All for Joomla All for Webmasters

İletişim Tel: +90 544 795 01 01

Emisyon Dışında Her Şey

STILL GmbH E-forklift Ürün Müdürü Gerald Strugg düzenlediği basın toplantısında elektrikli forklift alanında zorlu bir çözüm sunan, hem iç hem de dış mekanlarda verimli şekilde çalışabilen bir forklift olarak göz alıcı çok yönlü STILL RX 60 elektrikli forkliftin en son modeline atıfta bulundu ve "Egzoz gazları dışında her şeyi sunuyor," diye takıldı. Sözlerine şöyle devam etti.

“3,5 ila 5 ton kapasiteli model, RX 60 serisinin çeviklik, manevra kabiliyeti ve yüksek sürüş konforundaki başarılarını temel almayı amaçlamaktadır. kompakt 80 Volt elektrikli forklift, olağanüstü kullanım performansı ve yüksek kullanılabilirlik sunmaktadır. performans, maliyet, çevresel uyumluluk veya kullanım verimliliği açısından forklift filosu tasarlama söz konusu olduğunda daha fazla şirkete yeni bir perspektif sunmaktadır.

Bu yıl, 1920 yılında Hans Still tarafından kurulan Hamburg merkezli şirket için özel bir yıl ve elektrik enerjisine geçişinin büyük kısmını bu yıl gerçekleştiriyor. Kaynakları optimal ve verimli bir şekilde kullanmak şirketin DNA'sında mevcuttur.  Şirket 100 yıl önce kurulduğundan beri, her şey elektrik enerjisi ve mobilitenin yenilikçi kombinasyonunun yanı sıra mevcut pazar gereksinimlerine açık bir bakışla ilerleme için öncü bir ruh ve tutku  etrafında dönüyor.

 Savaş sonrası dönemde ekonominin artan hareketliliğine karşın yakıt eksikliği yaşanmasıyla önce 1946 yılında elektrikli araba EK 2000 ve sadece birkaç yıl sonra ilk STILL elektrikli forklift olan EGS 1000 ile büyük başarı geldi. Daha sonra piyasaya sürülen çok sayıdaki başarılı forklift serisinde de, ürün geliştirmenin merkezinde hala  yüksek enerji verimlilik ve dahili lojistikte sıfır emisyon uygulama olasılığı ile birlikte güçlü performans ve ergonomiden temelinde müşteri ve endüstri ihtiyaçlarına net bir şekilde odaklanma bulunmaktadır. Güç kaynağını RX 60-35 / 50'nin kalbi yapan mantık budur”.

Her uygulama için güç

Müşteriler için standart olarak 500 mm veya talep üzerine 600 mm yük merkezine sahip yedi farklı araç seçeneği mevcuttur. Tüm ağırlık sınıflarında, daha fazla taşıma kapasitesi, daha fazla güç ve hızlanma ile zorlu uygulama profillerinde mükemmelleşmiş yüksek performanslı bir varyant mevcuttur.

STILL GmbH'deki STK / Yönetim Kurulu Üyesi Thomas A Fischer  forkliftin bir çok  sektöre pazarlanacağını söyledi ve şu açıklamayı yaptı: "Otomotiv, kimya, içecek, perakende gibi ağır yüklerin kaldırılması gereken her yerde geniş bir ürün yelpazesine sahibiz."

Önemli bir özellik olarak, hem kurşun asit piller hem de lityum iyon teknolojisi mevcuttur ve STILL, bunların etkinliklerine dair sağlam kanıtlara sahip olduğunu söylüyor. 2019 yılının başımda bağımsız bir testin sonuçlarıyla, yeni serinin daha küçük versiyonu olan  ve muadil dizel forkliftlerle yarışacak düzeyde taşıma performansı ve tırmanma kabiliyeti sunan RX 60-25'in (2.5 ton kapasiteli)  doğrudan elektrikli forklift yarışmasında en iyi dereceyi aldığını ortaya koymuştur.

 STILL mühendisleri şimdi bu başarılı tahrik konseptini 5 tonluk modele aktardı. Bu, ön aksta aktif soğutmaya sahip iki adet güçlü, kapsüllü üç fazlı tahrik motorları ile mümkün olmaktadır.

 Yüksek performanslı versiyonda, iki adet 11 kW motor daha da fazla güç sağlamaktadır. Bir önceki modele göre tahrik motoru çıkışını yüzde 46 artırmaktadırlar. Her iki motor da tam dönüş açısında eşit olarak tahriklendiğinden, forklift özel bir manevra kabiliyetine sahiptir. Talep üzerine sunulan aktif soğutma, maksimum işleme performansında bile yüksek termal stabilite sağlamaktadır. Sağlam ve bakım gerektirmeyen fanlar, güç elektroniğinin kapsüllü bileşenlerinin yanı sıra kaldırma ve tahrik motorlarını, tamamen filtresiz olarak sıcaklık kontrolü ile soğutmaktadır.

STILL, düşük tüketimi ve 930 Ah (59,5 kWh) veya RX 60-50'nin Li-Ion versiyonunda 118,4 kWh'ye varan akü kapasitesi sayesinde, güç paketinin ara şarj yapmadan arka arkaya iki vardiyayla kolayca başa çıkabileceğini söylemektedir. Artık rüştümü ispatlamış yanal pil kapağı, akü değişimi açısından kelimenin tam anlamıyla yeni perspektiflerin önünü açmaktadır.

RX 60-35 / 50'nin 4 mm kalınlığındaki çelik kapağı artık arkaya doğru kolayca 180 derece açılabilmekte ve pil, elektrikli bir transpalet kullanılarak tek bir kişi tarafından değiştirilebilmekte, böylece yer, zaman, enerji ve kaynak tasarruffu sağlanmaktadır. İsteğe bağlı olarak, entegre bir yerleşik şarj cihazı, çalışma sırasında hızlı ve kolay ara şarj için daha da fazla esneklik sağlamaktadır.

Thomas Fischer, müşterilere seçenek sunmanın önemli olduğunu söylüyor ve şunları vurguluyor: “İyi bir portföyümüz var ve hem kurşun asit hem de lityum seçenekleri sunuyoruz. Yine de, li-iyona doğru net bir müşteri eğilimi görüyoruz.” Elektrikli forkliftlerin pazar payının “5-10 yıl içinde % 50'nin üzerinde” olacağını tahmin ediyor. Peki Hidrojen bazlı yakıt hücresi teknolojisi için benzer bir başarı eğrisi görüyor mu? “Yakıt hücresi o kadar ekonomik değil ve özellikle sübvanse edilmediği takdirde öyle olmaya da devam edecek. Brüksel sübvansiyonları olmadan tam anlamıyla gelişmek imkansız olabileceğinden, ihtiyaç duyulan bazı büyük siyasi tartışmalar var ”şeklinde soruyu cevaplıyor.

