All for Joomla All for Webmasters

İletişim Tel: +90 544 795 01 01

Raf Koruması Yeniden Mercek Altında

Raf koruması ve kaldırma direk kontrolü, Linde Material Handling tarafından yeniden mercek altına alındı. Rafta çarpışma hasarını önleyen yeni bir sensör geliştirilmiş olup, çok işlevli bir kol, parmak eklemlerine nazik davranırken sürüş, uzanma ve kaldırma işlevlerinin etkin kontrolünü sağlamaktadır. Filo yöneticileri maliyet tasarrufu ve üretkenlik kazanımlarından faydalanırken, forklift operatörleri tüm dikkatlerini yük taşımaya verebilmektedir.

Raf sistemlerinde meydana gelen çarpışma hasarı, önemli miktarda zaman ve para harcaması gerektirdiğinden depo yöneticileri için önemli bir maliyet olabilir. Ezilmiş raf destekleri ve hasarlı sütunlar, esas olarak, yük depolanırken ve alınırken gözleriyle rafın önünde manevra yapan çatallı forklif operatörlerinden kaynaklanmaktadır. "Zeminde olup bitenler kolayca gözden kaçabilir" şekilde konuşan Linde Material Handling Çatallı Forklfit Kıdemli Ürün Müdürü Alexander Schmidt, pazar araştırmalarının, hasarların birincil olarak uzayan kollardan kaynaklandığını, yük, çatal veya şasinin daha az sıklıkla dahil olduğunu gösterdiğini ekliyor.  "Küçük bir dikkatsizlik bile depo operasyonlarında büyük kesintilere yol açabilir" diyen kıdemli Ürün Müdürü Scmidt  "Bir raf çerçevesinde bir metrelik bir uzunlukta ve altı milimetre derinlikte bir girinti oluşması halinde, rafın yük taşıma kapasitesinin üçte biri kaybolabilir. Bunun sonucunda da karşılık gelen bir dizi raf konumu artık kullanılamayacak hale gelerek depo kapasitesinin düşmesine neden olur. Hasarın onarılması ve raf bileşenlerinin değiştirilmesi zaman alıcıdır zira hasarlı raf çerçevesinin her iki tarafındaki tüm alanlar boşaltılmalı ve ürünler geçici olarak başka bir yerde depolanmalıdır. Bu da ek mesai ve ek depolama alanını gerektirir, operasyonları kesintiye uğratır ve böylece depodaki üretkenliği azaltır. ” sözleriyle olumsuz sonuçların altını çiziyor.

Linde Material Handling, Raf Koruma Sensörü (RPS) sayesinde bu sorunu ele alıyor. Korumalı bir muhafaza içerisinde yük kollarının üzerine monte edilen iki özel ışık sensörü, önlerindeki ışık huzmesinde odaklanan nesneleri algılar. Bir engel tespit edilirse, yardım sistemi forklifti dinamik olarak frenler ve böylece hasarı önler. Sensörler, bir rafın önünde manevra yaparken olağan hız olan saatte beş kilometreden daha düşük bir çekiş hızında aktif hale gelir. Operatör, örneğin daha uzun mesafeleri kat etmek için belirlenen bu hız limitini aşarken, patentli sistem kapatılır. Schmidt, kullanılan teknoloji, yapay ışıkta olduğu kadar doğal gün ışığında veya güneş ışığında da çalışabildiğinden tipik depo koşullarına mükemmel şekilde uyuyor, sözleriyle açıklıyor.

RPS'nin, sürücü havuzunda düzenli olarak yeni veya geçici çalışanlar bulunan şirketler için özellikle yararlı olduğu kanıtlanmıştır. "Bu bireyler genellikle deneyimsizdir ve istifleme aracının boyutlarını yanlış değerlendirebilir." diyen Linde ürün müdürü şu şekilde devam ediyor: Burada, "ekstra bir çift göz" olarak, raf koruma sensörü, ağır ekipmanın hızlı ancak güvenli manevraları için değerli destek sağlamaktadır.

Geçtiğimiz yılı 130 milyar dolara yakın ihracatla kapatan Türkiye imalat sanayisinin bir numaralı fuarı olan WIN EURASIA 2021’i Ticaret Bakanlığı destek kapsamına aldı.

