All for Joomla All for Webmasters

İletişim Tel: +90 544 795 01 01

MANSET GÜNDEM

MANSET GÜNDEM (262)

İhale 08 Temmuz 2021 günü saat 14.00 de online ihale platformu üzerinden 11 ayrı paket olarak satışa sunulacak

İhaleye ait şartname  ve makine listesi aşağıda  yer almaktadır.

E-İhale Şartname İndir

Temmuz 2021 Makina Listesi İndir

E-mail : Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

GSM 1 : 0 533 421 65 30  GSM 2:0 530 478 96 98

Hyster Europe’dan Platform Lideri Phil Ireland, Hyster® lityum iyon forkliftlerdeki en son gelişmeleri ve neden ortak yanlış kanıların işletmelerde optimal çözüm fırsatlarının kaçırılmasına neden olduğuyla ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Geçmişte elektrikli forkliftler, içten yanmalı motorlu (ICE) muadilleri kadar 'dayanıklı' olmadıkları için tercih edilmemekteydi. Doğru uygulama ile eşleştirildiğinde elektrikli forkliftler verimli şekilde çalışsalar da, endüstri genelinde eşdeğer bir ICE forklift ile karşılaştırıldığında % 70 veya daha az verimlilik sağladıkları yönünde bir görüş hâkimdi. Elbette “şimdiye kadar”.

Lityum iyondaki yeni gelişmeler

Hyster Europe Platform Lideri Phil Ireland ile Hyster’deki gelişmeleri değerlendirdik. Ireland, “2020'de Hyster, tam entegre lityum iyon akülere sahip J7.0-9.0XNL serisini piyasaya sürdü. 7-9 ton kaldırma kapasitesine sahip bu sıfır emisyonlu elektrikli forkliftler, teknoloji ve forklift tasarımındaki önemli gelişmeler sayesinde hızlı şarj etme olanağının yanı sıra ICE forkliftle karşılaştırılabilir bir performans sunmaktadır. Bu yönüyle artık bir lityum iyon forklift alabilir ve onu “bir dizel forklift gibi” kullanabilirsiniz” dedi.

Phil Ireland “Elektrikli forkliftlerle ilgili ortak bir itiraz ise çalışma süresidir.  Bu aküler çok fazla güç depolayabilir ancak lityum iyon forkliftler yapılan operasyonlardan önce yeniden şarj etme için zaman ve altyapının hesaba katılması gerektiğinden, ICE forkliftler daha basit bir seçenek haline gelmişti.  Ancak lityum iyon akü ile şarj etme bu durumu değiştirmektedir” diyerek geliştirilen şarj sisteminin avantajlarına değindi.

“Akü değişimi yapma ve ayrı bir şarj odası ihtiyacını ortadan kaldırarak, iki veya üç vardiyalı operasyonlarda akü kolayca şarj edebilir. Akünün bakımı elektrolitik akülerin aksine, sulama veya eşitleme gerektirmez. Haftanın yedi günü, tek vardiyada kullanılan elektrolitik akülü forkliftte 16 saat boyunca her altı döngüde bir eşitleme yapılmalıdır” şeklinde konuşan Phil Ireland, “Ayrıca, lityum iyon akü, yüksek seviyelerde enerji tasarruflu frenleme akımının emilmesine izin vererek çalışma süresini uzatır ve verimliliği artırır. Bu çalışma modu yalnızca elektrikli bir forkliftte mümkündür ve frenlerde daha az aşınma ve yıpranma sağlayarak bakım maliyetlerini düşürür” dedi.

Sırrı voltajda saklı

Yeni Hyster ® J7.0-9.0XNL serisi hakkında bilgiler veren Ireland, “J7.0-9.0XNL serisinin temel farklarından biri voltajdır. 350V teknolojisi, yüksek güçlü şarj ve yoğun performans sağlar. Yoğun kullanımda sık aralıklı şarj veya kapasite kaybından kaynaklanan performans kaybı bulunmamaktadır.

Daha yüksek voltaj sistemi, 50kW'a kadar şarj etmeyi sağlayarak süreci hızlandırır. Lityum iyon akü, boş haldeyken 80 dakikadan daha kısa bir sürede% 100 şarja ulaşabilir. Daha da önemlisi, yüksek güçlü şarj hızlı bir basınç artışı - belirli uygulamalar için bir dakikalık şarj, dört dakikaya kadar sürüş zamanı oluşturabilir” şeklinde konuştu.

Yüksek voltaj uygulamasının diğer avantajlarına da değinen Ireland, “Daha düşük voltajlı aküler, aynı güç seviyesi için daha yüksek bir akıma neden olur ve yoğun çalışma döngülerinde aşırı ısınabilir. Aksine, 350V akü, hem yoğun kapasiteler ve sürekli ağır hizmet kullanımına sahip uygulamalarda yüksek verimlilik (çalıştığı saat başına ton cinsinden) sağlar” dedi.

Bu özellikleri ile Hyster’in bu yeni elektrikli forklift serisinin istenen dayanıklılık ve verime sahip olduğunu belirten Phil Ireland, bakım maliyetlerinin düşüklüğünün altını çizdi. Ireland, “Hyster ® J7.0-9.0XNL serisi aynı zamanda dayanıklı güç aktarımına, basit mühendisliğe, daha uzun servis aralıkları ve forkliftin kullanım ömrü boyunca dayanacak şekilde üretilmiş bileşenlere sahiptir, bu sayede forkliftin bakım ihtiyacı en aza iner“ diye konuştu.

Hyster ® J7.0-9.0XNL serisinin özelliklerini bir çok noktada büyük avantaj sağladığına kaydeden Phil Ireland “Ayrıca ele alınması gereken bir başka önemli efsane daha bulunmaktadır - "elektrikli forkliftler her zaman aşırı ısınır". Hyster ® J7.0-9.0XNL forkliftler, yalnızca ısı oluşumunu büyük ölçüde azaltan yüksek voltajlı (ve dolayısıyla düşük akım) bir sistemle tasarlanmakla kalmaz, aynı zamanda,  özel olarak tasarlanmış su soğutmalı motorları ve tahrik kontrol cihazı içermektedir. Bu sayede forkliftin genel verimliliği artar.  Akü izleme sistemleri akünün az veya aşırı şarj edilmesini yakından takip etmek için dahil edilmiştir” dedi.

