Nostalji Köşesi 3 – Lori Burla ve Clark Forkliftleri

Nostalji Köşesi 3 – Lori Burla ve Clark Forkliftleri

Burla Biraderler Cumhuriyet’in ilk yıllarından 1960’lı yıllara kadar ithalat piyasasında önde gelen bir firma idi. Otomotiv ürünlerinden beyaz eşyaya, elektrikli aletlerden takım tezgahlarına, ampulden büro makinelerine, Kodak film ile fotoğrafçılık sektörüne, kağıttan temel sanayine ve Clark forklift ile çok farklı alanlarda ithalat yapıyordu. Burla Biraderler firması, Türkiye’de ithal ikamesine dönük sanayileşmede, yerli girişimcileri özendiren, örnek olan bir firma idi.

Vehbi Koç, otomotive, beyaz eşyaya, ampul üretimine ve büro makinelerine girerken Burla Biraderler‘i örnek almış veya onlarla değişik şekillerde işbirliği yapmıştır.
Burla grubununun Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Lori Burla ile forklift sektörü ile ilgili röportaj yapmak için gittiğimde CLARK forklift için şöyle konuşmuştu.

“Önemli bir ihtiyaç makinesi olan kaldırma taşıma makinesini Türkiye’ye getirmek istedik kardeşimle birlikte Amerika’ya gittik bize iki marka önerdiler. Kalitesini ve ismini çok beğendiğimiz için CLARK forklifte karar kılarak ithalatını yapmaya başladık daha sonra bazı kuruluşlar değişik marka forklift ithal ettiler ama CLARK markası forklift alıcıları tarafından adeta ezberlenmiş ve markası ne olursa olsun her forklifte CLARK diyorlardı.” Lori Burla sözlerine ilave olarak “Yurt dışından ürün ithal ettiğinizde ürünün arkasında durmalısınız, müşteri memnuniyetini en ön planda tutmalısınız ki iyi bir satış trendi yakalayabilmelisiniz yoksa imalatçı firma distribütörlüğü sizden alır başkasına verir veya kendi gelir. Önümüzdeki yıllarda göreceksiniz ki bir çok üretici firma kendisi gelecektir, çünkü Türkiye iyi bir pazardır”.

26 Haziran 2009 tarihinde ebediyete intikal eden Lori Burla; ciddi, efendi, saygın bir işadamı idi. Toprağı bol olsun.

Forklift ve Sanayi Tarihimizde Burla İzleri

Baba Burla Atatürk‘ün arkadaşıydı.

Lori Burlanın babasının lakabı ‘Büyük Burla’. Burlalar, Türkiye’nin en varlıklı Musevi ailelerinden… Şirketlerin kurucusu Büyük Burla, Selanik’te Atatürk’le aynı sokakta oturuyormuş ve Türkiye’ye birlikte gelmişler. Makine mühendisi Burla, 1910’da fabrikasını kurmuş ve Atatürk’ün isteği üzerine İstanbul-Sivas demiryolunu inşa etmiş. Burlalar 1928’de Ottaş Otomotiv’i kurmuş.

Burla Biraderler, File Tül Makine ve File Tekstil Sanayii, ailenin tekstil sektöründeki şirketlerinden: Her türlü tel örgü, makine ve ipliğiyle mensucat imalatı alanlarında faaliyet gösteriyor.

Bir başka tekstil şirketi Şen Triko da Yusuf Burla yönetiminde. Burla ailesinin şirketi olan Birol File de Birol Burla tarafından kurulmuş. Yine Burla Biraderler‘e ait olan Burla Makine Ticaret ve Sanayii’nin yönetiminde Monik Benardete de vardı.

Koç Holding 1960’ta beyaz eşya sektörüne girmeye karar verince o dönem piyasada bu konuda söz sahibi olan Burla Biraderler ile bir araya gelip Arçelik’i kurmuş. Burla ailesi kurucu ortağı olduğu Arçelik’in yüzde 20 hissesine sahipti. Şu an Arçelik’in yüzde 2.8 hissesinin sahibi oldukları biliniyor.

Hareket edebilen, ürün, malzeme ve benzeri yükleri kısa mesafelerde taşımaya yarayan pratik bir kaldırma, taşıma ve çekme makinası olma özelliğinden dolayı forklift intralojistik sektörünün atası kabul edilebilir.