Hız ve ergonomi

Hız ve dayanıklılık da önemi özelliklerdir. RX 60, 20 km/s hıza çıkabilirken, hızlı başlatma modu ve sürücünün kabinden çıkması halinde devreye giren otomatik yaylı park freni ile zaman tasarrufu (ve güvenlik) sağlamaktadır. Ayrıca, sezgisel araç bilgisayarı, tüm ilgili performans işlevlerinin ve araç bilgilerinin net ve rahat bir şekilde gözden geçirilmesini sağlamaktadır. STILL tasarımcıları, çalışan bağlılığını sürdürmede hem ergonominin hem de eğlencenin rolünü kabul etmişlerdir. RX 60, alçak ön gövdesi ve kolay erişimli kontrol ve ekran yerleşimi ile dikkat çekiyor. Optimum görünürlük için tasarlanan direk profilleri, taşınan malların etrafında ve direğin ötesinde ekstra geniş bir görüş alanı yaratmaktadır.

Sürücü kabini, önceki modele göre 16 mm daha fazla tavan boşluğuna sahip olmasının yanında, özellikle ferah ayak boşluğu ile de dikkat çekmektedir. Sürücü açısından yorulmaya neden olmayacak bir bacak pozisyonu için, önceki model göre yaklaşık bir el genişliği kadar daha fazla geniş olup, ayrıca büyük numaralı ayaklar için bile yeterli hareket özgürlüğü sunmaktadır. Araca binerken ve araçtan inerken daha fazla güvenlik ve konfor için genişletilmiş basamakta ek bir kaymaz kenar mevcuttur. Ergonomik şekilli pil kapağı aynı zamanda rahatlık da sağlamakta olup, koltuk en arka konumdayken bile baldırlarla temas etmemektedir. Pedal konumu, bacaklar üzerindeki gerilimi azaltmakta ve gaz ile fren pedalları arasında engelsiz bir harekete izin vermektedir.

Ticari açıdan daha geniş bir pencereden bakıldığında Yönetim Kurulu Başkanı Henry Puhl, şirketin 2020'nin beklenmedik zorluklarıyla iyi şekilde başa çıktığını öne sürüyor ve şu şekilde konuşuyor: "Güvenli bir çalışma ortamı yarattık, tamamen işlevsel kaldık ve yaptığımız işte güvende hissetmek için müşterilerimizle birlikte çalışıyoruz." Gerçekten de, pandeminin çok korkulan ikinci dalgası ortaya çıktıkça, Avrupa'da ender bir meta olan iyimserlik notuna dikkat çekiyor. “Biraz güven uyandırmak istiyorum” diyor. "Artık COVID hakkında çok daha fazla şey biliyoruz, bununla nasıl başa çıkacağımız hakkında çok daha fazla şey biliyoruz ve bunun üstesinden gelmek için hepimiz birlikte çalışmalıyız. "

COVID'in nedeniyle siparişlerde çift haneli bir düşüş olduğunu kabul ediyor, ancak STILL'in, hızla büyüyen e-ticaret işlemlerinin yönlendirdiği intralojistik liderliğindeki müşteri sektörlerinde pandeminin 'kazananlarının' sağladığı faydalardan yararlanacağını söylüyor. STILL'in mesajı, doğru forklifti seçmenin günümüzde marka ve tonajdan çok daha fazlası olduğudur. Dahili lojistik sistemleri önemlidir ve doğru enerji seçimi hayati bir rol oynamaktadır. Bu, uygulama profiline ve örn. toplam işletme maliyetleri, sürdürülebilirlik, dijitalleştirme veya hizmet gibi bireysel bakış açısına bağlı olarak değişebilir.

2020 yılında Gaziantep ilinde kurularak kısa bir zaman içerisinde Türkiye’nin önde gelen Forklift yedek parça firmaları arasına giren Akdemir Forklift yurt içinden ve yurt dışından İthal ettiği forklift yedek parçalarının yanı sıra özel imalatlar da yaptırarak Türkiye genelindeki müşterilerinin ihtiyaçlarını karşılıyor.

Forklift sektörünün  yeni tanımaya başladığı Akdemir Firmasının  kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Demir, kendisi, iş hayatı ve Akdemir forklift firması hakkındaki sorularımızı yanıtladı.

Gaziantep ilimizde Akdemir forklift yedek parça firmasını kurdunuz sektörümüzdeki firmalarında sizi tanıması açısından sizi tanıyabilir miyiz, Mustafa Demir Kimdir?

1971 yılında Şanlıurfa Hilvan ilçesine bağlı Türkmen köyünde dünyaya geldim. İlkokul eğitimimi Türkmen köyünde  tamamladım. Çalışma hayatına daha çocuk yaşta iken 1983 yılında Şanlıurfa Evren sanayi sitesinde oto tamircisi olarak başladım ve bu meslekte kendimi geliştirerek 1989 yılında kardeşim ile birlikte  “ Üstün Dizel”  adı altında tamir ustası olarak devam ettim.

Evliyim ve dört erkek bir kız çocuğu babasıyım.

Profesyonel iş hayatınızdan bahseder misiniz?

1994 yılında BMC yetkili servisliğini üstlendik 1999 yılında servislikle birlikte isim değişikliğine giderek “Demir Kardeşler”  adı altında yeni bir şirket kurdum bu şirketle birlikte hem yedek parça hem de yetkili servis alanlarında faaliyete devam ettim. 2004 yılında tamamen yedek parça sektörüne geçiş yaparak  Şanlıurfa ilimizin en büyük MERCEDES ve BMC yedek parçalarının toptan ve perakende  satışlarını yapmaya  başladım.

2010 yılına gelindiğinde inşaat sektöründe yeni atılımlar gerçekleştirerek 2014 yılında MDEMİR inşaat  şirketini kurarak yapı ve inşaat malzemelerinin toptan ve perakende satışına yöneldim ve bir çok inşaat eserini Şanlıurfa ilimize kazandırmış oldum.

