All for Joomla All for Webmasters

İletişim Tel: +90 544 795 01 01

127 ülkeye hizmet sağlayan ve en hızlı büyüyen hava kargo markası olan Turkish Cargo, haziran ayında başarılı bir performans sergileyerek dünyanın ilk 3 hava kargo markasından biri oldu.

THY Basın Müşavirliği, Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA) verilerine göre, geçen yılın aynı döneminde 6. sırada yer alan Turkish Cargo'nun, bu yıl haziran ayında Amerika, Avrupa ve Uzakdoğu'nun en büyük markalarını geride bırakarak 3. sıraya yükseldiğini duyurdu.

Hava yoluyla taşınan kargo tonajının kat edilen kilometreye çarpımıyla elde edilen Freight Tonne Kilometres (FTK) verilerine göre milli şirket, 2021 haziran ayında yüzde 5,7 pazar payıyla en iyi 25 hava kargo taşıyıcısı arasında en yüksek büyüme oranını gerçekleştirdi.

Turkish Cargo, IATA'nın nisan ayı istatistiklerine göre de yüzde 25'e yakın pazar payıyla Macaristan kargo ihracatında her 4 sevkiyattan 1'ini taşıyarak 1. sıraya yükseldi. Şirket, mayıs ayı istatistiklerine göre ise bin 668 ton hava kargo taşıması ile birçok güçlü rakibini geride bırakarak İsviçre kargo ihracatında da 2. sırada yer aldı.

 

Turkish Cargo, Uluslararası Hava Kargo Bilgi Sağlayıcısı World Air Cargo Data (WACD)’nın yayınladığı haziran ayı kümülatif verilerine göre de Kanada ve Malezya kargo ihracatında 3. sıraya yükseldi.

 

Firma, ekspres taşıyıcılar hariç hava kargo markaları arasında 96 destinasyondan oluşan dünyanın en geniş kargo uçağı ağına sahip ve 25'i kargo uçağı olan 372 uçaktan oluşan filosuyla faaliyetlerini sürdürüyor.

THY Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı M. İlker Aycı da Turkish Cargo'nun hedeflerine bu kadar hızlı ulaşmasının kendilerini gururlandırdığını belirterek, "Özellikle bir kriz döneminde bu performansı yakalamış olmak başarı için engel tanımadığımızın önemli bir göstergesidir. İnanıyorum ki Turkish Cargo bu yükselişini sürdürecek ve bayrağımızı zirveye de taşıyacaktır, markamızın bugünlere gelmesinde katkı sağlayan tüm çalışma arkadaşlarıma teşekkür ederim." ifadelerinin kullandı.

Meryıldız Lojistik, Renault Trucks ile iş birliğinin onuncu yılında 25 adet yeni Renault Trucks T 480 çekiciyi daha filosuna katıyor.

2010 yılında faaliyete başlayan Meryıldız Lojistik, 2012’den bu yana Renault Trucks çekiciler ile hizmet sunuyor. Yeni 25 adet Renault Trucks T 480 yatırımı ile Meryıldız Lojistik’in araç parkı, yüzde 60 oranında Renault Trucks hakimiyetine ulaşıyor. Son alımlarıyla birlikte Meryıldız filosunda 85 çekici bulunuyor.

Ağırlıklı olarak Doğa Avrupa, Baltık ve Balkan ülkelerine taşımacılık operasyonlarını sürdüren Meryıldız Lojistik’in 25 araçlık yeni alımları kapsamında ilk 12 adet Renault Trucks T480 çekicinin teslimatı gerçekleştirildi. Teslimata Meryıldız Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Yıldız, Koçaslanlar Otomotiv Hadımköy Şube Müdürü Ahmet Sezer ve Satış Müdürü Tayfun Fıçıcı katıldılar.

Yeni yatırımları ile ilgili bilgi veren Meryıldız Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Yıldız; “Büyüme hedefimiz doğrultusunda Çatalca’da yönetim binamız ve depomuzun bulunduğu yeni merkezimizde hizmet vermeye başlayacağız. Öte yandan filo yatırımlarımıza da devam ediyoruz. Renault Trucks Premium modeli ile Renault Trucks alımlarına başlamıştık. T 460 alımları ile devam ettik ve ilk defa Renault Trucks T480 çekici modelini tercih ettik. Karar sürecimizde araçları test etme şansımız oldu. Ayrıca meslektaşlarımızın referanslarını değerlendirdik. Referans aldığımız T480 çekici kullanan meslektaşlarımız, araçların performans ve yakıt tasarruflarından oldukça memnun” dedi.