Forklift modern zamanların en önemli endüstriyel icatlarından biri olarak bugün her yıl 500.000 üniteden fazla forklift satıldığı ifade ediliyor.

Forkliftler, 1800‘lerin sonlarına doğru, ağır yüklerin kaldırılması ve hareket ettirilmesi amacıyla kullanılmaya başlandı. Bunlar genel olarak vinçe takılan zincir vasıtasıyla kaldırmaya yarıyordu.
20. YY geçerken, tahta platformların üzerine takılan vinç ve zincirler kullanılmaya başladı. Daha sonra ahşap arabalar, elektrik motorları ve traksiyoner akülerle çalışmaya başladı.
1. Dünya Savaşı sıralarında, makinalar yükselebilen ve alçalabilen platformlarla donatıldı. Savaşa destek çabası bir çok yenilik icadına ön ayak oldu. Bunların içinde bombaları kaldırmakta kullanılan elektrikli kaldırma mekanizması ilk elektrikli forkliftin temelini oluşturdu. İlk forkliftler çok basitti. Hiç bir hidrolik sistem ve çatal yoktu.
Bu ilk üretimler sadece yükü yerden bir kaç santim kaldırabiliyordu. Sadece zincir ve kaz ayağı yardımıyla 1-2 metre hareket ettiriliyordu. Üzerine takılan vinç ve zincirler ile kullanılmaya başladı. Daha sonra ahşap arabalar, elektrik motorları ve traksiyoner akülerle çalışmaya başladı.

Bu makinalar savaş sırasında insan gücü ihtiyacı zor karşılandığından, kamyon indirme ve bindirme işlerinde çok başarılı ve verimli oldular. Üzerine sürücünün oturarak kullandığı ilk denge ağırlıklı forkliftin öncüsü, Eugene Bradley Clark tarafından 1917 yılında üretildi. O ilk üretilen forklift Truck Traktör olarak bilinir. Aslında Clark’ın Aks fabrikasında kendi kullanımı için geliştirildi.

Fabrikaya gelen ziyaretçiler onun pratikliğini görünce kendileri içinde üretilmesini istediler. 1920 yılına gelindiğinde ilk endüstriyel forklift, hidrolik güç ve silindirler kullanarak daha modern ve pratik hali ile üretimi yapılarak satışa sunuldu.

Forklift bugün ki haline ise 1923 yılında kavuştu. Yale, ilk asansörlü ve çatalları yükselebilen elektrikli forklifti üretti.
Asansör dişli ve pinyon sistemiyle çalışıyordu. Yeni forklift hemen popüler olmadı, 1930’ların sonunda büyük bir keşif olan standartlaştırılmış palet gelişmesinden sonra popüler oldu. Palet, yüklerin üst üste konulabilmesini ve istiflenmesini sağladı ve adeta tüm sektörler için forklifti vazgeçilmez hale getirdi. İkinci dünya savaşı ise forklift ve benzeri aletlerin gelişminde bir başka büyük etken oldu. Savaş yüklerinin vagonlara ve gemilere daha hızlı ve verimli yüklenmesi az insan gücüne ihtiyaç duyulması forklifte olan ihtiyacı arttırdı. Bir şirketin taşıdığı yük 1939 yılında 500 üniteden oluşurken bu oran savaşın sonlarında 25,000 parçaya kadar yükseldiği ifade edilmekteydi.

Bu dönemden sonra sürekli mal hareketini sağlamak için 8 saatlik vardiyalarda kesintisiz çalışacak akülü forkliftler geliştirildi. 1950’ lere gelindiğinde verimli depolama yöntemleri ihtiyacı lojistik sektöründe depoların yukarı doğru yükselmesini sağladı. Bu durumda daha güçlü ve daha manevra kabiliyeti yüksek forkliftler gerektiriyordu. Yeni modeller daha dar koridorlarda çalışabilen savaşı ise forklift ve benzeri aletlerin gelişiminde bir başka büyük etken oldu. Savaş yüklerinin vagonlara ve gemilere daha hızlı ve verimli yüklenmesi az insan gücüne ihtiyaç duyulması forklifte olan ihtiyacı arttırdı. Bir şirketin taşıdığı yük 1939 yılında 500 üniteden oluşurken bu oran savaşın sonlarında 25.000 parçaya kadar yükseldiği ifade edilmekteydi.