Genç yaşına rağmen sektörde önemli deneyimler kazanmış olan Can Şahin Airlift markasıyla başarılı işlere imza atıyor. Forklift ve istif makinaları alanlarında özellikle Antalya bölgesinde güçlü bir alternatif olmayı amaçlayan Can Şahin’le Airlift’in hikâyesini ve sektör anlamında görüş ve düşünceleri üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik. Airlift mevcut misyonuyla adından çok söz ettireceğe benziyor.
Öncelikle Can Şahin’i tanıyabilir miyiz? Airlift’teki göreviniz ve sektöre olan ilginiz hakkında bilgi verir misiniz?
Ben Can Şahin, Airlift’in Yönetim Kurulu Başkanıyım. Uzun yıllardır iş makineleri ve depo içi kaldırma ekipmanları sektöründe aktif olarak çalışıyorum.
Sektöre olan ilgim, sahadaki ihtiyaçları yakından gözlemlemem ve işletmelerin yük taşıma ve depolama süreçlerinde yaşadıkları zorlukları çözme isteğimden doğdu.
Airlift’teki görevim sadece yönetim değil; aynı zamanda markanın vizyonunu belirlemek, inovasyonu desteklemek ve müşteri memnuniyetini en üst seviyeye çıkarmak.

Airlift’in kuruluş hikayesini bizimle paylaşır mısınız? Temelleri nasıl atıldı ve bugüne nasıl gelindi?
Airlift’in temelleri, “kaliteli ürün, güvenilir hizmet ve ulaşılabilir fiyat” anlayışı üzerine kuruldu. İlk etapta sınırlı ürün yelpazesiyle başladık, ancak kısa sürede hem müşteri taleplerini hem de sektörün eksiklerini dikkate alarak ürün gamımızı geliştirdik.
Bugün geldiğimiz noktada, Türkiye’nin 3 büyük şehrinde (İstanbul, İzmir, Antalya) aktif hizmet veren, güçlü stok yapısı ve satış sonrası desteğiyle Tüm Türkiye’de bilinen ve sektörün önde gelen markalarından biri haline geldik.
Airlift olarak sürdürülebilirlik ve çevre dostu teknolojiler konusunda hangi adımları atıyorsunuz?
Çevre dostu ürünlere önem veriyoruz. Akülü transpalet ve istif makineleri gibi elektrikli ekipmanlarımızla hem karbon salınımını azaltıyor hem de işletmelerin enerji verimliliğini artırıyoruz. Ayrıca uzun ömürlü yedek parçalar ve geri dönüştürülebilir malzemeler kullanarak çevreye duyarlı çözümler geliştirmeyi sürdürüyoruz.
Önümüzdeki dönemde Airlift olarak hangi yeni yatırımları ve projeleri hayata geçirmeyi planlıyorsunuz?
Yakın dönemde Türkiye’nin farklı bölgelerinde yeni şubeler açarak bayilik ağımızı genişletmeyi hedefliyoruz. Bunun yanında, dijitalleşmeye yatırım yaparak müşterilerimizin ürünlere online platformlardan daha kolay ulaşabilmesini sağlayacağız. Ayrıca, satış sonrası servis ve yedek parça lojistiğini daha da güçlendirmeyi planlıyoruz. Bunlara ek olarak şimdilik depo ekipmanları ile yürüttüğümüz süreci sektörün ihtiyacı doğrultusunda tespit edeceğimiz tonajlarda Forkliftlerle destekleyeceğiz.

Airlift olarak uzun vadede sektöre bırakmak istediğiniz iz ve hedef nedir?
Uzun vadede Airlift’in sektörde güven, kalite ve yenilikle anılan bir marka olmasını istiyoruz. Hedefimiz yalnızca Türkiye’de değil, uluslararası pazarlarda da rekabet edebilecek bir marka konumuna gelmek. “Türkiye’nin tercihi” sloganını, ileride “dünyanın tercihi” haline getirmek için çalışıyoruz.
Ürün gamınızda hangi istif makineleri öne çıkıyor?
Şu an özellikle 2 ton akülü transpaletlerimiz ve 1.5-2 ton akülü istifleme makinelerimiz büyük ilgi görüyor. Dayanıklılığı, yüksek kapasitesi ve enerji verimliliği sayesinde işletmelerin en çok tercih ettiği ürünler arasında yer alıyor. Ayrıca özel ölçülerde manuel transpalet üretimimiz de müşterilerimizden yoğun talep alıyor.
İstif Material Handling okurlarına bir mesajınız var mı?
Depo içi ekipmanlarda doğru seçim yapmak, işletmelerin verimliliği ve güvenliği için kritik öneme sahiptir. Airlift olarak her zaman kullanıcı dostu, dayanıklı ve ekonomik çözümler üretmeye devam edeceğiz. Okurlarınıza tavsiyem; satın alma kararlarını sadece fiyat odaklı değil, uzun vadeli fayda ve güvenilirlik üzerinden değerlendirmeleridir.
Eklemek istediğiniz farklı bir konu var mı?
Son olarak şunu belirtmek isterim: Airlift yalnızca ürün satan değil, aynı zamanda işletmelerin yükünü hafifleten bir iş ortağıdır. Müşterilerimizin yanında olmaya, satış öncesi ve sonrası her aşamada destek vermeye devam edeceğiz.





Yorumlar kapalı.