Ömer Yıldız, araçlarını 500-600 bin km’de yeniledikleri ve bu kullanım döngüsünde her zaman Renault Trucks yetkili servislerinden hizmet aldıklarnı belirtti; “Böylece hem operasyonlarımızın kesintisiz devam etmesini hem de araçlarımızın yüksek ikinci el değerine sahip olmasını sağlıyoruz. Üstelik bakım maliyetlerimizde en makul seviyelerde oluyor” dedi.

Meryıldız, Renault Trucks çekiciler ile filosunda bulunan diğer araçlarına kıyasla 2-3 puan yakıt tasarrufu sağlıyor. Sürücüler ise aracın performansı kadar konforundan da memnunlar.

Yüzde yüz RTFS finansal hizmetler tercihi

Meryıldız, 10 yıllık iş birliklerindeki her araç alımlarında Renault Trucks Finansal Hizmetler’den faydalanıyor. Özellikle hızlı onay süreci ve seri hareket kabiliyeti nedeniyle RTFS çözümleri ile alımlarını gerçekleştirdiklerine değinen Yıldız; “Faiz oranları ve ödeme seçeneklerinden oldukça memnunuz. Oluşan karşılıklı güven ilişkisi sayesinde tek noktadan toplam çözüme erişmek, iş süreçlerimizi oldukça kolaylaştırıyor” şeklinde açıkladı.

Renault Trucks Excellence Bakım Paketi, aracın motor, şanzıman ve diferansiyel yağ değişimleri, filtre değişimleri ve kontrolleri ile dikkatli kullanımlarda yıpranma ve aşınma nedenli (motor, şanzıman, diferansiyel) tüm onarımları içeriyor. Meryıldız, daha önce alımını yaptıkları son altı Renault Trucks çekicilerinde Excellence Bakım Paketi’ni deneyimledi. Bu konuda Ömer Yıldız; “Bakım paketi sayesinde araçlarımız, garanti altında. Önceden planlanan bakımlar ile arıza riskleri, minimalize ediliyor ve operasyonlarımız, hız kesmeden devam ediyor. Herhangi beklenmedik bir durumda ise hızlıca Renault Trucks yetkili servisinden destek alıyoruz ve ek maliyetler oluşmadığı için filo işletim maliyetlerimizde araç bakım-onarım kalemini kolayca yönetiyoruz. Bu nedenle yeni araçlarımızı da bakım paketleri ile tercih edeceğiz” diye belirtti.

Daimler Truck ve Shell arasındaki iş birliği ile Avrupa’daki hidrojen dolum istasyonları ve yakıt hücreli kamyonlara olan yatırımlara ağırlık veriliyor. Daimler Truck ve Shell’in 2030 yılına kadar hedefi; Avrupa’da 150 adet hidrojen dolum istasyonu ve Mercedes-Benz markasına ait yaklaşık 5.000 adet ağır sınıf yakıt hücreli kamyonun yollarda olması

Daimler Truck AG ve Shell New Energies NL B.V. (“Shell”), birlikte hidrojen bazlı yakıt hücreli kamyonları Avrupa’da teşvik etmeye hazırlanıyor. Şirketler, bu hedefe odaklanarak bir anlaşma imzaladı. Ortaklar, hidrojen tankı altyapısı kurmayı ve yakıt hücreli kamyonları müşterilerin kullanımına sunmayı planlıyor. Ortaklık, karayolu yük taşımacılığını karbondan arındırmayı amaçlıyor.

Shell ilk etapta Hollanda’nın Rotterdam kentinde ve ayrıca Köln ve Hamburg’da bulunan üç üretim tesisi arasında, çevreci hidrojen için bir hidrojen dolum istasyonu ağı kurmayı planlıyor. Shell, 2024 yılından itibaren üç konum arasında ağır kamyonlar için yakıt ikmal istasyonları işletmeyi hedefliyor. Daimler Truck AG ise 2025 yılında ilk ağır sınıf hidrojenli kamyonlarını müşterilerine teslim etmeyi planlıyor. Ortakların planı, bu koridordaki hidrojen altyapısının sürekli olarak genişletilmesini öngörüyor. Böylece 150 adet hidrojen dolum istasyonu planlanırken ve Mercedes-Benz markasına ait yaklaşık 5.000 adet ağır sınıf yakıt hücreli kamyonun 2030 yılından itibaren faaliyete geçirilmesi planlanıyor. 2025 gibi erken bir tarihte, koridorun toplam uzunluğunun 1.200 kilometre olması öngörülüyor.

Shell ve Daimler Truck AG, ortaklığın bir parçası olarak müşteri ihtiyaçlarına uygun bir hidrojen altyapısı geliştirmek istiyor. Anlaşma aynı zamanda hidrojen için bir yakıt ikmal standardı oluşturma hedefini de içeriyor. Anlaşma, kamyon ile ikmal istasyonu arasındaki ara yüzü ve etkileşimi tanımlamayı hedefliyor. Bu; müşteri dostu, düşük maliyetli, güvenilir ve güvenli hidrojen yakıt ikmali sağlamayı amaçlıyor. Ayrıca bu ortak girişime başka potansiyel partnerlerin de dahil edilmesi öngörülüyor.

