All for Joomla All for Webmasters

İletişim Tel: +90 544 795 01 01

SEKTÖREL HABERLER

SEKTÖREL HABERLER (249)

Bursa’da faaliyet gösteren Forklas Otomotiv Lastik Makine Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti. kuruluşunun 20 yılını kutluyor. Firmanın kurucusu Veysel Kılıç, Forklas’ın kuruluş hikayesini şöyle anlatıyor.

“1960  Trabzon doğumluyum, çocukluğum ve eğitim hayatım  Ankara’da geçti. Ankara Hacettepe Üniversitesi İstatistik Bölümü mezunuyum 35 yaşına kadar Ankara’da hayatımı idame ettirdim ve bu ilde 4 yıl lastik sektöründe çalışmalarım oldu.

1995 yılında Bursa’ya lastikçi ve rulmancı olarak geldiğimde  forklift lastiğini  pek bilmiyordum ancak, Eczane gibi bir  Rulmancı dükkanında  forklift lastiği satmaya başlayınca  bu iş oldukça ilgimi çekmeye başladı ve 2000 yılının sonlarında çalıştığım işyerinden ayrılarak  bu işi yapmaya karar verdim ve 2001 yılında resmi olarak Forklas firmasını  faaliyete geçirdim  ve o günden bugüne işimizi geliştirerek ve yenileyerek müşterilerimize  en iyi hizmeti vermeye devam ediyoruz. Her ne kadar Ankara’da  30 yıl evvel lastikçilik mesleğine girişimle birlikte  26 yıl evvel Bursa’ya geldiğimde de mesleğe devam ettim  ve 20 yıl evvel de Forklas firmasını  faaliyete geçirdik ve şimdi   2021 yılını  20’nci kuruluş yıl dönümümüz olarak kutluyoruz.

Forklas ünlü markaların bayisi

Forklas firması endüstriyel lastik sınıfında ülkemizin  en çok tutulan markalarını ürün yelpazesine ekleyerek bu manada müşterilerine en iyi hizmeti vermeye özen gösterdiğinin  altını çizen Veysel Kılıç, Forklas’ın ürün pörtföyünde  Solideal, Continental, BKT ve ERC marka lastiklerin bulunduğunu  ve bu firmaları   Bursa ve Güney Marmara  bölgesinde forklas’a yakışır  bir şekilde temsil etmeye  azami gayreti gösteriyoruz şeklinde konuşarak sözlerine şöyle  devam etti.

“26 yıldan beri  “Güven, saygı ve uzmanlık” ilkelerine  dayalı çalışma yaklaşımlarımız  ile müşterilerimize  her zamankinden daha  yakın olmayı  hedeflediğimiz için  Mobil Dolgu  lastik servisimizde hizmete sunarak  Bursa ve çevre il ve ilçelerinde  müşterilerimize ve ihtiyaç sahiplerine  yardımcı olmaya çalışıyoruz”

Raflarda çarpışma hasarını önleyen raf koruma sensörü ve verimli sürüş kontrolünü, uzanma mesafesini ve kaldırma işlevlerini tek bir kumanda kolu kontrolünde birleştiren çok işlevli kol: Bu iki yeni seçenek artık Linde Material Handling'in çatallı forkliftlerinde mevcuttur. Filo yöneticileri maliyet tasarrufu ve üretkenlik kazanımlarından faydalanırken, forklift operatörleri tüm dikkatlerini yük taşımaya verebilir.

Raf sistemlerinde meydana gelen çarpışma hasarı, önemli miktarda zaman ve para harcaması gerektirdiğinden depo yöneticileri için önemli bir maliyet olabilir. Ön şasi ve kollardaki hasarlar temel olarak yük depolanırken ve geri çekilirken operatörlerin yukarıya doğru odaklanarak çatallı forkliftlere rafın önünde manevra yaptırmalarından kaynaklanmaktadır. "Zeminde olup bitenler kolayca gözden kaçabilir" şekilde konuşan Linde Material Handling Çatallı Forklift Ürün Müdürü Alexander Schmidt, pazar araştırmalarının, hasarların birincil olarak uzayan kollardan kaynaklandığını, yük, çatal veya şasinin daha az sıklıkla dahil olduğunu gösterdiğini ekliyor.

"Küçük bir dikkatsizlik bile depo operasyonlarında büyük kesintilere yol açabilir" diyen Kıdemli Ürün Müdürü Scmidt "Bir raf çerçevesinde bir metrelik bir uzunlukta ve altı milimetre derinlikte bir girinti oluşması halinde, rafın yük taşıma kapasitesinin üçte biri kaybolabilir. Bunun sonucunda da bir dizi raf konumu artık kullanılamayacak depo kapasitesinin düşmesine neden olur. Hasarın onarılması ve raf bileşenlerinin değiştirilmesi zaman alıcıdır zira hasarlı raf çerçevesinin her iki tarafındaki tüm alanlar boşaltılmalı ve ürünler geçici olarak başka bir yerde depolanmalıdır. Bu da ek mesai ve ek depolama alanını gerektirir, operasyonları kesintiye uğratır ve böylece depodaki üretkenliği azaltır. ” sözleriyle olumsuz sonuçların altını çiziyor.