Sarı forkliftler için yeşil bir opsiyon

“Hyster ® J7.0-9.0XNL serisi elektrikli forkliftler sıfır emisyon üretmektedir. Bu, çevreye verilen zararı azaltmak isteyen kuruluşlar için bir avantajdır.  Küresel olarak, IC motorlu araçlara daha katı mevzuatlar ve yasaklar uygulanmasına başlamıştır. Kuruluşlar bu nedenle daha fazla elektrikli araçlar kullanmayı tercih etmektedir” sözleriyle dünyadaki elektrikli forklift kullanımına yönelik dönüşüme değinen Ireland Hyster ® J7.0-9.0XNL serisinin özelliklerinden söz ederek bu dönüşümde neden tercih edildiklerine ışık tuttu.

Hyster ® J7.0-9.0XNL serisi forkliftler ek havalandırma olmadan dahili olarak çalıştırma ve şarj etme imkanı iç / dış mekanda kullanıma uygun şekilde kirliliğe yol açmayan bir seçenek sunduğunu kaydeden Phil Ireland, “Elektrikli forkliftlerin yüksek seviyede denetlenebilir olması sayesinde, forkliftler dar koridor aralığına sahip yerler gibi dar alanlarda çalışmak için idealdir.

Hyster ® lityum iyon forkliftler hem çalışırken hem de rölantideyken daha sessizdir, operatör konforunu artırır, aynı zamanda kentsel alanlardaki dış mekan operasyonlarının gürültü seviyesi mevzuatına uygun olmasını sağlar ve komşuları rahatsız etmez” dedi.

Uygulamaya bağlıdır

Geliştirilen bu elektrikli forklift teknolojisinin sunduğu avantajların altını çizen Phil Ireland, elektrikli forklift tercihinde Hyster’in uzman bayi ağından destek alınması gerektiğine işaret ederek “Her çözümün her uygulama için doğru olmadığını unutmamak önemlidir. Lityum iyonla çalışan elektrikli forkliftler daha pahalıdır ancak uzun bir çalışma ömrüne sahiptirler ve doğru uygulama ile eşleştirildiklerinde maliyeti telafi edebilecek verimlilik kazanımları sunacaklardır. Hyster, hem şirket içinde hem de güvenilir bayi ağımız aracılığıyla, ICE'den elektriğe geçiş, doğru şarj stratejileri ve doğru çözümü uygulamanın özel ihtiyaçları ile eşleştirme konusunda uzmandır” şeklinde konuştu.

Sağladığı istihdamın yanı sıra üretim ve ihracat başarılarıyla ülke ekonomisi için katkı sunmaya devam eden Maxion Jantaş, kuruluşundan bu yana en yüksek aylık üretim adedine ulaşarak rekor üretim seviyelerine çıktığı 2021’in ilk yarısında aynı zamanda ağır ve ticari araç segmentinde 33.333.333’üncü jantını üreterek şirket tarihinde önemli bir kilometre taşına imza attı. Bu önemli eşik, fabrikada sosyal mesafe kurallarına uygun olarak, açık havada düzenlenen bir etkinlikle kutlandı.

Maxion Jantaş’ın, bugüne dek ürettiği bu 33.333.333 jant yan yana dizildiğinde dünyanın yarısını çevreleyebiliyor; üst üste dizildiğinde ise Eyfel Kulesi’nin yaklaşık 31 bin katı yüksekliğine ulaşıyor.

Türk otomotiv tedarik sanayinin öncülerinden Maxion İnci Jant Grubu bünyesindeki Maxion Jantaş A.Ş., yüksek hedeflerle başladığı 2021 yılında gerek sağladığı istihdamla gerekse üretim ve ihracat başarılarıyla ülke ekonomisi için katkı sunmaya devam ederken, şirket tarihi için önemli bir eşiği de geçti.  Mart 2021’de pandemi kaynaklı zorlu piyasa koşulları ve malzeme tedariğindeki güçlüklere rağmen kuruluşundan bu yana gerçekleşen en yüksek üretim ve montaj adetlerine ulaşan şirket, ağır ve ticari araç segmentinde 33 milyon 333 bin 333’üncü jant üretimini gerçekleştirdi.

Manisa Organize Sanayi Bölgesi’ndeki 4 fabrikasıyla, toplam jant üretim kapasitesi yaklaşık 12 milyon olan Maxion İnci Jant Grubu, 1.700 çalışanı ile 5 kıtada 60’ın üzerinde ülkeye yaptığı ihracat ile ülke ekonomisine katkı sunuyor. Dünyanın en büyük jant üreticisi Maxion Wheels ile İnci Holding iştiraki olan Grup, Maxion İnci ve Maxion Jantaş olmak üzere 2 şirket olarak faaliyet gösteriyor; ayrıca mevcut 4 fabrikası ile Avrupa’nın tek lokasyonda binek, hafif ticari, ağır ve ticari araçlar için üretim yapan en büyük alüminyum ve sac jant üreticisi olma özelliğini taşıyor. Ortaklığın 29. yılında, Manisa Organize Sanayi Bölgesi’nde 5. jant fabrikasını açmaya hazırlanan Grup, yeni fabrikası ile toplam jant üretim kapasitesini 13 milyon adet ve ağır ve ticari araç sac jant üretim kapasitesini ise 3 milyon adede çıkaracak. Maxion İnci Jant Grubu insan odaklı yaklaşımı kapsamında Endüstri 4.0 ve dijital dönüşüm çalışmalarıyla ve hayata geçirdiği otomasyon, üretim-verimlilik projeleriyle kapasitesini ve üretim adetlerini artırmaya, sektörün öncüsü olmaya devam ediyor.