Daimler Truck AG İcra Kurulu Başkanı ve Daimler AG İcra Kurulu Üyesi Martin Daum; “Shell ve Daimler Truck, hidrojen bazlı yakıt hücreli kamyonların geleceğin CO2 nötr taşımacılığının önemli bir unsuru olduğuna inanıyor. Endüstrinin iki önemli temsilcisi olarak benzersiz iş birliğimizle, neyin önce gelmesi gerektiğine ilişkin yanıtı ortaya koyuyoruz: Altyapı veya araçlar. İkisinin de el ele birlikte gelişmesi gerekiyor. Bu açıdan birlikte attığımız bu önemli adımdan ikimiz de çok mutluyuz.” dedi.

Royal Dutch Shell plc (Shell New Energies NL B.V. ana şirketi) CEO’su Ben van Beurden; “Hidrojen kamyonlarının dizel kamyonlara ekonomik bir alternatif olması için süreci hızlandırmaya devam etmek istiyoruz. Böylece müşterilerimizin emisyonlarını azaltmalarına yardımcı olabiliriz. Yakıt hücreli kamyonların yaygınlaşmasına yardımcı olmak için Daimler Truck ile birlikte uygun düzenlemeleri teşvik etmeyi amaçlıyoruz. Sektördeki diğer üreticileri ve ortakları da bizlere katılmaya davet ediyoruz.” dedi.

H2Accelerate konsorsiyumu

 Daimler Truck ve Shell, kısa bir süre önce hayata geçirilen H2Accelerate konsorsiyumunun kurucu üyeleri. Konsorsiyum, Avrupa’da hidrojen bazlı taşımacılığın tanıtımını teşvik etmek için merkezi bir platformu temsil ediyor. Daimler Truck ve Shell, arka planda kalarak projeleri, önümüzdeki 10 yıl içinde H2Accelerate aracılığıyla birlikte uygulamak istiyor.

Shell ile yapılan anlaşma, Daimler Truck AG’nin yakıt hücreli kamyonları piyasaya sürme planlarının bir parçasını oluşturuyor ve aynı zamanda Shell’in Avrupa ve Kuzey Amerika’daki mevcut hidrojen dolum istasyonu ağlarının genişletilmesini de kapsıyor.

Mars Logistics, yeni projesi Mars Sürücü Akademisi ile tır sürücülüğü mesleğine ilgi duyan ancak gerekli eğitimleri ve belgeleri olmayan gençleri programa kabul ediyor. Sınavda başarılı olan adaylar Mars filosunda işe başlayacak.

Mars Sürücü Akademisi başvuruları tır sürücülüğü konusunda eğitimi, belgeleri ve deneyimi olmayan ancak bu mesleği yapmak isteyen gençler için 23 Ağustos tarihine kadar açık olacak. Pilot grup olarak 10 kişinin kabul edileceği akademide sürücü adaylarına şirket içi teorik ve uygulamalı eğitimler ile saha sürüş teknikleri eğitimleri verilecek. Eğitimler, adayın sahip olduğu yetkinliklere ve belgelere bağlı olarak 6-8 ay arası sürelerde değişiklik gösterecek.

Katılabilmek için en az B sınıfı ehliyete sahip olmak dışında bir belge zorunluluğu olmayan programda eğitimlerde ve sınavlarda başarılı olan adaylar, süreç sonunda şu anda yurt içi ve yurt dışında toplam 600 sürücüsü bulunan Mars filosunda işe başlayacak. Adayların B sınıfı ehliyet dışındaki belgelerin maliyetleri de Mars Logistics tarafından karşılanacak.

Mars Logistics Filo Operasyon Genel Müdür Yardımcısı Erkan Özyurt, lojistik sektöründe çalışmaya istekli gençlere mesleği öğretmek ve tam zamanlı bir iş imkanı sunarak istihdam yaratmak amacıyla projeye başladıklarını ifade etti ve şunları söyledi: “Sektörümüzde çalışmak için hevesli genç arkadaşlarımıza eğitimler vereceğimiz ve ardından tır sürücüsü olarak filomuzda istihdam edeceğimiz yeni projemiz Mars Sürücü Akademisi’ni hayata geçirmekten dolayı mutluyuz. Bu proje ile hem gençlere meslek edindirme konusunda destek olmayı hem de sektörde son yıllarda yaşanan sürücü sıkıntısının önüne geçmeyi hedefliyoruz.”

