır.

Hem şirket bünyesinde, hem de sözleşmeye bağlı dış kaynak temelinde parça yönetimi için birkaç farklı senaryo mevcuttur.

Şirket bünyesinde parça yönetimi yönteminde, şirket genellikle işyerinde kendisine ait parça stoklarını muhafaza eder. Bu tipik olarak, forkliftlerinin ve hatta binanın ısıtma-havalandırma-klima (HVAC) gibi diğer yardımcı tesislerinin düzgün çalışması için kendi teknisyenlerini kullanan bir tesiste görülür.

Bazen bu senaryoda şirket yedek parçaları kendisi seçer ve parçaların sahibi de kendisi olur. Parçaların işyerinde bulunması, tesiste parçaların en sıkı şekilde kontrolüne imkân verir ve parçaya anında erişilebilirliği mümkün kılar. Burası böyle.

Ama elbette bu iş öyle göründüğü gibi kolay değil ve genel bir kural olarak, bunu tek başınıza yapmayı pek fazla istemezsiniz. Konunun uzmanları, forkliftlerinizin hep çalışır durumda kalması için stoğunuzda bulundurmanız gereken parçaları ve bunların miktarlarını belirlemek için en azından yerel bayinizle yakın bir işbirliği içinde çalışmanızı tavsiye etmektedir. Bilindiği gibi, bayi personeli, forklift servis ve bakımının tüm gereklerini yerine getirmek için özel şekilde eğitilmiş ve uzmanlık kazandırılmıştır.

Alternatif olarak, tesis hiçbir parçayı stokta tutmamayı tercih edebilir. Bunun yerine, tesis bunları gerektiğinde bayiden sipariş eder. Ne yazık ki, derhal teslim yerine bu durumda parça teslimi bir veya iki gün sürebilir. Tahmin edebileceğiniz gibi, yalnızca gerektiğinde parça siparişi verilmesi, filoda mevcut bir veya daha çok sayıda arızalanan forkliftin ciddi bir süre boyunca devre dışı kalmasına da neden olabilir.

Online parça siparişi yine başka bir seçenektir; bunun ayrıntılarına daha sonra girilebilir.

Şirket içi bakım işlemleri için yine bir başka seçenek de konsinye parça teslimidir. Bu uygulamada parçalar konsinye olarak tesiste bulundurulur, ancak şöyle ki, konsinye parça dolaplarında veya diğer depolama ekipmanlarında bulunan parça stoğunu takip etmek ve eksilenleri tamamlamak için bir bayiyle sözleşme yapılır. Burada, tesisin avantajı, envanter yönetimi sorumluluğu olmadan hemen kullanılabilir parçalara sahip olmaktır.

Ayrıca, dolaptaki parçaların sahibi parçalar kullanılıncaya kadar bayidir ve şirketin parçalara zamanından önce sermaye bağlama gereğini ortadan kaldırır. Bu, yönetimin neden bir parçanın envanterde olduğu ya da olmadığı ile ilgili sorularına hızlı bir şekilde cevap verir.

Bir konsinye parça temsilcisi tesisi haftada bir ziyaret eder, kullanılan parçaları tespit edip eksilenleri tamamlar ve gerektiğinde diğer envanter ayarlamalarını da bu arada yapar. Arada uzun boşluklar bırakmak yerine konsinye parça temsilcisinin haftada bir ziyareti önemle tavsiye edilir Uzun denemeler sonucunda, haftalık ziyaretlerin her zaman olması gereken parçaların stokta mevcut olmasını sağlamada en etkili zaman aralığı olduğu kanıtlanmıştır.

 

Bayi teknisyenleri özel eğitim görmüş ve servis ve bakım için her yönüyle eğitilmişlerdir.


Konsinye sistemi ayrıca parça yönetiminde çok gerekli ve önemli olan, bireysel parça takibi işini de büyük ölçüde basitleştirir. Tesisin barkod tarayıcılardan yazılıma kadar kendi envanter takip sistemini geliştirme ihtiyacını ortadan kaldırır. Ayrıca, envanteri yönetmek için tesiste bir kişiyi istihdam etme ihtiyacını da ortadan kaldırır.

Ayrıca konsinye sisteminin “müşteri ön planda tutulur” ya da "önce müşteri" konseptine ağırlık verdiğine dikkat çekmek gerekir. Bu, servis-bakım işi kurum içi teknisyenler tarafından yapılsa bile bayi ile daha sıkı bir ilişkiye zemin oluşturur. Parça yönetimi işinin ilişkisel yönünü yöneten ve konsinye sisteminin en iyi şekilde çalışmasını sağlamak için bol miktarda deneyime sahip olan yöneticiler, iki kuruluş arasındaki kesintisiz ve düzenli temasın genellikle her iki taraf için yararlı olduğunu ifade etmektedirler.

Tipik olarak, forklift servis bakım hizmetleri sözleşmeye dayalı olarak dış kaynaktan sağlanıyorsa, konsinye parça işi biraz farklı bir şekilde ele alınır. Parçalar tesiste konsinye dolaplarında tutulabilse de, bu her zaman gerekli değildir. Bunun yerine, sözleşmeli dış kaynak servis-bakım teknisyenleri tesisi ziyaret ettiklerinde yanlarında parça getirir. Her bakımdan, genel bir servis-bakım sözleşmesi, onarım parçalarının neredeyse anında hazır bulundurulup kullanılabilirliğini sağlar.

Tüm bu yaklaşımların, bir tesisin orijinal OEM parçalarına erişimini sağladığını da belirtmek gerekir. OEM olmayan, üçüncü taraf üretimi parçaların OEM teknik gerekliliklerini karşılamayacakları ve erken arıza riski yaratacakları da gözden uzak tutulmamalıdır. ANSI / ITSDF B56.1 ve OSHA'nın uyum, tutarlılık ve güvenilirlik sağlamak için OEM parçaları için standartlar belirlemiş olduğunu belirtmek gerekir.

 

Parça yönetimi kararı, forkliftin çalışabilirlik süresinin en üst düzeye nasıl çıkarabileceği temeline oturtulmalıdır.


Online (d)evrim

Bir tarihlerde, birçok kişinin bir emtia olarak forkliftlerin de online olarak satın alınabileceğini düşündüğü bir dönem olmuştu. Aradan geçen zaman, en azından bugün itibariyle bu teorinin yanlış olduğunu kanıtladı, ancak parça yönetimi, büyük olasılıkla, bundan oldukça farklı bir öyküye imza atmak üzere.

Bugün, çoğu forklift tedarikçisi, bir tür online parça satın alma olanağı sunmaktadır. Ancak çoğu durumda, program bugün en azından çoğu internet üzerinden satın alma yöntemlerinden biraz farklıdır.

Tahmin edeceğiniz gibi, online yedek parça alımları OEM portalları üzerinden yürütülür. Çoğu durumda, bir şirketin portala erişmek için güvenilir bir hesabı olmalıdır. Ayrıca, genellikle portal üzerinden tüm parçaların temini mümkün değildir.

Örneğin bir üreticinin, “bizim portalımız üzerinden online parça satın alımı sadece basit bir "tıkla-ve-satın al" işlemi değildir” dediğini hatırlatmak gerekir. Ve bu firma, bu bahsettiği konuda pek de yalnız sayılmaz. Bunun mantığını tedarikçiler, “şirketlerin satın alma yapabilmeleri için kredi ve diğer ticari nedenler açısından önceden onaylanması gereklidir”, hatırlatması yaparak açıklıyorlar.

Bu yaklaşım en azından kısmen kabul görmektedir. Bir tedarikçi, bayilerinin iş yaptığı müşterilerinin kabaca %30'unun kendi portallarından yedek parça satın aldığını açıklamaktadır. Burada yine, genellikle tüm parçaların portalda mevcut olmadığını tekrarlamak gerekir.

Bununla birlikte, bu tablo değişmeye başlıyor. Bu yılın başlarında belli başlı forklift tedarikçilerinden biri kendi 7/24 online parça mağazasını açtı ve bu mağazada forkliftlerinin yaklaşık 600.000 parçasını stoktan derhal teslim edebileceğini ifade ediyor. Firma amaçlarının “parça satın alma sürecinde yüksek erişilebilirlik, tutarlılık ve şeffaflık sağlamak” olduğunu açıklıyor.

Portalın tamamiyle herkese açık olduğunu bildiriyor ve forklift parça portallarında yaygın olarak sorgulanan kullanıcı adı, ön kayıt veya benzeri diğer kısıtlamaların bulunmadığını ekliyor. Deneyimleri sonucunda vardığı sonuç önemli ve şöyle diyor; “Her şey gelip müşteri deneyimine dayanıyor. Başlangıçta şirket olarak veya bayilerle parça satın alıp stoklamaya yönetimi ikna etmek ve bunu gerçekleştirmek kolay olmadı. Bununla birlikte, herkes şimdi gidilecek yolun bu olduğu konusunda hemfikir".

Gerek bu üretici ve gerekse bu Amazon benzeri yaklaşımı benimsemenin çeşitli aşamalarında yer alan diğerleri, amacın, servis-bakım parçaları satın alım prosedürünü geleceğe yönelik çok kanallı bir yaklaşımla yönetmek olduğu konusunda aynı düşünceye sahipler. Bu, müşterinin OEM ile çeşitli modlarda kolayca çalışabileceği ve aynı hizmet seviyesi ile seçtiği parçaları satın alabileceği anlamına gelmektedir.

