All for Joomla All for Webmasters

İletişim Tel: +90 544 795 01 01

Koridor taşıma aracı işletmecileri sermaye kaybını ve beklenmedik sonuçları nasıl önleyebilir?

  Zorlayıcı zamanlarda şirketlerden özellikle bir şey beklenmektedir: Yeni koşullara ve değişimlere hızlıca uyum sağlamaları. İntralojistik bu konuyu yakından bilen sektörlerden biridir; örneğin ilave vardiya veya yoğunluk artışları şeklinde. Elektrikli koridor taşıma araçları kullanan işletmeciler için bu bağlamda kapasite ve güvenilirlik önemli faktörlerdir. Çünkü forklift filosunun kullanılabilir durumda olması, kusursuz ve etkili bir işletim için şarttır.

Kurşun-asit aküleri standart olarak yaklaşık 1.500 şarj döngüsü kadar bir kullanım ömrüne sahiptir. Fakat özellikle zorlayıcı koşullar, yüksek performans beklentisi ve çoklu vardiya işletimi bu süreyi olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Kesintisiz olarak ortalamanın üstünde bir iş yükü ve sık sık yapılan ara şarjlar, traksiyoner akünün standart kullanım ömrünün kısalmasına sebep olabilmektedir.

İşletmeciler bu kapasite kaybını sık ara şarjlarla veya yedek aküler kullanarak dengelemelidir. Fakat bu durum, uzun süren bekleme sürelerini, artan masrafları ve koridor taşıma araçlarının daha kısıtlı süre kullanılabilir olmasını beraberinde getirmektedir. Tüm bu etkenler de masraf bilançosunu (Total Cost of Ownership) olumsuz yönde etkilemektedir.

Akü kullanım ömrünü uzatın ve yatırım masraflarını azaltın

Akü kapasitesini mümkün olan en uzun süre korumak ve filoyu 24 saat güvenli bir şekilde işletmek için doğru şarj cihazı önemli bir etkendir. Fronius Selectiva 4.0 cihazlarının yenilikçi Ri şarj prosesi sayesinde aküler son derece serin ve titiz bir şekilde şarj edilmektedir. Bu sayede ölçülü bir işletimde bir yıla kadar daha uzun bir kullanım ve kullanım ömrü elde edilmekte ve bu esnada performansta da düşüş yaşanmamaktadır.

Beklenmedik durumlara karşı hazırlıklı olun

Fronius Selectiva 4.0 şarj cihazı, intralojistik sektörünün günlük işleri için gerçek anlamda bir çok yönlü star konumundadır. Şarj koruma fonksiyonu, derin deşarjın önlenmesi ve kurşun-asit akülerinin hızlı ve ara şarj işlemleri, cihazın sunduğu imkanlardan sadece birkaçıdır. Özel olarak bunun için belirlenmiş karakteristikler, akünün durumuna göre güvenli, titiz ve masraf bakımından verimli sonuçlara ulaşılmasını sağlamaktadır. Bunun sonucunda, beklenmedik durumlarda da en üst seviyede kullanım performansı sunulabilmektedir. Örneğin bir akü uzun süre kullanılmayacaksa, Refresh karakteristiği akünün şarj özelliğinin korunmasını ve derin deşarjın söz konusu olmamasını sağlamaktadır. Böylelikle şarj seviyesinin tamamen düşmemesi ve akünün her zaman kullanılabilir durumda olması sağlanmaktadır. Buna rağmen bir derin deşarj olursa, söz konusu akü özel bir karakteristikle hızlı bir şekilde normal seviyesine getirilmektedir. Bu sayede kısa süre içinde tekrar kullanılabilir duruma gelmektedir.

İşletmecinin örneğin ilave iş yığılması sebebiyle ek kapasiteye ihtiyacı olduğunda, Power Charging opsiyonu yardım sağlayabilmektedir. Bu opsiyon sayesinde kısa molalarda etkili bir şekilde hızlı ve ara şarjlar gerçekleştirilebilmektedir. 30 dakikalık bir öğle paydosu, 2 saate kadar ilave sürüş süresi kazandırmaktadır.

Böylelikle Fronius teknolojisi forklift filosunun yüksek oranda kullanılabilir olmasını sağlamakta ve aynı zamanda masrafların optimize edilmesine de katkı sunmaktadır. Dolayısıyla da koridor taşıma araçları işletmecileri forkliftlerinin devre dışı kalma riskini önemli oranda azaltabilmektedir.

Forklift filosunun kullanılabilir durumda olması, birçok şirket için kusursuz ve etkili bir işletimin önkoşuludur.

Akü kapasitesini mümkün olan en uzun süre korumak ve koridor taşıma araçlarını 24 saat güvenli bir şekilde işletmek için doğru şarj cihazı önemli bir etkendir.

Fronius Selectiva 4.0 şarj cihazları diğer özelliklerinin yanı sıra şarj koruma fonksiyonu sunmakta, derin deşarjı önlemekte ve kurşun-asit akülerinin hızlı ve ara şarjla şarj edilmesini mümkün kılmaktadır.