Linde Material Handling, Raf Koruma Sensörü (RPS) sayesinde bu sorunu ele alıyor. Korumalı bir muhafaza içinde uzanma kollarının üstüne monte edilen iki özel ışık sensörü, önlerindeki nesneleri algılamaktadır. Bir engel algılandığında, destek sistemi forklifti otomatik olarak frenleyerek hasarı önler. Sensörler yalnızca, bir rafın önünde manevra yaparken olağan hız olan saatte beş kilometreden daha düşük bir çekiş hızında aktif hale gelir. Operatör, örneğin daha uzun mesafeleri kat etmek için belirlenen bu hız limitini aşarken, patentli sistem kapatılır. Schmidt, kullanılan teknoloji, yapay ışıkta olduğu kadar doğal gün ışığında veya güneş ışığında da çalışabildiğinden tipik depo koşullarına mükemmel şekilde uyuyor, sözleriyle açıklıyor.

Raf koruma sensörünün, personel değişim hızı yüksek olan veya düzenli olarak acente operatörlerini çalıştıran şirketler için özellikle yararlı olduğu kanıtlanmıştır. "Yeni veya acente personeli genellikle deneyimsizdir ve istifleme aracının boyutlarını yanlış değerlendirebilir." diyen Linde ürün müdürü şu şekilde devam ediyor: Burada, "ekstra bir çift göz" olarak, raf koruma sensörü, ağır ekipmanın hızlı ancak güvenli manevraları için değerli destek sağlamaktadır.

RPS destek sistemi, 1,4 ila 2,5 ton yük kapasitesine sahip Linde çatallı forklift serisinin R-14 – R25 yüksek performanslı modellerinde opsiyonel donanım olarak mevcuttur ve yakında bu forkliftler için bir iyileştirme çözümü olarak da sunulacaktır.

Mal işleme uzmanı Linde MH'nin ikinci yeni seçeneği, yeni bir çok işlevli kol türüdür. Bu çözüm, Linde çatallı forklif işletimini daha da rahat hale getirmekte olup, operatörlerin konsantrasyonunu ve konforunu korumaya yardımcı olmak ve verimi artırmak için tasarlanmıştır. Ergonomik bir çalışmayı temel alan bu yenilikçi insan-makine arayüzü, Fraunhofer Enstitüsü (IAO) ve Porsche Industriedesign ile işbirliği içinde geliştirilmiştir. Bu işbirliği sonucunda operatörün eli rahat bir şekilde doğal bir konumda dururken, dört yönde de kolaylıkla çalıştırılabilen bir kumanda kolu ortaya çıkmıştır. Sağa yanlamasına uzatılmış bir kanat, daha büyük eller için ek destek sağlamaktadır. Çekiş, uzanma mesafesi ve kaldırma fonksiyonlarının tümü, bilek ve parmaklardan minimum çaba ile sezgisel olarak kontrol edilebilir. Tüm hidrolik fonksiyonlar tek bir kontrol elemanında birleştirilmiştir ve eli yukarı ve aşağı hareket ettirmeye gerek yoktur. Bunun sonucunda verim artışı ve sezgisel kullanım sağlanmış olur. Kaldırma direğini kaldırmak veya indirmek için kolun tamamı ileri veya geri hareket ettirilir. Sola ve sağa hareketlerle direğin uzanma mesafesi yönlendirilir. Yeniden konumlandırılarak kol dayanağından büyük kumanda kolunun  ortasına alınan iki kelebek kol çatallı forkliftin yatırma ve yana kaydırma fonksiyonlarını kontrol etmenin yanında, yatırma ve yatay dengelemeyi de kontrol ettiklerinden artık ek olarak sırasıyla yana kayma operasyonunun hizalama ve ortalanma işlemlerini de gerçekleştirmektedir. Korna ve yönlendirme kolu çok işlevli kolun sol tarafında bulunmaktadır. Uygun şekilde konumlandırılmış bileşenlerin en büyük avantajı, tüm kontrol komutlarının, eldiven takarken bile sezgisel olarak yapılabilmesi, böylece operatörün dikkatini her zaman yük taşımaya odaklayabilmesidir.

Continental, dijital online bayi portalı ContiOnlineContact'ı genişletti. Portal artık tüm Off-The-Road (OTR) (yol dışı kullanım) ve tarımsal kullanım lastik portföyünü listelemektedir. Bu şekilde diğer sektörlerin yanı sıra tarım, sanayi, hafriyat, liman ve havalimanı sektörlerindeki bayi ve müşterilerin esnek şekilde ve talep üzerine lastik sipariş etmelerine imkan sunulmaktadır.

Bayi portalının OTR ve tarım lastiklerini de içerecek şekilde genişletilmesiyle, hizmet performansı sürekli olarak iyileştirilecek ve lastik siparişi müşterilerin bireysel ihtiyaçlarına hitap edecek. Yeni ürünler, hem doğrudan bölgesel depolardan teslimatla birlikte doğaçlama sipariş olarak hem de fabrikalardan doğrudan sevkiyat olarak mevcuttur.

ContiOnlineContact: Bir bakışta tüm bilgiler

ContiOnlineContact aracılığıyla bayiler ve müşteriler, Continental ticari özel lastik ve aksesuarlarının tamamını içerisinde arama yapabilir ve ürün bilgilerine ve teknik belgelere rahatça ve istedikleri zaman erişebilir. Özel uygulama için bir lastik seçtikten sonra elverişliliğini kontrol etmek ve bir sipariş vermek ve siparişi izlemek için portal kullanılabilir. Ayrıca, ürün güncellemeleri ve pazarlama materyalleri sayesinde bayiler Continental'daki en son gelişmelerden haberdar olmaktadır. Portalın diğer geliştirmeleri şu anda hazırlık aşamasındadır.