Açıkçası, bugün itibariyle söylemek gerekir ki, çok kanallı yaklaşım artık ister şirket içinde tutarak olsun, ister sözleşmeli ya da sözleşmesiz dış kaynak kullanımı ile olsun, parça yönetiminin yakın gelecekteki konumunu ifade ediyor.

Gelecek sayıda buluşmak üzere, şimdilik hoşça kalın.

Perşembe, 02 Ocak 2020 07:18

85 YILIN ARDINDAN

Kadınlara Seçme Ve Seçilme Hakkının Diğer Ülkelerden Çok Önce ve “Dünyada İlk Kez olarak Türkiye’de” Verildiği Tarih Olan 5 Aralık 1934 Tarihinin 85. Yıldönümünde Yılı Kadınlara Yönelik Güzel Haberlerle Kapatalım.

Bilmeniz Gereken Tarihin En Büyük 10 Kadın Mucidi

Tarihin en önde gelen kadın mucitlerinden bazıları.

Bir Hollywood aktrisinin kablosuz iletişimde devrim yarattığını biliyor muydunuz?

Ya da ilk bilgisayar programcısının bir kadın olduğunu?

Bu kadınların birçoğu, ölümlerinden çok sonraki tarihlere kadar çalışmalarından dolayı bir takdir görmediler, ancak katkıları ve icatları hayatımızı ve tarihin akışını değiştiren teknolojileri şekillendirdi.

Bir göz atalım bu pek de bilmediğimiz, saklı kalmış ünlü kadın mucitlere…

Mary Anderson (1866–1953) ve Charlotte Bridgewood (1861 - 1929) - Ön Cam Silecekleri

İki kadın bugün bildiğimiz cam sileceklerini icat etmiş olmaları nedeniyle takdir görmeye layıklar. 1903 yılında, Mary Anderson, bir kış vakti New York şehrini ziyaret ederken sürücülerin ön camlarının karla kaplandığını ve karın ön camı kaplamasını önleyebilmek için karı elleriyle temizlemek için araçlarının iki ön camı da açık olarak dolaştığını gördü. Alabama'daki evine döndükten sonra, Anderson bir tasarımcı ile anlaştı ve çeşitli denemeler sonucunda araçlar için manuel bir silecek sistemi icat etti. Anderson'un cam sileceği (gösterilen), ön cam üzerinde enlemesine hareket etmesi için manuel bir kolla kontrol edilen yaylı bir koldan oluşuyordu.

Anderson 1903'te buluşu için bir patent aldı, ancak bunu kimseye beğendiremedi. Hiçbir otomobil şirketi bunun pratik bir çözüm olduğunu kabul etmedi. Garip bir şekilde, 1920'de, Anderson'un 17 yıllık patentinin süresi dolduktan sonra, her yerde Anderson'unkine benzer bir ön cam sileceği tasarımı kullanan otomobiller görülmeye başladı.

Bu süre zarfında, Charlotte Bridgewood isimli bir kadın, Lotta Lawrence adı altında sahnelerde boy gösteren bir Hollywood aktrisi, Anderson'ın çalışması üzerine bir şeyler ekledi ve ilk otomatik cam sileceği olan buluşu için "Elektrik Fırtınası Ön Cam Temizleyicisi" adı altında patent aldı. Brigewood'un cihazı otomobilin motorundan güç alıyordu ve silecek lastiği yerine lastik merdaneler kullanıyordu. Ne yazık ki, patentiyle ilgili sorunlar onun bu buluşu için tam bir finansman kaynağı bulmasını engelledi ve otomobillerin otomatik sileceklerini standart donanım olarak benimsemesiyle Bridgewood bir servet kaybetmiş oldu.

(Görüntü kaynağı: Genel Kullanıma Açık Medya)

Katharine Burr Blodgett (1898-1979) - “Görünmez” Cam

Katharine Burr Blodgett, bir araştırmacı bilim insanıydı ve Schenectady, N.Y.'de Genel Elektrik Laboratuvarı'nda bir bilim insanı olarak çalışan ilk kadındı. 1953 yılında Irving Langmuir adlı bir kimyagerle birlikte çalışan Blodgett, monomoleküler kaplamaları cam veya metal üzerine bir defada yaymak için bir yöntem geliştirdi. Bu yöntem cama uygulandığında, malzemeyi şeffaf (veya diğer bir ifadeyle “görünmez”) hale getirdi. Bu tür yansıtıcı olmayan kaplama şimdi Langmuir-Blodgett filmi olarak adlandırılıyor ve günümüzde halen havacılık, optik ve hatta film yapımı gibi çeşitli endüstrilerde yaygın olarak kullanılmaktadır. Kameranın Blodgett'ın camıyla kullanıldığı ilk film yapımı "Rüzgar Gibi Geçti" (Gone With the Wind) oldu.

(Görüntü kaynağı: Genel Kullanıma Açık Medya)

Josephine Cochrane (1839-1913) - Bulaşık Makinası

Günlerden bir gün, Josephine Cochrane, hizmetçilerinin bulaşıkları yıkarken tabakları kırmalarından bıkmış ve sonunda bulaşıkları kendisi yıkamaya karar vermişti ... neden hizmetçilerinin bulaşık yıkarken böyle tabakları kırdığını ancak o zaman fark etti - bulaşıkları yıkamak bir baş belası işti. Neden biri çıkıp da bu işi yapmak için bir çeşit makina icat edemedi, diye düşündü.

Eeee, bir şey yapılmasını istiyorsan onu bazen kendin yapman gerekir. Yardım için yerel bir tamirci olan George Butters'a çağrıda bulunan Cochrane, kendi bulaşık makinasını Shelbyville, III'teki evinin arkasındaki kulübede tasarlayıp ve yapmaya karar verdi. Cochrane'nin çalışmasından önce de bulaşık makinası üretmek için yola çıkan ama başarısız kalan başka girişimler oldu, ama sonunda doğru olanı yapan Cochrane oldu. Cochrane'nin makinasında, özel bulaşık takımlarına (fincan, bardak, tabak, vb.) uyacak şekilde tasarlanmış bölmeler ve motorla dönen ve sabunlu suyu bulaşıkların üzerine fışkırtan bir çark bulunuyordu.

Cochrane, buluşunu Chicago'daki 1893 World's Columbian Exposition fuarında sergiledi ve bu tam bir hedefi 12'den vurmak oldu. Bir patentin ardından 1897'de Cochrane ilk bulaşık makinası fabrikasını, Garis-Cochrane'i açtı (kendisine yardımcılık yapmış olan tamirci Butters da orada bir çalışan olarak çalıştı). Cochrane, 1913'teki ölümüne kadar bulaşık makinalarnı kişisel olarak satmaya devam etti ve 1950'li yıllarda bulaşık makinası modern evlerin vazgeçilmezi oldu. 1916'da Garis-Cochrane, Hobart tarafından satın alındı.  Hobart firması daha sonra adını değiştirdi ve bugün bildiğimiz Whirlpool Corporation oldu.

(Görüntü kaynağı: Robinson Kütüphanesi)

Letitia Geer (1853-1935) - Tıbbi Şırınga

Letitia Geer hakkında, patent belgeleri (gösterilen) dışında ya hiç ya da yok denecek kadar az biyografik bilgi bulunmaktadır. Bununla birlikte, onun katkıları dünyanın en önde gelen tıbbi cihazlarından birinin yapılmasına yardımcı oldu ve tartışmasız bir şekilde sağlık hizmetlerinde sonsuza dek kutlanacak bir devrime yol açtı. 1800'lerin sonlarında, bazı inovasyonlar sonucunda tıbbi şırınganın bugünkü hali ortaya çıktı. 1844 yılında da Franic Rynd adlı İrlandalı bir doktor içi delikli iğneyi icat etti. Daha sonra, 1853'de iki kişi - Charles Pravaz ve Alexander Wood - cildi delecek kadar ince bir iğne ile tıbbi bir derialtı şırınga imal ettiler. Ama,  şırıngayı tıbbi alanlarda uygulanabilir kılan, New York’lu Letitia Mumford Geer adında bir kadındı. 1899'da o, tek elle kullanılan ve pistonu sonuna kadar çekildiğinde tutma çubuğunun ucu yine parmakların erişebileceği bir yerde kalan, bir silindir, bir piston ve bir çalıştırma çubuğunun kombinasyonu olan bir el şırıngasının patentini aldı.  Geer'in tek elle kullanılan tasarımı, tıp sektöründe kullanılan şırıngalar için bir standart oluşturdu ve doktorların ilaç enjekte etme şeklini sonsuza dek değiştirdi.

(Görüntü kaynağı: Google Patentler)

Grace Hopper (1906-1992) - COBOL Programlama Dili

Tuğamiral Grace Hopper, Yale'den matematik alanında yüksek lisans derecesi aldı ve II. Dünya Savaşı sırasında ABD Donanması'nda görev yaptı. Savaştan sonra bir deniz yedek subayı oldu ve Harvard'da araştırma görevlisi olarak çalıştı, çalışmalarını Mark II ve Mark III bilgisayarlarıyla yürüttü.

