Dolphin forklift Türkiye’nin yerli forklift üreticilerinden biri olarak Konya’daki tesislerinde yeni modeller üzerinde çalışmalarını sürdürüyor. Geçtiğimiz aylarda İstanbul Kartal E-5 üzerindeki İstanbul Bölge Müdürlüğünü faaliyete geçiren Dolphin hizmet ağını genişletiyor. Hub of Warehouse fuarında yeni ürünlerini sergileyen firmanın üretim müdürü Furkan ORHANLI ile üretim stratejileri ve Dolphin üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik.
Bize kendinizden ve üretim kariyerinizin nasıl şekillendiğinden kısaca bahseder misiniz?
İsmim Furkan Orhanlı. 1998 yılında Konya’da doğdum. 2016 yılında Kuleli Askeri Lisesi’nden mezun olduktan sonra eğitimime Konya Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği bölümünde devam ettim. Üniversite eğitimim süresince Konya’da çeşitli firmalarda farklı birimlerde görev alarak üretim süreçlerinin dinamiklerini yakından tanıma fırsatı buldum.
Mezuniyetime bir yıl kala Dolphin Forklift ile tanıştım ve stajyer mühendis olarak ekibe katıldım. Staj dönemimin ardından sırasıyla kaynaklı imalat kalite ve girdi kalite kontrol sorumlusu, kaynaklı imalat sorumlusu ve üretim ve planlama sorumlusu olarak görev yaptım. Yaklaşık 1,5 yıl bu pozisyonda çalıştıktan sonra Üretim Müdürü olarak atanarak, hâlen bu görevi sürdürmekteyim.
Dolphin Forklift’te Üretim Müdürü rolünün temel sorumlulukları nelerdir?
Dolphin Forklift’te Üretim Müdürü olarak temel sorumluluğum, belirlenen üst düzey stratejik hedeflerimiz doğrultusunda üretim süreçlerini şekillendirmek ve tüm ekibimle birlikte bu süreçlerin verimliliğini sürekli iyileştirmektir. Tüm teknik eksikliklerin giderilmesi, üretim planına tam uyumun sağlanması, Dolphin Forklift’in benimsediği yalın üretim prensiplerinin sahada etkin biçimde uygulanması ve süreç verimliliğinin artırılması, ekip olarak ana önceliklerimiz arasındadır. Bunun yanı sıra mevcut modellerimiz üzerinde ÜR-GE çalışmaları yürütmek, AR-GE birimimizle kusursuz bir koordinasyonla çalışarak yeni ürün tasarımlarına ve sürekli iyileştirmelere katkı sağlamak da Dolphin’in sektördeki yenilikçi konumunu güçlendiren görev tanımımın önemli bir parçasıdır.
Yeni bir forklift modeli üretimine başlarken üretim tarafında hangi süreçleri değiştirip hangi testleri uyguluyorsunuz?
Yeni bir ürünün tasarım süreci, firmamızda gerçek anlamda disiplinler arası ve tam bir sinerjiye dayalı iş birliği anlayışıyla yürütülmektedir. Üretim Müdürü olarak bu sürecin her aşamasında ekibimle birlikte aktif rol almaktayım. Güçlü AR-GE birimimizle yakın bir fikir birliği içinde çalışarak geliştirilen yeni tasarımların öncelikle dijital ortamda titizlikle analiz ve simülasyonlarını gerçekleştiriyoruz. Bu analizler, ürünün Dolphin’in yüksek dayanım, performans ve güvenlik kriterlerine tam uygunluğunu değerlendirmemize ve mükemmelleştirmemize imkân tanır.
Dijital testlerin ardından, yalnızca uluslararası standartlar doğrultusunda belirlenmiş değil, aynı zamanda kendi mühendislik tecrübemizle oluşturduğumuz zorlu tüm mekanik ve fonksiyonel testleri, gurur duyduğumuz, son teknolojiye sahip özel test alanımızda uygulamaktayız.
Bu çok aşamalı ve titiz yaklaşım sayesinde üretime geçmeden önce olası hataları minimize ediyor, nihai ürünün pazara sunduğumuz Dolphin ismine yakışır kalite, güvenlik ve performans standartlarını en üst seviyede sağlamasını garanti altına alıyoruz.

Verimliliği artırmak için son dönemde uyguladığınız iyileştirme (Kaizen) projelerinden birini anlatır mısınız? Elde edilen somut sonuçlar nelerdi?