Premium lastik üreticisi Continental yeni Lastik-Bulucu hizmeti ile filo yöneticilerinin uzun yol veya şehirlerarası dağıtım faaliyetlerine uygun lastikleri seçmelerine yardımcı oluyor.

AB verilerine göre, Avrupa genelinde karayolu taşımacılığından kaynaklanan CO2   emisyonlarının yüzde 25'i ağır vasıtalardan salınıyor. Ağır vasıtalar için CO2 emisyonu performans standartlarını belirleyen 2019 Avrupa Yönetmeliği uyarınca, araç üreticilerinin yönetmelik kapsamına giren araçlarının CO2 emisyonlarını 2025'e kadar (2019 Temmuz ayına kıyasla) yüzde 15 ve 2030'a kadar (2020 Haziran ayına kıyasla) yüzde 30 azaltmaları gerekiyor.

Kamyon üreticileri ve filo operatörlerinin AB'nin bu iddialı emisyon hedeflerine ulaşma çabalarında en önemli faktörlerden biri ise lastik seçimi. Çünkü bir filonun karbondioksit emisyonları, yakıt tüketimi ve lastiklerinin yuvarlanma direnci ile doğrudan ilgili. Yuvarlanma direnci, yakıt maliyetlerini etkileyen temel faktörlerden biridir.

Yakıt maliyeti ise filonun toplam işletme maliyetlerinin yüzde 30'una ulaşabilir. Continental, oluşturduğu bir mikrosite ile yuvarlanma direncinin ve onu etkileyen faktörlerin tam olarak ne olduğunu ve hangi lastik parametrelerini etkilediğini açıklıyor. Hazırlanan videoda, yuvarlanma direncinin yakıt tasarrufuna ve dolayısıyla emisyonları azaltmaya nasıl yardımcı olduğu örneklerle açıklanıyor.

Lastik Bulucu doğru lastikleri tespit etmeye yardımcı olur

Yeni Lastik-Bulucu ile Continental müşterilerine çok özel bir hizmet sunuyor. Bu platform,   filo yöneticilerinin uzun yol veya şehirlerarası dağıtım faaliyetlerine uygun lastikleri seçmelerine yardımcı oluyor. Lastik Bulucu uygun bir lastik serisi önermeden önce filolarının temel ihtiyaçlarını iki adımda analiz ediliyor. İlk adımda, yakıt verimliliği ve lastiklerin kilometre performansı arasında ayrım yapılıyor. İkinci adım, günlük çalışma profilini dikkate alıyor:

Filo ağırlıklı olarak otoyollarda mı yoksa şehirlerarası yollarda mı görev yapıyor? Kamyon genellikle uzun yola mı yoksa kısa yola mı çıkıyor? Lastik Bulucu, müşteriyi lastik portföyü ve farklı lastiklerin özellikleri hakkında da bilgilendiriyor. Müşteri bundan sonra faaliyetleri için en uygun lastiğin hangisi olduğuna karar veriyor.

Depo faaliyetleri hızla büyürken, Combilift ilk özel stand-on elektrikli sipariş toplayıcıları olan Aisle Master-OP'yi piyasaya sürdü.

Bu yeni model, depo uygulamalarında çok yönlü operasyon için dar koridorlu mafsallı forklift ve sipariş toplayıcının avantajlarını bir araya getirmektedir.

Bu modelin gelişiminde, Combilift'in yeniliklerinde sıklıkla olduğu gibi müşteri geri bildirimlerinden ve ayrıca e-ticarette son zamanlarda hızla artan büyümeden etkilenilmiştir. Combilift CEO'su Martin McVicar, "Depolarında yer tasarrufu, depolama ve verimlilik için hâlihazırda Aisle Master'ı kullanan müşterilerin, Aisle Master'ı, özelleştirilmiş sipariş toplama için giderek artan taleplerini karşılayacak şekilde yeniden geliştirip geliştiremeyeceğimizi sorduğunu" söyledi.

2019 ve 2020 yıllarında gerçekleştirilen araştırma ve geliştirme çalışmaları sonucunda Aisle Master-OP ortaya çıktı. Bu ünitenin ana özelliği, dünya çapında birçok pazarda telif hakkı korumasına sahip olan kademeli operatör bölmesidir. Sadece 280 mm'lik düşük zemin yüksekliği, makinanın her iki tarafından da rahatça ve tek adımda erişim sağlamakta, bu şekilde operatörün oturarak inip binmek zorunda kaldığı durumla kıyaslandığında sipariş toplama işlemi hızlanmaktadır. AME-OP forklift, sipariş toplama işlemi tamamlandığında vardiyalarda sırasında iç / dış mekânda yükleme / boşaltma ve stok ikmali için geleneksel Aisle Master'ın tüm önemli avantajlarına sahiptir.

Aisle Master-OP, 1.500 kg ile 2.500 kg arasında kaldırma kapasiteleri ve 12.1 m'ye kadar kaldırma yükseklikleri ile çeşitli varyantlarda mevcut olup, 1.650 mm'ye kadar dar koridorlarda çalışabiliyor.