1949'da özel sektöre geçti ve eninde sonunda soluğu UNIVAC bilgisayarının programlamasını denetlediği Remington Rand'da aldı. Hopper ve ekibinin ilk bilgisayar dili derleyicisini geliştirdiği yer işte bu Remington Rand oldu; bu, yaygın olarak kullanılan Ortak İş Odaklı Dil (COBOL) programlama dilinin öncüsü olacaktı - ilk piyasaya sunulduğunda kullanıcı dostu ve kolay kullanımlı olması nedeniyle benimsendi.

Hooper, hayatının ilerleyen zamanlarında, bilgisayar dillerinin uluslararası standardizasyonu (COBOL gibi dillerin çoğalmasına yardımcı olan bir hareket) için sağlam bir savunucuydu. Ayrıca Harvard’da geçirdiği süre boyunca “hata ayıklama” ve “bilgisayar böceği” terimlerinin popülerleşmesiyle ün kazandı ve burası onun gerçekten kendisini sık sık dev makinaları içlerinde dolaşan canlı güvelerden arındırırken bulduğu bir yerdi.

(Görüntü kaynağı: Genel Kullanıma Açık Medya)

Dr. Shirley Jackson (1946 - Şu anda yaşıyor) - Telekomünikasyon Teknolojisi

1973 yılında Shirley Jackson, bir Ph.D. derecesi ile MIT-Massachusetts Teknoloji Enstitüsü'nden doktora alan ilk siyahi kadın oldu (derecesi teorik elementer parçacık fiziği dalındadır). 1976 yılında AT&T Bell Laboratuvarlarında Teorik Fizik Araştırma Bölümüne katıldı ve burada çeşitli materyalleri araştırdı ve en modern telekomünikasyon teknolojilerinin temelini oluşturan buluşlar yapılmasına yardımcı oldu. Bell Laboratuvarlarında Jackson'ın araştırması temel olarak yarı iletkenlerin optik ve elektronik özelliklerinin incelenmesi konusunda yoğunlaştı. 100'den fazla bilimsel makaleye imza atmış ya da eş yazarlık yapmıştır ve onun atomaltı parçacıklarla ilgili araştırması, taşınabilir faks, dokunmatik telefon, güneş pilleri, fiber optik kablolar ve çağrı yapanın kimliğini görüntüleyen ve çağrının beklemeye alınmasını sağlayan teknolojiler konusunda yeniliklere ve yeni yeni icatlara yol açmıştır. Jackson halen N.Y. Troy’daki Rensselaer Politeknik Enstitüsü'nün başkanlığını yürütmektedir. Kendisi bu pozisyonu üstlenen hem ilk kadın ve hem de ilk Afrika kökenli Amerikalı idi.

(Görüntü kaynağı: Rensselaer Politeknik Enstitüsü)

Stephanie Kwolek (1923-2014) - Kevlar

Stephanie Kwolek, iş hayatının büyük bölümünü DuPont'ta çalışarak geçiren bir Amerikalı kimyacıydı. 1964 yılında, lastiklerde kullanılabilecek hafif ama güçlü bir elyaf geliştirmekle görevli bir ekibin üyesiydi. Fikir, yaklaşmakta olan bir benzin kıtlığının öngörülmesiyle buna yönelik olarak araç ağırlığını azaltmaktı. Kwolek, deneyleri yürütürken tesadüfen poli-p-fenilen tereftalat ve polibenzamitten oluşturulmuş yeni bir elyaf keşfetti. Çalışmalarının sonucunda ortaya, naylondan daha güçlü ve aynı zamanda ağırlığına göre kıyaslandığında çelikten beş kat daha güçlü bir polimer çıkmıştı. Kimyacılar bunu poli-parafenilen tereftalamid olarak adlandırdı, ancak o daha çok evlerde kullanılan adıyla bilinir - Kevlar. Kwolek'in Kevlar malzemesi 1971 yılında piyasaya sürüldü ve o zamandan beri spor ekipmanlarından, en dikkate değer olanına, kurşun geçirmez yeleklere kadar çeşitli ürünlerde kullanılan temel bir hammadde haline geldi.

(Görüntü kaynağı: Genel Kullanıma Açık Medya)

Hedy Lamarr (1914-2000) - Yayılı Spektrum Teknolojisi

Hedy Lamarr'ın adı size yabancı gelmiyorsa, onu büyük olasılıkla Boom Town, Tortilla Flat, Samson ve Delilah da dahil olmak üzere 1930'lu ve '40'lı yıllarda bir Hollywood oyuncusu olarak rol aldığı bir çok filmden tanıyorsunuzdur. Ayrıca, onun Casablanca. filmindeki kadın başrol oyuncusu için orijinal seçim olduğu iddia edilmişti.

Ancak Hedy Lamarr'ın sahne ışıkları dışında ün yapmak için başka bir iddiası da vardı. Oyunculuk yapmadığı zamanlarda, boş zamanlarının çoğunu evinin atölyesinde araştırmalar yaparak ve icatlarda bulunarak geçirirdi. II. Dünya Savaşı tam hızıyla devam ederken, Lamarr, savaş çabalarına katkıda bulunabileceği bir yol aradı. Aradığını, George Antheil adlı besteci arkadaşının yardımıyla, telsiz kontrollü torpidolarla kullanılmak üzere frekans atlamalı yayılı spektrum teknolojisini tasarlayıp patenti aldığında buldu. Lamarr ve Antheil, telsiz dalgalarının kullanılmasının, torpido sinyallerini boğmayı kolaylaştırdığını fark ettiler. Torpidoya gönderilen radyo sinyallerini sürekli değiştirecek bir sistem oluşturmak bunu düzeltecekti.

Onların sistemi, telsiz sinyalini değiştirmek için bir piyano delikli çalma rulosuna benzer şekilde çalıştı ve Lamarr ve Antheil'e 1942'de bunun patenti verildi. Ancak ABD Donanması - sivillerin icatlarını kabul etmemeyi tercih ederek - bunu hemen dikkate almadı. 1962 yılına, Küba Füze Krizi zamanına kadar, Lamarr'ın icadının kayda değer bir kullanımı olmadı.

Lamarr'ın zamanının çok ötesinde olabilecekleri tahmin ettiği ortaya çıktı. Onun yayılı spektrum sistemi, güvenli telsiz iletişimi geliştirme konusunun ayrılmaz bir parçası oldu ve hücresel, WiFi ve Bluetooth iletişim sistemlerinde kilit bir tasarım öğesi haline geldi.

2014'te, Lamarr ve Antheil, kendileri öldükten sonra, Ulusal Mucitler Onur Listesi'ne dahil edildiler.

(Görüntü kaynağı: Genel Kullanıma Açık Medya)

 

Ada Lovelace (1815 - 1852) - İlk Bilgisayar Programı

Augusta Ada King, Lovelace Kontesi adı, bilgisayar biliminde öyle bir öyküsel tarihe sahiptir ki kendisinden sonra onun adının verildiği bir programlama dili bile vardır. Bir matematikçi ve yazar olan Lovelace, en çok 17 yaşında iken tanıştığı ilk mekanik genel amaçlı bilgisayarlardan olan Analitik Motor'un mucidi Charles Babbage ile yaptığı çalışmalarla tanınır. Lovelace, Babbage'ın derslerinden birinin transkriptini tercüme ederken, kendi düşüncelerini de ekledi. Eklediği notlarında, Babbage'nin Analitik Motoru'nun Bernoulli sayılarını hesaplamasını sağlayacak bir algoritmanın tanımı vardı. Lovelace'ın notları, 1950'lerde keşfedilip yeniden yayımlanana kadar pek yaygın değildi, ancak onun bu algoritması ilk bilgisayar programı olarak kabul edildi... ve dolayısıyla onu ilk bilgisayar programcısı yaptı. Lovelace'in programı hiçbir zaman test edilmedi, bununla beraber, o notlarında, Motor'a bir dizi talimatları tekrarlatmanın teorik bir yöntemini de açıkladı. Günümüzde programcılar bunu döngüleme olarak biliyorlar ve kodlamalarında ELSE / IF gibi bir şey kullanan herkes Lovelace'a bir teşekkür borçlu.

(Görüntü kaynağı: Genel Kullanıma Açık Medya)

 

Maria Telkes (1900-1995) - Güneş Enerjili Ev

Maria Telkes, termal cihazlar konusunda uzmanlaşmış ve 1939'dan 1953'e kadar MIT'de güneş enerjisi araştırmalarında çalışmış üretken bir mucitti. Ağustos 1950'de, alternatif, yeşil enerjiye duyulan ve giderek büyüyen  ihtiyacı zaten algılamış olan MIT, “Güneş Enerjisi ile Alan Isıtma” başlıklı bir sempozyum düzenledi. Sempozyumun öne çıkardığı konu, Telkes ve iş ortağı, Boston'lu bir mimar olan Eleanor Raymond'ın bir projesi olan Dover House'du. Dover House, güneş enerjisi ile ısıtılacak ilk evdi. 1948 yılında yaklaşık 20.000 $ harcamayla inşa edilen Dover'deki ev, Glauber tuzuyla yalıtılmış cam ve metal paneller üzerinden güneş ışığını topluyordu (Glauber tuzu, ısıyı depolama konusunda çok verimli, sudan yedi kat fazla, bir sodyum sülfat dekahidrattır). Evin havalandırma sisteminden gelen hava, soğuk sıcaklıklarla soğutulduğu için tuzun dışarı bıraktığı ısıyı topluyordu.