2010-2016 yılları arasında Tüm Sanayici ve İş Adamları Derneği Şanlıurfa şube Teşkilat Başkanlığı ve Şube Başkan Yardımcılığı görevlerini ifa ettim.

Makine sektörüne nasıl giriş yaptınız?

2016 yılında ASFAR şirketini ve JCB yetkili servisliğini devir alarak İş makinaları sektörüne adım atmış oldum 2017 yılında PERKİNS  bölge bayiliğini,2018 yılında ERMAK kaya kırıcılarının bayiliğini üstlenerek  2017-2018 yıllarında ASFAR çatısı altında Hidrolik-pres  kısmı olan ASFAR HİDROLİK bölümünü kurdum.2020 yılında Şanlıurfa Hilvan bölgesinde  büyük ölçekli bir arazi alarak DEMİRBEY köyünü kurarak Tarım sektöründe de büyük bir atılım gerçekleştirmiş oldum.

Akdemir forklift firması ve çalışmaları hakkında da bilgi verir misiniz?

2020 yılında MDEMİR şirketini Gaziantep bölgesine taşıyarak Ahmet İlke Ak ile ortak olarak şirket ünvanını AKDEMİR FORKLİFT olarak değiştirdik. Bu iş yerimizde  her marka forkliftlerin yedek parçalarını gerek iç piyasadan gerekse yurt dışından ithalat yaparak ve aynı zamanda bazı parçaların imalatını da  yaptırarak bu ürünleri Türkiye’nin her ilindeki ihtiyaç sahibi müşterilerimize gönderiyoruz.

Akdemir firması olarak ileriye dönük ne gibi projeleriniz var bizimle paylaşır mısınız?

Firma olarak forklift sektöründeki tüm gelişmeleri, teknolojileri ve pazardaki talepleri güçlü idari yapımızla değerlendirmeye tabi tutarak ve güçlü mali birikimlerimiz ile bu sektörde de öncü firmalar arasında yer almak ve Müşterilerimizle “Satışla bitmeyen dostluk” köprüsünü en iyi ve sağlam bir şekilde inşa etmek en büyük hedefimizdir.

BOLZONI Akıllı Çatallar

Yeni forkliftlerde standart donanım olarak sunulan çatallar, temel ataşmandır. Malzeme taşıma ihtiyacına, yük tipine bağlı olarak forkliftler kağıt rulo kelepçeleri, balya kelepçeleri, tambur kelepçeleri, döner arabaları vb. farklı tipte ataşmanlarla donatılabilir. Çatallar bile yükseltilebilir ve "akıllı" çatallara dönüştürülebilir. Bu modüler çözümler, mevcut yana kaydırıcılara ve çatal konumlayıcılara kurulabilir.

Akıllı çatallar, forklift sürücüsüne yükleme, boşaltma ve depolama işlemleri sırasında, özellikle de paletleri raflardaki yüksek seviyelerde taşırken ve forklift manevraları sırasında çok yardımcı olmaktadır.

Bolzoni akıllı çatal çözümleri programı

Tüm forkliftler için tasarlanan Bolzoni akıllı çatallar, sağlam bir tasarıma sahiptir ve farklı kesit ve uzunluklarda mevcuttur. " İşyerinde güvenliği ve verimliliği artırmak önemli," şeklinde konuşan Bolzoni Group Çatal Ürün Müdürü Lorenzo Masoni şu şekilde devam etti: "Çatallara kamera yerleştirilmesi, taşınacak yükü hızlı bir şekilde kavramayı ve güvenli bir şekilde hareket etmeyi sağlamaktadır. Ayrıca, zaman tasarrufu sağlamak açısından entegre tartım sistemine sahip çatal, taşınacak yükü tartabilir ve bir Uygulama aracılığıyla verileri kaydedebilir. "

Çatala Monte Kamera: Easy-FORK

Tüm forklift kamyonları için tasarlanan Bolzoni Easy-FORK serisi, depolama alanlarında güvenliği önemli ölçüde artırmaktadır.

Çatala monte yan kamera

Kameranın pozisyonu sayesinde sürücü, koltukta doğru ergonomik konumu korurken, yatay 52 derecelik görüş açısı ile her iki çatalı da net bir şekilde görebilmektedir.

Kamera görüntüleri sürücü kabininin içine monte edilmiş  7 inç büyüklüğündeki monitörde görüntülenebilmektedir. Kamera ve monitör arasındaki bağlantı kablosuz (standart) veya güçlendirilmiş bir kablo ve kablo makarası aracılığıyla olabilir.

Easy-FORK, özelleştirilmiş ve uyarlanmış konfigürasyonlarla (isteğe bağlı olarak kablo makarası) gelen fabrika ve satış sonrası çözümlerdir.

Çatala monte uç kamera

Bu tür bir çözüm, yük çatalların üzerindeyken bile tam görünürlük sağlamaktadır. Sağlam IR kamera, üçlü LED ışığa sahiptir ve tamamen çatal ucuna entegre edilmiştir. Bağlantı kablosu çatalın içinde kalır. Led ışıklar sayesinde düşük ışık koşullarında yükleme bile güvenli hale getirilir.

Kameranın pozisyonu sayesinde sürücü, koltukta doğru ergonomik konumu korurken, yatay 52 derecelik görüş açısı ile alanı net bir şekilde görebilmektedir.

Yanal kameralı çatal versiyonunda oldupu gibi kamera görüntüleri sürücü kabininin içine monte edilmiş  7 inç büyüklüğündeki monitörde görüntülenebilmektedir. Kamera ve monitör arasındaki bağlantı kablosuz veya güçlendirilmiş bir kablo ve kablo makarası aracılığıyla olabilir.

Easy-FORK Vision Systems serisi, yan çatal kamerası, uç çatal kamerası ve geliştirilmekte olan Ön kamera ve lazer dahil olmak üzere çatal taşıyıcıya monte edilecek modüler bir çözümü içermektedir.

Bu tür bir çözüm, yük çatalların üzerindeyken bile tam görünürlük sağlamaktadır. Sağlam IR kamera, üçlü LED ışığa sahiptir ve tamamen çatal ucuna entegre edilmiştir. Bağlantı kablosu çatalın içinde kalır. Led ışıklar sayesinde düşük ışık koşullarında yükleme bile güvenli hale getirilir.

Kameranın pozisyonu sayesinde sürücü, koltukta doğru ergonomik konumu korurken, yatay 52 derecelik görüş açısı ile alanı net bir şekilde görebilmektedir.