Pyroban Genel Müdürür Steve Noakes uyarıyor. Pyroban'ın genel müdürü ve EN1755 standardı komitesinin toplantı organizatörü Steve Noakes, patlayıcı ortamlar için Li-ion akü kullanılmaması konusunda açıklamalar yaptı.

“Bir forklifte güç sağlamak için bir lityum iyon akü kullanmanın doğru şekilde uygulaması halinde birçok avantajı olsa da  lityum iyon akülerin potansiyel olarak patlayıcı ortamlarda kullanım için güvenli olmasını sağlama gereklilikleri net değildir. Bazı üreticiler lityum iyon akülü forkliftleri Patlayıcı ortam uygulamalarına yerleştirmiş olsa da Pyroban dahil diğer üreticiler teknolojinin şu anda uygun olduğuna inanmıyor.

Patlayıcı ortam-sertifikalı lityum-iyon akü seçenekleri için gayet haklı olarak giderek artan sayıda soru alıyoruz. Lityum-iyon aküler, fırsat şarjı sağlamakta, daha az bakım gerektirmekte ve şarjlar arasında daha uzun çalışma süresi sunmakta olup, bu nedenle birçok endüstride yaygın olarak kullanıldıkları kanıtlanmıştır. Ancak, Haziran 2021 itibariyle, öngörülebilir gelecek için Pyroban, lityum iyon forkliftlerin ATEX dönüşümü için teklif vermeyi reddediyor.

Basitçe, bu teknoloji için doğru güvenlik seviyesinin ne olduğu açık değildir ve Patlayıcı ortam standartları çekiş aküsü uygulamalarını kapsamadığı için tehlikeli alanlarda kullanım için güvenli olup olmadıkları sorgulanmalıdır.

Halihazırda, lityum iyon aküler için Patlayıcı ortam standartları, açıkça çekiş pili kapasiteleri için değil, esas olarak küçük pil paketleri için geçerlidir. Bu nedenle, Bölge 2 ve Bölge 1 alanlar (normal çalışma, öngörülebilir arızalar) için hangi akü koşullarının dikkate alınması gerektiğine ve hangi Patlama koruma konseptlerinin uygun olduğuna dair net bir kılavuz yoktur.

Lityum iyon akülerin özellikleri

Farklı kimyasal bileşimler kullanan çeşitli lityum iyon akü türleri mevcuttur. Bazıları diğerlerinden daha değişkendir ve güç yoğunluğu ile doğal kararlılık (güvenlik) arasında bir denge vardır.

Bir lityum iyon akü, geleneksel bir çekişli aküden çok daha fazla bileşen içerir. Her bir hücre, modüller oluşturmak için birbirine bağlanır ve her modül, Pil Yönetim Sistemi (BMS) ile denetlenen genel pil paketini oluşturmak için birbirine bağlanır. Her bir elemanın nasıl tasarlandığı, üretildiği ve test edildiği, doğru Patlama güvenliği seviyesine ulaşmanın anahtarıdır.

Hücreler, her zaman nihai akü OEM'ine ait olmayan fabrikalar tarafından çok yüksek hacimlerde üretilir, bu nedenle EN1755 komitesi tarafından sorulan bir soru, bu anahtar bileşenin üretiminin Patlayıcı ortamlardaki uygulamalar için nasıl kontrol edilip doğrulanabileceğidir.

Hangi Patlama koruma konseptinin uygun olduğu, normal işletime hangi koşulların dahil edildiğine ve öngörülebilir arıza gereksinimlerine bağlı olduğundan, şu anda net bir konumu olmayan temel bir sorudur.

Ex-d aleve dayanıklı muhafaza bile sağlamlığına rağmen lityum iyon akü için uygun olmayabilir.

Lityum iyon aküler neden tehlikeli alanlar için bir risktir?

Öncelikle, lityum iyon aküler kararsız hale gelirse, bakımı yapılmaz veya doğru şekilde çalıştırılmazsa yüksek tutuşma riski oluşturabilir. Bu, potansiyel olarak patlayıcı bir atmosferde ateşleme üçgenini tamamlayacaktır.

Bunun nedeni, lityum iyon pillerle ilgili aşağıdaki açıklanan hususlardır:

· Tek tek hücrelerin parçalanmasından kaynaklanan termal kaçaklara karşı savunmasız olmasıdır. Lityum iyon hücreler, olumsuz çalışma/arıza koşulları altında aşırı ısınabilir ve bu da hücrelerin alev almasına neden olabilir.

· Hücrelerin bozulması, aşırı ısınmayı/yangın/patlama riskini sürdüren hidrojen ve oksijen üretir.

· Hücreler bozulduğunda kimyasal reaksiyon sonucunda oksijen üretildiğinden, atmosferden sızdırmaz olsalar bile (ki bu olağan oksijen kaynağı olacaktır), oksijen mevcut olacaktır. Hücreler bozulduğunda yakıt, oksijen ve bir ısı kaynağının üretileceği de bir gerçektir, ki bu tehlikeli bir durumdur. Ateşleme üçgeninin tüm kenarları tamamlanır.