Bakanlığın, ihracat stratejileri ve ekonomik öncelikler doğrultusunda yurtiçinde desteklediği sayılı fuarlar arasında yer alan WIN EURASIA’ya katılacak firmalar bu kapsamda önemli teşviklerden yararlanabilecek. WIN EURASIA Genel Müdür Yardımcısı Belkıs ERTAŞKIN, “İmalat sanayisi ve endüstride faaliyet gösteren firmalar, WIN EURASIA 2021’de yer alarak, Ticaret Bakanlığı’nın katılımcılarımıza sağladığı desteklerden yararlanabilecekler. Bir tarafta Ticaret Bakanlığı desteği katılımcılarımızın fuar bütçelerini rahatlatırken, diğer tarafta WIN’in sunacağı küresel ticaret olanakları, firmalar açısından eşsiz birer fırsat olacak.” dedi.

Uzun bir aradan sonra 10-13 Kasım 2021 tarihleri arasında Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekleşecek olan etkinlik, yeniden endüstriyel dönüşümün buluşma platformunu oluşturacak. Bu sene ilk defa hibrit bir şekilde gerçekleşecek fuara, geleneksel fiziksel stantlarla katılımın yanı sıra dijital ortamda da katılım mümkün olacak. Organizasyona bu yıl yine Hannover Fairs Turkey ’in sektöre dair organize etmiş olduğu eşsiz konferanslar eşlik edecek. Yüz yüze buluşmaları özleyen tüm iş insanları, 4 günlük fiziksel fuar süresince, toplantılarını yeni eşleştime platformu üzerinden organize edip, maksimum verim alabilecekleri şekilde takvimlerini yönetebilecekler. Bu platform, özlenen yüz yüze toplantıların yanı sıra dijital ortamda yapılacak toplantılar için de kullanılabilecek.

Deutsche Messe’nin her zaman ‘’önce sağlık’’ bakış açısıyla hareket ettiğini vurgulayan Belkıs ERTAŞKIN “Elbette 10-13 Kasım tarihleri arasında Hannover Fairs Turkey olarak tüm taşeronlarımız ve fuar merkeziyle koordineli çalışıp, gerekli her türlü önlemi alacağız.” şeklinde ifade etti.

İnci Akü, ağır vasıta için tasarladığı yeni ürünleriyle pazara ağırlığını koymaya geliyor. Şirket, EVR teknolojisi ile tasarlanan yeni ürünleri EFB Pantera, Maxim A Gorilla ve yenilenen Formul A Taurus ile ağır vasıta kullanıcısına uzun ömür, yüksek titreşim direnci ve daha fazla marş basma gücü vadediyor.

İnci Akü, ağır vasıta segmenti için geliştirdiği yeni ürünlerini  tanıttı

İnci Holding ve GS Yuasa iştiraki İnci GS Yuasa’nın öncü markası İnci Akü, ağır vasıta araçlar için A sınıfı teknolojiyle tasarladığı, A kalite yeni ürünleri EFB Pantera, Maxim A Gorilla ve yenilenen Formul A Taurus’u, 8 Nisan günü gerçekleştirdiği dijital lansman toplantısı ile ana bayi temsilcilerine tanıttı.

Lansman toplantısında yaptığı konuşmada sektördeki gelişmeleri ve İnci Akü’nün teknoloji alanındaki çalışmalarını katılımcılara aktaran İnci GS Yuasa İcra Kurulu Direktörü Cihan Elbirlik, “En güvenilen enerji depolama şirketi olma vizyonuyla çıktığımız bu yolda yenilikçi bakış açımız, daha iyisi için bitmeyen enerjimiz ve paydaşlarımızla olan sinerjimizi daima ileriye taşımaya gayret ediyoruz. Ar-Ge merkezimizde gerçekleştirdiğimiz çalışmaların sonucunda 2019 yılında, pazara ve binek araç tüketicisine İnci Akü’nün konvansiyonel üst segmentteki yeni ürün serisi Maxim A Gorilla’yı sunduk. Geçen yıl start-stop segmentine yön veren yeni ürünümüz EFB Max Tigris ile çıtayı yükselttik ve binek aküde yılı pazar lideri olarak tamamladık. A sınıfı teknolojimizle, A kalite ürünlerimizle, A Takımı bayilerimiz ve çalışma arkadaşlarımızla şimdi de ağır vasıta segmentine ağırlığımızı koyuyoruz” ifadelerini kullandı.