Kadın Tır Sürücüsü Adaylarının Başvuruları Bekleniyor

Özyurt, yaptığı açıklamada Mars Logistics olarak 2021 yılı başından beri yürüttükleri Eşitliğin Cinsiyeti Yoktur projesine de değinerek, toplumsal cinsiyet eşitliği algısını güçlendirmeyi görev bildiklerini belirtti ve şunları söyledi: “Mars Logistics olarak toplumsal cinsiyet eşitliğine inanıyoruz ve bir işin daha iyi yapılmasının cinsiyete göre belirlenemeyeceği görüşünü gerçekleştirdiğimiz bütün projelerde savunuyoruz. Bu sebeple, Mars Sürücü Akademisi’ne kadın adayların da başvurularını bekliyoruz.”

Mars Sürücü Akademisi başvuru şartları ise şu şekilde:

En az B sınıfı ehliyet sahibi olmak

Minimum 24 yaşında olmak

Lise mezunu olmak

Tercihen İstanbul ve civarında ikamet etmek (ancak farklı bölgelerde ikamet eden adaylar da değerlendirmeye alınacaktır)

Mars Sürücü Akademisi’ne başvurmak isteyen adayların 23 Ağustos’a kadar Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. adresine doğum tarihi, ikamet şehri, eğitim bilgilerini içeren bir mail atması gerekiyor.

Limanlarda elleçlenen konteyner ve yük miktarı arttı. Türkiye limanlarında Temmuz ayında elleçlenen konteyner miktarı, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 12.2, yük miktarı da yüzde 6.2 arttı.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Denizcilik Genel Müdürlüğü, temmuz ayına ilişkin konteyner ve yük istatistiklerini yayımladı. Buna göre, Temmuz'da limanlarda elleçlenen konteyner miktarı, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 12,2 artarak 995 bin 537 TEU oldu.

Ocak-Temmuz döneminde ise limanlarda elleçlenen konteyner miktarı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 12,2 yükselişle 7 milyon 159 bin 927 TEU'ya ulaştı.

Limanlarda elleçlenen dış ticarete konu konteyner miktarı, Temmuz'da geçen yılın aynı ayına göre yüzde 3,9 artarak 744 bin 264 TEU oldu. İhracat amaçlı konteyner yüklemeleri geçen yılın aynı ayına göre yüzde 2,9 azalarak 367 bin 619 TEU, ithalat amaçlı konteyner boşaltmaları ise geçen yılın aynı ayına göre yüzde 11,4 artarak 376 bin 645 TEU olarak gerçekleşti

EN FAZLA KONTEYNER ELLEÇLEMESİ YUNANİSTAN İLE YAPILAN TAŞIMALARDA

Yunanistan, geçen ay 104 bin 512 TEU ile en fazla konteyner elleçlemesi yapılan ülke oldu. Yunanistan'ı sırasıyla 92 bin 71 TEU ile İsrail, 78 bin 413 TEU ile Mısır'la yapılan taşımalar takip etti.

Söz konusu ayda limanlarda deniz yolu ile yapılan en fazla ihracat amaçlı konteyner yüklemesini 40 bin 35 TEU ile Yunanistan'a giden konteynerler oluşturdu. Bu yüklerin yüzde 95,9'u (38 bin 404 TEU'su) yabancı bayraklı gemilerle taşındı. Yunanistan'ı sırasıyla 37 bin 484 TEU ile İspanya'ya, 35 bin 749 TEU ile Mısır'a yapılan konteyner yüklemeleri izledi.

Temmuzda limanlarda deniz yoluyla yapılan en fazla ithalat amaçlı konteyner boşaltmasını 57 bin 620 TEU ile İsrail'den gelen konteynerler oluşturdu. Bu yüklerin yüzde 94,9'u (54 bin 673 TEU'su) yabancı bayraklı gemilerle taşındı. İsrail'i 53 bin 639 TEU ile Yunanistan'dan ve 34 bin 497 TEU ile Mısır'dan gelen konteyner taşımaları takip etti.

Geçen ay limanlarda elleçlenen dış ticarete konu 744 bin 264 TEU konteynerin yüzde 8,7'si Türk bayraklı gemilerle taşındı.

LİMANLARDA ELLEÇLENEN YÜK MİKTARI

Limanlarda elleçlenen yük miktarı temmuzda geçen yılın aynı ayına göre yüzde 6,2 artarak 43 milyon 266 bin 435 ton olarak gerçekleşti.

Ocak-temmuz döneminde ise limanlarda elleçlenen yük miktarı, aynı dönemde yüzde 5,3 yükselişle 299 milyon 168 bin 302 ton olarak kayıtlara geçti.