· Lityum-iyon pil yangınları da yoğundur ve söndürülmesi çok zordur, bu nedenle yanan bir forklift, söndürülmeden önce saatlerce yanmaya devam edebilir.

· Aşırı şarj ve şarj sırasında aşırı akım nedeniyle kapasitede kalıcı azalma ve olası aşırı ısınma vardır.

· Düşük voltaj veya aşırı deşarjdan kaynaklanan dahili arıza nedeniyle kapasitede azalma ve hatta istikrarsızlık söz konusudur.

· Pil hasar görürse dengesiz pil koşulları oluşabilir.

Diğer bir deyişle, pil tasarımında, yapımında ve kullanımındaki tüm unsurlar, kararlı çalışmayı ve önemli bir ateşleme kaynağının gelişmesini önlemenin anahtarıdır.

Akü üreticileri, forkliftler için EX sertifikalı lityum iyon aküler sunuyor mu?

Ana çekiş aküsü üreticileri, bu endişeler ve onaylanacak Ex standartlarının eksikliği nedeniyle forkliftler için bir Ex lityum iyon akü üretmeme konusunda inat etmektedir.

Peki bu pratik mi? Şarj cihazının tehlikeli bir alanda tutulamaması şarj etme imkanını zorlaştırmaktadır.

Pyroban'ın lityum iyon akülü forkliftlerle ilgili görüşü

Pyroban, sürekli gelişen lityum iyon teknolojisinin teknik incelemesinde ve Ex standardizasyon çalışmasında aktif şekilde yer almaya devam etmektedir.

Tadano, üç modelden oluşan yeni bir engebeli arazi serisinin lansmanı ile Avrupa pazarına yönelik vinç ile genişletti.

Çok yönlü yeni Tadano GR-700EX-4, GR-900EX-4 ve GR-1000EX-4, sırasıyla maksimum 70 ton, 90 ton ve 100 ton kapasiteli uzun bom tasarımlarına sahiptir.

Üreticinin dayanıklılığını artırdığını ve hızlı bom uzatması sağladığını söylediği yuvarlak borulu bom yapısına sahiptirler. İki adet senkronize teleskopik sistem seçeneği, üç vincin tamamı için maksimum bom uzunluğuna uzatma süresini üç dakikanın altına düşürmektedir. İki kademeli, iki katlı kafes jib, bom uzunluğunu 10.1m veya 17.7m uzatarak ana bomun merkez hattından 3.5°, 25° veya 45°'lik ofset konumları sunmaktadır. Tadano, "Yardımcı silindirler hızlı ve basit jib kurulumu sağlamakta ve kullanılmadığında taban bom bölümü boyunca rahatça saklanmaktadır" diye ekledi.

100t GR-1000EX-4, üreticinin sınıfının lideri olduğunu söylediği maksimum 51 m bom uzunluğuna sahiptir. Senkronize teleskopik bom sistemi sayesinde maksimum bom uzunluğu 170 saniyede uzatılabilmektedir. İki pozisyonlu Akıllı Karşı Ağırlık sistemi, tam 11,2 t karşı ağırlık ile donatıldığında, 42 m'lik bir yarıçapta kaldırma kapasitesini ileri konumda 0,9 t'den arka konumda 1,1 t'ye çıkarmaktadır. Bu modelin toplam yüksekliği 3.805 mm, uzunluğu 15.185 mm ve genişliği 3.315 mm'dir.

90t sınıfı GR-900EX-4, vinç tarafından hızla kendi kendine donatılabilen 9,1 tonluk karşı ağırlık ile birlikte gelmektedir. İki pozisyonlu Akıllı Karşı Ağırlık sistemi, karşı ağırlık ileri konumdayken 40m yarıçapta 1t kaldırma kapasitesi ve arka konumdayken 40m yarıçapta 1,2t kaldırma kapasitesi sunmaktadır. 47 m'lik maksimum bom uzunluğu, üçüncü, dördüncü ve beşinci bölümlerin senkronize bom uzantısı ile 155 saniyede 35m uzunluğa kadar açılabilmektedir.

GR-700EX-4, 3m yarıçapta 70t kapasite sunmakta olup 47m bom uzunluğuna sahiptir. Vinç, 142 saniyede hızla 35 m'lik bir bom uzunluğuna ulaşmaktadır. 4,35 tonluk bir karşı ağırlık paketi, üst taşıyıcıya entegre edilmiştir. Kompakt bir tasarıma sahip olup, toplam uzunluğu 14.375 mm, toplam genişliği 3.315 mm ve toplam yüksekliği 3.820 mm'dir. Tadano ayrıca, dar alanlarda çalışmaya uygun hale getiren kompakt kuyruk dönüşüne de dikkat çekmektedir.