Maxion Jantaş,  33.333.333’üncü jant üretimini kutlamak için sosyal mesafe kurallarına uygun olarak açık havada kısa bir etkinlik düzenledi. Maxion İnci ve Maxion Jantaş Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Zaim’in, üst yönetimin ve çalışanların katılımlarıyla gerçekleşen etkinlikte Maxion İnci ve Maxion Jantaş Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Zaim şunları söyledi: “Covid-19 salgınının zorlu şartlarına rağmen 2021 yılına güçlü ve motive bir şekilde başlamanın bir sonucu olarak satış ve dolayısı ile üretim adetlerimiz hızla artıyor. Üst üste gelen üretim rekorları ve üretimde gerçekleşen başarıların ardından bizim için önemli bir eşiği kutluyoruz. Sağladığımız istihdamla, ihracatımızla ülke ekonomisi için sürdürülebilir değer oluşturmaktan ve müşterilerimize katma değer yaratmaktan dolayı da mutlu ve gururluyuz. Maxion Jantaş başta olmak üzere, Grubumuzun tüm çalışanlarına değerli katkılarından dolayı gönülden teşekkür ediyorum.”

Maxion İnci Jant Grubu Hakkında

Türkiye’de jant üretimine yön vererek sektörün lokomotif firmalarından Brezilyalı Maxion Wheels ve İnci Holding iştirakleri, Maxion İnci Jant Grubu’nun şirketi olan Maxion Jantaş, 1968 yılında Cevdet İnci tarafından kuruldu. 1974 yılında Maxion Jantaş ticari ve ağır vasıta sac jant üretimine başladı. 2000 yılında üretiminin yüzde 70’ini dünyaya ihraç etmeye başlayan Maxion Jantaş, Avrupa’da en çok tercih edilen tedarikçi konumuna yükseldi. Ticari ve ağır vasıtalar grubunun lider jant üreticisi olan Maxion Jantaş, bugün yıllık 2.4 milyon jant üretim kapasitesine sahip 20 bin m2’si kapalı alan olmak üzere toplam 34 bin m2’lik tesisinde üretimini gerçekleştirmektedir.

1992’de binek ve hafif ticari araç sac jant üretimi için kurulan bir başka iştirak Maxion İnci ise Manisa Organize Sanayi Bölgesi’ndeki fabrikasında üretime başladı. Maxion İnci Çelik adı altında bugün yıllık 5 milyon jant üretim kapasitesine sahip 19 bin m2’si kapalı olmak üzere toplam 36 bin m2’lik fabrikasında üretimini gerçekleştirmektedir. Bu üretim kapasitesiyle Türkiye’nin en büyük otomobil sac jant üreticisi olma özelliğine sahiptir.

2006’da yine Manisa Organize Sanayi Bölgesi’nde binek ve hafif ticari araçlara alüminyum jant üretme kararı alan Maxion İnci, Maxion İnci Alüminyum olarak üretime başladı. Bugün yıllık 4.5 milyon jant üretim kapasitesine sahip 70 bin m2’si kapalı olmak üzere toplam 100.000 m2’lik tesislerinde üretim yapmaktadır. 

Yıllık yaklaşık 12 milyon jant üretim kapasitesine sahip olan Maxion İnci Jant Grubu, tek lokasyonda en geniş ürün yelpazesine sahip jant üreticisi konumunda üretimine devam etmektedir.

Kendimi sektöre kabul ettirinceye kadar ciddi zorluk çektim. “Bir kadın sanayide olamaz, kadınlar anlamaz” gibi eleştiriler aldım. Artık böyle yaklaşımlarla karşılaşmıyorum. Galiba başardım.

“Yapamaz dediler. Ben bu sözü çok duydum. Peki, ben ne yaptım? Kadın yapamaz tabusunu filtreledim. Hayatımdan çıkardım.” Bu sözler, And Filtre’nin sahibi Fidan Taşkın’a ait.

Bugün erkeklerin yoğun çalıştığı filtre sektöründe gösterdiği başarıyla taktir edilen Fidan Taşkın, liseyi bitirince evlenmiş. Sonrasında üç çocuğu olmuş. Çocukları biraz büyüyünce üniversite eğitimini tamamlamış. Bununla da yetinmeyip serbest muhasebeci mali müşavir (SMMM) sınavına girmeye karar vermiş. Çevresinden yine “Yapamazsın” demişler. Aldırmamış, girdiği ilk sınavı kazanmış. Ardından muhasebe denetim alanında yüksek lisans yapmış. 2016 yılında mütevazi bir şirket kimliğinde olan And Filtre’yi, bugün yıllık 10 milyon üretim kapasitesiyle, Orta Doğu, Afrika, Rusya gibi ülkelere sürekli ihracat yapar hale getirmiş. And Filtre’nin sahibi Fidan Taşkın ile girişimcilik serüvenini ve bu yolda aştığı zorlukları konuştuk.

Filtre sektörü erkek egemen görülen sektörlerden birisi. Bu sektörü neden seçtiniz? Ne gibi fırsatlar gördünüz?

And Filtre’yi 2016 yılında satın aldım. Piyasada tanınan bir firma değildi. Ailemde filtre sektöründe çalışan olduğu için bu sektörü tercih ettim. Filtre sektörüne sürekli ilgim vardı. And Filtre’yi satın alarak sektöre dahil oldum. Filtre sektöründe endüstriyel grup, jeneratör, iş makinesi ve forklift grubunun filtrelerini üretiyoruz. Özel üretim gerektiren kimsenin bir adım önde olduğumuzu düşünüyorum.

Nasıl başardınız?

Kadın yapamaz tabusunu filtreledim. Hayatımdan çıkardım. Bu cümlenin benim hayatımı tam anlamıyla ifade ettiğini düşünüyorum. Lise mevzunuydum. Evlendim. Üç çocuk annesiyim. Çocuklarım biraz büyüyünce üniversite okumaya karar verdim. Eşim ve ailem bana destek oldu. Birinci sınıftan ikinci sınıfa geçince kendime güvenim geldi. Derken üniversiteyi bitirdim.