Son dönemde tüm üretim ekibimizin tam katılımıyla, süreçlerimizde köklü iyileştirmeler gerçekleştirdik. Özellikle kaynak hattımızda, detaylı analizlerimiz ve sahadaki tecrübeli arkadaşlarımızın değerli geri bildirimleriyle tespit ettiğimiz kör noktaları ortadan kaldırmak amacıyla operasyon sıralarını büyük bir titizlikle yeniden yapılandırdık. Mühendislik ve üretim ekiplerimizin ortak aklıyla yeni operasyon adımları ekleyip gereksiz adımları süreçlerimizden tamamen çıkararak sistemi sadeleştirdik ve verimliliği somut olarak artırdık.
Buna ek olarak, Dolphin Forklift bünyesinde bir kültür haline getirdiğimiz tüm operasyonlarımızın ve personelimizin zaman etütlerini düzenli olarak takip ediyor, elde ettiğimiz canlı verileri derinlemesine analiz ederek daha mükemmeli yakalamak adına gerektiğinde hızlı müdahalelerde bulunuyoruz. Bu proaktif ve veri odaklı yaklaşım, üretim hattımızda hem müşterilerimize sunduğumuz nihai ürün kalitesini hem de performansı gözle görülür biçimde iyileştirdi.
Dijitalleşme (ERP, MES, sensörler, veri analitiği) üretiminize nasıl etki ediyor? Hangi teknolojileri kullanıyor veya planlıyorsunuz?
Dolphin Forklift, dijitalleşmeyi bir trend olarak değil, stratejimizin temel bir parçası olarak gören ve bu alanda sürekli gelişim gösteren bir firmadır.
Aktif olarak kullandığımız ve tüm süreçlerimizin dijital omurgasını oluşturan ERP sistemi sayesinde tüm üretim verilerini merkezi bir yapıda topluyor, derinlemesine analiz ediyor ve karar süreçlerimizi tamamen bu somut verilere dayandırıyoruz.
Ancak bizim bu konudaki asıl gücümüz, teknolojiye yaptığımız yatırımdan ziyade, bu sistemleri kullanan ekibimizin yetkinliğidir. Tüm personelimiz bu sistem üzerinde tam bir hakimiyetle çalışmakta ve süreçleri dijital altyapıya kusursuz bir akışla entegre biçimde yürütmektedir.
Gelecekte ise veri analitiği, MES ve akıllı sensör tabanlı üretim takip sistemleriyle ‘akıllı fabrika’ yolculuğumuzu hızlandırarak üretim hattını daha da optimize etmeyi hedefliyoruz. Amacımız, veriye dayalı proaktif bir yönetimle mükemmelliği standart hale getirmektir.
Kalifiye iş gücü bulma, yetiştirme ve elde tutma konusunda fabrikanızda nasıl bir yaklaşım benimsiyorsunuz? Eğitim programları uyguluyor musunuz?
Forklift üretimi gibi özel ve niş bir sektörde kalifiye iş gücü bulmak elbette bir zorluktur. Ancak biz Dolphin Forklift’te bu durumu, ‘kendi ustalarımızı kendimiz yetiştirme’ prensibiyle bir fırsata dönüştürdük. Potansiyeline inandığımız çalışanlara kapsamlı ve sürekli eğitimler vererek onların sadece teknik değil, aynı zamanda Dolphin’in yüksek kalite anlayışını da benimsemelerini sağlıyoruz.Dolphin Forklift’e giriş yapan bir personel, deneyimli ekip liderlerimizin ve mühendislerimizin rehberliğinde, belirli bir süre sonunda forklift üretimi konusunda tam donanımlı, yetkin bir profesyonel hâline gelir.
Personelimizi elde tutmak için ekstra bir strateji belirlememize çoğu zaman gerek kalmıyor, çünkü bizim en büyük sermayemiz, sarsılmaz bir temele dayanan kurum kültürümüz ve güçlü ekip ruhumuzdur.
İdari kadrodan mavi yakaya kadar istisnasız herkes, karşılıklı saygı, tam bir dayanışma ve gerçek bir aidiyet duygusu içinde çalışıyor. Bu da çalışanlarımızın burada kalıcı olmasını ve Dolphin’i kendi evi gibi görerek firmaya sürekli değer katmasını sağlıyor.