McVicar "Bu, depolama sektöründe büyük bir yeniliktir ve tek bir Aisle Master'ı birden çok uygulama için (dar koridor operasyonu, forkliftten rafa taşıma, toplu toplama ve ürün siparişi toplama) kullanabilmenin getirdiği çok yönlülük, yurtiçinden ve dünyanın dört bir tarafındaki ihracat pazarlarından bu yeni ürüne yönelik güçlü taleple sonuçlanacaktır." şeklinde öngörüde bulunmaktadır.

ASTI Mobile Robotics, mobil robot yelpazesini hafif yüklerin taşınması ve hareketine yönelik Boxmovers adı verilen bir dizi araçla genişletiyor.

Bu AGV'ler (Otomatik Kılavuzlu Araçlar), üretim akışları (küçük bileşenlerin montajı veya alt montajı gibi), hatta hammadde veya mamul beslemesi yapmak ve yardımcı malzemeleri taşımak için ideal olup, bunların tamamını bilgi analizini, kestirimci bakımı ve iyileştirilmiş hızlı karar alma sürecini göz önünde bulundurarak gerçekleştirmektedir.

Bu mobil robotlar, konteynerler, koliler, tekerlekli arabalar ve tepsiler gibi farklı yük türlerini her türlü aktarma istasyonundan farklı şekillerde otomatik olarak almak, bırakmak ve teslim etmek için tasarlanmış olup, bu işlemleri tek tek, istiflenmiş, çok seviyeli, zemin vb. farklı şekillerden yapmaktadır. Boxmover serisi,  farklı istasyonlarda sürekli malzeme tedarikini sağlarken üretkenliği ve güvenliği en üst düzeye çıkarmayı, süreleri iyileştirmeyi, karmaşık süreçleri yönetmeyi ve olası insan hatalarını ortadan kaldırmak ve maliyetleri ve süreyi azaltmak için akışın ve envanterin denetlemesine imkan vermektedir.

Boxmover serisinde üç farklı türde AGV türü mevcuttur. Bunlardan ilki lazer tarayıcı ile desteklenen yapılandırılabilir kaldırma fonksiyonu sayesinde farklı teslimat yüksekliklerinde 50 kg ağırlığa kadar paketleri otomatik olarak teslim edebilen proANT-L'dir. proANT-P ise aynı yüksekliğe monte edilmiş konveyörler, farklı tipte kutular ve ayrı veya istiflenmiş tepsiler arasında - aynı boyutlarda ve 200 kg'a kadar tamamen bağımsız bir malzeme tedariki sağlamaktadır. Üçüncü model olan proANT-F, 300 kg ağırlığa kadar farklı tipte konteynerleri doğrudan zeminden alarak taşımak için geliştirilmiştir.

Bu seri, farklı yüksekliklere sahip dar alanlarda malların taşınması ve depolanması için idealdir, zira alanı optimize etmek için son teknolojiyi, güvenilir, yüksek kaliteli bir çözüm kullanmaktadır. Bu AGV'ler, çok güvenli ve güvenilir olan ve toplam esneklik, dinamik rota planlaması, kolay kurulum ve operatörlerle güvenli ve işbirliğine dayalı etkileşime izin veren SLAM doğal navigasyon sayesinde mevcut altyapıda değişiklik gerektirmeden faaliyet gösterir.

Boxmovers, bilgi analizini basitleştirmek, bakım öngörüsünde bulunmak ve hızlı karar vermeyi iyileştirmek için akışları ve süreç optimizasyonunu gelişmiş akıllı bağlantı ve uzaktan veri izlenebilirliği aracılığıyla gerçek zamanlı olarak takip eder.

Seegrid şirketi mobil robotik çözümleri filosunun yeteneklerini daha da genişletti. Bu en son ekleme, şirketin geçtiğimiz günlerde duyurduğu özelliklerle geliştirilmiş Palion Pallet Truck Series 8'in lansmanının ardından geldi.

"AMR portföyümüzü genişletmeye ve güçlendirmeye devam etmekten ve müşterilerimizin filolarını yeni Palion Lift AMR ile bir sonraki seviyeye taşımalarına yardımcı olmaktan gurur duyuyoruz." şeklinde konuşan Seegrid CEO'su Jim Rock şu şekilde devam etti:

"Güçlü yatay ürün yelpazemize bir forkliftin eklenmesi müşterilerimiz tarafından en çok talep edilen bir özelliktir. Sektör lideri Palion AMR filomuzun genişletilmesiyle, kendini kanıtlamış, uçtan uca otomasyon çözümlerine ihtiyaç duyan üretim, e-ticaret ve lojistik şirketleri için yeni otomatikleştirilmiş iş akışları sunulmaktadır. Akıllı, kurumsal sınıf mobil robot ve yazılım çözümleri sunarak tedarik zincirini dönüştürmeye devam etmeye kararlıyız."

Yeni forklift, paletli malların hareketini otomatikleştiriyor ve otomasyon teknolojisi çözüm sağlayıcısı imalat, depolama ve lojistik alanlarında en büyük küresel markalardan bazılarına hizmet verdiği için pazarda büyük bir beklenti var.

Palion Lift, insan çalışma arkadaşlarının yanı sıra dinamik ortamlarda güvenli ve güvenilir bir şekilde gezinmek için kameralar, gelişmiş algoritmalar ve makine öğrenimi kullanan Seegrid'in güvenilir ve esnek navigasyon teknolojisi ile donatılmıştır.

