Sektörün en önemli isimlerinden biri olan Faris Bey bir akşam yemeğine davetliydi. Büyük bir saygıyla alındığı masada sohbet giderek dedikoduya dönünce canı sıkılmıştı. Deneyimli iş insanı çatalını bıraktı ve sakin bir sesle konuştu:
“Eğer oturduğun masada insanlar başkalarını konuşuyorsa, o masa senin değildir.”
Bu cümle, odadaki tüm enerjiyi değiştirdi. Çünkü masadaki herkes farkında olmadan en verimli zamanını başkalarını tartışarak geçirdiğini o an fark etti. Masada bulunan genç bir girişimci Mehmet şöyle dedi:
“Altı ayımı benden daha zengin olanları konuşarak harcamışım. Meğer bu sadece gizli bir kıskançlıkmış.”
O gece ay gibi parlayan gerçek ışıdı yüzlerde bir küçük mahçubiyetle…
Başkalarını konuşmak gelişimi durdurur; fikir konuşulan masalar ise yeni ufuklar açar.
Faris Bey, sözlerini şöyle sürdürdü: “Benim dostlarım Tanrı’yı, fikirleri, projeleri konuşur. Küçük konular büyük insanlara dar gelir.”
Masanın bir başka üyesi Salih Bey, hayatındaki değişimden örnek verdi: “Biri beni arayıp devamlı dedikodu yapmak istediğinde sohbeti kestim. Üç hafta içinde enerjim, kazancım ve odağım değişti.”
Gecenin sonunda Faris Bey, son cümlesini fısıldadı:
“Nereye gittiğini merak ediyorsan, çevrende ne konuşulduğuna bak.”
Çünkü insanın masası yönünü belirler. Konular büyürse gelecek de büyür.”
Peki, senin masanda büyüme mi konuşuluyor, yoksa başkalarının günah veya yanlışları mı?
Geçtiğimiz günlerde gözüme çarpan bir haber farklı hisler uyandırdı.
İntercity Genel Müdürü çok konuşulacak bir girişime imza attı.
Çanakkale Ezine Geyikli’de Bir alan tahsis ederek Eylül Otomobil ve Traktör Müzesi’ni duyurdu.
Geçen hafta Çanakkale Valisi Doç. Dr. Ömer Toraman’da müzeyi ziyaret ederek tebriklerini sundu.
Çil çil eski arabalar, ihtiyar delikanlıların nice göz ağrısı Traktörler kuzu kuzu dizilmiş arzı endam ediyorlardı. Görünce ben de ”bizim sektörden birileri çıksa da İş ve istif makineleri müzesi kursa” dedim.
Düşünsenize bir bakmışsınız 1948 model Clark Forklift en başta duruyor ve önünde “Ben Türkiye’ye gelen ilk forkliftim” yazıyor.
Yanında dev bir Marilyn Monroe posteri forklift’in üstündeki pozuyla gülümsüyor.
Yale, Hyster, Still, Linde, Jungheinrich, Toyota dahil diğer markaların ülkemize gelen ilk makinaları ve daha neler neler…
Ne dersiniz hep birlikte sıvayalım mı kolları…
Önümüzdeki günlerde başka haberlerimiz de olacak.
Yeni ve güzel projelerde buluşmak üzere…
Ersin KARACA





Yorumlar kapalı.