2013 yılında SMMM sınavına girmek istedim. Kendi hemcinslerimden “Sen yapamazsın. Sınav çok zor. Çalışma hayatın hiç olmamış kazanamazsın, boşa uğraşma” diyen çok oldu. Ben daha çok hırslandım. SMMM sınavını ilk girişte kazandım. Muhasebe denetim alanında yüksek lisans yaptım. Ben inanıyorum ki kadının yapamayacağı hiçbir şey yok. Kadın isterse her şeyi başarır.

Sektörde kadın olmanın zorluklarını yaşadınız mı?

Araç ve iş makineleri sektörü erkeklerin yoğun olduğu bir sektör. Sektör de bayan olunca ciddi bir ön yargıyla karşılaştım. Kendimi sektöre kabul ettirinceye kadar ciddi zorluk çektim. “Bir bayan sanayide olamaz. Kadınlar anlamaz” gibi eleştiriler aldım. Artık böyle yaklaşımlarla karşılaşmıyorum. Galiba başardım.

And Filtre, kuruluşundan bu yana nasıl bir gelişim gösterdi? Bugün ulaştığınız büyüklük nedir? Hangi sektörlere hizmet veriyorsunuz?

And Fitre satın aldığımda mütevazi bir firmaydı. Firma olarak imalatı geliştirebilmek için ilk önce hammadde tedarik sorununu çözdüm. Bugün firmam hammadde ihtiyaçlarını aracı olmada direkt ithalatını yaparak sağlıyor.Üretim kapasitemizi geliştirdik. Yıllık bir milyon adet üretimi, yıllık 10 milyon adet olarak arttırdık. Ürettiğimiz filtreler hava ve hidrolik filtresi grupları. Firmamıza ait olan And Filtre, Forkliftlift, MF Power Filter patentli markalaırımız bulunuyor. 14 çalışanımız var. Zaman zaman çalışan sayımız artabiliyor ya da azalabiliyor. Orta Doğu ülkeleri, Afrika, Rusya gibi ülkelere sürekli ihracat yapıyoruz.

And Filtre; 2 bin 500 metrelik depo, bin metrelik filtre üretim tesisiyle her tür inşaat, nakliyat, denizcilik, güç üretimi, endüstriyel tarım ve enerji piyasasına hizmet verebilecek yapıda çalışıyor.

Salgın sizi nasıl etkiledi? İş planlarınızda ne gibi değişiklikler yapmak zorunda kaldınız?

Covid 19 tüm dünyayı olduğu gibi bizi de etkiledi. Üretimde hammadde sıkıntısı, kısıtlı çalışma saatleri, personel eksikliği gibi sorunlarla karşılaşıyoruz. İş planlarımızda çalışma saatlerinde değişiklik yapmak zorunda kaldık. Sosyal mesafeye uygun olarak çalışma sağladık. Maske, mesafe ve hijyen kurallarına dikkat ediyoruz.

Sektörünüzde nasıl gelişmeler yaşanıyor?

Dünya genelinde hammadde sıkıntısı var. Bu bize de yansıyor. Filtre üretiminde kullandığımız poliüretan, metal sac gibi hammaddelerin hem fiyatları çok yükseldi hem de tedarik kısmında sıkıntı yaşıyoruz.

2021 için planlarınız nedir? Daha uzun vadede And Filtre’yi nerede görüyorsunuz?

2021’deki ilk hedefimiz; imalat kapasitemizi ve istihdam kapasitemizi yüzde otuz oranında arttırmak. İhracatımızı bu orantıda yükseltmek, üretime devam etmek ve farklı pazarlara yönelmek ilk hedefimiz.

Kadın girişimciler yer almak istedikleri sektörü iyi

analiz etmeliler. Sektördeki boş alanları, ihtiyaç

önceliğine göre talepleri araştırıp analiz etmek bence bir yol haritası olacaktır.

Kadın girişimciler için önerileriniz neler olabilir?

Kadınlar iş dünyasında çok başarılı. Ülkemizde de bir çok başarılı örnekleri var. Kadınların son yıllarda iş dünyasında aktif olarak yer almaları sonucunda farklı ve yeni iş fikirlerinin ortaya çıktığını gözlemliyorum.

Kadın girişimciler hangi sektörde yer almak istiyorlarsa sektörü iyi analiz etmeliler. Sektördeki boş alanları, ihtiyaç önceliğine göre talepleri araştırıp analiz etmek bence bir yol haritası olacaktır.

Toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda sizce bugün neredeyiz?

Toplumsal cinsiyet eşitliği, toplumun her katmanında karşımıza çıkıyor. Cinsiyet eşitliği demek, kadınların erkeklerle aynı olmak değil, aynı gibi değerlendirilmesi demektir. Kadınların erkeklere göre çalışma şartları daha zor olmasına rağmen kadınlar yine de zoru başarabilecek güce sahipler. Toplumumuzda geçmişten günümüze değerlendirirsek “Kız çocukları okutulmaz, kadınlar çalışmaz, kadın kısmı evdedir” gibi tabular varken, bugün kız çocuklarının okutulduğu, kadınların her sektörde yer aldığı, ekonomiye katkı sağladığı bir toplum haline geldik. Bu anlamda çok güzel gelişmeler var. Ama maalesef her gün kadının eşi veya erkek akrabası tarafından öldürüldüğü günümüzde, kadına şiddetin önlenmesi ve kadınların değerlerinin korunduğu, kadınların ekonomiye katkıda bulunduğu, hak ettiği yerde olması çağdaş toplum olma yolunda en önemli unsurlar. Kadına şiddet önlenmeli ve ağır yaptırımlara tabi tutulmalıdır. Kadın annedir, kadın eşittir, kadın emektir, kadın herşeydir…

HC Forklift America Corporation, Amerika Birleşik Devletleri'nde lityum iyonla çalışan yeni bir Hangcha malzeme taşıma ekipmanı serisini piyasaya sürdü.