Ağır vasıta araçların ihtiyaçlarını, kullanıcılarının iç görülerini ve beklentilerini kendilerine pusula olarak belirleyerek ürün geliştirme çalışmalarına yön verdiklerini vurgulayan İnci GS Yuasa Kurumsal İletişim ve Pazarlama Müdürü Gökçe Yılancıoğlu Tellici, “Binek, hafif ticari ve ağır vasıta segmentlerinin toplamından oluşan akü pazarı, 2020 yılında 4 milyon civarındaydı. Pazarın yaklaşık üçte ikisini oluşturan binek & hafif ticari segmentinde, son 4 senede artarak yüzde 35’lere ulaşan, çok güçlü bir pazar payımız bulunuyor. Bugün tanıtımını gerçekleştirdiğimiz EVR teknolojisine sahip yeni nesil ürünlerimizi içine alan ağır vasıta segmentinde de hem otomotiv üreticilerinin hem de araç kullanıcılarının beklentilerine en doğru çözümleri sunarak mevcut pazar payımızı iki katına yükseltmeyi hedefliyoruz. Binek akü alanındaki başarılarımızı, ağır vasıta alanına da taşıyarak her araç sınıfında en çok tercih edilen akü markası olacağız.” dedi.

300’ü aşkın katılımcıyla gerçekleşen dijital lansman toplantısına ünlü basketbol koçu ve Türkiye Basketbol Antrenörleri Derneği (TÜBAD) Başkanı Çetin Yılmaz konuşmacı olarak katıldı. Yılmaz, katılımcılara yeniliklere açık olmak, liderlik becerileri ve takım olmak konularında deneyimlerini aktardı.

Güçlü ve çevik EFB Pantera, dayanıklılığı ile öne çıkıyor

Güçlü ve çevik EFB Pantera Heavy Duty serisi, start-stop yüksek elektriksel donanıma sahip uzun yol araçları için özel olarak geliştirildi. EVR teknolojisi sayesinde çekici arka şasi kullanımına uygun olan ürün, 2 buçuk kata kadar daha uzun ömrü ve 60 kata kadar daha uzun süre titreşim direnciyle kullanıcısına yolun başından sonuna kadar üstün performans ve güç sunuyor. EFB Pantera, aynı zamanda yüzde 10’a kadar daha fazla marş basma gücüyle kullanıcısının vazgeçilmezi olmayı hedefliyor.

Maksimum güç EVR teknolojisiyle Maxim A Gorilla’da buluşuyor

Maksimum gücün EVR teknolojisiyle buluştuğu Maxim A Gorilla ise yoğun şehir trafiğinde dağıtım, taşıma ve ulaşım sağlayan araçlar için geliştirildi. 2 buçuk kata kadar daha uzun ömrü* ve 30 kata kadar daha uzun süre titreşim direnci* sunan Maxim A Gorilla, üstün ürün teknolojisi ile araç üreticilerinin tüm gereksinimlerini karşılıyor. Ürün, aynı zamanda yüzde 10’a kadar da daha fazla enerji sağlıyor.

Dayanıklılığın formülü Formul A Taurus ile yeniden yazılıyor

EVR teknolojisiyle yenilenerek dayanıklılığın formülünü yeniden yazan Formul A Taurus, 10 kata kadar daha uzun süre titreşim direnci* ve 2 kata kadar daha uzun ömrüyle (İnci Akü Supra Sentor’a göre) en zorlu koşullara meydan okuyarak yolun başından sonuna kadar yüksek dayanıklılık sağlıyor. Ürün, aynı zamanda yüzde 10’a kadar daha fazla marş basma gücüyle de araca gerçek performansını yaşatıyor.

Doosan, 9 Serisi Euro Stage V uyumlu karşı ağırlıklı forklift serisini, 2-3,5 T kapasite aralığındaki beş yeni modelle genişletti.

Yeni şık tasarım, % 50 daha büyük taban plakası, gizli yatırma silindiri, artırılmış gövde açıklığı ve kavisli ön, üst ve arka cam panellere sahip tamamen yeni bir 'tam yüzer' kabin tasarımı sunarak operatör konforunu arttırmakta, gürültüyü sadece 79db seviyesine ve titreşimi minimuma düşürmektedir.