Temmuzda limanlarda gerçekleştirilen ihracat amaçlı yükleme miktarı, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 4,2 artarak 12 milyon 111 bin 491 ton, ithalat amaçlı boşaltma miktarı ise geçen yılın aynı ayına göre yüzde 3 artarak 19 milyon 195 bin 174 ton olarak gerçekleşti.

Ocak-temmuz döneminde dış ticaret amaçlı deniz yolu taşımacılığında elleçlenen toplam yük miktarı ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4,6 artışla 219 milyon 512 bin 88 ton olarak belirlendi.

EN FAZLA ARTIŞ TAŞ KÖMÜRÜ CİNSİNDE OLDU

Temmuzda limanlarda taş kömürü yük cinsinde 2 milyon 182 bin 518 ton elleçleme gerçekleşti. Taş kömürü, 371 bin 570 tonluk artışla bir önceki aya göre elleçleme miktarlarında (yüzde 20,5) en fazla artış gösteren yük cinsi olarak kayda geçti. Diğer çimentolar ise 342 bin 968 tonluk düşüşle bir önceki aya göre elleçleme miktarı en fazla azalan yük cinsi oldu.

İTHALATTA RUSYA, İHRACATTA İTALYA İLK SIRADA

Temmuzda deniz yolu ile yapılan dış ticarette en fazla yük elleçlemesi 5 milyon 32 bin 32 ton ile Rusya ile yapılan taşımalarda görüldü. Rusya'yı sırasıyla 1 milyon 957 bin 262 tonla İtalya, 1 milyon 525 bin 40 tonla ABD takip etti.

Söz konusu ayda deniz yolu ile yapılan ihracatta en fazla yük elleçlemesi 1 milyon 220 bin 357 tonla İtalya'ya yapılan taşımalarda gerçekleşti. Bunu, 1 milyon 19 bin 407 tonla İspanya'ya ve 936 bin 764 tonla Amerika'ya yapılan taşımalar izledi.

İthalatta ise en fazla yük elleçlemesi 4 milyon 835 bin 828 tonla Rusya'dan yapılan taşımalarda oldu. Rusya'yı 1 milyon 200 bin 58 tonla Kolombiya'dan ve 1 milyon 65 bin 969 tonla Avustralya'dan yapılan taşımalar takip etti.

Temmuzda limanlarda elleçlenen dış ticarete konu 31 milyon 306 bin 665 ton yükün yüzde 7'si Türk bayraklı gemilerle taşındı.

Limancılık sektörü, ekonomiye 96.3 milyar TL'lik katkı sağladı TÜRKLİM Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Genç, "Limancılık sektörünün 2018 yılında GSYH'ye doğrudan katkısı yaklaşık 10,96 milyar TL, doğrudan, dolaylı ve indirgenmiş ekonomik kanallar göz önüne alındığında ise ciro olarak toplam 96,3 milyar TL'lik ekonomik etkisi olmuştur" dedi.

Küresel ticarette ve sosyo-ekonomik gelişimde önemli bir role sahip olan limancılık sektörünü çatısı altında bir araya getiren Türkiye Liman İşletmecileri Derneği (TÜRKLİM), "Türkiye'de Limancılık Sektörünün Etki Analizi ve İhtiyaç Değerlendirmesi" raporunu yayınlandı.

4 ana başlıkta sektörü derinlemesine ele alan rapor, yaptığı çıkarımlar ve ortaya koyduğu çarpıcı rakamlar ile dikkati çekiyor. TÜRKLİM Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Genç Türkiye'de limancılığın gelişmesi için pek çok çalışma yaptıklarını belirtti.

Genç, hazırlanan rapora ilişkin olarak şunları aktardı:

"Coğrafi konumu sayesinde Türkiye, kilit bir transit ticaret merkezi olup Avrupa ile Asya arasında bir köprü ve Akdeniz'e açılan ana çıkış noktası konumunda yer alıyor. Dolayısıyla limanlarımız ülkemizin gelişimi adına büyük önem taşıyor. Bu amaçla ihtiyaçların, fırsatların, tehditlerin detaylı bir şekilde ele alındığı bu rapor, dış ticaretimiz için olduğu kadar sektörümüzün de geleceğine ışık tutuyor. Limancılık o kadar önemli bir sektör ki rapora bakınca bu durumun rakamlara da yansıdığını açıkça görebiliyorsunuz. Örneğin, deniz yoluyla yapılan dış ticaretin Türkiye'nin toplam dış ticaretindeki payı yüzde 61. Sektörün 2018 yılında GSYH'ye doğrudan katkısı yaklaşık 10,96 milyar TL, doğrudan, dolaylı ve indirgenmiş ekonomik kanallar göz önüne alındığında ise ciro olarak toplam 96,3 milyar TL'lik ekonomik etkisi olmuştur. Sektör ayrıca aynı yıl doğrudan 71 bin kişilik, dolaylı olarak 228 bin 223 kişilik bir istihdam oluşturdu."