Hangcha, malzeme taşıma uygulamaları için lityum iyon akü paketleri oluşturmak üzere dünyanın en büyük lityum iyon akü paketi üreticisi olan CATL ile işbirliği yapmaya başladı.

Bunun sonucunda Lityum Demir Fosfat (LiFePO4) ile çalışan ve güvenlik ve güvenilirlik açısından 273'ten fazla sefer test edilmiş eksiksiz bir malzeme taşıma ekipmanı serisi ortaya çıktı. Seride, ABD'de hâlihazırda satılan beş modele ek olarak Sınıf 1, 2, 3 ve 6'da 16 yeni model yer almaktadır.

Yeni modeller arasında 1 T'den 30 T'ye kadar üç ve dört tekerlekli forkliftler, çatallı forkliftler, sipariş toplayıcılar, transpaletler ve çekici traktörler yer almaktadır.

Hangcha'ya göre, lityum iyon teknolojisi, ekipmanın çok vardiyalı operasyonlarda çalışmasına olanak tanıyan, fırsat şarjı da dahil olmak üzere birçok avantaja sahipken, hızlı şarj özelliği ekipmanın iki saat gibi kısa bir sürede şarj edilmesini sağlamaktadır.

Akü grupları bakım gerektirmemekte olup tamamen güvenlidir. Ayrıca asit kullanılmadığı ve zararlı aktarma organları dumanları olmadığı için çevre dostudurlar.

Yeni modeller için 10 yıl veya 20.000 saate kadar garanti sunulmaktadır.

Koridor taşıma aracı işletmecileri sermaye kaybını ve beklenmedik sonuçları nasıl önleyebilir?

  Zorlayıcı zamanlarda şirketlerden özellikle bir şey beklenmektedir: Yeni koşullara ve değişimlere hızlıca uyum sağlamaları. İntralojistik bu konuyu yakından bilen sektörlerden biridir; örneğin ilave vardiya veya yoğunluk artışları şeklinde. Elektrikli koridor taşıma araçları kullanan işletmeciler için bu bağlamda kapasite ve güvenilirlik önemli faktörlerdir. Çünkü forklift filosunun kullanılabilir durumda olması, kusursuz ve etkili bir işletim için şarttır.

Kurşun-asit aküleri standart olarak yaklaşık 1.500 şarj döngüsü kadar bir kullanım ömrüne sahiptir. Fakat özellikle zorlayıcı koşullar, yüksek performans beklentisi ve çoklu vardiya işletimi bu süreyi olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Kesintisiz olarak ortalamanın üstünde bir iş yükü ve sık sık yapılan ara şarjlar, traksiyoner akünün standart kullanım ömrünün kısalmasına sebep olabilmektedir.

İşletmeciler bu kapasite kaybını sık ara şarjlarla veya yedek aküler kullanarak dengelemelidir. Fakat bu durum, uzun süren bekleme sürelerini, artan masrafları ve koridor taşıma araçlarının daha kısıtlı süre kullanılabilir olmasını beraberinde getirmektedir. Tüm bu etkenler de masraf bilançosunu (Total Cost of Ownership) olumsuz yönde etkilemektedir.

Akü kullanım ömrünü uzatın ve yatırım masraflarını azaltın

Akü kapasitesini mümkün olan en uzun süre korumak ve filoyu 24 saat güvenli bir şekilde işletmek için doğru şarj cihazı önemli bir etkendir. Fronius Selectiva 4.0 cihazlarının yenilikçi Ri şarj prosesi sayesinde aküler son derece serin ve titiz bir şekilde şarj edilmektedir. Bu sayede ölçülü bir işletimde bir yıla kadar daha uzun bir kullanım ve kullanım ömrü elde edilmekte ve bu esnada performansta da düşüş yaşanmamaktadır.

Beklenmedik durumlara karşı hazırlıklı olun

Fronius Selectiva 4.0 şarj cihazı, intralojistik sektörünün günlük işleri için gerçek anlamda bir çok yönlü star konumundadır. Şarj koruma fonksiyonu, derin deşarjın önlenmesi ve kurşun-asit akülerinin hızlı ve ara şarj işlemleri, cihazın sunduğu imkanlardan sadece birkaçıdır. Özel olarak bunun için belirlenmiş karakteristikler, akünün durumuna göre güvenli, titiz ve masraf bakımından verimli sonuçlara ulaşılmasını sağlamaktadır. Bunun sonucunda, beklenmedik durumlarda da en üst seviyede kullanım performansı sunulabilmektedir. Örneğin bir akü uzun süre kullanılmayacaksa, Refresh karakteristiği akünün şarj özelliğinin korunmasını ve derin deşarjın söz konusu olmamasını sağlamaktadır. Böylelikle şarj seviyesinin tamamen düşmemesi ve akünün her zaman kullanılabilir durumda olması sağlanmaktadır. Buna rağmen bir derin deşarj olursa, söz konusu akü özel bir karakteristikle hızlı bir şekilde normal seviyesine getirilmektedir. Bu sayede kısa süre içinde tekrar kullanılabilir duruma gelmektedir.

İşletmecinin örneğin ilave iş yığılması sebebiyle ek kapasiteye ihtiyacı olduğunda, Power Charging opsiyonu yardım sağlayabilmektedir. Bu opsiyon sayesinde kısa molalarda etkili bir şekilde hızlı ve ara şarjlar gerçekleştirilebilmektedir. 30 dakikalık bir öğle paydosu, 2 saate kadar ilave sürüş süresi kazandırmaktadır.

Böylelikle Fronius teknolojisi forklift filosunun yüksek oranda kullanılabilir olmasını sağlamakta ve aynı zamanda masrafların optimize edilmesine de katkı sunmaktadır. Dolayısıyla da koridor taşıma araçları işletmecileri forkliftlerinin devre dışı kalma riskini önemli oranda azaltabilmektedir.