Şirketin ilk AMR forklifti olan Palion Lift, tesislerinde çok az değişiklik yaparak ve değişiklik yapmadan ve malzemeleri daha hızlı ve etkin şekilde hareket ettirmek için doğrudan diğer ekipmanlarla birlikte çalışarak yükleri bir noktadan diğerine taşıyarak 1.8 metreye kadar yüksekliklere yerleştirebilen bir otomasyon çözümüne ihtiyaç duyan şirketler için özel olarak tasarlanmıştır.

Palion Lift AMR, manuel kaldırma operatörü ihtiyacını ortadan kaldırarak palet hareketi için daha güvenli, daha uygun maliyetli bir yöntem sunmakta ve alçak kaldırma palet işleme süreçleri için tam kaynaktan hedefe görev otomasyonu sağlamaktadır.

2020 yılını güçlü bir şekilde kapatan Terex Engebeli Arazi (RT) vinçleri yeni yılda da hız kesmedi. İtalyan bayi Tecno Gru'dan gelen altmış altı adetlik vinç sipariş bunu daha da perçinledi. Yeni alınan sipariş, çok yönlü RT 35-1'den yeni TEOS işletim sistemini içeren tamamen yeni TRT 90'a kadar tüm RT vinç grubunu içermektedir. Vinçlerin teslimatı Nisan ayından itibaren başlayacak ve 2021 yılı içerisinde tamamlanacaktır.

İtalya bölgesi ve Balkan Ülkelerinin çoğu için Terex bayisi olan Tecno Gru'nun satış müdürü Andrea Pavoni'nin konuyla ilgili yorumu şu şekilde: “Geçmişte bir yılın sonuna doğru stok için makineleri sipariş ettik, ancak bu yıl mevcut koşullar nedeniyle beklemeyi ve pazar talebini tam olarak değerlendirmeyi tercih ettik. Bu alışma dönemi artık tamamlandu ve Terex'e bu önemli siparişi vermekten mutluluk duyduk. Bu yatırımın, işlerin iyileşmeye başladığı bu noktada bize, rakiplerimize göre belirgin bir avantaj sağlayacağına inanıyoruz. Yeni ekipman satın alırken mevcut ve yeni müşterilerimizin Tecno Gru'nun olağanüstü parça ve servis destek ağı ile daha da gelişerek mümkün olan en iyi deneyimi yaşamalarını sağlamak için 'son teknoloji' vinçlere yatırım yapmaya devam ediyoruz ”.

Terex RT vinç kıdemli satı müdürü Stefania Dapoli ise konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “Bu yeni ve önemli siparişi almaktan kesinlikle çok memnunuz. Tecno Gru ile ortaklığımız gittikçe güçlenmeye devam ediyor ve bu,  gerçekten de büyük bir başarı hikayesi. Sektörümüzde artan bir faaliyet gözlemliyoruz ve bu vinçleri imal ederek Tecno Gru'ya teslim etmek için tüm ekiplerimiz büyük bir tutkuyla çalışıyor."

Otomasyon, robotik ve yapay zeka tedarik zinciri yönetiminin her alanına sızmaya devam ederken, depo rampaları d teknolojik bir görünüm kazanmaktadır.

Güvenilir, sağlam ve bir acil durum yardımına sahip bir tedarik zinciri, bir depoyu veya dağıtım merkezini bir anahtar hareketiyle "sıfırdan" bir "kahramana" dönüştürebilir.

Depolar ve dağıtım merkezleri, paketleme istasyonlarından toplama ekipmanlarına ve malzeme taşıma ekipmanlarına kadar her şeyin bu yeniliklerin etkisini hissetmesiyle son birkaç yıldır yeni teknolojilerin merkezi olmuştur. Konu dışında bırakılmaması gereken yükleme rampalarının da iyileştirme zamanı gelmişti ve bu şekilde yeni donanım, yazılım ve araçlar sayesinde daha akıllı ve daha güvenli hale geliyorlar.

"Hiç şüphe yok ki şirketler, rampaların önemini ve rampanın çalışma süresi ile arıza süresi arasındaki farkı anladı" diyen Rite-Hite'ın müşteri ilişkileri ve satış destek direktörü Walt Swietlik şu şekilde ekliyor: "Herkes, her şeyin çalışmasını gerektiren "ısmarlama mantıkla" çalışıyor, bu kadar. Arıza veya kesintiye yer yok."

Swietlik, şirketlerin bu talepleri yönetmelerine yardımcı olmak için Rite-Hite'ın akıllı rampa konseptini yaklaşık bir yıl önce tanıttığını söylüyor. Teknoloji özünde, treylerin yükleme rampasına yanaştığı andan o rampadan ayrıldığı ana kadar etkinliği izlemektedir. Arada geçen zamanda, treylerin rampada geçirdiği süreyi, treylerin aktif olarak yüklenmesi veya boşaltılması için ne kadar zaman harcandığını ve ne kadar kesinti yaşandığını takip etmektedir.

Swietlik, küresel salgında tedarik zincirlerinin ve ulaşım ağlarının kapasitelerinin sınırlarında çalışmasıyla, şirketlerin bu metriklere 2020 yılında daha fazla değer verdiğini söylüyor. "Özellikle son altı ayda, birçok müşteri bu fırsatlar hakkında daha fazla bilgi edinmeye istekli olduklarını belirtti" diyen Swietlik, bunun "sadece yeni binalar için değil, aynı zamanda mevcut tesisleri için de bu geçerli" olduğunu söylüyor.