Altı silindirli Stage V uyumlu 209 kW motor, yeni vinçlere maksimum 1.152 Nm torkla güç sağlamaktadır. Tüm modeller, taşıma sırasında vinç operatörünü desteklemek için kameraları ve sonarı birleştiren Tadano Görüntüleme Sistemi ile donatılmıştır. Kameradan gelen görüntüler, yeni büyük 10,4 inç Çok İşlevli Ekran dokunmatik ekranında görüntülenmektedir. Tadano'nun Akıllı Tablo kontrol sistemi teknolojisi her üç modelde de bulunurken, GR-900EX-4 ve 100 tonluk GR-1000EX-4'te ayrıca Akıllı Kontrol sistemi bulunmaktadır.

Yeniden tasarlanan kabine giriş, yeni üç basamaklı açılı uzatma merdiveni ve basamaklarla uyumlu kapı tasarımı ile basitleştirilmiştir. Vincin kabin üzerindeki yeni geçiş yolu, herhangi bir dönüş açısında girişe izin vermektedir.  Tadano, 20°''lik eğilme fonksiyonunun daha uzun vardiyalarda çalışırken operatör yorgunluğunu azaltmaya yardımcı olduğunu söylemektedir. Kabin ayrıca geliştirilmiş bir HVAC sistemine sahiptir.

Yeni vinç serisi otomatik kumanda edilmekte olup, tam otomatik şanzıman, engelli zeminde sürüş koşullarını karşılamak için üç yüksek/düşük olmak üzere altı ileri, iki geri vites sunmaktadır. Hem ileri hem de geri yönde dört tekerlekten çekiş sistemi, bu vinçlerin engebeli, dağlık arazide gezinmesini sağlamaktadır. Vinçler maksimum 18km/s ileri yönde hareket hızı sunmaktadır.

Yeni Tadano engebeli arazi vinci serisi, standart olarak Hello-Net telematik hizmeti ile donatılmıştır. Tadano'nun akıllı telefon uygulaması Hello-Data Link, gerçek zamanlı vinç verilerine kolay erişim için vinci, mobil cihazlara bağlamaktadır.

Tadano, “Vinç grubunun yeni geliştirilen pompa bağlantı kesme özelliği, güçlü performans sunarken yakıt tüketimini azaltmak için belirli bir süre rölantide kaldıktan sonra vincin hidrolik pompasını otomatik olarak durdurmaktadır. Standart Yakıt İzleme Sistemi, Eko Modu ve Pozitif Kontrol, çevre dostu çalışmayı geliştirmek için yakıt tüketimini daha da iyileştirmeye, CO2 emisyonlarını ve çalışma gürültüsünü azaltmaya yardımcı oluyor,” diye ekledi.

İŞTE LASTİK PORTFÖY BÜYÜTÜYOR

Son bir yıl içinde tüm olumsuzluklara rağmen “Türkiye’nin her yerinde” sloganıyla şu an başarıyla oluşturulan bayi ağıyla ülkemizin tamamına mobil pres hizmetini ve forklift lastiği satış, servis ağını götürmekte olan İş’te Lastik her geçen gün başarılarına bir yenisini ekliyor.

Dünyanın en önemli iş makinası lastikleri ile forklift lastiği üreticisi olan GRI (Global Rubber Industries) yapılan ikili anlaşma ile GRI Ultimate XT ve Globesta WT marka lastiklerinin Türkiye Distribütörlüğünü İş’te Lastik markasına yani Qibla Endüstriyel lastik firmasına vermişti.

GRI Ultimate XT şimdi de forklift ve iş makinası sektörünün duayen ve köklü markası Linde markasının OEM (Orijinal ürün üreticisi) ekipmanları arasına girdi.

İş’te Lastik hizmet ağını Mobil Pres markasıyla her geçen gün büyütürken endüstriyel lastik sektörünün ihtiyacını şu markalarla da karşılamaya devam ediyor:

Tokohama Galaxy, QIYU, Atlapex, BKT Liftmaz LM81 ve yerli üreticisi Starmax

Qibla Endüstriyel Lastik firması Hızır Aksoy ve Nejdet Sarısoy’un yönetiminde 2020 yılını kurumsal markalaşma ve bayi ağına ayırmıştır. Bir yıl içinde hedefine %100 oranında ulaşarak tescillettiği İş’te Lastik ve Mobil Pres markalarıyla hizmet ağını Türkiye’nin nerdeyse tamamına ulaştırma başarısını göstermiştir.

İş’te Lastik İstanbul başta olmak üzere İzmir’de bulunan Ege Bölge Müdürlüğü ile Ege Bölgesi’ne, Antalya Bayi ile Akdeniz Bölgesi’ne, Gaziantep Bayi ile Güneydoğu ve Doğu Anadolu Bölgesi’ne, Sinop ve Travzon bayiliği ile Karadeniz Bölgesi’ne, Marmara Bölgesi’nin ise İstanbul, Trakya, Yalova ve Bursa Bayileri ile hizmet götürmekteyken İç Anadolu Bölgesi’ne Eskişehir, Ankara ve Kayseri Bayileri ile Türkiye’nin tamamına ulaşma başarısını göstermektedir.