KORONAVİRÜS DÖNEMİNDE ÖNEMLİ LOJİSTİK MERKEZİ OLDU

Türkiye'nin de içinde yer aldığı gelişmekte olan ekonomilerde uluslararası ticaretin, ağırlıklı olarak deniz yolu taşımacılığı üzerinden gerçekleştirildiğini ifade eden Genç, raporun, dijitalleşmenin sektör üzerindeki faydalarını açıkça ortaya koyduğunu, deniz salyası nedeniyle gündemde olan denizcilik sektöründe çevresel sürdürülebilirliğin raporda örnekleriyle ele alındığını belirtti.

Genç, "Salgın sonrası gemilere yönelik kısıtlamalar özellikle nisan ayında artış göstermişti, bu durum liman operasyon süreçlerinin uzamasına neden oldu. Özellikle ABD'nin pasifik sahilindeki limanlar, Çin limanları, Kuzey Avrupa limanlarında gemi beklemeleri arttı, operasyon süreçleri uzadı. Hem bu nedenlerden hem de hastalık nedeniyle konteynerlar limanlarda birikti. Boş konteyner temininde dar boğaz oluştu. Türkiye'de durum bu seviyede olmasa da salgının etkilerini göreceli olarak burada da hissettik. TÜRKLİM olarak 2020 yılının Mart-Aralık döneminde her ay bir rapor yayımlayarak limanlarımızdaki gelişmelerin nabzını tuttuk. Aynı zamanda bu süreçte salgın döneminde ulusal sağlık için büyük önem arz eden tıbbi ve medikal ürünler ile gıda ürünleri için depo/antrepo kullanım oranlarındaki artış ise limanları önemli bir lojistik merkezi haline getirdi." açıklamasında bulundu.

Açıklamada yer alan rapora ilişkin detaylara göre, Türkiye'deki limancılık faaliyetlerinde dış ticaret, Türkiye yük elleçleme pazarının önemli bir parçasını oluşturuyor ve liman elleçleme hizmetlerinin yüzde 70'inden fazlasına tekabül ediyor. 2020 yılı itibarıyla Türkiye'deki genel ve kuru yükün yüzde 68'inin, sıvı kimyasal yükün yüzde 100'ünün, elleçlenen konteynerlerin yüzde 96'sının ve bitmiş araç lojistiğinin yüzde 89'unun TÜRKLİM üyesi limanlardan gerçekleştiği belirtiliyor.

Türkiye, yük elleçleme açısından ortalama yüzde 3,7 yıllık bileşik büyüme oranı ile dünya yük elleçleme büyüme oranının (2010-2018 yılları için yüzde 3,4) üstünde bir artış göstermiş durumda. Limancılık sektörünün katma değeri, Türkiye'nin denizcilik sektörünün toplam doğrudan GSYH katkısının yaklaşık yüzde 70'ini oluşturuyor. Ayrıca, konteyner yükünün payı da 2011'den 2019'a kadar yüzde 19'dan yüzde 25'e yükselmiş bulunuyor.

Albayrak Grubu, Gine’nin başkenti Konakri’de yer alan Alport Konakri Limanı’nın kapasitesini 500 milyon dolarlık yatırımla iki katına çıkaracak. Yap-işlet-devret modeliyle genişletme çalışmaları süren limanda rıhtım 4 kilometreye çıkacak.

Batı Afrika ülkesi Gine’nin başkenti Konakri’de toplu taşıma ve geri dönüşüm çalışmaları gerçekleştiren Albayrak Grubu, 2018 yılından bu yana işlettiği kentin en önemli limanlarından Alport Konakri Limanı’nı ise büyütme ve geliştirme çalışmalarına devam ediyor.

Albayrak Alport firmasının Konakri’deki Temsil ve Protokol Müdürü Ecevit Ercan, “yap, işlet, devret” modeliyle Konakri’deki limanı büyütme çalışmasına başladıklarını ve 25 yıllığına imtiyaz sözleşmesi imzaladıklarını söyledi.

GİNE’NİN TAKDİRİNİ KAZANDIK

Albayrak Grubu olarak 2016’dan beri Gine’de olduklarını belirten Ercan, şunları kaydetti:

“Buradaki ilk projemiz toplu taşımaydı. Konakri şehrinin toplu taşıma hizmetini sağlıyoruz. Bunun yanında şehrin temizliğiyle ilgili geri dönüşüm şirketimiz bulunuyor. Dört yıldır ailemle burada yaşıyorum. Buradaki değişimi birebir gözlemleme fırsatı buldum. Özellikle Gine halkının ve idarecilerinin takdir ve beğenisini kazanmak bizi gururlandırıyor.”