Kendini savunma

OSHA'nın, depolarda meydana gelen yaralanmalarının yaklaşık %25'inin yükleme rampasında meydana geldiğini gösteren raporu, tüm dağıtım merkezi ve ikmal operatörleri açısından işçi güvenliğinin bir endişe konusu olmaya devam ettiğini ortaya koymaktadır. Listeye sosyal mesafe, temassız işlemler ve salgınla ilgili sağlık sorunları gibi yeni zorluklar eklendiğinde, bu güvenlik endişeleri 2020'de daha da şiddetlenmiştir.

Systems LLC'nin başkanı Mike Pilgrim, uçtan uca rampa yönetim sistemlerinin, faaliyetlerinin bu alanının verimli olduğu kadar güvenli olduğunu bilmelerinin şirketlerin daha rahat etmesine yardımcı olduğunu söylüyor. Pilgrim konuyla ilgili olarak "Bu sistemlerin, eskiden ayrı ayrı monte edilen ve "birbirine bağlı" olmaları gerekmeyen araç kısıtlamaları, yükleme rampaları, yanaşma kapıları, ışıklar ve diğer bileşenleri içermekte olduğunu, Artık Nesnelerin İnterneti (IoT) ve diğer bağlantı platformları sayesinde "rampa körüğü etrafındaki bileşen karmaşasının bir ana kontrol panelinde toplandığını" söylüyor.

Pilgrim şu şekilde devam ediyor "Bu eğilim, ikmal sürecini kolaylaştırmak ve süreçleri otomatikleştirmeye, verimi iyileştirmeye ve daha güvenli bir iş yeri oluşturmaya yardımcı olan teknolojiyi dağıtmak amaçlı daha geniş kapsamlı dalgayla uyumludur.

"Rampa alanının içindeki 15 metrede bulunan her türlü üretkenlik aracı, depo yönetim sistemi (WMS) ve ayrıca dış faaliyetler için açık depo yönetim sistemleri (YMS) mevcuttur." "Bununla birlikte, yükleme rampasındaki ve kapının 15 metre içerisindeki geçiş alan resmen kendi kendine korunmaya bırakıldı."

Not verme

Bazı şirketler rampalarını yönetmek için Excel elektronik tablolarına, panolara ve sözlü iletişimlere bel bağlamaya devam ederken, diğerleri operasyonlarının bu alanını kolaylaştırmak için akıllı kontroller, Bulut teknolojisi ve veriler kullanıyor. Systems LLC, bu ihtiyaçları karşılamak adına şirketlerin yükleme rampası işlemlerini yönetmede kullanabilecekleri Wi-Fi özellikli akıllı denetleyicileri piyasaya sundu.

Pilgrim "Yükleme rampası alanında bulunan verileri Buluta taşımanın arkasındaki katalizörünün bu olduğunu" ve "şirketlerin zaman dilimlerini, bağımsız iskeleleri ve tüm tesisleri birbiriyle karşılaştırabildiğini" söylüyor.

Bu içgörülerle ellerini güçlendiren depo operatörleri, yeni temel performans göstergeleri (KPI'ler) oluşturabilmekte, tetikleyebilmekte, performansı artırarak ve güvenliği artırabilmektedir. Bunları ve diğer ölçütleri ön plana çıkaran rampa yönetim sistemleri, çalışanların hangi rampada hangi kamyonun olduğunu, ne kadar süredir orada olduğunu ve bu süre zarfında neler olduğunu kolayca belirlemelerine yardımcı olmaktadır. Bu da şirketlerin gecikme ücretlerini en aza indirmesine ve sürücülerin yola daha hızlı çıkmasına yardımcı oluyor ki- hizmet saatleri (HoS) kurallarına uymak zorunda olanlar için bu büyük bir artıdır.

Satıcılar da rampa ekipmanlarını mevcut malzeme taşıma ekipmanlarıyla entegre etmeye yönelik yeni yollarla karşımıza çıkmaktadır. Örneğin Southworth Products Corp.'un Paket Boşaltıcıları, çeşitli konteynerleri konveyörlere ve otomatik sıralama sistemlerine yüklemek için kullanılabilir. Yerleşik PLC kontrolleri ile bu boşaltıcılar, mevcut konveyör/tasnif sistemleriyle basitleştirilmiş bir entegrasyon sağlamaktadır. İsteğe bağlı bir titreşimli ölçüm/topaklanma önleyici aksesuar, tüm öğelerin sisteme operatör müdahalesine gerek kalmadan beslenmesini sağlamaktadır.

Kaç kamyon yüklüyoruz?

Bilgi Çağı, ihtiyaç duyan şirketlere birçok veriyi sunmaktadır, ancak 4Front Engineered Solutions'ın ABD dağıtım direktörü Rich Schlesinger, rampa ile ilgili bilgi ihtiyaçlarının şirkete ve sektöre göre değişebileceğini söylüyor. Şu anda en büyük "talep" gören bilgilerin şunları içerdiğini söylüyor: Kaç kamyon yüklüyoruz? Kamyonları ne kadar çabuk yüklüyoruz? Ve bu ölçütleri nasıl geliştirebiliriz?

"Geçmişte, nakliye ve operasyon müdürü, belirli bir günün raporuna dayanarak kabaca kaç kamyon yüklediklerini biliyordu" diyen Schlesinger şu şekilde devam ediyor: Başka bir deyişle, toplam 20 kamyonun dağıtım merkezine giriş çıkışını yaptıklarını biliyorlardı, ancak bunun ne zaman gerçekleştiğini veya bu işlemlerin ne kadar verimli olduğunu bilmiyorlardı.