Forklift filosunun kullanılabilir durumda olması, birçok şirket için kusursuz ve etkili bir işletimin önkoşuludur.

Akü kapasitesini mümkün olan en uzun süre korumak ve koridor taşıma araçlarını 24 saat güvenli bir şekilde işletmek için doğru şarj cihazı önemli bir etkendir.

Fronius Selectiva 4.0 şarj cihazları diğer özelliklerinin yanı sıra şarj koruma fonksiyonu sunmakta, derin deşarjı önlemekte ve kurşun-asit akülerinin hızlı ve ara şarjla şarj edilmesini mümkün kılmaktadır.

Pyroban Genel Müdürür Steve Noakes uyarıyor. Pyroban'ın genel müdürü ve EN1755 standardı komitesinin toplantı organizatörü Steve Noakes, patlayıcı ortamlar için Li-ion akü kullanılmaması konusunda açıklamalar yaptı.

“Bir forklifte güç sağlamak için bir lityum iyon akü kullanmanın doğru şekilde uygulaması halinde birçok avantajı olsa da  lityum iyon akülerin potansiyel olarak patlayıcı ortamlarda kullanım için güvenli olmasını sağlama gereklilikleri net değildir. Bazı üreticiler lityum iyon akülü forkliftleri Patlayıcı ortam uygulamalarına yerleştirmiş olsa da Pyroban dahil diğer üreticiler teknolojinin şu anda uygun olduğuna inanmıyor.

Patlayıcı ortam-sertifikalı lityum-iyon akü seçenekleri için gayet haklı olarak giderek artan sayıda soru alıyoruz. Lityum-iyon aküler, fırsat şarjı sağlamakta, daha az bakım gerektirmekte ve şarjlar arasında daha uzun çalışma süresi sunmakta olup, bu nedenle birçok endüstride yaygın olarak kullanıldıkları kanıtlanmıştır. Ancak, Haziran 2021 itibariyle, öngörülebilir gelecek için Pyroban, lityum iyon forkliftlerin ATEX dönüşümü için teklif vermeyi reddediyor.

Basitçe, bu teknoloji için doğru güvenlik seviyesinin ne olduğu açık değildir ve Patlayıcı ortam standartları çekiş aküsü uygulamalarını kapsamadığı için tehlikeli alanlarda kullanım için güvenli olup olmadıkları sorgulanmalıdır.

Halihazırda, lityum iyon aküler için Patlayıcı ortam standartları, açıkça çekiş pili kapasiteleri için değil, esas olarak küçük pil paketleri için geçerlidir. Bu nedenle, Bölge 2 ve Bölge 1 alanlar (normal çalışma, öngörülebilir arızalar) için hangi akü koşullarının dikkate alınması gerektiğine ve hangi Patlama koruma konseptlerinin uygun olduğuna dair net bir kılavuz yoktur.

Lityum iyon akülerin özellikleri

Farklı kimyasal bileşimler kullanan çeşitli lityum iyon akü türleri mevcuttur. Bazıları diğerlerinden daha değişkendir ve güç yoğunluğu ile doğal kararlılık (güvenlik) arasında bir denge vardır.

Bir lityum iyon akü, geleneksel bir çekişli aküden çok daha fazla bileşen içerir. Her bir hücre, modüller oluşturmak için birbirine bağlanır ve her modül, Pil Yönetim Sistemi (BMS) ile denetlenen genel pil paketini oluşturmak için birbirine bağlanır. Her bir elemanın nasıl tasarlandığı, üretildiği ve test edildiği, doğru Patlama güvenliği seviyesine ulaşmanın anahtarıdır.

Hücreler, her zaman nihai akü OEM'ine ait olmayan fabrikalar tarafından çok yüksek hacimlerde üretilir, bu nedenle EN1755 komitesi tarafından sorulan bir soru, bu anahtar bileşenin üretiminin Patlayıcı ortamlardaki uygulamalar için nasıl kontrol edilip doğrulanabileceğidir.

Hangi Patlama koruma konseptinin uygun olduğu, normal işletime hangi koşulların dahil edildiğine ve öngörülebilir arıza gereksinimlerine bağlı olduğundan, şu anda net bir konumu olmayan temel bir sorudur.

Ex-d aleve dayanıklı muhafaza bile sağlamlığına rağmen lityum iyon akü için uygun olmayabilir.

Lityum iyon aküler neden tehlikeli alanlar için bir risktir?

Öncelikle, lityum iyon aküler kararsız hale gelirse, bakımı yapılmaz veya doğru şekilde çalıştırılmazsa yüksek tutuşma riski oluşturabilir. Bu, potansiyel olarak patlayıcı bir atmosferde ateşleme üçgenini tamamlayacaktır.

Bunun nedeni, lityum iyon pillerle ilgili aşağıdaki açıklanan hususlardır:

· Tek tek hücrelerin parçalanmasından kaynaklanan termal kaçaklara karşı savunmasız olmasıdır. Lityum iyon hücreler, olumsuz çalışma/arıza koşulları altında aşırı ısınabilir ve bu da hücrelerin alev almasına neden olabilir.

· Hücrelerin bozulması, aşırı ısınmayı/yangın/patlama riskini sürdüren hidrojen ve oksijen üretir.

· Hücreler bozulduğunda kimyasal reaksiyon sonucunda oksijen üretildiğinden, atmosferden sızdırmaz olsalar bile (ki bu olağan oksijen kaynağı olacaktır), oksijen mevcut olacaktır. Hücreler bozulduğunda yakıt, oksijen ve bir ısı kaynağının üretileceği de bir gerçektir, ki bu tehlikeli bir durumdur. Ateşleme üçgeninin tüm kenarları tamamlanır.

· Lityum-iyon pil yangınları da yoğundur ve söndürülmesi çok zordur, bu nedenle yanan bir forklift, söndürülmeden önce saatlerce yanmaya devam edebilir.