LİMANDA İKİ KAT KAPASİTE HEDEFİ

Son olarak liman projesini hayata geçirdiklerini anlatan Ercan, “Tüm etaplarıyla tamamlanırsa toplam proje bedeli 500 milyon dolar olacak” dedi.

Alport Konakri Limani Operasyon Müdürü Ali Akın Dinçer ise, limanın çeşitli ebat ve büyüklüklerde birçok gemiyi misafir ettiğini aktardı.

Şu anda 2 kilometrelik parçalar halinde rıhtımların bulunduğunu ve hedeflerinin kapasiteyi iki katına çıkarmak olduğunu ifade eden Dinçer, projenin tamamlanmasıyla 4 kilometrelik rıhtıma sahip olacaklarını vurguladı.

İSTİHDAM İKİ KATINA ÇIKACAK

Limanda çok önemli projeleri hayata geçirdiklerini belirten Ali Akın Dinçer, şöyle devam etti:

“Genellikle klinker, big bag, çuvallı yükler, gıda yükleri, inşaat gibi çeşitli malzemeleri elleçliyoruz. Albayrak Grubu olarak bu limanı aldıktan sonra çeşitli yatırımlarda da bulunduk. Hedefimiz işteki verimliliği artırmak. Burayı aldıktan sonra operasyon süreleri yarı yarıya indi. Personellere iyileştirme ve eğitimlerle destek olmaya çalışıyoruz. Gineli çalışanlarımıza mesleki eğitim vermek için açtığımız bir eğitim merkezimiz var. Limanımız yaklaşık 260 bin metrekare açık alana sahip. Toplamda 11 bin metre kareye tekabül eden kapalı depo alanlarımız mevcut. Limanımızın şu anki yapısında, çeşitli birimler çeşitli ülkelerden çalıştırdığımız 1800 personel bulunuyor. Öngörümüz liman tamamlandığında bu sayının 2,5 katına çıkacağı yönünde.”

Yılport, küresel limancılıkta ‘ilk 10’a koşuyorYıldırım Holding’in limancılık grubu Yılport, İngiltere merkezli bağımsız araştırma şirketi Drewry’nin 2020 yılına yönelik hazırladığı ‘Dünyanın en büyük 20 konteyner terminal operatörü’ listesinde 6.3 milyon TEU’luk hacimle 11. sırada yer aldı.

Türkiye’nin önde gelen liman işletmecilerinden Yılport, İngiltere merkezli bağımsız araştırma şirketi Drewry’nin 2020 yılına yönelik hazırladığı ‘Dünyanın en büyük 20 konteyner terminal operatörü’ listesinde 6.3 milyon TEU’luk hacimle 11. sırada yer aldı. Şirket, 2025 yılına kadar dünyanın en büyük 10 liman operatörü arasına girmeyi hedefliyor.

Global liman işletmeciliği sektöründeki başarılarına bir yenisini ekleyen Yıldırım Holding’in limancılık grubu Yılport, Drewry’nin listesine ilk kez 2016 yılında 15. sıradan girmişti.

Dünya Gazetesi’nden Aysel Yücel’in haberine göre, 2017 yılında açıklanan listede 13. sıraya yükselen Yılport, sonraki yıllarda ise 12. sırada yer aldı. Drewry’nin sıralamasında limanların yıllık konteyner elleçleme hacimleri baz alınıyor.

Yıldırım Holding İcra Kurulu Başkanı Yüksel Yıldırım, “2025’e kadar dünyanın en büyük 10 konteyner terminal operatöründen biri olma hedefimize bir adım daha yaklaşmış olmanın gururunu yaşıyoruz. Bu başarının bir parçası olan herkese teşekkür ediyoruz” dedi.

10 ÜLKEDE 22 TERMİNALİ VAR

Yılport Holding’in portföyü; Türkiye’de 5, Portekiz’de 7, İspanya’da 2, İsveç’te 2, Peru’da 1, Malta’da 1, Norveç’te 1, İtalya’da 1, Guatemala’da 1 ve Ekvador’da 1 limandan oluşuyor. Türkiye’de Yılport Gebze, Rotaport, Solventaş ve Gemport, Malta’da Malta Freeport, İsveç’te Gävle ve Stockholm Nord, Norveç’te Oslo, İspanya’da Huelva ve Ferrol, Portekiz’de Aveiro, Leixões, Figueira Da Foz, Lizbon Liscont, Lizbon Sotagus, Setubal ve Tersado, Peru’da Paita, İtalya’da Taranto, Guatemala’da Puerto Quetzal ve Ekvador’da Puerto Bolivar terminallerini bünyesinde bulunduran  Yılport, yeni yatırımlar için de fırsat kolluyor.