Clark, 2.000 ila 3.300 kg arasında yük kapasitelerine sahip yeni dizel forklift serisini piyasaya sürdü. Fiyat/performans sunmaya odaklanan L-Serisi, Orta Doğu ve Afrika'daki pazarlar için tasarlanmıştır.

Dizel forkliftler, lojistik, dağıtım ve üretim gibi çok çeşitli iç ve dış mekan uygulamaları için uygundur. Yoğun ısı gibi aşırı hava koşulları bile bu sağlam forkliftin performansını sınırlayamamaktadır.

Clark L-Serisi, bu seriyi çok çeşitli uygulamalarda günlük kullanım için uygun hale getiren mükemmel ivmeli 36,8 kW endüstriyel dizel motorlara sahiptir.

L-Serisinin bir özelliği de işletme maliyetlerini azaltmak için bakımının kolay olmasıdır. Bilgisayarlı tanılama sistemlerine gerek duyulmamaktadır. Gereksiz elektronik aksamların ortadan kaldırılması, forkliftlerin güvenilirliğini de artırmaktadır. Standart bileşenlerin kullanılması parça teminini kolaylaştırırken bakım kolaylığını da artırarak serinin çok uzun ömürlü olmasını sağlamaktadır.

Clark, forkliftlerin ilgili uygulamaya uyarlanabilmesi için L-Serisini geniş bir ek ekipman yelpazesiyle birlikte piyasaya sürüyor. Mevcut ek standart donanımlar arasında LED ön farlar, önde sinyal lambaları, havalı lastikler ve fren lambalı ve beyaz geri vites lambalı arka birleşik lambalar yer almaktadır. Opsiyonel olarak SE lastik; geniş sürüş, çift sürüş veya iz bırakmayan lastik; entegre veya kancalı yan vites; ek hidrolik fonksiyonlar; hızlı bırakma bağlantısı; flaş ışığı; arka çalışma lambası ve çeşitli koltuk seçenekleri mevcuttur.

L-Serisi, dizel motorlar için yeni çevre standartlarının özel kirlilik önleyici düzenlemeleri gerektirdiği AB'de piyasaya sürülmeyecek.

2021 Avrupa Mobil Vinçler Birliği (ESTA) Mükemmellik Ödülleri, Avrupa vinç ve ağır kaldırma endüstrisi açısından önde gelen bir ödül etkinliği olarak kabul edilmektedir.

Çevrimiçi etkinlik sırasında, Liebherr-Werk Nenzing GmbH “İnovasyon Üreticisi” kategorisinde birincilik ödülünü kazandı. Dünyanın ilk akülü paletli vinci LR 1250.1 unplugged, ödülü kazanan ürün oldu.

Liebherr Werk Nenzing GmbH'nin satış direktörü Gerhard Frainer ödül töreninde şunları söyledi:

“2020, özellikle yeni bir çığır açmak için cesur ve deneysel olunması gerektiğini kanıtladı. Unplugged vincimiz ile müşterilerimize alternatif bir tahrik tasarımı sunuyoruz. İlk akülü sondaj kulesi olan LB 16 unplugged'da daha önce gördüğümüz gibi, strateji tam bir başarıdır.

“İnşaat projeleri ihalelerinde çevresel sürdürülebilirliğe ilişkin katı gereksinimler ileri teknolojilere yönelik talebi artırmaktadır. Konsepti daha fazla ürün gamına taşıyacağımızdan ve orada da başarılı bir şekilde uygulayacağımızdan hiç şüphemiz yoktu. Ve gelecekte daha fazla fişsiz modeller geliştirmeye devam edeceğiz”

LR 1250.1 sadece Aralık ayında piyasaya sürülmesine rağmen, bir model Oslo'daki ilk şantiyesinde hâlihazırda başarılı bir şekilde konuşlandırıldı. Unplugged serisindeki diğer modeller önümüzdeki haftalarda Büyük Britanya'da devreye alınacak.

Sıfır Emisyon

 

LR 1250.1 Unplugged modeline 225 kW güç değerine sahip bir elektrik motoru güç sağlamaktadır. Konvansiyonel versiyonla karşılaştırıldığında, unplugged vincin performans veya kullanılabilirlik açısından herhangi bir eksiği yoktur ve maksimum 250 ton kaldırma kapasitesine sahiptir.

 

Unplugged serisine farklı bir görünüm kazandıran renk kompozisyonundaki mavi vurgu, ileri teknolojiyi temsil eden elektrik çözümünü simgelemektedir. Unplugged serisi vinçler, operatöre faydası, verimlilik ve çevresel sürdürülebilirlik açısında mümkün olan en iyi kombinasyonunu sağlamaktadır.