Yanal kameralı çatal versiyonunda oldupu gibi kamera görüntüleri sürücü kabininin içine monte edilmiş  7 inç büyüklüğündeki monitörde görüntülenebilmektedir. Kamera ve monitör arasındaki bağlantı kablosuz veya güçlendirilmiş bir kablo ve kablo makarası aracılığıyla olabilir.

Easy-FORK Vision Systems serisi, yan çatal kamerası, uç çatal kamerası ve geliştirilmekte olan Ön kamera ve lazer dahil olmak üzere çatal taşıyıcıya monte edilecek modüler bir çözümü içermektedir.

RAVAS kantar çatallarının iFORKS-32 forklift üzerine montajı 5 dakika sürmektedir.

iFORKS-32 Forklift Kantarları

Dakikalar içinde monte edilen kantarlı çatallar, forklift ile nakliye sırasında yükleri doğrudan tartmak ve yük ağırlık verilerini takip etmek için kullanılır.

Kablo olmadan kompakt Lityum iyon akü paketleri ile çalışan bu kantarlı çatalların tüm tartım bileşenleri çatal pabucunun altında ve arkasında iyice gizlenmiştir.

Direk eğiminin otomatik şekilde düzeltilmesi sayesinde yüksek hassasiyetli tartım elde edilmektedir. Bu fonksiyon, direk eğildiğinde ve çatallar yatay konumda olmadığında meydana gelen ağırlık hatalarını otomatik olarak düzeltir.

Son olarak, tartım verileri entegre Bluetooth aracılığıyla aktarılır. Google Play ve App store'da bulunan RAVAS WeightsApp sayesinde, akıllı telefon veya tablet, kantara bağlı uzak ekran ve uzaktan kumanda görevi görür.

Bolzoni Group Çatal Ürün Müdürü Lorenzo Masoni konuyla ilgili olarak "Bu yüksek teknolojili RAVAS ürünü Ağustos 2020'den beri BOLZONI tarafından dağıtılmaktadır ve bu ürünü çatal konumlandırıcıyla birlikte şiddetle tavsiye ediyoruz." açıklamasını yapmaktadır.

RAVAS kantarlı çatallar, Bolzoni Auramo ve Meyer çatal konumlayıcılara kolayca monte edilebilmektedir. Burada MEYER 6-2504 şaft kılavuzlu modele takılmıştır.

2007'den beri malzeme takibi ve sertifikalı kalite

Bolzoni, 2007 yılından beri forkliftler, inşaat ve tarımsal malzeme taşıma makineleri için birçok farklı kapasite, bölüm ve uzunlukta, ISO ve özel montajlı eksiksiz bir çatal yelpazesi tasarlamakta ve üretmektedir.

İtalya'nın Piacenza ve Çin Halk Cumhuriyeti'nin Longhua şehirlerinde bulunan iki özel üretim tesisinde Bolzoni yılda yaklaşık 400.000 birim üretmektedir.

Tüm Bolzoni çatalları, onaylı kimyasal bileşim kalitesi ve hammaddeye uygulanan ısıl işlem açısından ISO 2328 ve 2330'da belirtilen parametrelere uyumludur. Hammaddenin kaynağına kadar takip edilmesini sağlayan barkodlama.

Bolzoni çatalları, dünya çapında OEM tesislerinde fabrika çıkışı olarak takılır ve satış sonrası hizmetler uzmanları için de uygundur.

Bolzoni Group Çatal Ürün Müdürü ve Bolzoni Group Akıllı Çatal Uzmanı Sayın Lorenzo Masoni.

Akıllı Çatal çözümleri hakkında daha fazla bilgi için Bolzoni Group Çatal Uzmanı Lorenzo Masoni ile iletişime geçin. Lorenzo Masoni'ye bir e-posta gönderin.

Akıllı Çatal Çözümleri ile ilgili referanslarımızı sorabilir veya tesislerinizde bir demo ünitesi organize etmesini talep edebilirsiniz. Sizin için hazır bir demo kitimiz mevcuttur.

Akdeniz bölgesinin seçkin firmalarından biri olan Atakan Makina, forklift ve istif makinaları sektörünün öncü ve güçlü markalarından YALE ile yoluna devam ederken, Sıfır ve 2.el Makina alım-satımı, yedek parça ve servis hizmetleri ve ATARENT firması ile forklift kiralaması olmak üzere kısaca sektörün her dalında hizmet veriyor.

Bir aile şirketi olan  Atakan Makina firmasının kurucu ortaklarından ve İşletme Müdürü Mehmet Fatih Cengiz, ATAKAN Makina firmasının çalışmaları hakkında bilgiler verdi.

“Şirketimiz 2001 yılında iş makinaları tamir bakım onarım servisi olarak kurulmuş olup, kurulduğu günden itibaren vizyonunu sektörde öncü ve yön veren işletme konumuna gelmek olarak belirlemiştir. 2005 yılında HYUNDAI ile ile başlayan servislik hikayemiz, 2007 yılında şu anda şirketimizin ana odak noktası olan forklift sektörüne HYSTER markası ile geçiş yaptı. 2019 yılından itibaren  tamamen forklift sektörüne kanalize olan firmamız sektörün öncü ve güçlü markalarından YALE ile yoluna devam etmektedir.” diye konuştu ve  Forklift sektörünün bölgedeki durumunu da kısaca özetleyen Cengiz, “Forklift sektörü günden güne büyüyerek gelişen bir sektör durumundadır.  Bölgemiz tarım, liman lojistik ve sanayi üretimleri açısından oldukça geniş iş alanlarına hitap etmektedir. Yıllar geçtikçe forklift kullanan işletmelerin ve biz servislerin olumlu yönde geliştiğini gözlemlemekteyiz.” dedi. sözlerine şöyle devam etti.

“2019 yılı sonunda dünya markası olan YALE markası ve QUICKLIFT ailesine dahil olduk. Birlikteliğimiz her geçen gün güçlenerek devam etmekte. Markamızı Akdeniz bölgesinde satış ve servis bayisi olarak temsil etmekteyiz.”

Satış ve satış sonrası hizmetlere büyük önem verdiklerinin altını çizerek belirten Mehmet Fatih Cengiz, “Öncelikle iyi bir servis araştırmacı ve gelişime açık olmalı. Yani sadece sektörün o anki taleplerine değil sektörde henüz oluşmamış taleplerinde hazırlığı içerisinde olmalı. Sektörde karşılaşılan zorlukları klasik yöntemler dışında farklı bir bakış açısı ile değerlendirilmesi ve çözülmesi gerekir. Biz tüm ekip arkadaşlarımıza bu felsefeyi aşılamaya çalışıyoruz.”