9 Serisindeki tüm forkliftlerde olduğu gibi, D25S-9 serisi de sürücüye daha da geniş bir görüş alanı sağlamak için tasarlanmıştır. Büyük, yuvarlak cam paneller ve konturlu kaporta tasarımı net bir ön, arka ve üst görüş sağlamakta olup, FFT geniş görüşlü direk seçeneği ile daha da iyi ön görüş sunmaktadır.

D25S-9'un kalbinde, endüstriyel araçlar için özel olarak tasarlanmış Doosan yapımı G2 dizel motor yer almaktadır. Düşük RPM'de yüksek tork sağlayarak, etkili bir şekilde iyileştirilmiş forklift hızlandırma, sürüş ve tırmanma performansı sağlar. Daha da önemlisi, doğası gereği çevreci olan G2 motor, Dizel

Partikül Filtresi (DPF) ile donatıldığında, Euro Stage V yönetmelikleriyle tamamen uyumludur. Normal çalışmada, DPF rejenerasyonu sürüş sırasında otomatik olarak gerçekleşerek, çalışma süresini en üst düzeye çıkarmakta ve kesintisiz çok yönlü performans sağlamaktadır. Yeni serinin önemli bir maliyet tasarrufu sağlayan standart özelliği, operatörün göreve en uygun performansı seçmesine olanak tanıyan çoklu tork işlevidir.

ECO modu, gereksiz hızlanmayı azaltarak yakıt tüketimini en aza indirmekte; yüksek mod, ağır hizmet işlerinin taleplerini karşılamak için güç çıkışını artırmakta ve Standart mod, verimi günlük görevlere uygun seviyelerde tutmaktadır. Doosan, motora ve servis alanlarına daha iyi erişilebilirlik ile bakım kolaylığını hesaba kattığından kaput açıklığı açısı 80°ye çıkarılmış olup, alet kullanmadan sökülebilen yan panel ve zemin plakası, önemli alanlara kolay erişim sağlamaktadır. Şanzıman yağı filtresi ve basınç kontrol portu, kolay inceleme ve bakım için
şanzımanın üstüne yerleştirilmiş olup, elektronik bileşenler kolaylık sağlamak için merkezileştirilmiştir.

Bursa’da faaliyet gösteren Forklas Otomotiv Lastik Makine Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti. kuruluşunun 20 yılını kutluyor. Firmanın kurucusu Veysel Kılıç, Forklas’ın kuruluş hikayesini şöyle anlatıyor.

“1960  Trabzon doğumluyum, çocukluğum ve eğitim hayatım  Ankara’da geçti. Ankara Hacettepe Üniversitesi İstatistik Bölümü mezunuyum 35 yaşına kadar Ankara’da hayatımı idame ettirdim ve bu ilde 4 yıl lastik sektöründe çalışmalarım oldu.

1995 yılında Bursa’ya lastikçi ve rulmancı olarak geldiğimde  forklift lastiğini  pek bilmiyordum ancak, Eczane gibi bir  Rulmancı dükkanında  forklift lastiği satmaya başlayınca  bu iş oldukça ilgimi çekmeye başladı ve 2000 yılının sonlarında çalıştığım işyerinden ayrılarak  bu işi yapmaya karar verdim ve 2001 yılında resmi olarak Forklas firmasını  faaliyete geçirdim  ve o günden bugüne işimizi geliştirerek ve yenileyerek müşterilerimize  en iyi hizmeti vermeye devam ediyoruz. Her ne kadar Ankara’da  30 yıl evvel lastikçilik mesleğine girişimle birlikte  26 yıl evvel Bursa’ya geldiğimde de mesleğe devam ettim  ve 20 yıl evvel de Forklas firmasını  faaliyete geçirdik ve şimdi   2021 yılını  20’nci kuruluş yıl dönümümüz olarak kutluyoruz.

Forklas ünlü markaların bayisi

Forklas firması endüstriyel lastik sınıfında ülkemizin  en çok tutulan markalarını ürün yelpazesine ekleyerek bu manada müşterilerine en iyi hizmeti vermeye özen gösterdiğinin  altını çizen Veysel Kılıç, Forklas’ın ürün pörtföyünde  Solideal, Continental, BKT ve ERC marka lastiklerin bulunduğunu  ve bu firmaları   Bursa ve Güney Marmara  bölgesinde forklas’a yakışır  bir şekilde temsil etmeye  azami gayreti gösteriyoruz şeklinde konuşarak sözlerine şöyle  devam etti.