Frainer “Sıfır Emisyon” sayesinde bu model emisyonsuz ve çok düşük gürültü seviyesine sahiptir. Bu özellik, gürültüye duyarlı alanlarda ve ayrıca şantiyede çalışan insanlar için büyük bir avantajdır. Vinç, geleneksel bir şantiye elektrik beslemesiyle (32A, 63 A) 4,5 saatte ve isteğe bağlı olarak 125 A ile 2,25 saatte şarj edilebilir. Batarya kapasitesi 4 saat kaldırma işlemi yapabilecek şekilde tasarlanmıştır. Frainer, ismine uygun olarak, vinç kablolu veya kablosuz olarak çalıştırılabilir, dolayısıyla akülü-elektrikli tahrik tasarımı sayesinde "fişsiz" olabilir" şeklinde konuştu.

Linde Material Handling, 1959 yılından bu yana Almanya'daki Aschaffenburg üretim tesisinde karşı ağırlıklı forklift üretmektedir. Mart 2021'de, bir milyonuncu araç montaj hattından çıktı ve seramik ve cam endüstrisi için frit, pigment ve diğer ürünlerin üretimiyle iştigal eden dünyanın en büyük tesislerinden biri olan müşterisi Colorobbia España SA'ya törenle teslim edildi.

Pandemi nedeniyle büyük kutlamaların iptal edilmesi gerekse de, Mart ayı ortasında Aschaffenburg fabrikasında bir milyonuncu karşı ağırlıklı forkliftin üretim hattından çıkması gerçek bir tüyleri diken diken eden bir andı. Kilometre taşı aracın tamamlanması, kırmızı Bengal ışıkları, maytaplar, duman ve "1.000.000" sayısının etrafında yağan onlarca ışıltı kullanılarak bir dakikalık bir kapalı alan havai fişek gösterisiyle kutlandı ve herkesin görebilmesi için videoya çekildi.

Ertesi gün, 3.5 ton yük kapasiteli en yeni nesil Linde dizel forklift, İspanya'nın doğu kıyısındaki Colorobbia España SA'daki gelecekteki işyerine, arkasında tüm montaj çalışanlarının imzaları ile yola çıktı. Gittiği yerde, 60 araçlık bir filoya güç katacak.

 “24 yıldır Linde forkliftlere güveniyoruz ve özellikle forkliftlerin kullanım kolaylığı ve güvenliğini takdir ediyoruz” şeklinde konuşan Colorobbia España SA Genel Müdürü Gonzalo Trilles de Castro sürdürülebilirlik, inovasyon ve teknoloji konularında kendi felsefesini paylaşan bir şirketle güvenilir bir ortaklığın da kendisi açısından eş öneme sahip olduğunu ekledi ve şu şekilde devam etti:

"Bütün bunlar, müşterilerimizle rekabet avantajı olarak paylaştığımız uzun vadeli başarının garantisidir." Forkliftin bu yıl yüzüncü yılını kutlayan İspanyol şirkete gelişi, maytapların da yer aldığı özel olarak dekore edilmiş bir pastayla gerektiği gibi kutlandı.

Linde Material Handling'in Aschaffenburg merkezindeki bir milyonuncu karşı ağırlıklı forklifti, halihazırda 60 yılı aşkın bir süredir devam eden kurumsal başarı öyküsündeki en güncel olayı temsil etmektedir. Linde'nin ilk forklifti olan “Hubtrac'in” piyasaya sürülmesiyle intralojistik uzmanı, o zamana kadar çalıştırılması zor olan, genellikle sarsıntılı bir debriyaj ve vites değişimine sahip ticari araçlara endüstriye yöne veren, teknolojik bir alternatif sunmuştur.

Çift pedallı kontrolün takılmasına izin veren yenilikçi hidrostatik tahrik sayesinde, bu öncü model malları almak ve depolamak veya kamyonları yüklemek ve boşaltmak için ideal uygunluğa sahipti: sık sık ileri ve geri hareket ederken vites değiştirmeye gerek kalmaması her iki ayağın da ilgili pedal üzerinde rahat bir pozisyonda dinlenebilmesine izin vermekteydi.

O zamanlar bile, bu özellik mal taşımada daha yüksek verimlilikle sonuçlanmış ve içten yanmalı motorlar veya elektrik motorları ile çalıştırılıp çalıştırılmadıklarına bakılmaksızın günümüzde Linde'nin karşı ağırlıklı forkliftlerinin alametifarikası olmaya devam etmiştir.

Günümüzde Linde Material Handling çok çeşitli enerji türleri, akıllı yardım sistemleri ve standart olarak ağ oluşturma gibi özellikleri sayesinde bir kez daha teknolojik standartları belirleyerek endüstriyel forkliftlerini geleceğe uygun hale getirmektedir.

“Amacımız, müşterimiz olan şirketlerin malzeme akış süreçlerini mümkün olduğunca verimli ve güvenli hale getirmelerini sağlayarak, ana işlerinde daha da başarılı olmalarına imkân vermek” şeklinde konuşan Linde Material Handling Marka Yönetimi Kıdemli Başkan Yardımcısı Stefan Prokosch; “Müşterilerimizi ikna eden ürünlerle, şirketimizin tarihindeki bir sonraki dönüm noktasına, yani bu yılın Haziran ayında Linde'nin yeni elektrikli forklift neslinin lansmanını yapmaya şimdiden kararlı bir şekilde odaklanmış durumdayız.” şeklinde sözlerine devam etti.