Baba nasihatı  “STOK SATAR”

Atakan Makina firmasının yedek parça deposunda  önemli miktarda stok bulunduğunu gözlemledik ve  bunun nedenini sorduğumuzda “Bizde baba nasihatıdır “ STOK SATAR” sözü. Özellikle temsil ettiğimiz markalarda ciddi derecede stok yapılanması içerisindeyiz. Yani bizi ve markamızı tercih etmiş firmaları oluşabilecek yedek parça taleplerinde hedefimiz minimum süre bekletmektir. Ayrıca firmamızın çözüm yüzdesini bulundurduğumuz yedek parçalar sayesinde olumlu yönde değer kazanmaktadır.” diye açıkladı.

Kiralamada ATARENT markası

Forklift kiralama sektörüne de  çok önem verdiklerini özellikle  belirten Mehmet Fatih Cengiz, “Önceleri sadece çalıştığımız  firmalara destek amaçlı amatörce yürüttüğümüz kiralama hizmetimiz yıllar geçtikçe büyüyerek profesyonelleşmeye başlamıştır  Şu anda kiralama markamız olan ATARENT  markası piyasada  oldukça bilinir hale geldi  ATARENT  1-7 ton arası forklift  ürün yelpazesine sahip ve her geçen gün kuvvetlenerek yoluna devam etmektedir.” dedi ve sözlerini devam etti.

“Ümitlerle başladığımız, korkuların daha hakim olduğu bir yılı çok şükür kazasız belasız olabildiğince iyi durumda kapattık. Umarım bir daha benzer durumlar ile ülkemiz ve dünya karşılaşmaz. Bu sene yani 2021  bana göre profesyonellik senesi. Gemiyi iyi idare eden her işletme iyi sonuçlar alacaktır. Umuyorum bu sene 2020 yılının tüm yaralarını saran bir sene olacaktır.

Firma olarak hedefimiz Avrupa ülkeleri ve markalarında verilen hizmetin daha iyisini verebilmek. Tabi bu biraz kulağa zor gelse de birinin bu yolu açıp Global devler ile yerli ve yurdun markası arasındaki rekabet ateşini fitillemesi gerekiyor. İnşallah daha çağdaş ve dinamik çalışmalar ile tekrardan bir röportaja konu olacağız.”

Depoda yeni yüksekliklere ulaşmak

Depoların her zamankinden daha fazla ürün depolaması gerekiyor, ancak sınırlı alana sahip olan tesisler genişleyemiyor ve daha fazla yayılamıyor. Bu durumda tek çözüm yukarı çıkmak. Zaman içerisinde ve teknolojideki gelişmeler sayesinde ulaşılabilen yükseklikler gittikçe büyüyor. 15 yıl önce, en fazla 11,5 metre yükseğe erişilebilirken şimdi 13 metrede depolama yapmak mümkün. Geleceğin bize hangi gelişmeleri getireceğini kim bilebilir. Daha iyi alan optimizasyonu yaratmak için bu evrime yönelik net bir talep mevcut, ancak bunu güvenlik ile dengelemek çok önemli.

Jungheinrich UK Satış Operasyonları Direktörü Alexander Baal - Üstelik, depo operasyonları, daha az işgücü ile bile, her zamankinden daha hızlı ve daha yüksek kapasitede çalışma baskısı altında olduğundan, mevcut pandemi tarafından şekillendiriliyor. Otomasyon teknolojisindeki gelişmeler sadece işletmeleri zor zamanlardan geçirmekle kalmıyor, aynı zamanda geleceğin fırtınalarına karşı sağlam bir temel sağlıyor. Peki işletmelerin, kendi organizasyonlarındaki değeri ve alanı en verimli şekilde optimize etmelerine yardımcı olabilecek araçları ve teknolojileri saptamaları için neleri göz önünde bulundurması gerekir? Jungheinrich UK Satış Operasyonları Direktörü Alexander Baal bunu aşağıdaki şekilde açıklıyor.

Göz önünde bulundurulması gereken hususlar

Çatallı istifleme araçlarının ve depoların daha yükseğe çıkması için  yükseklikte dengeyi korumak adına zemin koşulları yeterince iyi bir standartta olması gibi göz önünde bulundurulması gereken bir dizi değişken vardır. Gereken kaldırma yüksekliği ne kadar yüksekse, denge ve güvenliği sağlamak için kaldırma ve uzanma işlevleri üzerinde kontrol ihtiyacı o kadar artar.

Tipik olarak, operatör çatalların mümkün olduğunca hızlı bir şekilde toplama hedefine ulaşmasını ister, ancak bir yük varken, salınım miktarını azaltmak için hareketin kontrol edilmesi gerekir. Yükün ağırlığını, kütlenin yüksekliğini tanıyan ve operatörün çalışması için ne zaman hızlı hareket edeceğini ve ne zaman yavaşlayacağını bilen sezgisel teknoloji, yalnızca güvenlik noktalarına değinmekle kalmaz, aynı zamanda hız, değer ve verimlilik de katar.

Direk imalatı sırasında, stabilite açısından direk bölümlerini oluşturmak için sıcak çelik haddelenir. Bununla birlikte, maksimum güvenliği sağlamak için sağlanabilecek ekstra adımlar bulunmaktadır. Örneğin Jungheinrich, MHE endüstrisi içinde Soğuk Haddeleme adı verilen ve bölümler soğuduktan sonra tamamlanan ek bir sürece öncülük etmiştir. Soğukken bölümleri tekrar haddeleyerek mukavemeti artırmakta ve böylece forklifte takıldığında esneme veya hareket yaratan toleransları azaltmaktadır. Bunun sonucunda daha az sallanma veya hareket meydana gelmekte ve yükseklikte daha fazla dengeye sağlanmasına katkıda bulunulmaktadır.