Telkes'in projesi, tuzdan kaynaklanan korozyon sorunlarının ısıtma sistemini bozmasına kadar, iki buçuk yıl sürdü. Telkes, güneş enerjisiyle ısıtılan başka bir ev inşa etmedi, ancak onun araştırmasının mirası devam ediyor. Telkes'in sempozyumda söylediği gibi, “Güneş ısıtmalı evin sorunu, deney amaçlı inşa edilen bir ya da iki ev ile çözülemez ... Fakat her yeni ev, güneşin bir yakıt kaynağı olarak kullanılmasına yönelik deneysel bir basamak taşıdır."

(Görüntü kaynağı: Genel Kullanıma Açık Medya)

Ay Modülüne Can Veren Bataryalar

Düşünün, mühendislik fakültesinden mezun oluyor, bir işe giriyor, iş yaşamınız boyunca sadece uzay araçları için akü, pil, batarya, kısacası güç sistemleri düşünüyor, tasarlıyor, malzemelerini seçiyor, üretimini planlıyor, prototipler imal ettiriyor, test ediyor ve onaylıyor, onaylatıyorsunuz.

Koskoca bir iş yaşamını hep uzay güç sistemleri ile uğraşarak geçiriyorsunuz.

Ve sonuçta iş yaşamınızı orada sonlandırıp oradan emekli oluyorsunuz.

İşte bu adam, Jack Brill.

O işyerinde 1962’de işe başlıyor ve o tarihte yeni başlatılan ve 400.000’den fazla mühendis ve teknisyenin katkı sağladığı “Ay Modülü, Apollo 11, Aya İniş”  projesinin içine proje mühendisi olarak balıklama dalıyor, iş yaşamı boyunca uzay araçları, onların güç sistemleri dışında başka şey düşünmüyor ve 52 yıl sonra, 2014 yılında “benden bu kadar” deyip kendini emekliye ayırıyor.

İşte “Design News” dergisinde yayınlanan bu ilginç öykü ilgimi çekti ve onu sizlere iletmeyi düşündüm.

İyi okumalar,

---------------------------------------------------------------------------------------------------------

Ay Modülüne Güç Sağlayan Aküler

Ay'a iniş, azımsanmayacak bir bölümü ay yüzeyinde elektrik sağlayacak bataryaları geliştirmeye harcanan büyük miktarda mühendislik becerisi gerektirdi.

Başkan Kennedy, 12 Eylül 1962'de, ABD'nin on yılın sonundan önce Ay'a bir adam indirmesini önerdiğinde, devasa bir bilimsel ve mühendislik girişimini harekete geçirdi. Sonunda, yalnızca NASA'da değil, ülke çapında müteahhit olarak hizmet veren şirketlerdeki 400.000'den fazla mühendis ve teknisyen de bu çabaya katkıda bulunacaktı.

Ay Modülünün (LM) tasarımı ve geliştirilmesi, Long Island, New York havacılık önderi Grumman'ın sorumluluğundaydı. LM'nin rolü, iki astronotu ay yörüngesinden taşımak, Ay'dayken onları desteklemek ve sonra onları ve Ay'dan kaya örneklerini Komuta Modülü (CM) ile buluşma yerine getirmekti.

 

İki Rampa

Değişimin rüzgârları gelmek üzere ve MicroPython, bir sonraki ürününüzü oluşturmak için kullandığınız programlama dili olabilir. Bu aşamada, MicroPython'un ürünleri geliştirmek için nasıl kullanılacağını inceleyeceğiz. Katılımcılar, MicroPython'u bir sonraki ürünlerinde kullanmak için ne yapmaları gerektiğine dair ayrıntılı bir fikir edinerek buradan ayrılacaklar.

En başından beri, LM'nin her biri kendine ait roket motoru ve güç sistemleri olan iki rampası olacağına karar verilmişti İniş rampası roketinin kontrol edilebilirliği hayli yüksekti ve LM'nin iniş yapmadan hemen önce durmasını sağlamak için gücüne kumanda edilebiliyordu. Tırmanma rampası roket motoru çok daha basitti; ateşlendikten sonra, kapatılıncaya kadar sabit bir itme kuvveti korunabiliyordu. Bu, tırmanma rampasını insanlar için mümkün olduğu kadar güvenilir hale getirmek için yapılmıştı - eğer tırmanma rampası motoru ateşleme yapmazsa kurtarma bir hayal olur ve iki astronot Ayın yüzeyinde kalıp ölürdü.

LM tasarımında ebat ve ağırlık kritik faktörler olmuştu. Uzay aracının her bir parçasının Satürn V roketi ile Dünya'dan fırlatılması gerekiyordu ve 10 ton ağırlığındaki orijinal tasarım, nihayetinde Apollo 11 ile uçtuğunda ağırlığı yaklaşık 17 tonu buluyordu. LM Baş Mühendisi Thomas J. Kelly tarafından yönetilen 7.000 çalışandan oluşan Grumman ekibi için, içi bir telefon kulübesinden çok daha büyük olmayan bir uzay aracı içindeki ağırlığı azaltmak oldukça büyük bir meseleydi.

Elektrik Enerjisi

Başlangıçta, plan, LM için elektrik gücünü bir hidrojen yakıt hücresi vasıtasıyla sağlamaktı. Aylarca süren çalışmalardan sonra, Şubat 1965'te, NASA, yakıt hücrelerinden akülere geçiş yapılmasına onay verdi. 2001'de Thomas Kelly, “Moon Lander: Apollo Ay Modülünü Nasıl Geliştirdik?” adlı kitabında şöyle diyordu;

"NASA, LM'deki yakıt hücresi sisteminin artan karmaşıklığı konusunda giderek daha fazla endişe duyuyordu. Komuta Modülü, uzun görev süresi nedeniyle elektrik enerjisi için yakıt hücrelerini kullanmaya devam edecekti. Ancak LM elektrik gücüne sadece birkaç gün için ihtiyaç duyuyordu ve daha basit olan batarya, yani akü sistemi cazipti.

LM için batarya tedarikçisi Eagle Picher oldu. Bu şirket zaten uzun zamandır orduya batarya tedarik etmekteydi ve uzay programı ile işin yönü tamamen ABD'nin tarafından başlatılan ilk uyduya, Explorer I uydusuna geri döndü. Üstelik şirket zaten Saturn V roketi için 40'tan fazla batarya tedarik ediyordu."

 

Seçilme Nedeni Güvenilirlik

Bataryaların kimyasal yapısına güvenilirlik ve aşinalık nedeniyle karar verildi. Jack Brill, “Bunların hepsi gümüş oksit-çinko akülerdi” diye açıklamada bulundu. Brill, Eagle Picher için Apollo programının proje mühendisiydi. Brill, “Aslında çalışmaya 1962'de - yani, yaklaşık hemen her şeye start verildiği tarihte - başladım” dedi ve ekledi, “Üniversiteden yeni çıkmış genç bir kişiydim. Makine mühendisliği derecesiyle 1962'de mezun oldum ve çalışmaya başladım. İlk başladığımda pek çok mekanik tasarım işi yaptım. Vietnam Savaşı o tarihlerde fırtına gibi çok güçlü bir şekilde başladı ve ben de ordu için kritik bataryalar üzerinde çalışmaya başladım. Apollo bataryasında proje mühendisi oldum. Ay Modülü bataryalarının mekanik tasarım ve imalat mühendisiydim ”dedi.

“Bütün amaç hafiflik konusuydu Ağırlığı almak için bir sürü tasarım vardı. Orada birçok ilklere imza attık - hatta titanyum kasalar kullanmaya başladık. Ana konu ağırlığı azaltmaktı. Paslanmaz çelikten, magnezyuma, titanyuma kadar çok şeyler denedik. Eh işte - 25 kez ya da ona yakın - az sayıda şarj edileceklerdi, ancak bunlar hiçbir zaman bu amaçla tasarlanmamışlardı.” dedi

LM'nin iniş rampasında dört tane batarya vardı ve tırmanma rampasına güç sağlamak için de iki tane daha vardı Akülerde, kâğıt yalıtkan separatörle ayrılmış ve bir sıvı potasyum hidroksit elektrolitiyle çevrili, dönüşümlü gümüş ve çinko plakalar vardı.

Yaşam Boyu

Apollo 11 Aya inişinin başarısı, Eagle Picher için uzay batarya tasarımları için daha fazla çalışma anlamına geliyordu. Brill şunları ekledi, “Neredeyse bütün hayatımı orada geçirdim. Uzay endüstrisi başladığında ben oradaydım. Ay üzerindeki farklı deneyler için farklı bataryalar inşa ettim. Ay gezgini için aküler ürettik. “52 yıl sonra, 2014'te emekli oldum. Başta istemiş olduğumdan daha uzun süre kaldım bu sektörde! İş yaşamımı Mühendislik Direktörü olarak bitirdim, ancak başından sonuna kadar hep uzayla uğraştım,”dedi.