Güvenilirlik, görünürlük, filo yönetimi ve parça tedariki, Hyster forkliftlerin ve ReachStackerların zorlu metal bobin işleme gereksinimlerini desteklemek için Oxelösunds Limanı'na getirdiği avantajlardan sadece birkaçı.

Oxelösund Limanı, İsveç'in Stockholm kentinin 100 km güneyinde bulunmaktadır. Yaklaşık 200 çalışandan oluşan bir ekiple faaliyet gösteren limanda, operasyonlar diğer paketli nakliye çözümlerinin yanı sıra, okyanusa açılan gemiler için dökme mallara dayanıyor.

Metal bobinler, Borlänge'den trenle limana varır ve bir vinç yardımıyla boşaltılır. Bobinler, forkliftlerin taşımasına hazır halde stoklanır. Yükleme için bir gemi limana girdiğinde, liman operatörleri metal bobinleri gemilere bobin yükleyen liman vinçlerine taşımaktadır.

Bu çalışma kombinasyonu, Oxelösund Limanı'nın zorlu operasyonları için Hyster forklift filosu seçmesine neden oldu.

"Güvenilir ve güçlü makineler” diye konuşan liman üretim mühendisi Christian Vallin, "Hyster’in herhangi bir sorunu nasıl çözeceklerine dair çözümleri var. Yedek parça temini gibi. Bize çekici gelen toplam bir çözüm olması" dedi.

Erik Pogrebnjak "Yeni filoyu seçmeden önce, Oxelösund Limanı araçlar için bir gereksinim listesi oluşturdu. Operatörleri, aracın nasıl davranmasını istediklerini ve yeni forkliftlerin hangi donanıma sahip olması gerektiğini ifade etme fırsatı ile baştan sona söz hakkına da sahipti" diye konuştu. Erik Pogrebnjak; Hyster yetkili bayisi Nordisk Truck-Trans AB'nin satış temsilcisinin, sahayı birçok kez ziyaret ettiğini ve forkliftlerin limanın özel gereksinimlerini karşılamasına yardımcı olmak için geri bildirimde bulunduğunu ifade etti.

Tüm bu görüşme ve yerinde tespitlerin sonrasında Oxelösund Limanı, ikişer adet Hyster H32XM012 forklift ve RS46-36CH ReachStacker ile bir adet 20 ton kapasiteli H20XM-9 Hyster forklift alımına karar verdi. Bu seçimde ekipmanların güvenilir ve güçlü olması, zorlu liman koşullarına uygun olmaları neden oldu.

Hyster Big Truck Müdürü Dmitry Dubrovsky, "Forkliftleri sipariş etmeden önce müşteri, diğer Hyster müşteri tesislerinde ve Hyster bayileriyle birlikte forkliftleri ve ReachStackerları çalışırken görme şansı buldu." Dmitry Dubrovsky. "Forkliftleri test etmek ve özel uygulama ihtiyaçları için doğru kararı verdiklerinden emin olmak için Hollanda'nın Nijmegen kentindeki Hyster fabrikasını ziyaret etme fırsatı da buldular” şeklinde konuştu.

Operatör Görüş Açısını Optimize Etme

Oxelösund Limanı büyük makineler kullanmaktadır ve büyük metal yüklerle çalışır, bu da operatörün ileri ve geri görüşünün bozulabileceği anlamına gelmektedir.

Hyster, ağır hizmet tipi forkliftlerin arkasındaki kameraların yanı sıra çatal sehpasının hem üstüne hem de altına yerleştirilmiş yüksek kameralar kurarak yardımcı oldu. Operatörler, bunun sürüş sırasında rıhtımı görmelerine yardımcı olduğunu keşfettiler.

Limanda görevli operatörlerin makineler ile ilgili yorumları ise "Hyster forkliftlerinin hoşuma giden yanı yumuşak dönüşleri, çok fazla ihtiyaç duyulmayan ama çok güvenli fren yapan fren sistemine sahip olmalarıdır. Makineden indiğimde boyun ağrısı ya da benzeri bir şey hissetmiyorum. Ergonomik ve sessizler” şeklinde oldu.

Hyster Tracker Kontrol Sağlar

Teslim edilen yeni filonun önemli bir parçası, Hyster Tracker kablosuz yönetimi sistemine sahip. Çok çeşitli filo yönetimi avantajlarının yanı sıra, bu sistem Oxelösund Limanı'na operatörleri sınırlama fırsatı verdi. Böylece yalnızca şirket tarafından yetkilendirilenler çalışma saatlerinde bir forklift kullanılabilmekte.

Forkliftlerin teslimatından bu yana Hyster, Oxelösund Limanı'nın özel iş ihtiyaçlarına göre forkliftlerin daha da fazla ayarlamak ve uyarlamak için müşteriyle birlikte saha çalışmaları yaptı.