Göz önünde bulundurulması gereken bir diğer husus, her vardiyanın süresi ile koridorun ne kadar dar olduğu arasındaki orandır. Tipik olarak, işletmelerin depoları zaten kurulmuştur ve koridorlarının ne kadar geniş veya dar olduğu bilinmektedir. Bazı kuruluşların yaptığı yaygın bir hata, daha büyük bir pilin sorunlarını çözeceğini düşünmektir, ancak vardiyayı sürdürmek için daha büyük bir pil eklerken, kamyonun koridora sığması gerekmeyebilir. Kuruluşların 24 × 7 operasyonlarla her zamankinden daha uzun süre ve daha çok çalıştığı bir ortamda - özellikle de Covid'in yoğun olduğu zamanlarda - akü değiştirmelerinden, koridor genişliğinden veya pil ömründen ödün vermeden kamyonları daha uzun süre kullanabilmek önemlidir. Kuruluşlar her zamankinden daha zor ve daha hızlı performans gösterme baskısı altındadır, bu nedenle kullandıkları araçların bu artan baskıları destekleyebilmesi gerekmektedir.

Bu sorunla mücadele etmek için lityum iyon pil teknolojisinin getirilmesi, depo ve malzeme taşıma ekipmanı (MHE) endüstrisinin dönüştürülmesine yardımcı olmuştur. En son akü teknolojisini kullanan lityum iyonla çalışan çatallı istifleme araçları sayesinde, akü boyutu kapasiteye bağlı olarak değişmez ve bu şekilde dar koridorlarda hareket kısıtlaması olmaması sağlanır. Ayrıca, kullanıcılar uzun şarj sürelerine veya daha büyük bir bataryaya bel bağlamak yerine 'fırsat şarjı' yapabilirler.

Değişen ortamlar

Covid-19'in ortaya yeni zorluklar çıkardığı bir gerçek, ancak tamamen veya kısmen otomatikleştirilmiş süreçlerin ve işlemlerin faydalarını önemli ölçüde vurguladı. Yerel karantina kısıtlamalarının uygulanmasıyla, çalışanlar mümkünse evden çalışmaya teşvik edildi, gerektiğinde izolasyon ve katı sosyal mesafe önlemleri ile depo ortamı önemli ölçüde değişti. İşletmeler yüksek insan kaynakları seviyelerine bu kadar güvenemiyor ve ekonomideki gerileme de zaten artan otomasyon talebini hızlandırmış oldu

Bu evrim, özellikle ilaç ve lojistik gibi kilit endüstrilerin bazılarında yaygın olup, perakendecilerin stokları optimum seviyelerde tutmaya devam edebilmesi için gıda tedarik zincirleri gibi yönlerden sürekliliği garanti etmektedir. Bu durum, özellikle pandeminin ilk aşamalarında, panik satın almalarının belirli öğelerin eksikliğine yol açtığı, ancak otomasyonun verimlilik yarattığı ve süreçleri hızlandırdığı dönemde, bu zorlukların hızla üstesinden gelinmesi açısından özellikle zorluk yaratmıştı.

Tam otomasyonun mümkün olmadığı veya gerekli olmadığı endüstriler ve ortamlar için bile, süreçlerin temel yönleri hibrit bir yaklaşım için otomatikleştirilebilir ve bu şekilde her rol ve gereksinim için en optimum verimlilik düzeyleri sağlanmış olur. Ayrıca, karantina önlemleri hafifletildiğinde ve insan kaynakları otomatikleştirilmiş ortamlarda kullanılmaya başlandığında, insanlar daha fazla katma değerli rol üstlendikçe ve otomasyon depo ortamında tekrarlayan işlevleri üstlendikçe üretkenlik de artacaktır. Bu, birçok süreçte insan hatası unsurunu ortadan kaldıracak ve nihayetinde operasyonların çok daha yüksek verimlilikle devam edebileceği anlamına gelecek olup, yalın ve verimli lojistik süreçler ve tedarik zincirleriyle sonuçlanacaktır.

Örnek vermek gerekirse depo ortamlarına halihazırda popülerliği giderek artan kendi kendine giden forkliftler sağlayan inovasyonlar sayesinde geleceğin iplerini de otomasyona bağlıdır. Halihazırda 'geleneksel' bir forklift kullanan işletmeler için, otomasyona uyum nispeten basittir. Teknoloji, mevcut uygulamalara entegre edilebildiğinden mevcut kurulumu söküp değiştirmeye yönelik bir ihtiyaç yoktur ve bu durum, kullanıcılardan yüksek düzeyde kabul görmesi anlamına gelmektedir. Teknoloji geliştikçe, göreceli fiyat noktası da düşmüş olup, bu durum hızlı bir yatırım getirisi elde edilebileceği anlamına gelmektedir. Lityum iyon pillerle de, pilin şarj olması için uzun süre beklemek yerine, operasyonların kısa, programlı molalar sırasında fırsat şarjı özelliğinden yararlanmasını sağlayarak tam faydalar elde edilebilir. Bu durum, operatörlerin Covid sırasında ve sonrasında modern endüstri için önemli bir bileşen olan 24 saat operasyonları konuşlandırmasına olanak tanımaktadır.

Sonuç

Güvenliği en üst düzeye çıkarmak ve erişim yüksekliğini arttırmaya yönelik yenilikler ve depoların operasyonları, değeri ortaya çıkarma ve alan optimizasyonunda kritik öneme sahiptir. Yukarıya doğru güvenli bir şekilde genişleyerek, depo yöneticileri mevcut depolama alanlarından daha iyi bir getiri elde edebilir ve işletmelerin mümkün olduğunca çok marjinal kazanç elde etmesine yardımcı olmak için verimlilik en üst düzeye çıkarılabilir. Otomasyon büyümeye ve şirketlere rekabet avantajı sağlamaya devam ediyor ve tüm bu faktörlerin bir araya gelmesi, işi böyle bir düzeyde etkileyen benzeri görülmemiş başka bir olay ortaya çıktığında, işletmelerin gelecek için riski ortadan kaldırmak için halihazırda en verimli ve en güvenli teknolojiye sahip olacağı anlamına gelmektedir.

 

Platformder Yönetim Kurulu Başkan Vekili Saruhan Günaydın, Başkan Yardımcıları Kerem Bayrak ve Gökhan Gültekin ile Genel Sekreter Yardımcısı Abdullah Tuncer, Konya’da faaliyet gösteren dernek üyesi Masif Makina, Vesa Platform ve Kibar Platform’u ziyaret ettiler.

Pandemi nedeniyle uzun bir süredir ara verilen üye ziyaretlerine yeniden başlayan Platformder Yönetim Kurulu, ziyaret kapsamında; üretici üyeleri Masif Makine ve Vesa Platform ile İşletmeci Üyesi Kibar Platform ile Konya'da 10 Şubat 2021 Çarşamba günü bir araya geldiler.