İlk Ay'a iniş projesine katılması ile başlayan dönemin, 50 yıl öncesine baktığında, bunun Jack Brill için anlamı nedir? Brill, “O sırada işimizi yapmakla çok meşguldük ve hedefimiz asla hatalar yapmamaktı” dedi ve ekledi, “Yaptığın bir hatanın birinin yaşamına mal olması çok sinir bozucu. Geri dönüp baktığımda, parçası olduğum birçok başarı vardı - doğru zamanda geldim ve bir sürü harika şeyler gördüm ve yaşadım. Ne lansmanlar gördüm, inanılmaz… ”

-----------------------------------

Ve bu sayı için benden bu kadar.

Gelecek sayıya kadar hoşçakalın.

Elma her zaman ağaçtan uzağa düşmüyor.

Haydi şimdi, mühendislik tarihinde yer etmiş ünlü sekiz mühendise ve onların ayak izlerini takip eden (ve bazen aşan) çocuklarına bir göz atalım.

Bazen keşif, icat ruhunun ailede birkaç nesil devam ettiğini görürüz. Mühendislik tarihi demişken, keşif, icat mirası ve tutkusu çocuklarına bulaşan ve onlar tarafından devam ettirilen tarihin en büyük mühendislerine ve mucitlerine bir göz atalım. Örneğin, hangi baba ve oğlunun çalışmaları büyük bir otomobil şirketine giden yolu açtı? “Demiryollarının Babası” kimdi? Ve..., helikopter deyip geçmeyelim, onun da arkasında bir öykü yatıyor, nedir bu öykü?

 

John ve Val Browning

John Browning (resimdeki kişi) ilk silahını 13 yaşında iken babasının silah dükkanında yaptı. Otomatik ve yarı otomatik tabancalar, kartuşlar yanı sıra çifteler ve tüfekler, silah mühimmatı konusundaki iyileştirmeler dahil, yaşamı boyunca ateşli silahlarla ilgili aldığı patent sayısı 128 oldu. Tüm zamanların en başarılı ateşli silah tasarımcılarından biri olarak kabul edildi ve patentlerinin birçoğu bugün hala büyük ölçüde kullanılıyor. Modern yarı otomatik tabancaların çoğunda bulunan iç içe geçen cıvatayı icat etti.

1926'da öldüğünde, arkasında bir dizi bitmemiş tasarım ve projeler bırakmıştı Browning. Oğlu, Val Browning, halen dünya çapında kullanılan tek etkili, yarı otomatik bir tabanca olan Browning Hi-Power da dahil olmak üzere, babasının bitmemiş çalışmalarını tamamlama görevini üstlendi. Babasının 128 patent rekoruna ulaşamamış olmasına rağmen, genç Browning, yine de yaşamı boyunca silahla ilgili 48 patentin sahibi oldu.

 

Miles O'Brien ve Marion Donovan

Otomobil endüstrisi, erkek kardeşi Richard'la birlikte otomobil dişlilerinin taşlanması için özel bir takım tezgahı olan South Bend Torna tezgahını icat eden Miles O'Brien'a çok şey borçludur. Torna, O'Brien'e bir servet kazandırdı, ama Miles'ın kızı Marion (resimdeki kişi, daha sonra Marion Donovan oldu), kullanılıp atılan bebek bezinin öncüsü olan mucit sıfatıyla dünya çapında daha belirgin bir etki yarattı.

Marion gençliğini, icat tutkusunu kaptığı yerde, babasının fabrikasında geçirdi. Bu nedenle, Miles, “İşe Kızınızı Alın” hareketini oluştururken bundan farkında olmadan itibar sağlayan kişi olarak bilinir.

Daha sonra, 1946'larda, iki bebekten dolayı nefes alamayan bir anne olarak Marion, sırılsıklam ıslak bebek bezleri ve bebek bezi pişikleri ile uğraşmaktan bıkmıştı. Duş perdelerinin suya karşı dayanıklılığından, su geçirmezliğinden ilham alan Marion, su geçirmez bebek bezleri için prototipler oluşturma düşüncesiyle duş perdesi malzemesini bezlerin içine dikti. Buluşu ani bir başarıydı ve New York'ta Saks Firth Avenue'de satıldı. En çok çocuk bezi ile yaptığı çalışmalarla tanınmasına rağmen, Marion ayrıca kompakt bir elbise askısı, lavaboya boşaltılan bir sabunluk ve Dentaloop diş ipi de dahil olmak üzere diğer bir çok çeşitli ev eşyaları için patentler aldı.

 

Wilbert ve Robert Gore

Boş zamanlarını, politetrafloroetilen'in (PTFE), yani Telfon'un yeni kullanım alanları araştırmak için harcayan Wilbert (Bill) Gore, DuPont'ta çalışan bir araştırmacıydı. Bulduğu yenilikler arasında PTFE'yi kablo yalıtımı için kullanmak önemli bir inovasyon olarak kabul edildi. 1969'da Bill'in oğlu Robert Gore (resimdeki kişi), Teflon'u üretanla kaplayıp onu da naylon kumaşa yapıştırıp kaynaştırarak nefes alabilir ve su geçirmez bir kumaş yarattı. Bill, oğlunun buluşunun rüzgarına kapıldı ve onu geliştirmek için onunla yan yana çalıştı. Gores, yeni malzemeyi Gore-Tex markası altında pazarladı ve onu aile şirketleri olan W.L Gore & Associates üzerinden çeşitli sektörlere sattı. Gore-Tex, spor ve dış giyimde, uzay giysilerinde, bakım gerektirmeyen akü ürünlerinde bir membran olarak ve yanı sıra dikişler, kalp yamaları ve sentetik diz bağları gibi çeşitli tıbbi uygulamalar da dahil olmak üzere çeşitli kullanım alanları buldu.

 

Stanley Hiller Sr. ve Stanley Hiller Jr.

40 patente sahip olmasına ve hevesli bir pilot ve mühendis olmasına rağmen, Stanley Hiller tarihte pek belirgin bir iz bırakmadı. Ancak oğlu Stanley Hiller Jr., babasının havacılık ve icat tutkusunu güçlü bir şekilde paylaşmakla kalmadı ve modern helikopterin öncü geliştiricisi olarak tarihe geçti. 15 yaşın olgunluğunu benimsemiş genç Hiller Jr., dünyanın başarılı bir şekilde çalışacak ilk koaksiyel helikopteri olan bir çalışma modeli tasarladı ve inşa etti - XH-44 “Hiller-kopter” (resimdeki). 17 yaşında ABD Ordusu'ndan tasarım onayı aldıktan sonra Kaliforniya'da bir helikopter fabrikası açtı. Hiller Jr., halen Fairchild Corporation olarak bilinen bir şirketle birleşme sonrası 1966'da şirketinden ayrıldı.

 

Sir Hiram Maxim ve Hiram Percy Maxim

Sir Hiram Maxim (resimdeki kişi), fare kapanı, saç maşaları ve buhar pompaları gibi icatlar için adına kayıtlı birkaç patenti bulunan Amerika doğumlu bir İngiliz mucitti. Ancak en çok, ateşli silah endüstrisine katkıları ile bilinir. Maxim, ilk taşınabilir, tamamen otomatik makinalı tüfeğin, Maxim Gun'un mucidiydi. Bu keşfini, gerçekten zengin olmanın en iyi yolunu kendisine tavsiye eden bir Amerikalıyla orada tanıştığı için Viyana'ya yaptığı 1882 gezisine borçluydu: “Avrupalıların birbirlerinin boğazlarını daha kolayca kesmelerini sağlayacak bir şey icat et”.

Silah geri tepmesinin neden olduğu bir çocukluk çağı yaralanmasından esinlenen Maxim, silahı bir sonraki atış için hazırlamak için geri tepme enerjisinden yararlanma fikrinin üstüne atladı. Maxim Silahı'nın versiyonları İngiliz yapısı ateşli silahların temelini oluşturuyordu ve I. Dünya Savaşı'nda yoğun olarak kullanıldı. Tezata bakın ki, Maxim'in silahlarla çalışması onu sonraki yıllarda tamamen sağırlaştırdı.

Maxim'in oğlu Hiram Percy Maxim, babasının izinden gidecekti ve 1902'de ticari olarak başarılı ilk ateşli silahlar susturucusu Maxim Silencer'in icadı ve satışları ona şöhretin kapılarını açtı. Genç Maxim, aynı zamanda doyumsuz bir otomobil tutkunuydu ve söylendiğine göre bir zamanlar kendi içten yanmalı motorunu inşa etme girişiminde bulunmuştu. Tamamen başarılı bir motoru hiçbir zaman üretmeyi başaramadı, ama Hiram Percy Maxim, kendi susturucusunu oluşturmak için otomobil susturucuları geliştirmek için kullanılan teknikleri sonuna kadar kullandı.

 

John ve Washington Reobling

Dünyanın en muhteşem mühendislik başarılarından birinin onuru ve New York'un en simgesel yerlerinden birinin itibarı Reoblings'in hanesine yazıldı. John Roebling (resimdeki kişi), çelik halat asma köprüleri konusunda uzmanlaşmış, Almanya doğumlu Amerikalı bir inşaat mühendisiydi. 1867'de Roebling, şimdi Brooklyn Köprüsü olarak anılan işe girişmişti. Ne yazık ki, projeyi asla bitiremedi. Bir gün köprünün kurulacağı alanı araştırırken rıhtımda bir yerde durdu ve kafası dalgın düşünürken gelen bir vapur ayağını ezdi. Bu yaralanmanın sonucunda Roebling tetanozdan öldü.

