Pandemi ile başlayan süreç, lojistik sektörünün önemini adeta perçinlemişti.
Yükler ağırlaştıkça, nakliye gereksinimleri arttıkça lojistik de her geçen gün önemini arttırıyor.
Artık bir kaç parmak dokunuşuyla çok kısa bir zamanda Dünyanın bir ucundan istediğiniz malzemeyi adresinize teslim alabiliyorsunuz.
Bu da dev lojistik şirketlerinin yapmış olduğu sistemli yatırımlar sayesinde gerçekleşiyor. Şimdiden hayatın tüm alanlarına yerleşen bu sistem daha da gelişerek büyüyecek gibi görünüyor.
İnsanlık geçim ve yaşam standartlarını iyileştirmek için kavimler boyu göç etmiş.
Bugün ise güzel ülkemizden fabrikaların birer birer göç ettiğini görüyoruz.
Bölgesel ve küresel nedenlerle ihracat taşımacılığı son yıllarda sürekli kan kaybederken Türkiye taşımacılık sektörünün tırları için yeni iş fırsatları olmuş görünüyor.
Üzücü ama gerçek, Türk tırları fabrikaları kuzey Afrika ülkelerine taşıyor.
İhracat taşımalarında düşüş sürerken lojistik sektöründe yeni iş alanı ortaya çıktı: Fabrika taşımacılığı.
Dsv Türkiye Ceo’su Ozan Önder, 2025 yılı içinde Türkiye tekstil sektöründen 160 fabrikanın Mısır, Tunus, Cezayir, Fas gibi Afrika ülkelerine taşındığını açıkladı.
DSV Türkiye CEO’su Ozan Önder açıklıyor:
”Bu yıl sadece tekstil sektöründe 160 fabrika Türkiye’den Mısır ve Fas gibi ülkelere taşındı. Mobilya ve diğer emek yoğun sektörlerde de taşınma dalgası başladı. DSV, Mısır, Fas ve Tunus’a 15’e yakın fabrikanın taşınmasını gerçekleştirdi. Bir fabrikanın taşınması için ortalama 200 TIR gerekiyor. Büyük bir fabrikanın taşınma maliyeti 2–3 milyon dolar. Peki Neden Mısır, Tunus, Fas?
İşçilik maliyetleri çok düşük: Ortalama maaş ~100 dolar. Kiralar 35–60 dolar seviyesinde. Enerji fiyatları Türkiye’nin dörtte biri. Özellikle tekstil sektörü hızla taşınıyor. Pandemi döneminde filoya çok fazla yeni gemi eklendiği açıklanmıştı. Taşımacılık kapasitesi %100 artıyor, dünya ekonomisi ise sadece %3 büyüyor. “2008’e benzer küresel lojistik krizi kapıda” uyarısını da dikkate almak lazım. Buna Rağmen Türkiye İçin Umut Var.”
Ozan Tekstil Yön. Krl. Bşk. Zafer Katrancı ise taş yerinde ağırdır diyerek Ülkemizde kalıp mücadeleyi burada sürdüreceğini belirtti.”Geçmişte de giden firmalar oldu. Yatırımlarını yaptılar ama birçok pişmanlıklar yaşadılar. Bizim şu tesisi taşıma şansımız var ama biz gitmeyeceğiz. Mısır’a İstanbul’dan konfeksiyoncular gidebilirler iki tırın içerisinde dikiş makinalarını doldururlar giderler kumaşını da götürmesi gayet kolay ama bizim sektörde dokuyacaksın boyayacaksın konfeksiyon yapacaksın çok zor. Her taş kendi yerinde ağır.”
“Türkiye, lojistik merkezi olmaya aday.”
Önümüzdeki 5 yılda İstanbul’da 5 milyon m² yeni depolama alanına ihtiyaç var.
Tepeören-Orhanlı bölgesinde yapılmış ve yapımı devam eden bir çok lojistik merkezinin bir çekim alanı oluşturduğu da bir gerçek.
Amazon gibi küresel şirketler bölgeye yatırım yapması yeni oluşumları da tetiklemiş oldu.
Arşimet İstif ve İş Makinaları büyük bir yatırıma imza atarken, Tsm Global’de yerini aldı hazırlık yapıyor, Universal Grup Case İş makinaları ile Un Forklift için yeni pdı, ssh, servis merkezi açtı. Geçtiğimiz aylarda Marubeni’de Teppeören’e bir operasyon merkezi konuşlandır. Ceylift, Avrupa Forklift yedek parça ve Öztüzün şirketler grubu da şube çalışmalarını sürdürüyor.
Örnekleri arttırmak elbette mümkün… Tekstil fabrikalarının peşinden Kuzey Afrika ülkelerine de İstif sektörümüzden bazı yatırımların yapılacağını öngörmek de…
Yeni ve güzel projelerde görüşmek üzere…
Taşınan Fabrikalar ve Lojistik Sektörü




Yorumlar kapalı.