Aynı yöneticiler, HMI arayüzlerini (basmalı butonlar yerine) içeren 4Front Engineered Solutions kontrol panellerini kullanarak, treylerin etkinliği varış süreleri, rampada ne kadar süreyle kaldıkları ve rampadan ne zaman serbest bırakıldıkları gibi farklı veri noktalarına göre ayrıştırabilmektedir.

4Front Engineered Solutions gibi şirketler, işlem yapılabilir verileri rampa amirlerinin ve yöneticilerinin ellerine teslim ederek, büyük ölçüde kendi cihazlarına bırakılmış bir depo alanına yeni bir ışık tutmaya yardımcı oluyor. İşgücü sıkıntısı ve daha az öngörülebilir nakiye sürelerini bugünkü rampa teknolojisi adaptasyonunun iki anahtarı olarak gören Schlesinger, "Dağıtım merkezlerinde ve üretim tesislerinde çok sayıda bağlantı, verimlilik, otomasyon ve robotik gördüklerini, ancak yükleme ramplarının büyük ölçüde bu konunun dışında bırakıldığını" söylüyor.

Genel olarak teknolojinin benimsenmesi, daha akıllı, daha verimli rampa operasyonlarına yönelik ilgiyi daha fazla arttırıyor.  "Herkesin evlerinde termostatlardan kapı zillerini çalan birinin video görüntüsüne kadar her şey hakkında sürekli bilgi almaya alışkın" olduğunu söyleyen Schlesinger, "Diğer her şeyin aydınlatıldığı yerde rampalar uzun süredir kör nokta oldu" şeklinde ekleme yapıyor.

"Yeni normal" de faaliyet gösterme

Temassız işlemlerin ve etkileşimlerin tercih edildiği bir dünyada Schlesinger, 4Front Engineered Solutions'ın 4SIGHT Connect platformunun, sürücülerin binaya girdiklerinde araçlarından çıkmak zorunda kalmamaları için kurulabilen bir kapı ürünü içerdiğini söylüyor.

"Kabinlerinin içinden her şeyi yapabildikleirni ve tesise gelmeleri veya çalışanlarınızla etkileşime girmelerinin gerekmediğini" söyleyen Schlesinger şu şekilde devam ediyor: "Yakın vadede, bu, etkileşimleri sınırlamaya çalışan şirketlerin istediği bir şey olacak."

Covid sonrası dünyaya bakan Schlesinger, şirketlerin akıllı rampalarda sınırları zorlamaya devam etmesini bekliyor. Örneğin, kuruluşlar insan emeğine olan bağımlılıklarını azaltmak ve operasyonları düzene koymak için çalıştıkça şoförsüz açık depo işaretçileri ve forkliftler büyük olasılıkla daha fazla önem kazanacaktır. Birinci sınıf depo alanı ve fiziksel ayak izlerini optimize etmek için çalışan şirketler ile, bu hedeflere hem yükleme rampasında hem de dört duvarı içinde ulaşmaya yardımcı olmak için daha fazla sayıda ekipman ve yazılıma ihtiyaç duyulacaktır.

Swietlik, bu ihtiyaçları karşılamak için, Rite-Hite'ın otomatikleştirilmiş kontrolleri ve diğer teknolojileri, bu kontroller için belirli ve mevcut talep ne olursa olsun yükleme kilitlerine, rampalarına ve diğer ekipmanlarına entegre ettiğini söylüyor. Bunu şirketlerin mevcut ihtiyaçlarının ötesinde düşünmelerine ve geleceğe hazırlanmalarına yardımcı olmanın bir yolu olarak gören Swietlik, "Şirketlerin otomasyon şu anda satın alıp almamasından bağımsız olarak, geleceğe hazırlıklı olmalarını istediklerini" söylüyor.

Akıllı rampa teknolojisinin demokratikleştirilmesi

İleriye dönük olarak, her büyüklükteki şirketler faaliyetlerinin bu alanında verimlilik çabası içerisinde oldukça, akıllı yükleme rampa teknolojisinin demokratikleştiğini görmeyi umuyoruz.

Pilgrim, Nesnelerin İnternetini bu geçişte çok sayıda farklı sistemi etkin bir şekilde bağlayabilmesi ve ardından Bulut'u kullanarak verileri ve diğer bilgileri kullanıcılara çok uygun maliyetli ve yönetilebilir bir şekilde dağıtabilmesi açısından kilit bir bileşen olarak görüyor.

2021 yılında yükleme rampası ekipmanına yatırım yapacak şirketlere bunu özellikle dikkate almalarını söyleyen Pilgrim, "beş veya on rampaya sahip şirketlerin rekabet edebilmesi için teknolojinin mevcut" olduğunu söylüyor ve şu şekilde devam ediyor: "Şu anda kontrolleri entegre etmeye ve KPI'leri kurmaya hazır olmasanız bile, büyük olasılıkla tesis için 20 yıldan fazla ömürlü sermaye varlığı satın alıyorsunuz. Bugün hazır olmasanız bile, neden kendinizi önümüzdeki yirmi yıl için sınırlayasınız? "

Hubtex, uzun, ağır ve hacimli malların taşınması için dünyanın ilk tam otomatik elektrikli çok yönlü yandan yüklemeli istifleme aracını piyasaya sürdüğünü bildirdi: PhoeniX AGV'yi tanıtarak Hubtex, çok çeşitli teknolojiler ve ortaklarla bir otomasyon danışmanı olarak itibarını daha da güvence altına alıyor. 2021 yılında müşteriye özel AGV tasarımları, diğerlerinin yanında ahşap, sac, cam ve otomotiv endüstrilerine yönelk elektrikli araç ürün yelpazesinin tamamına dahil edilecek.