Babasının ölümünden sonra, köprüde yardımcı mühendis olarak çalışan John'un oğlu, Washington Roebling, bu zor işi devraldı ve projenin sorumlu baş mühendisi oldu. Washington sadece babasının amacının gerçekleşmesini sağlamakla kalmadı, Brooklyn Köprüsü'nün iki kulesinin temelini oluşturan pnömatik kesonların eklenmesi de dahil olmak üzere tasarımda birçok iyileştirmeler de gerçekleştirdi.

 

George ve Robert Stephenson

Elon Musk'un çeşitli çabalarının tümünü gözünüzün önüne getirdiğinde, göreceksiniz ki Mask taşımacılık konusunda Stephenson'larla aynı düzeyde bir etkiye sahip olma çabası içindedir.

George Stephenson, “Demiryollarının Babası” (resimdeki kişi), 1830 yılında şehirlerarası ilk demiryolu toplu taşıma hattını (Liverpool ve Manchester demiryolu) inşa ederek demiryolu taşımacılığına öncülük eden bir İngiliz inşaat ve makine mühendisiydi. Ayrıca kendi buharlı lokomotiflerini de tasarlamış ve inşa etmiştir.

George'un tek oğlu Robert, babasının yanında bir dizi buharlı lokomotifler tasarlayıp inşa ederek babasının çalışmalarını daha da ileri bir düzeye taşıdı. Stephenson'ların birlikte geliştirdiği dünyanın en eski buharlı yolcu lokomotiflerinden bazıları Endüstri Devrimi'ne önemli ölçüde katkıda bulundu ve dünya çapında modern demiryolu yolculukları için altyapıyı hazırladı. Robert Stephenson genellikle 19. yüzyılın en büyük mühendisi olarak kabul edilir.

 

Sakichi ve Kiichiro Toyoda

Sakichi Toyoda (resimdeki kişi), 1800'lerin sonlarındaki bir tarihte icat ettiği kendi otomatik kumaş dokuma cihazları işini geliştirdi, 1926'da kendi dokuma tezgahı şirketi Toyoda Automatic Loom Works'ü açtı. En ünlü icadı, tartışmaya açık bir şekilde bir sorun durumunda kendi kendini durdurabilecek türdeki bir ilk makina olan elektrikli otomatik dokuma tezgahıdır. Mühendisler, Toyoda'yı “5 Neden” konseptinin geliştiricisi olarak da takdir edeceklerdir - bir sorunun kaynağını bulmak ve tekrar etmesini önlemek için beş kez “neden” sorma fikri. Konsept bugün hala yalın metodolojilerde yaygın olarak kullanılmaktadır.

Toyoda'nın oğlu Kiichiro, babasının fabrikasında çalışmaya başlayarak iş hayatına adımını attı. Ancak, Sakichi'nin 1930'daki ölümünün ardından, Kiirchiro onun otomobillere olan tutkusunu (babasının takip etmesi için onu teşvik ettiği bir ilgi alanı) sürdürdü ve büyük risk alarak aile şirketini genişletmek için otomobil imalatı işine yatırım yapma konusunda ailesini ikna etti. Nasıl çalıştığını öğrenmek için bir Chevrolet'ye tersine mühendislik uyguladıktan sonra, Kiichiro Toyoda 1935'te ilk otomobillerini tasarlayıp üretti.

Artık farkına varmadıysanız, bilin ki o şirket daha sonra Toyota olarak yeniden adlandırıldı (Kiirchiro, yeni ismin iyi şans getireceğini ve telaffuz edilmesinin de daha kolay olacağını düşünmüştü). Ne yazık ki, Kiirchiro, şirketinin tam potansiyele ulaştığını görecek kadar yaşayamadı. Azalan karlar ve işten çıkarmaların ardından başlayan bir işçi grevinden sonra 1950'de istifa etti ve iki yıl sonra öldü. Bugün ise, Toyota dünyanın en büyük otomobil üreticilerinden biridir ve Kiichiro çoğu kez “Japonya'nın Thomas Edisonu” olarak anılmaktadır.

Gelecek sayıda buluşmak umuduyla, hoşçakalın.

31 Mayıs 2019 tarihinde yayınlanmış bir araştırma gözüme çarptı.  “20 En İyi Üstün-Teknoloji Şirketi.”

Teknolojiden bu kadar uzak kalmış olan ülkemizde bu konulara artık ne yazık ki pek değinilmiyor. Çok farklı konular gündemimizi işgal ediyor durmadan.

Gelişmiş ülkelerin teknoloji anlayışıyla bizim anlayışımız arasında da uçurumlar var. Onlar yapay zekâ çalışmalarını yürütürken bir taraftan da uzaya gitme ve orada koloniler kurma çabası içindeyken biz zamanında “kendi kendine yeten 7 ülkeden birisiyiz” diye öğündüğümüz tarım konusunda bile değil teknoloji geliştirmek, yabancı ülkelere el avuç açar hale geldik. Döviz bulursak ne ala, ithal ediyoruz. Ama bu tempoyla devam edersek ileride yiyeceğimizi, içeceğimizi ithal etmek için gerekecek dövizi bile bulamayacağımız dönemleri de görmemiz şaşırtıcı olmaz.

Neyse canınızı sıkmayayım. Aşağıda bu araştırmadan çıkardığım bir özeti bulacaksınız.

----------------------------------------------------------------------------

Araştırma yayın tarihi: 31 Mayıs 2019

Araştırma yazısının başlığı şöyleydi:

“Mühendislere İyi Ödeme yapan 20 En İyi Üstün-Teknoloji Şirketi”

Araştırma da özetle şöyle:

- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -

“İşte size en iyi 20 yazılım ve donanım şirketinde ödenmekte olan mühendislik maaşları araştırması

ABD’de bir araştırmacı kuruluş, “Glassdoor”, mühendisler için en cazip işverenler konusunda bir araştırma yaptı. Aşağıdaki bölümlerde şirketleri mühendislerin nasıl gördüğünü görebilirsiniz. En büyük mühendislik işverenlerinden bazılarını araştırmaya dahil ettiler ve mühendislik maaşlarından bir örneklem çıkardılar.

Ayrıca, 5 puanlık bir ölçekte her bir şirketin Glassdoor işveren derecelendirmesini ve çalışanlardan gelen lehte ve aleyhte yorumları bulacaksınız.

GE

Glassdoor derecelendirmesi: 5 üzerinden 3,7

Ücretler:

Makina Mühendisi: $87,944/yıl

Baş Mühendis: $100,292/yıl

Mühendis: $81,537/yıl

İnternet sitesi: www.ge.com

Genel merkezi: Boston, MASSACHUSETTS

Büyüklüğü: 10000+ çalışan

Kuruluş yılı: 1892

Tipi: Halka açık şirket (GE)

Sektör: Kurumsal Yazılım ve Ağ Çözümleri

Gelir: $10+ milyar dolar (USD) / yıl

----------------------------------------------------------------------------------------------------

Ford Motor Co.

Glassdoor derecelendirmesi: 5 üzerinden 3,9

Ücretler:

Ürün Geliştirme Mühendisi: $92,388/yıl

Finansal Analist: $66,328/yıl

Bölge Müdürü: $63,523/yıl

İnternet sitesi: www.ford.com

Genel merkezi: Dearborn, MICHIGAN

Büyüklüğü: 10000+ çalışan

Kuruluş yılı: 1903

Tipi: Halka açık şirket (F)

Sektör: Taşıma Ekipmanları İmalatı

Gelir: $10+ milyar dolar (USD) / yıl

----------------------------------------------------------------------------------------------------

Boeing

Glassdoor derecelendirmesi: 5 üzerinden 3,6

Ücretler:

Sistem Mühendisi: $98,039/yıl

Yazılım Mühendisi: $82,585/yıl

Yazılım Mühendisi III: $104,561/yıl

İnternet sitesi: www.boeing.com

Genel merkezi: Chicago, ILLINOIS

Büyüklüğü: 10000+ çalışan

Kuruluş yılı: 1916

Tipi: Halka açık şirket (BA)

Sektör: Havacılık ve Uzay Sanayii ve Savunma

Gelir: $10+ milyar dolar (USD) / yıl

----------------------------------------------------------------------------------------------------

 

 

Microsoft Corp.