· Aşırı şarj ve şarj sırasında aşırı akım nedeniyle kapasitede kalıcı azalma ve olası aşırı ısınma vardır.

· Düşük voltaj veya aşırı deşarjdan kaynaklanan dahili arıza nedeniyle kapasitede azalma ve hatta istikrarsızlık söz konusudur.

· Pil hasar görürse dengesiz pil koşulları oluşabilir.

Diğer bir deyişle, pil tasarımında, yapımında ve kullanımındaki tüm unsurlar, kararlı çalışmayı ve önemli bir ateşleme kaynağının gelişmesini önlemenin anahtarıdır.

Akü üreticileri, forkliftler için EX sertifikalı lityum iyon aküler sunuyor mu?

Ana çekiş aküsü üreticileri, bu endişeler ve onaylanacak Ex standartlarının eksikliği nedeniyle forkliftler için bir Ex lityum iyon akü üretmeme konusunda inat etmektedir.

Peki bu pratik mi? Şarj cihazının tehlikeli bir alanda tutulamaması şarj etme imkanını zorlaştırmaktadır.

Pyroban'ın lityum iyon akülü forkliftlerle ilgili görüşü

Pyroban, sürekli gelişen lityum iyon teknolojisinin teknik incelemesinde ve Ex standardizasyon çalışmasında aktif şekilde yer almaya devam etmektedir.

Tadano, üç modelden oluşan yeni bir engebeli arazi serisinin lansmanı ile Avrupa pazarına yönelik vinç ile genişletti.

Çok yönlü yeni Tadano GR-700EX-4, GR-900EX-4 ve GR-1000EX-4, sırasıyla maksimum 70 ton, 90 ton ve 100 ton kapasiteli uzun bom tasarımlarına sahiptir.

Üreticinin dayanıklılığını artırdığını ve hızlı bom uzatması sağladığını söylediği yuvarlak borulu bom yapısına sahiptirler. İki adet senkronize teleskopik sistem seçeneği, üç vincin tamamı için maksimum bom uzunluğuna uzatma süresini üç dakikanın altına düşürmektedir. İki kademeli, iki katlı kafes jib, bom uzunluğunu 10.1m veya 17.7m uzatarak ana bomun merkez hattından 3.5°, 25° veya 45°'lik ofset konumları sunmaktadır. Tadano, "Yardımcı silindirler hızlı ve basit jib kurulumu sağlamakta ve kullanılmadığında taban bom bölümü boyunca rahatça saklanmaktadır" diye ekledi.

100t GR-1000EX-4, üreticinin sınıfının lideri olduğunu söylediği maksimum 51 m bom uzunluğuna sahiptir. Senkronize teleskopik bom sistemi sayesinde maksimum bom uzunluğu 170 saniyede uzatılabilmektedir. İki pozisyonlu Akıllı Karşı Ağırlık sistemi, tam 11,2 t karşı ağırlık ile donatıldığında, 42 m'lik bir yarıçapta kaldırma kapasitesini ileri konumda 0,9 t'den arka konumda 1,1 t'ye çıkarmaktadır. Bu modelin toplam yüksekliği 3.805 mm, uzunluğu 15.185 mm ve genişliği 3.315 mm'dir.

90t sınıfı GR-900EX-4, vinç tarafından hızla kendi kendine donatılabilen 9,1 tonluk karşı ağırlık ile birlikte gelmektedir. İki pozisyonlu Akıllı Karşı Ağırlık sistemi, karşı ağırlık ileri konumdayken 40m yarıçapta 1t kaldırma kapasitesi ve arka konumdayken 40m yarıçapta 1,2t kaldırma kapasitesi sunmaktadır. 47 m'lik maksimum bom uzunluğu, üçüncü, dördüncü ve beşinci bölümlerin senkronize bom uzantısı ile 155 saniyede 35m uzunluğa kadar açılabilmektedir.

GR-700EX-4, 3m yarıçapta 70t kapasite sunmakta olup 47m bom uzunluğuna sahiptir. Vinç, 142 saniyede hızla 35 m'lik bir bom uzunluğuna ulaşmaktadır. 4,35 tonluk bir karşı ağırlık paketi, üst taşıyıcıya entegre edilmiştir. Kompakt bir tasarıma sahip olup, toplam uzunluğu 14.375 mm, toplam genişliği 3.315 mm ve toplam yüksekliği 3.820 mm'dir. Tadano ayrıca, dar alanlarda çalışmaya uygun hale getiren kompakt kuyruk dönüşüne de dikkat çekmektedir.

Altı silindirli Stage V uyumlu 209 kW motor, yeni vinçlere maksimum 1.152 Nm torkla güç sağlamaktadır. Tüm modeller, taşıma sırasında vinç operatörünü desteklemek için kameraları ve sonarı birleştiren Tadano Görüntüleme Sistemi ile donatılmıştır. Kameradan gelen görüntüler, yeni büyük 10,4 inç Çok İşlevli Ekran dokunmatik ekranında görüntülenmektedir. Tadano'nun Akıllı Tablo kontrol sistemi teknolojisi her üç modelde de bulunurken, GR-900EX-4 ve 100 tonluk GR-1000EX-4'te ayrıca Akıllı Kontrol sistemi bulunmaktadır.

Yeniden tasarlanan kabine giriş, yeni üç basamaklı açılı uzatma merdiveni ve basamaklarla uyumlu kapı tasarımı ile basitleştirilmiştir. Vincin kabin üzerindeki yeni geçiş yolu, herhangi bir dönüş açısında girişe izin vermektedir.  Tadano, 20°''lik eğilme fonksiyonunun daha uzun vardiyalarda çalışırken operatör yorgunluğunu azaltmaya yardımcı olduğunu söylemektedir. Kabin ayrıca geliştirilmiş bir HVAC sistemine sahiptir.