 Hidrokon Yönetim Kurulu Başkanı ve aynı zamanda Konya Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı ve Konya Organize Sanayi Bölgesi ve Organize Sanayi Bölgelerinin Türkiye’deki çatı kuruluşu olan Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu (OSBÜK) Yönetim Kurulu Başkanlığı görevlerini yürüten Sayın Memiş Kütükçü’yü makamında ziyaret ettiler.

Ziyaret esnasında Sayın Kütükçü’ye dernek faaliyetleri hakkında bilgi veren Platformder Yönetim Kurulu, sektör problemleri hakkında fikir alışverişinde bulunarak, atılacak adımları müzakere etme fırsatı buldular.

Eurostat araştırmasına göre, Avrupa endüstrisinde meydana gelen büyük kazaların %10'u malzeme elleçleme ekipmanından kaynaklanıyor ve bu da güvenli ekipman üretimini Toyota Material Handling için bir öncelik haline getiriyor. Kazaların %80’inden fazlasında sorun forkliftin yanlış kullanılması; dolayısıyla, müşteriler arasında güvenlik kültürü ve farkındalığının arttırılması çok önemli.

Toyota Material Handling Europe, on yıl boyunca tam destek vererek EU-OSHA kampanyalarının kampanya ortağı oldu.  Yeni 2020-2022 kampanyası “Sağlıklı İşyerleri Yükü Hafifletiyor” işle ilgili kas ve iskelet sistemi bozuklukları (MSD’ler) ve bunların yönetilmesi ve riskin önlenmesine yönelik bir kültür oluşturulması konusunda farkındalık yaratıyor.

Toyota Material Handling Europe Başkanı ve CEO’su Ernesto Dominguez şunları söyledi: “Bizim için esnek olmak ve sadece yeni bir düşünce şeklini uygulamakla kalmayıp, aynı zamanda yeni zorlukların üstesinden gelecek bir tutum takınmak son derece önemli.  Böylece müşterilerimiz ve çalışanlarımızın sürekli değişen ihtiyaçlarına cevap verirken, güvenli ve sağlıklı kalmalarını sağlıyoruz”.

Kalite ve müşteri güvenliğinin en yüksek seviyeye çıkarılması Toyota Material Handling Europe’un birinci önceliği.  Şirket içinde güvenlik kültürü oluşturan şirket, kendi faaliyetleri ve müşterilerinin faaliyetlerindeki güvenlik konusunda bir fark yaratmayı amaçlıyor.  Çalışanlar ve müşteriler arasındaki diyaloğu devam ettiren ve en iyi uygulamalar konusunda fikir alışverişinde bulunan Toyota, işyerinde ve malzeme elleçleme endüstrisinde sıfır kaza oluşumuna katkıda bulunabiliyor.
Avrupa’da milyonlarca işçi işle ilgili kas ve iskelet sistemi rahatsızlıklarına (MSD’ler) sahip.  Yeni Riskler konusunda yapılan 2019 Avrupa Şirketler Araştırmasına göre, sıklıkla karşılaşılan risk faktörleri arasında sürekli kol veya el hareketi ve insanların veya ağır yüklerin kaldırılması veya taşınması var.

Ravas iForks gibi akıllı ataşmanlar, forkliftin sadece malzeme elleçleme faaliyetlerinde değil, aynı zamanda veri örnekleme açısından da değerli olduğunu gösteriyor.

Akıllı lojistik ve Endüstri 4.0, tedarik zincirlerinin optimize edilmesi ve gereken kar seviyelerinin elde edilmesine yönelik bir araç olarak veri girişi açısından sürekli artan bir talep meydana getirdi.  Bunun dikkat çeken örneklerinden biri de, standart forklift çatallarını akıllı ağırlık ölçümü yapan çatallarla değiştiren son derece basit bir konsept olan Ravas iForks forklift tartısı.  Dolayısıyla, bağlı forkliftlerin entegre edilmesi ile, şirketinizdeki ilgili kişilere ve yazılım platformlarına malzeme akışı ile ilgili süreç verileri aktarılıyor.

iFork’ların depolama için özellikle uygun olduğu belirli bir pazar sektörü var mı?  Ravas Mobile Weighing Uluslararası Satış Müdürü Rob de Ridder “Aslında iForks’u depo veya üretim tesisindeki hemen hemen tüm uygulamalar için kullanabilirsiniz” dedi.  “Karayolu, deniz ve havayolu taşımacılığı, stok kontrolü, parti hazırlama ve dozlama, doldurma, giriş/ çıkış, atık yönetimi ve boyutlandırma gibi ağırlık ve hacimleri kullanan her türlü faaliyette kullanabilirsiniz.   Sipariş toplamadaki hataların ortadan kaldırılması da bir diğer önemli uygulama ancak bu süreç için daha uygun olan farklı entegre tartılarımız var.  Basitçe ifade etmek gerekirse, çözümlerimiz tüm endüstrilerdeki lojistik ve üretim sahalarının tamamı için uygun ve kullanılabilir durumda.”

Rob de Ridder sözlerine şöyle devam etti: “Bir LTL nakliyecisini örnek olarak alacak olursak, sürekli olarak gelen paletlerin elleçlenmesi ve bunların kamyonlar ve konteynerler içinde varış yerlerine gönderilmesi söz konusu.  Gelen nakliye tırlarından bu paletleri indiren ve şirketin WMS veya ERP sistemine bu malzemeler ile ilgili olarak sürekli veri sağlayan forkliftlerden oluşan bir filo hayal edin.  Forklift ile kaldırılan her palet tanımlanır ve forkliftin çatalları üzerinde tartılır.  Sonuç olarak paletler ile ilgili olarak elde edilen veriler WMS veya ERP sistemine gönderilir.  Ve bütün bunlar, nakliye aracından şirketin deposundaki depolama alanına giderken gerçekleştirilir”.

Güvenlik şirketi Pyroban, Bölge 1, 2, 21 ve 22 tehlikeli alanlarda kullanılan ATEX forkliftler için Red Ex Line™ patlamaya dayanıklı çevre ışıklarını piyasya sürdü. Kompakt, kolay takılan ışıklar her yaş ve markadan forkliftte kullanım için uygun.