Glassdoor derecelendirmesi: 5 üzerinden 4,1

Ücretler:

Yazılım Geliştirme Mühendisi: $120,380/yıl

Testte Yazılım Geliştirme Mühendisi (SDET): $111,606/yıl

Program Müdürü: $124,435/yıl

İnternet sitesi: www.microsoft.com

Genel merkezi: Redmond, WASHINGTON

Büyüklüğü: 10000+ çalışan

Kuruluş yılı: 1975

Tipi: Halka açık şirket (MSFT)

Sektör: Bilgisayar Donanımı ve Yazılımı

Gelir: $10+ milyar dolar (USD) / yıl

Rakipleri: Google, Amazon, Apple

----------------------------------------------------------------------------------------------------

 

 

 

Cisco Systems

Glassdoor derecelendirmesi: 5 üzerinden 4,0

Ücretler:

Yazılım Mühendisi: $112,841/yıl

Yazılım Mühendisi IV: $132,640/yıl

Yazılım Mühendisi III: $112,796/yıl

İnternet sitesi: www.cisco.com

Genel merkezi: San Jose, CALIFORNIA

Büyüklüğü: 10000+ çalışan

Kuruluş yılı: 1984

Tipi: Özel şirket

Sektör: Bilgisayar Donanımı ve Yazılımı

Gelir: $10+ milyar dolar (USD) / yıl

Çalışan yorumları:

Artıları

-Son derece destekleyici iş arkadaşları (tanıdığım en yardımcı insanlar)
-Sağlanan yan faydalar inanılmaz - sadece 401K / PTO / Sağlık Sigortası değil, Cisco'nun aynı zamanda çok sayıda devam eden öğrenme etkinlikleri ve kaynakları bulunuyor, 5 günlük VTO (gönüllü izin süresi), çalışanların katılacağı çalışanlara kaynak organizasyonları, kurum içi spor salonları (inanılmaz güzel) ve sağlık tesisleri, ayrıca diğer gruplarla karşılıklı işbirliğini teşvik etmek için birçok kurum içi etkinlikler.
- Ücretler inanılmaz.
- Tüm değişiklikler / düşünceler çok iletişimsel ve şeffaf. CEO ve Üst Yöneticilerin çoğunun bizi şirketteki en son gelişmelerden haberdar ettiği Cisco TV aracılığıyla yayınlanan All-Hands programımız var.
- Başarıya hazırlıklı olmanızı sağlamak ve sürekli olarak üstlenebileceğiniz rolleri tanımlamanıza ve planlamanıza yardımcı olmak için çok destekleyici liderlik programları mevcut.

Eksileri

- Birçok büyük şirketlerde olduğu gibi, işinizi yapmak için kullanmanız gereken birçok eski püskü araçlar, süreçler ve sistemler de mevcut. Ancak onları modernize etmek için de çok çaba harcıyorlar!
- Yine, diğer birçok büyük şirkette olduğu gibi işten çıkarmalar olabiliyor (ancak Cisco, yerinden edilenlerin, durumdan etkilenenlerin sahip oldukları becerilerine dayanarak açık pozisyonları denemeleri ve yeniden doldurmaları için geçenlerde bir kurum için kariyer fuarı düzenledi.)

----------------------------------------------------------------------------------------------------

 

 

 

Texas Instruments

Glassdoor derecelendirmesi: 5 üzerinden 4,0

Ücretler:

Elektrik Tasarım Mühendisi: $108,955/yıl

Ürün Mühendisi: $90,210/yıl

Uygulamalar Mühendisi: $96,009/yıl

 

İnternet sitesi: www.ti.com

Genel merkezi: Dallas, TEXAS

Büyüklüğü: 10000+ çalışan

Kuruluş yılı: 1930

Tipi: Halka açık şirket (TXN)

Sektör: Elektrikli ve Elektronik Ürünler İmalatı

Gelir: $10+ milyar dolar (USD) / yıl

 Çalışan yorumları:

Artıları

Harika şirket kültürü
İyi iş-yaşam dengesi
Zorlu ve hızlı tempolu

Eksileri

En başta büyük öğrenme eğrisi, yani bir kişinin deneyim kazanma veya yeni beceriler edinme konusundaki ilerleme hızı.

----------------------------------------------------------------------------------------------------

 

 

Apple

Glassdoor derecelendirmesi: 5 üzerinden 4,0

Ücretler:

Uzman - Saatlik Ücreti: $17/saat

Yazılım Mühendisi: $132,829/yıl

Mac Uzmanı (Apple Store) - Saatlik Ücreti: $14/saat

İnternet sitesi: www.apple.com

Genel merkezi: Cupertino, CALIFORNIA

Büyüklüğü: 10000+ çalışan

Kuruluş yılı: 1976

Tipi: Halka açık şirket (AAPL)

Sektör: Bilgisayar Donanımı ve Yazılımı

Gelir: $10+ milyar dolar (USD) / yıl
----------------------------------------------------------------------------------------------------

 

 

 

Intel Corp.

Glassdoor derecelendirmesi: 5 üzerinden 3,9

Ücretler:

Yazılım Mühendisi: $101,559/yıl

Elektronik Mühendisi: $110,063/yıl

Proses Mühendisi: $107,061/yıl

İnternet sitesi: www.intel.com

Genel merkezi: San Clara, CALIFORNIA

Büyüklüğü: 10000+ çalışan

Kuruluş yılı: 1968

Tipi: Halka açık şirket (INTC)

Sektör: Bilgisayar Donanımı ve Yazılımı

Gelir: $10+ milyar dolar (USD) / yıl
----------------------------------------------------------------------------------------------------

 

 

 

SpaceX

Glassdoor derecelendirmesi: 5 üzerinden 4,2

Ücretler:

Yapı Mühendisi: $86,999/yıl

Tahrik Sistemleri Mühendisi: $91,920/yıl

İmalat Mühendisi: $85,925/yıl

İnternet sitesi: www.spacex.com

Genel merkezi: Hawthorne, CALIFORNIA

Büyüklüğü: 5001 - 10000 çalışan

Kuruluş yılı: 2002

Tipi: Özel şirket

Sektör: Havacılık ve Uzay Sanayii ve Savunma

Gelir: Bilinmiyor / Uygulanamaz

Rakipleri: United Launch Alliance, Orbital Sciences, Arianespace

 Çalışan yorumları:

Artıları

Müthiş projeler, atmosfer ve şirket misyonu.

Eksileri

Çok fazla iş ve stres.
----------------------------------------------------------------------------------------------------

 

 

 

Caterpillar

Glassdoor derecelendirmesi: 5 üzerinden 3,6

Ücretler:

Mühendis: $87,563/yıl

Kıdemli Tasarım Mühendisi: $98,454/yıl

Kıdemli Yardımcı Mühendis: $79,549/yıl

İnternet sitesi: www.caterpillar.com

Genel merkezi: Deerfield, ILLINOIS

Büyüklüğü: 10000+ çalışan

Kuruluş yılı: 1925

Tipi: Halka açık şirket (CAT)

Sektör: Endüstriyel İmalat

Gelir: $10+ milyar dolar (USD) / yıl
----------------------------------------------------------------------------------------------------

 

 

 

General Motors

Glassdoor derecelendirmesi: 5 üzerinden 3,4

Ücretler:

Yazılım Geliştirmeci: $71,969/yıl

Kıdemli Proje Mühendisi: $112,828/yıl

Tasarım Onay Mühendisi: $84,213/yıl

İnternet sitesi: www.gm.com

Genel merkezi: Detroit, MICHIGAN

Büyüklüğü: 10000+ çalışan

Kuruluş yılı: 1908

Tipi: Halka açık şirket (GM)

Sektör: Taşıma Ekipmanları İmalatı

Gelir: $10+ milyar dolar (USD) / yıl

Çalışan yorumları:

Artıları

GM çalışmak için mükemmel bir şirket Yan faydalar harika ve liderlik şeffaf ve dürüst

Eksileri

Otomotiv endüstrisinde iniş çıkışlar fazla
----------------------------------------------------------------------------------------------------

 

 

 

Amazon

Glassdoor derecelendirmesi: 5 üzerinden 3,8

Ücretler:

Yazılım Geliştirme Mühendisi II: $134,877/yıl

Yazılım Geliştirme Mühendisi I: $106,777/yıl

Depo Sorumlusu - Saatlik: $15/saat

İnternet sitesi: www.amazon.jobs

Genel merkezi: Seattle, WASHINGTON

Büyüklüğü: 10000+ çalışan

Kuruluş yılı: 1994

Tipi: Halka açık şirket (AMZN)

Sektör: İnternet

Gelir: $10+ milyar dolar (USD) / yıl

 Çalışan yorumları:

Artıları

- Çok kısa sürede çok hızlı bir şekilde öğrenebiliyorsunuz
- İnanılmaz derecede akıllı ve yönlendirici bireyler dışında sizi çevreleyen hiçbir şey yok.
- Maaş ve imkanlar beklentilerimin çok ötesinde ve uygun kelimesi yetersiz kalıyor.
- Şirket genelinde ilginizi dağıtmayan ve sizi her daim odaklı tutan heyecan verici projeler.
- Amazon dünyayı değiştiriyor.

Eksileri

- Ezici derecede zor olabilir, çok dik bir öğrenme eğrisi
- Kendi kendinizi motive etmiyorsanız, yetişip tempoyu yakalamak zor olabilir
----------------------------------------------------------------------------------------------------

 

 

Honeywell

Glassdoor derecelendirmesi: 5 üzerinden 3,6

Ücretler:

Kıdemli Mühendis: $107,084/yıl

Proje Müdürü: $101,108/yıl

Kıdemli Yazılım Mühendisi: $107,396/yıl

İnternet sitesi: www.honeywell.com

Genel merkezi: Charlotte, NORTH CAROLINA

Büyüklüğü: 10000+ çalışan

Kuruluş yılı: 1885

Tipi: Halka açık şirket (HON)

Sektör: Bilgisayar Donanımı ve Yazılımı

Gelir: $10+ milyar dolar (USD) / yıl

Çalışan yorumları:

Artıları

Şirkete giriş süreci çok heyecan verici, günlük işinizle uğraşırken her adımda şirket hakkında yeni yeni bilgiler ediniyorsunuz.