Oxelösund Limanı’nda üretim mühendisi olan Christian Vallin "Genel olarak anlaşmadan ve baştan sona gidişatından çok memnunuz ve Hyster ile ilişkimiz daha da gelişti" diye konuştu. Christian Vallin, "Kesinlikle başkalarına Hyster'ı kullanmalarını tavsiye ederim" dedi.

Manitou yeni çözümler sunuyor

Manitou, yeni bir kompakt sabit ve ultra kompakt teleskopik yükleyici serisinin yanı sıra yeni mafsallı yükleyicileri tanıttı.

VISION serisindeki MRT 1645 ve MRT 1845 modelleri ile bu lansmana iki yeni makine daha eklendi. Önceki ürünlere kıyasla 500 kg (1,100 lbs) ek yük kapasitesi ile bu iki ürün 4,5 T yük için sırasıyla 16 m ve 18 m kaldırma yüksekliği sunmaktadır. Ayrıca yeni bir Stage V motorla donatılmış olup, sırasıyla 75 hp ve 116 hp güç üretmektedir.

En yüksek kapasiteler, 12 yeni model içeren VISION+ serisinde gruplandırılmıştır. Bu seri, altı yeni ürünle tamamen yenilendi: MRT 2260, MRT 2660, MRT 3570 (elektronik süspansiyonlu versiyonu da mevcuttur), MRT 2570 ve MRT 3060.

Manitou, çevrimiçi lansmanına üç yeni model ekledi: MT 730 H, MT 930 H ve MT 930 HA (platform sepetli).

Küçük boyutları sayesinde bu üç modelin taşınması kolay olup, sahadan sahaya hızlı bir şekilde teslim edilebilirler. Taşıyıcı üzerindeki bir çatal montaj sistemi, ataşmanla makinenin uzunluğunu daha da optimize etmek ve böylece nakliye maliyetlerini azaltmak için tasarlanmıştır.

Şirket ayrıca yeni bir ultra kompakt, engebeli arazi sabit teleskopik yükleyici serisinin ön-lansmanını yaptı. Bu ULM (Ultra-Hafif Manitou) modelleri, standart ataşman ile sadece 2.700 kg ağırlığa sahiptir ve bu nedenle özel bir izin gerekmeden standart bir treyler üzerinde taşınabilir. İnşaat sektörüne yönelik olduğu kadar peyzajcılar, bahçıvanlar veya etkinlik ekipleri için de tasarlanan ürünler, 2022'nin başlarında bayi ağına, kiralamalara ve kilit hesaplara teslim edilecek.

Manitou bu arada mafsallı yükleyici yelpazesini yenilemekte ve genişletmektedir. Avrupa için Stage V motorları ve ABD için Final Tier IV motorlarıyla donatılan bu yeni makineler, müşterilerinin ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılamak için çok sayıda seçenekle birlikte yeni bir tasarıma sahiptir. MLA 2, MLA 3, MLA 4 ve MLA 5 şeklindeki dört kompakt modele, daha fazla kapasite için kısa bir kol ve artan kaldırma yüksekliği gerektiren uygulamalar için uzun bir kol ile bağlanacak ve bu ekipmanlarla donatım mümkün olacaktır. Ayrıca gölgelikli veya entegre kabinli olarak da sunulacaklardır.

Jungheinrich 2021 tahminini revize etti

2021'in ilk çeyreğinde gelen çok güçlü siparişler ve yılın geri kalanı için beklenen yüksek talep nedeniyle Jungheinrich, 2021 yılı tahminini yükseltiyor.

2021 yılının tamamı için güncellenmiş kurumsal planlamayı temel alan yönetim kurulu, gelecek sipariş tahminini öngörülen 3.9-4.1 Milyar EUR (4.7-4.95 Milyar EUR) seviyesinden 4.2-4.5 Milyar EUR (5-5.4 Milyar EUR) seviyesine yükseltti.

Bu güncellenmiş tahminin temelinde yıl boyunca daha fazla yaygın karantina veya tesis kapanması olmayacağı ve grubun tedarik zincirlerinin bozulmadan kalacağı varsayımı yer almaktadır.

Şirket piyasa bilgilendirmesinde "Jungheinrich'in teslim etme kabiliyetini sağlamak için önlemleri tam olarak uygulamaya devam edeceğiz. Kasım 2020'de yayınlanan Strateji 2025+ hedefleri tam kapsamlı olarak takip edilecek ve 2025 için temel hedefler yıl boyunca gözden geçirilecek." ifadelerinde bulundu.

Jungheinrich, 2021 yılına çok güçlü bir başlangıç yaptı. Gelen siparişler 2021 yılının ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre %30 arttı.

Jungheinrich AG'nin 31 Mart 2021 tarihli ara beyanı 7 Mayıs 2021 tarihinde yayınlanacak.

We use cookies to improve our website. By continuing to use this website, you are giving consent to cookies being used. More details…