“26 yıldan beri  “Güven, saygı ve uzmanlık” ilkelerine  dayalı çalışma yaklaşımlarımız  ile müşterilerimize  her zamankinden daha  yakın olmayı  hedeflediğimiz için  Mobil Dolgu  lastik servisimizde hizmete sunarak  Bursa ve çevre il ve ilçelerinde  müşterilerimize ve ihtiyaç sahiplerine  yardımcı olmaya çalışıyoruz”

Raflarda çarpışma hasarını önleyen raf koruma sensörü ve verimli sürüş kontrolünü, uzanma mesafesini ve kaldırma işlevlerini tek bir kumanda kolu kontrolünde birleştiren çok işlevli kol: Bu iki yeni seçenek artık Linde Material Handling'in çatallı forkliftlerinde mevcuttur. Filo yöneticileri maliyet tasarrufu ve üretkenlik kazanımlarından faydalanırken, forklift operatörleri tüm dikkatlerini yük taşımaya verebilir.

Raf sistemlerinde meydana gelen çarpışma hasarı, önemli miktarda zaman ve para harcaması gerektirdiğinden depo yöneticileri için önemli bir maliyet olabilir. Ön şasi ve kollardaki hasarlar temel olarak yük depolanırken ve geri çekilirken operatörlerin yukarıya doğru odaklanarak çatallı forkliftlere rafın önünde manevra yaptırmalarından kaynaklanmaktadır. "Zeminde olup bitenler kolayca gözden kaçabilir" şekilde konuşan Linde Material Handling Çatallı Forklift Ürün Müdürü Alexander Schmidt, pazar araştırmalarının, hasarların birincil olarak uzayan kollardan kaynaklandığını, yük, çatal veya şasinin daha az sıklıkla dahil olduğunu gösterdiğini ekliyor.

"Küçük bir dikkatsizlik bile depo operasyonlarında büyük kesintilere yol açabilir" diyen Kıdemli Ürün Müdürü Scmidt "Bir raf çerçevesinde bir metrelik bir uzunlukta ve altı milimetre derinlikte bir girinti oluşması halinde, rafın yük taşıma kapasitesinin üçte biri kaybolabilir. Bunun sonucunda da bir dizi raf konumu artık kullanılamayacak depo kapasitesinin düşmesine neden olur. Hasarın onarılması ve raf bileşenlerinin değiştirilmesi zaman alıcıdır zira hasarlı raf çerçevesinin her iki tarafındaki tüm alanlar boşaltılmalı ve ürünler geçici olarak başka bir yerde depolanmalıdır. Bu da ek mesai ve ek depolama alanını gerektirir, operasyonları kesintiye uğratır ve böylece depodaki üretkenliği azaltır. ” sözleriyle olumsuz sonuçların altını çiziyor.

Linde Material Handling, Raf Koruma Sensörü (RPS) sayesinde bu sorunu ele alıyor. Korumalı bir muhafaza içinde uzanma kollarının üstüne monte edilen iki özel ışık sensörü, önlerindeki nesneleri algılamaktadır. Bir engel algılandığında, destek sistemi forklifti otomatik olarak frenleyerek hasarı önler. Sensörler yalnızca, bir rafın önünde manevra yaparken olağan hız olan saatte beş kilometreden daha düşük bir çekiş hızında aktif hale gelir. Operatör, örneğin daha uzun mesafeleri kat etmek için belirlenen bu hız limitini aşarken, patentli sistem kapatılır. Schmidt, kullanılan teknoloji, yapay ışıkta olduğu kadar doğal gün ışığında veya güneş ışığında da çalışabildiğinden tipik depo koşullarına mükemmel şekilde uyuyor, sözleriyle açıklıyor.

Raf koruma sensörünün, personel değişim hızı yüksek olan veya düzenli olarak acente operatörlerini çalıştıran şirketler için özellikle yararlı olduğu kanıtlanmıştır. "Yeni veya acente personeli genellikle deneyimsizdir ve istifleme aracının boyutlarını yanlış değerlendirebilir." diyen Linde ürün müdürü şu şekilde devam ediyor: Burada, "ekstra bir çift göz" olarak, raf koruma sensörü, ağır ekipmanın hızlı ancak güvenli manevraları için değerli destek sağlamaktadır.