Bandırma Limanı kent içinden taşınacak

AK Parti Balıkesir Milletvekili Yavuz Subaşı, Bandırma Limanı´nın şehrin içerisinden taşınarak, kapasitesinin de dip derinliğinin de artırılacak şekilde büyütüleceğine yönelik projelerinin olduğunu bildirdi.

Bandırma – Bursa Hızlı Tren Hattı Bilgilendirme Toplantısı sonrasında gazetecilere yaptığı açıklamada, Bandırma Limanı´nın mevcut yerindeki haliyle konteyner ve Ro-Ro taşımacılığında büyük tonajlı gemilerin demirlemesi için yeterli olmadığını açıkladı.

Limanın, Edincik altında Şirin Çavuş bölgesindeki bir yere taşınarak hem kapasitesinin hem de dip derinliğinin arttırılmasının planlandığını kaydeden Milletvekili Subaşı, “Roterdam ve Singapur´a gidip oralarda bulunan limanlarda incelemeler yapmıştık.

Mevcut limanda konteyner taşıma kapasiteleri arttıkça gemilerin tonajları da artıyor ve limana yanaşmalarında sıkıntılar oluyor. Bizim buralar sığ kalıyor. Bununla alakalı değişik projelerimiz var. Hem Erdek Limanı ile alakalı hem de burası için Ulaştırma Bakanlığı Deniz ve Liman İşleri ile alakalı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile de ortak çalışmalar içeriyor. Daha önce Edincik altında bir yer belirlenmişti. Erdek için de şehir merkezinden Ro-Ro ve TIR´ları çıkartacak şekilde çevre yolu yaparak Erdek Limanını da kent dışına taşımaya yönelik projelerimiz var” dedi.

Ekol Lojistik, Bloomberg International’ın özel projesi ‘’50 Küresel Lider’’ belgesel serisinin çekimleri kapsamında birçok öncü şirket arasından Türkiye’den seçilen şirket oldu. Bu özel seri dünya çapında değişime öncülük eden uluslararası yöneticiler, girişimciler ve önde gelen liderlerin katılımıyla hayat buluyor.

Ekol Lojistik’in ve daha iyi bir dünya için sürdüğü çalışmaların anlatıldığı belgesel film; https://sponsored.bloomberg.com/video/tbd-media/ekol-logistics-a-logistics-company-with-new-perspectives linki üzerinden izlenebiliyor.

Hazırlanan belgesel filmde; Ekol’ün müşteri odaklı kuruluş misyonu, çevreye saygılı sürdürülebilir iş yapış şekilleri, yakın bir gelecekte uygulamaya geçilmesi planlanan yeni yönetim modeli, AR-GE ve inovasyon faaliyetleri, sokak hayvanlarına yönelik yürütülen programlar gibi birçok başlıkta sürdürülen çalışmalar geniş bir bakış açısıyla anlatılıyor.

Belgeselde amaçlarını “Bulduğumuz dünyadan daha iyisini bırakmak konusunda üzerimize düşenleri yapmak” şeklinde özetleyen Ekol Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Musul,

“Verimliliği artırırken doğayı korumak, teknolojinin bize vermiş olduğu tüm olanakları daha iyi üretmek için kullanmaya çalışıyoruz. Tesislerimizin çatılarındaki güneş panelleriyle enerji üretiyor, taşımacılıkta çok ciddi bir hacmi intermodala çevirerek dünyanın etrafında yüzlerce kez dönmeye yetecek ölçüde kilometreyi tasarruf ettiren çözümler sunuyoruz. Böylelikle müşterilerimizi memnun ederken aynı zamanda dünyanın kaynaklarını da sürdürülebilir bir şekilde kullanabilen iş metotları yaratmaya çalışıyoruz.” diye konuştu.

Musul, konuşmasına şöyle devam etti: “Amacımız; tüm çalışmalarımızla dünyanın en iyisi değil, dünya için en iyisi olan şirketlerden birisi olup örnek olmak.”

EkolLojistik sektöründe inovasyon liderliğini yapan Ekol’ün AR-GE çalışmaları hakkında bilgi veren Ekol Türkiye Ülke Müdürü Arzu Akyol Ekiz ise, “2012 yılında Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı onayı ile kurulan Ekol AR-GE merkezimiz ile lojistik sektöründe bir ilki başlattık. Gelirimizin yüzde 2’sini AR-GE’ye ayırıyoruz. Bu oranla Avrupa’da AR-GE’ye en yüksek pay ayıran lojistik şirketlerinden birisiyiz.” dedi.

Sayfa 1 / 78
We use cookies to improve our website. By continuing to use this website, you are giving consent to cookies being used. More details…