Pyroban Malzeme Elleçleme Satış Müdürü Darren Boiling, “Yayaların yanıcı maddeleri taşıyan forkliftlere yakın mesafede çalıştığı üretim veya depolama uygulamalarında, açık güvenlik etkileri söz konusu.  Red Ex Line, forklift etrafında çevre hattını işaretleyen bir uyarı sistemi ortaya koyarak bölgelere ayrılan tehlikeli alanlarda çalışan herkes için riskleri en aza indirgiyor.

IBC’ler veya yanıcı maddeler bulunan varillerin taşındığı depo koridorları veya geçiş bölgeleri gibi görüş açıklığının kısıtlı olduğu alanlardaki güvenliğin arttırılması için özellikle etkili” dedi ve sistemin kimyasallar, solventler, atıklar, boyalar, viski, gıda maddeleri ve diğer birçok ürünün depolandığı veya taşındığı uygulamalar için uygun olduğunu açıkladı.
Red Ex Line is ATEX* EX II 2G/D Bölge 1, 2, 21 ve 22 tehlikeli alanlardaki faaliyetler için uygun ve bu da onu yanıcı maddenin dökülmesi veya kazara açığa çıkması durumunda patlayıcı bir ortam meydana gelebilecek yerlerde kullanım açısından uygun hale getiriyor.

“Yeni Red Ex Line ışıklar herhangi bir ekipman üreticisine ait forklifte sahada kolaylıkla monte edilebilir” diyor Darren.  “Aynı zamanda, yeni Pyroban dönüştürücüler ile fabrikada monte edilmiş Red Ex Line ışıklar da temin edebiliriz.”
Kompakt Pyroban Red Ex Line çevre ışığı tehlikeli alanlardaki zorlu koşullar için üretilmiş ve 50.000 saatlik kullanım ömrüne ve pres döküm alüminyum yapının yanı sıra toz geçirmezlik (IP6X) özelliğine sahip.  Son derece kompakt ve -20 ila +40 santigrat derece ortam sıcaklıklarında kullanıma uygun olan her bir ışık bir 12-48V DC kaynağa bağlanabilir.

Red Ex Line, Pyroban’ın patlamaya dayanıklı mavi spot lambasın Blue Ex Spot’un piyasaya sürülmesinden sonra üretildi.

Liebherr, 1.500 LTM 1130-5.1’in üretiminden sonra, onun yerine geçecek olan, maksimum kapasitesi 150t olan ve 66m teleskopik kola sahip LTM 1150-5.3’ü tanıttı.

Teleskopik kol, daha önceki kola göre %10 daha uzun ve maksimum ve kısmi denge ağırlığı ile %15 daha ağır yükleri kaldırıyor ancak yeni vincin brüt ağırlığı kendisinden önceki model kadar düşük.  12t’luk aks yüküne sahip vinç, karayollarında denge ağırlığının 9t’una karşılık gelen ağırlıkları taşıyabiliyor.

Liebherr bu model için” filonuzdaki mücevher” ifadesini kullanıyor.  Liebherr-Werk Ehingen satış direktörü Christoph Kleiner sloganı şu sözlerle açıkladı:  “Esnek, her koşula uygun LTM 1150-5.3 tüm vinç filolarını bir mücevher gibi zenginleştirecek-66m ile bu vinç sınıfındaki en uzun kola sahip ve 200t kaldırma kapasitesine sahip sınıfa ait vinç modelleri ile rekabet edebiliyor.  Tamamen kaldırıldığında be yüksek uzanım mesafesinde benzersiz kaldırma kapasitesi ortaya koyuyor.  Ve sahaya varır varmaz kullanıma hazır.  Bunun nedeni yeni 150t'luk vincin 60t'luk brüt ağırlık ile denge ağırlığının 9t’unu taşıyabilmesi.  Bu, ek denge ağırlığı taşıma araçlarına ihtiyaç duymadan birçok işi tamamlayabildiği anlamına geliyor.  Böylece zamandan ve paradan tasarruf ediliyor ve vinci, vinç kiralayanlar açısından bile daha değerli bir hale getiriyor- dolayısıyla sloganımız:  “Vinç filonuzdaki mücevher”.

Yeni LTM 1150-5.3’teki teleskopik kol daha önceki modelden altı metre daha uzun.  Yeni beş dingilli vinç, 60m’lik uzunluk ile tam olarak kaldırıldığında 12t taşıyabiliyor ve bu da önceki modelden 1.5t daha fazla.  66M’ye tam olarak uzatıldığında, yeni vincin kaldırma kapasitesi 9t’un üzerine çıkıyor.  Bu da kula vinçler ve kulelerin kurulması açısından mükemmel bir hale getiriyor.

Kafes uzatma parçaları yeni 150t’luk vincin 92m’ye kadar kanca yükseklikleri ve 72m’ye kadar yarıçap elde etmesini sağlıyor.  Bunun için, kol uzatma parçası olarak 7 m’lik kafes parça ve 10.8 ila 19m arasında çift katlamalı kol kullanılıyor.  İkincisi 0° ve 40° arasında hidrolik olarak ayarlanabiliyor.  Ekipman listesi, yana hareket ettirilebilen 2,9 m’lik kaldırma kolu ve hareket donanımı ile tamamlanıyor.  Ekonomik olmasıyla ön plana çıkan kafes kollar Liebherr portföyünde bulunan 100 ila 180t’luk birçok vinç modeli ile karşılaştırılabilir. Alt gövdede bulunan altı silindirli Liebherr dizel motor 400kW/ 544 bhp ve 2516Nm tork üretebiliyor.  Motor yeni V. Aşama emisyon direktifine uygun ve ABD için Kademe 4 ve daha düşük seviyede düzenlemelere sahip ülkeler için IIIA Aşamasına göre yapılandırılabiliyor.

Liebherr mobil vinç serisine ait son gelişmelere uygun olarak üretilen yeni 150t’luk vinçte aynı zamanda yakıt tüketimini ve gürültü ve CO2 emisyonlarını azaltmaya yönelik ECOmode bulunuyor.  İlk olarak, motor bekleme modundayken, pompa donanımının tamamının bağlantısı otomatik olarak kesiliyor ve daha sonra gerektiğinde saniyeler içinde akıllı kumanda donanımına yeniden bağlanıyor.  İkincisi, vinç kumanda donanımı, gereksiz yüksek motor hızlarının engellenmesi için kumanda kolu kullanılarak seçilen çalışma hızına yönelik mükemmel motor hızını otomatik olarak hesaplıyor.

We use cookies to improve our website. By continuing to use this website, you are giving consent to cookies being used. More details…