RPS destek sistemi, 1,4 ila 2,5 ton yük kapasitesine sahip Linde çatallı forklift serisinin R-14 – R25 yüksek performanslı modellerinde opsiyonel donanım olarak mevcuttur ve yakında bu forkliftler için bir iyileştirme çözümü olarak da sunulacaktır.

Mal işleme uzmanı Linde MH'nin ikinci yeni seçeneği, yeni bir çok işlevli kol türüdür. Bu çözüm, Linde çatallı forklif işletimini daha da rahat hale getirmekte olup, operatörlerin konsantrasyonunu ve konforunu korumaya yardımcı olmak ve verimi artırmak için tasarlanmıştır. Ergonomik bir çalışmayı temel alan bu yenilikçi insan-makine arayüzü, Fraunhofer Enstitüsü (IAO) ve Porsche Industriedesign ile işbirliği içinde geliştirilmiştir. Bu işbirliği sonucunda operatörün eli rahat bir şekilde doğal bir konumda dururken, dört yönde de kolaylıkla çalıştırılabilen bir kumanda kolu ortaya çıkmıştır. Sağa yanlamasına uzatılmış bir kanat, daha büyük eller için ek destek sağlamaktadır. Çekiş, uzanma mesafesi ve kaldırma fonksiyonlarının tümü, bilek ve parmaklardan minimum çaba ile sezgisel olarak kontrol edilebilir. Tüm hidrolik fonksiyonlar tek bir kontrol elemanında birleştirilmiştir ve eli yukarı ve aşağı hareket ettirmeye gerek yoktur. Bunun sonucunda verim artışı ve sezgisel kullanım sağlanmış olur. Kaldırma direğini kaldırmak veya indirmek için kolun tamamı ileri veya geri hareket ettirilir. Sola ve sağa hareketlerle direğin uzanma mesafesi yönlendirilir. Yeniden konumlandırılarak kol dayanağından büyük kumanda kolunun  ortasına alınan iki kelebek kol çatallı forkliftin yatırma ve yana kaydırma fonksiyonlarını kontrol etmenin yanında, yatırma ve yatay dengelemeyi de kontrol ettiklerinden artık ek olarak sırasıyla yana kayma operasyonunun hizalama ve ortalanma işlemlerini de gerçekleştirmektedir. Korna ve yönlendirme kolu çok işlevli kolun sol tarafında bulunmaktadır. Uygun şekilde konumlandırılmış bileşenlerin en büyük avantajı, tüm kontrol komutlarının, eldiven takarken bile sezgisel olarak yapılabilmesi, böylece operatörün dikkatini her zaman yük taşımaya odaklayabilmesidir.

Continental, dijital online bayi portalı ContiOnlineContact'ı genişletti. Portal artık tüm Off-The-Road (OTR) (yol dışı kullanım) ve tarımsal kullanım lastik portföyünü listelemektedir. Bu şekilde diğer sektörlerin yanı sıra tarım, sanayi, hafriyat, liman ve havalimanı sektörlerindeki bayi ve müşterilerin esnek şekilde ve talep üzerine lastik sipariş etmelerine imkan sunulmaktadır.

Bayi portalının OTR ve tarım lastiklerini de içerecek şekilde genişletilmesiyle, hizmet performansı sürekli olarak iyileştirilecek ve lastik siparişi müşterilerin bireysel ihtiyaçlarına hitap edecek. Yeni ürünler, hem doğrudan bölgesel depolardan teslimatla birlikte doğaçlama sipariş olarak hem de fabrikalardan doğrudan sevkiyat olarak mevcuttur.

ContiOnlineContact: Bir bakışta tüm bilgiler

ContiOnlineContact aracılığıyla bayiler ve müşteriler, Continental ticari özel lastik ve aksesuarlarının tamamını içerisinde arama yapabilir ve ürün bilgilerine ve teknik belgelere rahatça ve istedikleri zaman erişebilir. Özel uygulama için bir lastik seçtikten sonra elverişliliğini kontrol etmek ve bir sipariş vermek ve siparişi izlemek için portal kullanılabilir. Ayrıca, ürün güncellemeleri ve pazarlama materyalleri sayesinde bayiler Continental'daki en son gelişmelerden haberdar olmaktadır. Portalın diğer geliştirmeleri şu anda hazırlık aşamasındadır.