Yeni PhoeniX elektrikli çok yönlü yandan yüklemeli istifleme aracının giriş modeli, Hubtex tarafından tam elektrikli direksiyondan istifade eden adım adım otomasyon için tasarlanmış olup, daha düşük enerji tüketimi sayesinde daha uzun çalışma süreleri sağlamaktadır. Şimdi üretici, bu giriş ürünü temelinde tam otomatik PhoeniX AGV'yi geliştirmiştir. "Sadece başka bir AVG çözümünü tanıtmıyor, halihazırda uzun, ağır ve cüsseli yüklerin taşınmasına yönelik çok az sayıda otomatik çözümün olduğu hiş bir pazara giriş yapıyoruz" şeklinde açıklama yapan Huntex Satış ve Satın Alma Genel Müdürü Hans-Joachim Finger, "PhoeniX, konseptin tüm elektrikli Hubtex forkliftlerimize nasıl aktarılabileceğinin mükemmel bir örneğidir." şeklinde devam ediyor.

Phoenix AGV, çok yönlü yandan yüklemeli istifleme araçları açısından çok önemli olan, forklift boyunu aşan çeşitli uzun malları tanıma konusunda benzersiz bir yeteneğe sahiptir. Forklift ayrıca standart olarak dinamik haritalama, hassas konumlandırma ve blok depolama özelliklerini içermektedir. Bir bakışta benzersiz özellikleri şu şekildedir:

• Nesne tabanlı gezinme

Nesne tabanlı navigasyonu kullanan Hubtex, navigasyon sensörlerinden, kişisel koruma sensörlerinden ve makine koruma sensörlerinden gelen verileri birleştirir. Kişisel koruma sensörleri, hareket yönünde yatay bir koruyucu bölge sağlar. Uyarı alanında bir kişi veya nesne belirirse, forklift durana kadar sürüş hızı otomatik olarak azaltılır. Ek olarak, kişisel koruma tarayıcıları, AGV'yi depo koridoruna doğru bir şekilde yönlendirmek için kullanılır. Forklift, kişisel koruma tarayıcılarının yanı sıra çarpışmalara karşı koruma sağlayan makine koruma tarayıcılarıyla donatılmıştır. Kişisel koruma tarayıcısı, düşük bir yükseklikte yalnızca tek boyutlu bir tarama düzlemini izlediğinden, örnek vermek gerekirse forkliftin yoluna çıkan nesneleri algılamamaktadır. Başka bir navigasyon tarayıcısı, çevredeki konsol rafları, duvarlar veya sütunlar gibi nesneleri tanımlayarak ek bir koruma görevi görür. Tarayıcılardan gelen birleştirilmiş veriler, deponun etkileşimli, sanal bir haritasını oluşturur. Bu harita daha sonra Phoenix AGV'nin salon içindeki kesin konumunu belirlemek ve depolama yerinin konumunu belirlemek için kullanılır.

• Uzun yüklerin güvenilir şekilde tespiti

Başka bir benzersiz özellik ise patentli uzun ürün algılama işlevidir. Bu özellik, hareket aralığını uygun şekilde ayarlayarak uzun malların güvenilir bir şekilde algılanmasını ve alınmasını sağlar. Eşit olmayan şekilde dağıtılmış yükler veya farklı uzunluklardaki profiller, sertifikalı sensörlerin algılama alanında görülebilir. Bunun için forlifte bakan yük konturu taranır. Forklift nakliye emrinin güvenilirlik kontrolünü gerçekleştirmek için barkodları algılar ve yükü almak için çatallarla erişilebilen boş alanları tespit eder. Yük uzunluğunun doğru bir şekilde belirlenmesi büyük önem taşımaktadır. Şayet yük forkliftten önemli ölçüde daha uzunsa, koruma bölgelerinin ve rotaların buna göre ayarlanması gerekecektir.

Gelecekteki intralojistik zorluklarının üstesinden gelme

İntralojistik gereksinimleri artmaya devam ettikçe, depo süreçlerinin kısmi veya tam otomasyonuna ve bunların esnekliğine odaklanma gereksinimleri de artmaktadır. Bu nedenle Hubtex, çözümün müşteriye özel olarak tasarlandığı bütünleştirici bir konsepte güvenmektedir. "Geniş otomasyon teknolojilerimiz ve çeşitli taşıma görevleri için kapsamlı forklift konseptlerimizle, tasarımlarımızı ağaç işleme, çelik veya otomotiv gibi temel endüstrilerimizin gereksinimlerine uyarlıyoruz" diyen Hans-Joachim Finger sözlerine "Danışmanlarımız, her bir kullanıcı için uygun otomasyon seviyesini belirler ve ortaya çıkan maliyetleri hesaplar. En başından itibaren sezgisel sorular sorarak, tutarlı ve son derece uygun maliyetli bir AGV çözümü sağlayabiliyoruz." şeklinde devam ediyor.

We use cookies to improve our website. By continuing to use this website, you are giving consent to cookies being used. More details…