Yeni vinç serisi otomatik kumanda edilmekte olup, tam otomatik şanzıman, engelli zeminde sürüş koşullarını karşılamak için üç yüksek/düşük olmak üzere altı ileri, iki geri vites sunmaktadır. Hem ileri hem de geri yönde dört tekerlekten çekiş sistemi, bu vinçlerin engebeli, dağlık arazide gezinmesini sağlamaktadır. Vinçler maksimum 18km/s ileri yönde hareket hızı sunmaktadır.

Yeni Tadano engebeli arazi vinci serisi, standart olarak Hello-Net telematik hizmeti ile donatılmıştır. Tadano'nun akıllı telefon uygulaması Hello-Data Link, gerçek zamanlı vinç verilerine kolay erişim için vinci, mobil cihazlara bağlamaktadır.

Tadano, “Vinç grubunun yeni geliştirilen pompa bağlantı kesme özelliği, güçlü performans sunarken yakıt tüketimini azaltmak için belirli bir süre rölantide kaldıktan sonra vincin hidrolik pompasını otomatik olarak durdurmaktadır. Standart Yakıt İzleme Sistemi, Eko Modu ve Pozitif Kontrol, çevre dostu çalışmayı geliştirmek için yakıt tüketimini daha da iyileştirmeye, CO2 emisyonlarını ve çalışma gürültüsünü azaltmaya yardımcı oluyor,” diye ekledi.

Son bir yıl içinde tüm olumsuzluklara rağmen “Türkiye’nin her yerinde” sloganıyla şu an başarıyla oluşturulan bayi ağıyla ülkemizin tamamına mobil pres hizmetini ve forklift lastiği satış, servis ağını götürmekte olan İş’te Lastik her geçen gün başarılarına bir yenisini ekliyor.

Dünyanın en önemli iş makinası lastikleri ile forklift lastiği üreticisi olan GRI (Global Rubber Industries) yapılan ikili anlaşma ile GRI Ultimate XT ve Globesta WT marka lastiklerinin Türkiye Distribütörlüğünü İş’te Lastik markasına yani Qibla Endüstriyel lastik firmasına vermişti.

GRI Ultimate XT şimdi de forklift ve iş makinası sektörünün duayen ve köklü markası Linde markasının OEM (Orijinal ürün üreticisi) ekipmanları arasına girdi.

İş’te Lastik hizmet ağını Mobil Pres markasıyla her geçen gün büyütürken endüstriyel lastik sektörünün ihtiyacını şu markalarla da karşılamaya devam ediyor:

Tokohama Galaxy, QIYU, Atlapex, BKT Liftmaz LM81 ve yerli üreticisi Starmax

Qibla Endüstriyel Lastik firması Hızır Aksoy ve Nejdet Sarısoy’un yönetiminde 2020 yılını kurumsal markalaşma ve bayi ağına ayırmıştır. Bir yıl içinde hedefine %100 oranında ulaşarak tescillettiği İş’te Lastik ve Mobil Pres markalarıyla hizmet ağını Türkiye’nin nerdeyse tamamına ulaştırma başarısını göstermiştir.

İş’te Lastik İstanbul başta olmak üzere İzmir’de bulunan Ege Bölge Müdürlüğü ile Ege Bölgesi’ne, Antalya Bayi ile Akdeniz Bölgesi’ne, Gaziantep Bayi ile Güneydoğu ve Doğu Anadolu Bölgesi’ne, Sinop ve Travzon bayiliği ile Karadeniz Bölgesi’ne, Marmara Bölgesi’nin ise İstanbul, Trakya, Yalova ve Bursa Bayileri ile hizmet götürmekteyken İç Anadolu Bölgesi’ne Eskişehir, Ankara ve Kayseri Bayileri ile Türkiye’nin tamamına ulaşma başarısını göstermektedir.

Clark, 2.000 ila 3.300 kg arasında yük kapasitelerine sahip yeni dizel forklift serisini piyasaya sürdü. Fiyat/performans sunmaya odaklanan L-Serisi, Orta Doğu ve Afrika'daki pazarlar için tasarlanmıştır.

Dizel forkliftler, lojistik, dağıtım ve üretim gibi çok çeşitli iç ve dış mekan uygulamaları için uygundur. Yoğun ısı gibi aşırı hava koşulları bile bu sağlam forkliftin performansını sınırlayamamaktadır.

Clark L-Serisi, bu seriyi çok çeşitli uygulamalarda günlük kullanım için uygun hale getiren mükemmel ivmeli 36,8 kW endüstriyel dizel motorlara sahiptir.

L-Serisinin bir özelliği de işletme maliyetlerini azaltmak için bakımının kolay olmasıdır. Bilgisayarlı tanılama sistemlerine gerek duyulmamaktadır. Gereksiz elektronik aksamların ortadan kaldırılması, forkliftlerin güvenilirliğini de artırmaktadır. Standart bileşenlerin kullanılması parça teminini kolaylaştırırken bakım kolaylığını da artırarak serinin çok uzun ömürlü olmasını sağlamaktadır.

Clark, forkliftlerin ilgili uygulamaya uyarlanabilmesi için L-Serisini geniş bir ek ekipman yelpazesiyle birlikte piyasaya sürüyor. Mevcut ek standart donanımlar arasında LED ön farlar, önde sinyal lambaları, havalı lastikler ve fren lambalı ve beyaz geri vites lambalı arka birleşik lambalar yer almaktadır. Opsiyonel olarak SE lastik; geniş sürüş, çift sürüş veya iz bırakmayan lastik; entegre veya kancalı yan vites; ek hidrolik fonksiyonlar; hızlı bırakma bağlantısı; flaş ışığı; arka çalışma lambası ve çeşitli koltuk seçenekleri mevcuttur.

L-Serisi, dizel motorlar için yeni çevre standartlarının özel kirlilik önleyici düzenlemeleri gerektirdiği AB'de piyasaya sürülmeyecek.

We use cookies to improve our website. By continuing to use this website, you are giving consent to cookies being used. More details…