Premium lastik üreticisi Continental yeni Lastik-Bulucu hizmeti ile filo yöneticilerinin uzun yol veya şehirlerarası dağıtım faaliyetlerine uygun lastikleri seçmelerine yardımcı oluyor.

AB verilerine göre, Avrupa genelinde karayolu taşımacılığından kaynaklanan CO2   emisyonlarının yüzde 25'i ağır vasıtalardan salınıyor. Ağır vasıtalar için CO2 emisyonu performans standartlarını belirleyen 2019 Avrupa Yönetmeliği uyarınca, araç üreticilerinin yönetmelik kapsamına giren araçlarının CO2 emisyonlarını 2025'e kadar (2019 Temmuz ayına kıyasla) yüzde 15 ve 2030'a kadar (2020 Haziran ayına kıyasla) yüzde 30 azaltmaları gerekiyor.

Kamyon üreticileri ve filo operatörlerinin AB'nin bu iddialı emisyon hedeflerine ulaşma çabalarında en önemli faktörlerden biri ise lastik seçimi. Çünkü bir filonun karbondioksit emisyonları, yakıt tüketimi ve lastiklerinin yuvarlanma direnci ile doğrudan ilgili. Yuvarlanma direnci, yakıt maliyetlerini etkileyen temel faktörlerden biridir.

Yakıt maliyeti ise filonun toplam işletme maliyetlerinin yüzde 30'una ulaşabilir. Continental, oluşturduğu bir mikrosite ile yuvarlanma direncinin ve onu etkileyen faktörlerin tam olarak ne olduğunu ve hangi lastik parametrelerini etkilediğini açıklıyor. Hazırlanan videoda, yuvarlanma direncinin yakıt tasarrufuna ve dolayısıyla emisyonları azaltmaya nasıl yardımcı olduğu örneklerle açıklanıyor.

Lastik Bulucu doğru lastikleri tespit etmeye yardımcı olur

Yeni Lastik-Bulucu ile Continental müşterilerine çok özel bir hizmet sunuyor. Bu platform,   filo yöneticilerinin uzun yol veya şehirlerarası dağıtım faaliyetlerine uygun lastikleri seçmelerine yardımcı oluyor. Lastik Bulucu uygun bir lastik serisi önermeden önce filolarının temel ihtiyaçlarını iki adımda analiz ediliyor. İlk adımda, yakıt verimliliği ve lastiklerin kilometre performansı arasında ayrım yapılıyor. İkinci adım, günlük çalışma profilini dikkate alıyor:

Filo ağırlıklı olarak otoyollarda mı yoksa şehirlerarası yollarda mı görev yapıyor? Kamyon genellikle uzun yola mı yoksa kısa yola mı çıkıyor? Lastik Bulucu, müşteriyi lastik portföyü ve farklı lastiklerin özellikleri hakkında da bilgilendiriyor. Müşteri bundan sonra faaliyetleri için en uygun lastiğin hangisi olduğuna karar veriyor.

Depo faaliyetleri hızla büyürken, Combilift ilk özel stand-on elektrikli sipariş toplayıcıları olan Aisle Master-OP'yi piyasaya sürdü.

Bu yeni model, depo uygulamalarında çok yönlü operasyon için dar koridorlu mafsallı forklift ve sipariş toplayıcının avantajlarını bir araya getirmektedir.

Bu modelin gelişiminde, Combilift'in yeniliklerinde sıklıkla olduğu gibi müşteri geri bildirimlerinden ve ayrıca e-ticarette son zamanlarda hızla artan büyümeden etkilenilmiştir. Combilift CEO'su Martin McVicar, "Depolarında yer tasarrufu, depolama ve verimlilik için hâlihazırda Aisle Master'ı kullanan müşterilerin, Aisle Master'ı, özelleştirilmiş sipariş toplama için giderek artan taleplerini karşılayacak şekilde yeniden geliştirip geliştiremeyeceğimizi sorduğunu" söyledi.

2019 ve 2020 yıllarında gerçekleştirilen araştırma ve geliştirme çalışmaları sonucunda Aisle Master-OP ortaya çıktı. Bu ünitenin ana özelliği, dünya çapında birçok pazarda telif hakkı korumasına sahip olan kademeli operatör bölmesidir. Sadece 280 mm'lik düşük zemin yüksekliği, makinanın her iki tarafından da rahatça ve tek adımda erişim sağlamakta, bu şekilde operatörün oturarak inip binmek zorunda kaldığı durumla kıyaslandığında sipariş toplama işlemi hızlanmaktadır. AME-OP forklift, sipariş toplama işlemi tamamlandığında vardiyalarda sırasında iç / dış mekânda yükleme / boşaltma ve stok ikmali için geleneksel Aisle Master'ın tüm önemli avantajlarına sahiptir.