Üretim hattında kalite hatası (non-conformance) oluştuğunda izlediğiniz adımlar nelerdir? Hatayı kök nedenine kadar nasıl takip ediyorsunuz?
Kalite, Dolphin Forklift’te müzakereye açık olmayan bir konudur. Bir kalite hatasıyla (non-conformance) karşılaşıldığında, ilgili istasyon ve süreç anında durdurulur. Kalite, üretim ve mühendislik ekiplerimizden oluşan uzman bir kadro derhal bir araya gelerek hatanın kaynağını titizlikle belirler.
Sorunun hangi aşamada veya parçadan kaynaklandığı detaylı bir kök neden analizi (RCA) ile incelenir. Aynı problemin tekrarlanmaması adına kök neden ortadan kaldırılıncaya kadar süreç en ince ayrıntısına kadar sorgulanır.
Üretim hattımızda geçmişte yaşanan bir hatanın tekrar etmesi son derece nadirdir, çünkü bizim kültürümüzde hata bir öğrenme fırsatıdır. Karşılaşılan her durumda sadece sorunu değil, soruna yol açan sistemi de iyileştiren kalıcı bir çözüm üretilmeden süreci kesinlikle kapatmıyoruz.
Müşteri taleplerinde ani değişiklikler veya acil siparişler geldiğinde üretimi esnek tutmak için ne gibi önlemler alıyorsunuz?
Müşteri odaklı bir firma olarak, taleplerdeki ani değişiklikleri sektörümüzün doğal bir dinamiği olarak görüyoruz ve bu konuda son derece çevik bir yapıya sahibiz. Biz bu durumlara, hem müşterimizin beklentilerini en üst düzeyde karşılayacak hem de değerli üretim verimliliğimizi etkilemeyecek hassas bir dengeyle yanıt veriyoruz.
Bu doğrultuda, üretim planlama ve mühendislik ekiplerimizin ortak çalışmasıyla, müşterinin değiştirme ihtimali bulunan kısımları (opsiyonları) üretim sürecinin stratejik olarak belirlenmiş son aşamalarına yerleştiriyoruz. Bu akıllıca planlanmış yöntem sayesinde, değişiklik taleplerine anında yanıt verirken aynı zamanda tüm üretim hattımızın genel akışını koruyabiliyor ve müşterimize verdiğimiz terminlere sadık kalabiliyoruz.
Bir üretim yöneticisi olarak sizi motive eden, işinizde sizi dinamik tutan unsurlar nelerdir? Stresli dönemleri nasıl yönetiyorsunuz?
Bir yönetici olarak beni en çok motive eden şey, Dolphin Forklift çatısı altında hayal ettiğimiz iddialı projeleri tüm ekibimle omuz omuza vererek başarıyla hayata geçirmek ve bu başarının ardından arkadaşlarımın gözlerindeki o gururu görmektir. Başarıya giden yolda bizim en büyük gücümüz olan ekip ruhu, iş birliği ve Dolphin’in hedeflerine olan ortak bağlılığımız benim için en önemli motivasyon kaynaklarıdır.
Stresli dönemlerde ise en başta bu güçlü ekip yapımıza güvenerek, sistematik planlama, ekipler arası şeffaf ve çözüm odaklı iletişim sayesinde kişisel olarak değil, ekip olarak her türlü zorluğun üstesinden geliyoruz.
Gelecek 3–5 yıl için üretim tarafında hedefleriniz ve planladığınız dönüşümler nelerdir?
Yakın gelecekte Dolphin Forklift’i sektörde çok daha ileriye taşıyacak oldukça iddialı hedeflerimiz bulunuyor. Öncelikli amacımız, ‘Akıllı Fabrika’ vizyonumuz doğrultusunda üretim sistemlerimizi geliştirerek sadece tam otomasyonlu değil, aynı zamanda birbiriyle konuşan, akıllı bir yapıya dönüştürmek.
Buna paralel olarak üretim kapasitemizi sürdürülebilir bir şekilde artırmak, süreç verimliliğini mükemmelleştirmek ve müşterilerimizin karşısına her zaman olduğu gibi Dolphin ismine yakışır şekilde daha kaliteli, daha verimli ve daha ergonomik makinelerle çıkmak istiyoruz.
Bu vizyon, sadece bir teknoloji yatırımı değil; bu, bizim sarsılmaz inovasyon kültürümüzün ve bu hedefe kilitlenmiş yetkin ekibimizin ortak stratejisidir





Yorumlar kapalı.