Eksileri

Birkaç gün içinde yönetip bitirmeniz gereken tonlarca bilgi var, ancak işiniz bittiğinde işinizin tadını çıkarabilirsiniz.
----------------------------------------------------------------------------------------------------

 

 

IBM

Glassdoor derecelendirmesi: 5 üzerinden 3,6

Ücretler:

Kıdemli Danışman: $99,375/yıl

Yönetim Kurulu Danışmanı: $132,235/yıl

Bilgisayar Programcısı: $77,391/yıl

İnternet sitesi: www.ibm.com

Genel merkezi: Armonk, NEW YORK

Büyüklüğü: 10000+ çalışan

Kuruluş yılı: 1911

Tipi: Halka açık şirket (IBM)

Sektör: BT Hizmetleri

Gelir: $10+ milyar dolar (USD) / yıl
----------------------------------------------------------------------------------------------------

 

 

Lockheed Martin

Glassdoor derecelendirmesi: 5 üzerinden 3,7

Ücretler:

Yazılım Mühendisi: $80,274/yıl

Sistem Mühendisi: $80,858/yıl

Kıdemli Yazılım Mühendisi: $103,484/yıl

İnternet sitesi: www.lockheedmartin.com

Genel merkezi: Bethesda, MARYLAND

Büyüklüğü: 10000+ çalışan

Kuruluş yılı: 1995

Tipi: Halka açık şirket (LMT)

Sektör: Havacılık ve Uzay Sanayii ve Savunma

Gelir: $10+ milyar dolar (USD) / yıl

 Çalışan yorumları:

Artıları

Şirket genelinde yüksek seviyede dürüstlük, açık iletişim ve doğru olanı yapma konusunda samimi ilgi.

Eksileri

Ne yazık ki, yirmi kelimeyle de eksiler hakkında birşeyler söylemem gerekiyor. Gerçekte, BT'de 41 yılı aşkın çalışmam sonrasında, Lockheed Martin için söyleyebileceğim hiçbir eksi yok. Belki mükemmel değiller ama son derece olumlu özelliklere sahip bir kuruluş.

Yönetime Öneri

Vereceğim tek tavsiye, muhtemelen, süreçleri basitleştirmek için çok fazla çaba sarf etmeleri gerektiğidir. Süreçler doğru ama inanılmaz derecede ayrıntılı. Bazıları daha basitleştirilip ayrıntılar azaltılabilirdi.
----------------------------------------------------------------------------------------------------

 

 

Google

Glassdoor derecelendirmesi: 5 üzerinden 4,3

Ücretler:

Yazılım Mühendisi: $131,751/yıl

Kıdemli Yazılım Mühendisi: $172,254/yıl

Yazılım Mühendisi III: $144,347/yıl

İnternet sitesi: www.google.com

Genel merkezi: Mountain View, CALIFORNIA

Büyüklüğü: 10000+ çalışan

Kuruluş yılı: 1998

Tipi: Halka açık şirket (GOOG)

Sektör: İnternet

Gelir: $10+ milyar dolar (USD) / yıl

Rakipleri: Microsoft, Apple, Facebook

Çalışan yorumları:

Artıları

Önemli olan iş. Google çalışanları, çalışmalarının başkalarının yaşamları üzerinde olumlu bir etkisi olduğuna inandıkları için motive olurlar.

Eksileri

Deneyimsiz yönetime sahip büyük bir şirket.
----------------------------------------------------------------------------------------------------

 

 

Northrup Grumman

Glassdoor derecelendirmesi: 5 üzerinden 3,7

Ücretler:

Yazılım Mühendisi: $78,099/yıl

Sistem Mühendisi: $90,602/yıl

Yazılım Mühendisi II: $86,064/yıl

Website:www.northropgrumman.com

Genel merkezi: Falls Church, VIRGINIA

Büyüklüğü: 10000+ çalışan

Kuruluş yılı: 1939

Tipi: Halka açık şirket (NOC)

Sektör: Havacılık ve Uzay Sanayii ve Savunma

Gelir: $10+ milyar dolar (USD) / yıl

 Çalışan yorumları:

Artıları

Büyük şirket, işleri ve iş alanlarını defalarca değiştirme olanağı sağlar ve asla şirketten ayrılmak zorunda kalmazsınız. İş-yaşam dengesini teşvik eder, bilgi artışına ve paylaşımına çok önem verir, mükemmel yan faydalar sağlar.

Eksileri

Büyük şirket oluşu, bireysel katkılara değer verilmemesine, personel sorunlarını çözme yeteneğinin bulunmamasına ve sorunlu kişilerin zamanında uzaklaştırılmamasına veya düzeltilmemesine yol açmaktadır.
----------------------------------------------------------------------------------------------------

 

 

Raytheon

Glassdoor derecelendirmesi: 5 üzerinden 3,6

Ücretler:

Yazılım Mühendisi II: $81,475/yıl

Kıdemli Yazılım Mühendisi II: $114,865/yıl

Sistem Mühendisi II: $83,062/yıl

İnternet sitesi: www.raytheon.com

Genel merkezi: Waltham, MASSACHUSETTS

Büyüklüğü: 10000+ çalışan

Kuruluş yılı: 1922

Tipi: Halka açık şirket (RTN)

Sektör: Havacılık ve Uzay Sanayii ve Savunma

Gelir: $10+ milyar dolar (USD) / yıl

 Çalışan yorumları:

Artıları

Büyüleyici iş ortamı ve insanlar harika!

Eksileri

Kararlar ve ilerleme temposu yavaş olabiliyor. (sektörün ortak sorunu)
----------------------------------------------------------------------------------------------------

 

 

Oracle

Glassdoor derecelendirmesi: 5 üzerinden 3,4

Ücretler:

Yazılım Mühendisi: $117,941/yıl

Programcı Analist: $74,900/yıl

Yazılım Mühendisi III: $117,211/yıl

İnternet sitesi: www.oracle.com

Genel merkezi: Redwood City, CALIFORNIA

Büyüklüğü: 10000+ çalışan

Kuruluş yılı: 1977

Tipi: Halka açık şirket (ORCL)

Sektör: Kurumsal Yazılım ve Ağ Çözümleri

Gelir: $10+ milyar dolar (USD) / yıl

 Çalışan yorumları:

Artıları

Zeki insanlar
Maaş ve İmkanlar Harika
Müthiş Yan Faydalar
Sürekli Gelişen Teknoloji
Rekabetçi

Eksileri

Gerçekten bir eksi değil, ama etkileyici. Buraya ense yapmak için gelmiyorsunuz. Zaman sizin düşmanınız. Bu bir yarış ve her zaman başa güreşmeye hazır olun.
----------------------------------------------------------------------------------------------------

 

 

Qualcomm

Glassdoor derecelendirmesi: 5 üzerinden 3,8

Ücretler:

Yazılım Mühendisi: $101,503/yıl

Kıdemli Yazılım Mühendisi: $113,563/yıl

Kıdemli Donanım Mühendisi: $127,483/yıl

İnternet sitesi: www.qualcomm.com

Genel merkezi: San Diego, CALIFORNIA

Büyüklüğü: 10000+ çalışan

Kuruluş yılı: 1985

Tipi: Halka açık şirket (QCOM)

Sektör: Bilgisayar Donanımı ve Yazılımı

Gelir: $10+ milyar dolar (USD) / yıl

Rakipleri: Intel Corporation, MediaTek, Broadcom

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Bir SON DAKİKA Haberi!

“Savunmada 121 milyar dolarlık dev birleşme!

“United Technologies’in havacılık ve uzay sanayisi bölümü Raytheon ile birleşti!

ABD’nin başlıca havacılık ve savunma sanayisi şirketlerinden United Technologies, havacılık ve uzay sanayisi bölümünün Raytheon ile birleşmesini kabul etti. Savunma sanayisinin bugüne kadarki en büyük birleşmesi sonucu 121 milyar dolar büyüklükte bir şirket ortaya çıkacak. United Technologies ticari uçak üreticilerine elektronik ve iletişim ekipmanı üretirken, Raytheon temel olarak ABD devletine savaş uçağı ve füze üretiyor.

Yeni şirket sivil havacılıktan askeri havacılık ve silah üretimine kadar geniş bir yelpazede faaliyet göstererek sektörün rekabet yapısını değiştirecek.

Birleşme sonucu oluşacak şirkete Raytheon Technologies Corporation adı verilecek ve United Technologies hissedarları şirketin %57’sine sahip olacak. İki şirketin müşterileri ortak olmasına rağmen faaliyet alanları birbirleriyle kesişmiyor. Anlaşmanın 2020 yılının ilk yarısında tamamlanması bekleniyor.”

Şimdilik hoşça kalın.

Sayfa 1 / 3
We use cookies to improve our website. By continuing to use this website, you are giving consent to cookies being used. More details…