Aisle Master-OP, 1.500 kg ile 2.500 kg arasında kaldırma kapasiteleri ve 12.1 m'ye kadar kaldırma yükseklikleri ile çeşitli varyantlarda mevcut olup, 1.650 mm'ye kadar dar koridorlarda çalışabiliyor.

McVicar "Bu, depolama sektöründe büyük bir yeniliktir ve tek bir Aisle Master'ı birden çok uygulama için (dar koridor operasyonu, forkliftten rafa taşıma, toplu toplama ve ürün siparişi toplama) kullanabilmenin getirdiği çok yönlülük, yurtiçinden ve dünyanın dört bir tarafındaki ihracat pazarlarından bu yeni ürüne yönelik güçlü taleple sonuçlanacaktır." şeklinde öngörüde bulunmaktadır.

ASTI Mobile Robotics, mobil robot yelpazesini hafif yüklerin taşınması ve hareketine yönelik Boxmovers adı verilen bir dizi araçla genişletiyor.

Bu AGV'ler (Otomatik Kılavuzlu Araçlar), üretim akışları (küçük bileşenlerin montajı veya alt montajı gibi), hatta hammadde veya mamul beslemesi yapmak ve yardımcı malzemeleri taşımak için ideal olup, bunların tamamını bilgi analizini, kestirimci bakımı ve iyileştirilmiş hızlı karar alma sürecini göz önünde bulundurarak gerçekleştirmektedir.

Bu mobil robotlar, konteynerler, koliler, tekerlekli arabalar ve tepsiler gibi farklı yük türlerini her türlü aktarma istasyonundan farklı şekillerde otomatik olarak almak, bırakmak ve teslim etmek için tasarlanmış olup, bu işlemleri tek tek, istiflenmiş, çok seviyeli, zemin vb. farklı şekillerden yapmaktadır. Boxmover serisi,  farklı istasyonlarda sürekli malzeme tedarikini sağlarken üretkenliği ve güvenliği en üst düzeye çıkarmayı, süreleri iyileştirmeyi, karmaşık süreçleri yönetmeyi ve olası insan hatalarını ortadan kaldırmak ve maliyetleri ve süreyi azaltmak için akışın ve envanterin denetlemesine imkan vermektedir.

Boxmover serisinde üç farklı türde AGV türü mevcuttur. Bunlardan ilki lazer tarayıcı ile desteklenen yapılandırılabilir kaldırma fonksiyonu sayesinde farklı teslimat yüksekliklerinde 50 kg ağırlığa kadar paketleri otomatik olarak teslim edebilen proANT-L'dir. proANT-P ise aynı yüksekliğe monte edilmiş konveyörler, farklı tipte kutular ve ayrı veya istiflenmiş tepsiler arasında - aynı boyutlarda ve 200 kg'a kadar tamamen bağımsız bir malzeme tedariki sağlamaktadır. Üçüncü model olan proANT-F, 300 kg ağırlığa kadar farklı tipte konteynerleri doğrudan zeminden alarak taşımak için geliştirilmiştir.

Bu seri, farklı yüksekliklere sahip dar alanlarda malların taşınması ve depolanması için idealdir, zira alanı optimize etmek için son teknolojiyi, güvenilir, yüksek kaliteli bir çözüm kullanmaktadır. Bu AGV'ler, çok güvenli ve güvenilir olan ve toplam esneklik, dinamik rota planlaması, kolay kurulum ve operatörlerle güvenli ve işbirliğine dayalı etkileşime izin veren SLAM doğal navigasyon sayesinde mevcut altyapıda değişiklik gerektirmeden faaliyet gösterir.

Boxmovers, bilgi analizini basitleştirmek, bakım öngörüsünde bulunmak ve hızlı karar vermeyi iyileştirmek için akışları ve süreç optimizasyonunu gelişmiş akıllı bağlantı ve uzaktan veri izlenebilirliği aracılığıyla gerçek zamanlı olarak takip eder.

We use cookies to improve our website. By continuing to use this website, you are giving consent to cookies being used. More details…